Pavarotti, 28 yaşındayken geldiği Türkiyede La Boheme adlı operada Rodolfo rolü için seçilmiş, ancak sadece bir temsilde görev aldıktan sonra ülkesine dönmüştü.
İSTANBUL - Viyanada bulunduğu dönemde Pavarottinin öğrencisi olan opera sanatçısı Hakan Aysev, Bu kadar çocuksu, doğal bir dünya starı doğmadı dedi.
Ünlü tenorun öğrencisi olan opera sanatçısı Hakan Aysev, hocasının ölümünden duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Yaptığı açıklamada, Bunu müzik dünyasının bir kaybı olarak düşünmüyorum. İnsanlığın kaybı bu... sözleriyle duygularını ifade eden tenor, üzüntüsünü şu cümlelere döktü: Her şeyden önce o büyük efsanevi kariyerinin yanında, mütevazı kişiliğiyle, sevecenliğiyle, sempatikliğiyle dünyanın gönlünü kazanmıştı. Sadece klasik müzik dünyasında da değil, dünyada bu kadar büyük bir yıldız, bu kadar sempatik, insanların içinde, bu kadar çocuksu, doğal bir dünya starı doğmadı. Doğmayacak da... Bence onun yeri de asla doldurulamayacak. Müzik dünyasına onun gibi sempatik, halkın içinden bir ses bir daha gelmez.
Aysev, Pavarotti ile 1991de tanıştığını, Viyanaya geldiği dönemlerde beraber çalıştıklarını ve ünlü tenoru en son 1995 yılında gördüğünü söyledi. Luciano Pavarottiyle yüz yüze görüşmese de sürekli haberlerini aldığını anlatan Hakan Aysev, O da benim haberlerimi alıyordu. Şimdi cenazesine gitmek istiyorum. Cenaze pazar günü olacakmış, ancak o gün de Gaziantepte büyük bir konserim var. Ama bir şeyler yapmaya çalışacağım dedi.
Başkent sahnelerinde seyirciyle buluşan, Giacomo Puccininin ünlü yapıtı La Bohemein rol dağıtımında başrol Rodolfo için öncelikli sahneye çıkacak birinci kast olarak o dönemin ünlü sanatçısı İsmet Kurt, ikinci kast Rıdvan Yücelin seçildiği eserde, o zamanlar 28 yaşında olan Luciano Pavarotti de üçüncü kast olarak yerini aldı. Pavarotti, sadece bir kez sahneye çıkabildi.
Bu anıyı anlatan sanatçı İsmet Kurt, Pavarottinin bugün dünyanın en büyük tenoru olduğunu belirterek, O zamandan bu zamana tabii ki çok şey değişti. Bugün Pavarottinin sesi bilgisayar gibi, en ufak bir hatası yok demişti.
sayın kara, türkiye nin tabi pek çok
sorunu var, ancak siz nereden şehit
cenazelerinde yada trafik kazalarında
üzülmediğimizi düşündünüz? çok büyük
bir sanatçı öldüğünde sadece bizim
vatandaşımız olursa üzülelim yoksa
üzülmeyelim mi? sanatın evrenselliği
nerede kalacak o zaman? bu zihniyet
bizi bir yere götürmez sayın kara. bu
kadar sorun arasında pavarotti
dinleyin, operaya gidin, sanata
eğilin, o zaman sorunlara daha
sağlıklı gözle bakabileceksiniz emin
olun buna.
kaaan kara - Çorum
07 Eylül 2007, Cuma 13:47
bizim oralarda ölene topragı bol olsun
derler.koskoca turkıyenın sorunu
kalmadıda şimdi bunamı üzülelim.neden
se bı şehıt cenazesı yada elim bir
trafık akzasında hayatını kaybeden
vatandaşlarımızın arkasından böyle
üzülmuyoruz.allah akıl fikir verın
hepımıze ne diyeyım
mustesna koyumavi - Bursa
07 Eylül 2007, Cuma 10:45
olum haberini alinca inanmak
istemedim,inanamadim ve inanamazdim
da.pavaro derdik biz arkadaslarla
aramizda ona,ve pavaro olmustu!italya
nin cizmesi geldi birden gozumun onune
ve hani ben turksem ve bu kadar
derinden uzuntulere gark
edebiliyorsam, italyanlarin hali
nicedir ey insanoglu diye dusundum!
hic unutmam sicilya da ki bir
konserini izlemistim de mafya catisip
silahlar patlamisti ama o buyuk
oldugunu orada da gosterdi ve konsere
devam etti!bitiste ise, dunya bir gun
o da birgundur diyerek kavga etmeyin
mesajini vermisti,cok buyuk
adamdi,dunya barisinin darbe aldigina
inaniyorum olumuyle