Gülün cumhurbaşkanı adaylığını protesto amacıyla düzenlenen Cumhuriyet mitinglerinin düzenleyicilerinden ÇYDD Genel Başkanı Prof. Türkan Saylan, Eylem planı yok. Verilen sözler tutulacak mı, bakacağız. Akıllı insanlar olarak bekleyip göreceğiz dedi.
İSTANBUL - AK Partili Abdullah Gül 28 Ağustosta Çankayaya çıkmaya hazırlanırken, geçen dönem Gülün adaylığını protesto için düzenlenen Cumhuriyet Mitinglerinin düzenleyicileri bu kez eylem yapmamayı tercih ediyor. Cumhuriyet Mitinglerinin mimarlarından Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Genel Başkanı Prof. Türkan Saylan, ikinci kez Gülün aday olduğu cumhurbaşkanı seçimi için görüşlerini ve bir plan hazırlığı içinde olup olmadıklarını NTVMSNBCye açıkladı. Prof. Saylan, Gülün seçilirse nasıl bir cumhurbaşkanı olacağına ilişkin açıklamalarına dikkat çekerek, verilen sözlerin tutulup tutulmayacağını, Çankaya olayının nasıl gelişeceğini dikkatle gözleyeceklerini, laik düzene karşıt bir şey olursa ne yapılacağını o zaman kararlaştıracaklarını anlattı. Saylan, Son derece sabırlı, anlamlı, makul ve bilimsel düşüncenin egemen olduğu bir bekleyiştir bu. Şu anda yapılacak bir şey yok. Asarım, keserim, diyecek halimiz de yok. Akıllı insanlar olarak sabırla bekleyip göreceğiz dedi.
Prof. Saylan, ilk tur oylamadan sonra NTVMSNBCye Biz şimdi bundan sonra gelişmeleri bekleyeceğiz dedi. Saylan, nasıl bir gelişme beklediklerini şöyle açıkladı:
VERİLEN SÖZLER TUTULACAK MI? Davranış bakımından, seçimde ne sonuç alınacak, ondan sonraki Çankaya olayı nasıl gelişecek, bu verilen sözler tutulacak mı... Ciddi olarak bunlara bakıp ondan sonra da her şey iyice dikkatle gözlenecek ve TCnin laik düzenine karşıt birşey olduğu zaman, gerçekten yeniden ne yapılacağı kararlaştırılacak. Şu anda bir eylem planı yok. Ortalığı karıştırmak niyetinde değiliz.
HANGİ ÖZÜ-SÖZÜ GÖZLEYECEĞİZ Biz her şeyi yapma hakkına sahip değiliz diyen Saylan, şöyle devam etti: Önce düşüncelerimizle toplumu uyarıyoruz. Bu kadar ziyaretler yapıldı, sözler verildi, bakalım ne çıkacak bundan. Tabii ki çok mutlu değiliz. Hiç mutlu değiliz. Çünkü bir milli görüş temeli artık Çankayaya çıkıyor. Özü sözü bir olacak! Yani hangi özü-sözü? Milli Görüş özü-sözü mü, yoksa Cumhuriyetin temel değerleri özü-sözü mü? Biz bu konuda dört gözle bakıyoruz. Gözleyeceğiz. Hangi özün gerçekleşeceğini gözleyeceğiz.
ASLA VE ASLA DARBE İSTEMİYORUZ Gülün eşi Hayrünissa Hanımın türbanlı olmasına yönelik eleştirilere karşı, Başbakanın Atatürkün eşi Latife Hanımı örnek verdiğine dikkat çeken Prof. Saylan, bu konudaki görüşlerini anlatırken, Bir darbe olsun diye düşünmüyoruz, asla ve asla! dedi. Prof. Saylan şunları söyledi: Latife Hanım tartışması çıkardılar. Her şey çok açık. Türkiye sürekli gelişen bir ülke. Kıyafetiyle, davranışıyla da belli makamlara gelen insanların yapısıyla da çok özdeşleşmiş bir durumdaydı. Hadi bırak, sadece Hayrünissa Hanımın 15 yaşında okuldan alınıp, örtülüp gelin edilmesini... Ayrıca kızlarını da örterek, en son Bilkentteki şovu da unutmuş değiliz. Biz hafızası silinmiş insanlar değiliz. Cumhuriyetemizin gelişimini adım adım izliyoruz. Bu olayı da adım adım izleyeceğiz. Ortalığı karıştırmak niyetinde değiliz. Bir darbe olsun diye düşünmüyoruz, asla ve asla! Ama Türkiye Cumhuriyetinin çağdaşlaşma yolunda ödünsüz ilerlemesini ve bir ılımlı İslam cumhuriyetine dönüşmemesini istiyoruz. Bu da bizim vatandaş olarak en doğal hakkımız.
