Resmi bir rapora göre 2005 yılında ülkede 70 bin kişi AIDSe yakalandı.
Hastalığın, bu kişilerin yarısına cinsel ilişki yoluyla bulaştığı belirtildi. Bu sonucun Çini AIDSle mücadelede yeni yöntemlere sevk edebileceği söyleniyor.
Geçmişte, hastalıkla mücadelenin asıl odağı, bazı yüksek risk gruplarıydı.
Hastalığın değişen yayılma profili sonrasında ise, önlemlerin odağında artık cinsel ilişki anlayışı olacak.
Çin cinsel açıdan muhafazakar bir toplum. Birçok insan için, bu konu hakkında konuşmak zor olsa da, Çinde cinsel ilişkiyle ilgili anlayış değişiyor.
Bu değişikliğin bir nedeni, Çinin giderek artan oranda dış etkilere maruz kalması.
Diğer bir neden de, binlerce erkeğin ailelerini geride bırakarak çalışmak için şehirlere gitmesi.
Bazı kamuoyu yoklamaları, ülkede cinsel olarak aktif her 10 erkekten birinin en az bir kez bir fahişeyle birlikte olduğunu gösteriyor.
Fahişeler, AIDS hastalığı hakkında bilgili olsalar bile, müşterilerini prezervatif kullanmaları konusunda ikna edebilmeleri zor görünüyor.
Evlilik öncesi cinsel ilişki de, ülke nüfusu içinde giderek daha kabul görür hale geliyor.
Çin hükümeti, cinsel ilişkiyle ilgili anlayıştaki bu değişikliğin sağlığa etkileri konusunu kamuoyuna anlatmak için açıklık politikası benimsemeye çalışıyor.
Hastalığı önleme programları şimdiye kadar hep küçük ölçekli oldu. Bu konu üzerine çalışan hükümet dışı gruplara izin veriliyor ancak kontrol altında tutuluyorlar.
Çinli yetkililer açısından AIDSle mücadeledeki başka bir zorluk ise bu hastalığa yakalanmaının toplum içinde bir utanç kaynağı olarak görülmesi.
Bu nedenle birçok kişinin AIDS testi yaptırmaktan kaçınıyor olabileceği belirtiliyor.