Analizde yer alan bilgilere göre, 01 Ekim 1985-31 Aralık 2006 tarihleri arasında Türkiyede bildirilen AIDS vaka ve HIV taşıyıcılarının yıllara göre dağılımı şöyle:
 |
|
ERKEKLERDE VAKALAR KADINLARDAN DAHA FAZLA
Analize göre, Türkiyede en sık 20-49 yaş arasında AIDS vakalarına rastlanıyor ve cinsiyete göre dağılımına bakıldığında vakaların yüzde 68,7sinin erkek, yüzde 31,3ünün kadın olduğu gözleniyor.
İlk HIV vakasının bildirildiği 1985ten bu güne Türkiyede hastalığın yaş grubu dağılımı da değişiklik gösteriyor. Buna göre, Adolesan grubun (10-19 yaş arası) 1985-1995 yıllarında yüzde 13,4 olan hastalığa yakalanma oranının, 1996-2000 yıllarında yüzde 20,4e çıktığı görülüyor.
Analizde şu bilgilere yer veriliyor:
HIV enfeksiyonu ile semptomlarının gelişmesi arasındaki süreyi 10 yıl olarak düşünürsek, çoğu AIDS vakasının enfekte olduğu dönemin yaşam süresi içinde cinsel faaliyetin en tepe noktaya ulaştığı dönem olan 201i yaşlar ya da 30lu yaşların başları olduğunu görmekteyiz. Türkiyedeki nüfusun çoğunluğunun 13 yaş üzeri ve 201i yaşlarda olduğunu düşünürsek, önümüzdeki bir kaç yıl içinde HIV enfeksiyonu görülme sıklığında hızlı bir artış potansiyeli olduğu açıktır.
Türkiyede 1 Ekim 1985-31 Aralık 2006 tarihleri arasında bildirilen AIDS vaka ve taşıyıcılarının yaş ve cinsiyete göre dağılımı ise şöyle:  |
|
Öte yandan, erkeklerdeki AIDS vakalarının kadınlardan 2-4 kez daha fazla olduğu, güvensiz cinsel ilişki ve Türk erkeklerinin Türk kadınlarından daha fazla cinsel özgürlüğe sahip olmasının erkeklerde HIV enfeksiyonuna yakalanma riskini artıran sebepler arasında bulunduğu bildirildi.
Kadınları, HIV geçiş riskine karşı savunmasız kılan ve enfeksiyonu önlemek için gerekli tedbirleri almaktan alıkoyan faktörler arasında sosyo-kültürel uygulamalar ve baskıların bulunduğu, bunların kadınlardaki HIV enfeksiyonlarına katkıda bulunduğu görüşü dile getiriliyor.
EN ÇOK HETEROSEKSÜEL İLİŞKİ İLE BULAŞIYOR
Analizde yer alan bilgilere göre, AIDS vakaları incelendiğinde, Türkiyede AIDS yüzde 50,8 oranında heteroseksüel cinsel temas, yüzde 8,1 oranında homoseksüel cinsel temas, yüzde 5,88 oranında damar içi madde kullanımı, yüzde 2,27 oranında transfüzyon alımı yoluyla bulaşıyor. AIDSin anneden bebeğe geçme oranı yüzde 1,66 iken, vakaların yüzde 30unun ise enfeksiyona yakalanma nedeni bilinmiyor.
1 Ekim 1985-31 Aralık 2006 tarihleri arasında bildirilen vakalarda olası bulaşma yoluna göre AIDS vaka ve taşıyıcılarının dağılımı ise şöyle:  |
|
HETEROSEKSÜELLER DAHA FAZLA RİSK TAŞIYOR
Analizde, bu rakamların AIDS açısından heteroseksüellerin, homoseksüellerden daha fazla riske sahip olduklarını gösterdiği vurgulanarak, şunlar kaydedildi:
Ulusal AIDS Komisyonunca kabul edilen HIV riski altındaki gruplar arasında bulunan kayıtsız seks işçileri, damar içi madde kullanıcıları, eşcinsel erkekler, mahkumlar, mülteci ve sığınmacılar ve kamyon şoförleri, Türkiyedeki riskli gruplara örnektir. HIV açısından koruyucu davranış modellerini benimsememiş toplum bireyleri bahsi geçen gruplarla gerekli koruyucu tedbirleri almadan ilişkiye girdiklerinde enfeksiyonun yayılma riski daha da artıyor.
Türkiyede AIDS olduğu belirlenen kişilerin uyruklarına göre dağılımına bakıldığında ise vakaların büyük bir bölümünü 536 vaka ve 1468 taşıyıcı ile Türk vatandaşları oluşturuyor. Bunu sırasıyla 1 vaka, 98 taşıyıcı ile Ukrayna, 3 vaka, 38 taşıyıcı ile Romanya vatandaşları izliyor. Ancak uyruğu bilinmeyen kişilerin sayısı da (3 vaka 66 taşıyıcı) azımsanmayacak kadar çok.