Yalçındağ, hükümetin yalnızca icraatından değil, söylemlerinin içerik ve üslubunda da azami titizlik içinde olması gerektiğini düşündüklerini belirterek, Geçmiş dönemde toplumda kaygı ve hassasiyet yaratan gelişmeler, Cumhurbaşkanlığı seçim süreci ile başlamamıştır. Yine unutmayınız ki ondan önce asıl olarak, bazı hükümet üyelerinden, yerel yönetimlere, parti yöneticilerine kadar olan kimi icraat, söylem ve tutumlar bu duygu ve düşüncelerin doğmasına ve gelişmesine neden olmuştur diye konuştu.
Yalçındağ, Anayasa değişikliğine ilişkin sürece de dikkati çekerek, Anayasa değişikliğine ilişkin süreç, şeffaf olmalı ve geçmiş dönemle hesaplaşma anlayışı içinde hazırlanmamalı. Ekonominin yapısal dönüşümünün sürdürülmesi için bir reform takvimi hazırlanarak kamuoyuna açıklanmalı ve ilk 6 ayda reformların tüm çalışmaları tamamlanmalı. Avrupa Birliği ile ilişkilerimiz yeniden canlandırılmalı dedi.
Bir toplumun Anayasasını değiştirmenin çok ciddi bir iş olduğunu vurgulayan Yalçındağ, şunları kaydetti: Anayasanın yeniden kaleme alınması, ülkemize önemli bir fayda sağlayabilir. Ancak bu fayda, birkaç temel prensibe uyulması halinde ortaya çıkacaktır. Birincisi, yeni Anayasa, 84 yıllık Cumhuriyet kazanımlarını ve temel değerlerini eksiksiz olarak yansıtmalı. İkincisi, yeni bir Anayasanın hazırlanma sürecinin, metnin kendisi kadar önemli olduğu hiç bir zaman unutulmamalı. Her şeyden önce süreç son derece şeffaf olmalı.
Yalçındağ, Anayasa metninin bütününün bir an önce tartışmaya açılması gerektiğini söyledi.