MODERN TÜRBAN ARAYIŞI ÜZÜCÜ Hayrünissa Gülün türbanının modacı eliyle modern ve estetik hale getirileceği haberleri için ise Komik demek istemiyorum; üzücü şeyler bunlar diyen Saylan, şöyle devam etti: Böyle şeylerin sözünün olmaması lazım. İnsan ya öyledir, ya böyledir. Bu insanın kendine de karşı olan, yanlış bir şey. Sen o kanaldan geliyorsan buraya aday olmamalıydın. Böyle bir noktaya da gelinmişti. Ama hangi güçler büyük destek verdi, ne kadar zorlandılar bilemiyorum bu noktaya gelmek için.
KİMSE BUNU BEKLEMİYORDU, ÜZÜLÜYORUZ... Cumhuriyet mitinglerine katılanlardan yeni eylem talepleri olup olmadığı sorumuza Saylan şu yanıtı verdi: Kimse bunu beklemiyordu. Kimse bunun bu şekle dönüşeceğini beklemiyordu. Çünkü onların da olayı farkettiklerini düşündü insanlar. Şimdi neden tekrar bu noktaya gelindiği konusunda biraz anlamaya çalışmak aşaması var. Biz böyle hadi bağıralım, çağıralım anlayışında olan insanlar değiliz. Aklımızı, bilgimizi kullanan insanlarız. Zaten bir çok şey bize danışılsa Türkiye bu kadar yoksulluğun ve eğitimsizliğin içinde olmazdı. Ama kimse danışmak istemiyor. Sadece siyasi beklentilerle hareket ettikçe ülkemizin çok surunlar yaşayacağını görüyoruz. Üzülüyoruz.
İÇİMİZE SİNDİREMİYORUZ, SİZ NASIL SİNDİRİYORSUNUZ? Prof. Türkan Saylan, adaylığına moral destek için sivil toplum örgütlerini ziyaret eden Gül, ÇYDDye gelseydi ne söyleyeceği sorumuz üzerine ise şu yanıtı verdi: Size söylediklerimi söylemek isterdim. İçimize sindiremiyoruz, siz nasıl sindiriyorsunuz? İnsanları inandırmak kolay değil. Tamam değişebilirsiniz ama bu kadar giyimi kuşamı koruyarak değil.
ASARIM, KESERİM DİYECEK HALİMİZ YOK Bekleyişlerinin durumu algılayamamak, şaşkınlık olarak nitelendirilmemesi gerektiğini kaydeden Saylan, şöyle dedi: Son derece sabırlı, anlamlı, makul ve bilimsel düşüncenin egemen olduğu bir bekleyiştir bu. Şu anda yapılacak bir şey yok. Asarım, keserim, diyecek halimiz de yok. Böyle bir şeyin, şiddetin her zaman karşısındayız. Dolayısıyla akıllı insanlar olarak sabırla bekleyip göreceğiz.
ILIMLI İSLAMA RAZI OLAMAYIZ Saylan, sonuna kadar laik ve demokratik düzenini korumaya ve geliştirmeye kararlı olduklarını vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:
Ilımlı İslama razı olamayız. Bu bize yıllardır empoze edilen bir şeydi; uslu çocuk ol diye. Herkes inançlarında özgürdür ama belli yerlere geldiğinizde belli sınırlamalar içinde olmak zorundasınız. Bu herkes için geçerli. Bu bir anlayış meselesidir. Bu anlayışın Türkiyede ılımlı İslam yolunda adım adım ilerlediklerini görmek bizi çok üzüyor ve bize vatandaşlık görevlerimizi hatırlatıyor. Bu da tepki göstermektir, tekrarlaya tekrarlaya bunun yanlış oldğunu herkese anlatabilmektir. Ve vatandaşlarımızın da zaman içinde bu yanlış yola gidilme olduğu takdirde olayı daha farklı algılayacağına inanıyorum.
Keşke klavyende arapça olsaydı da oyle
yazsaydın. İrandaki gerici zihniyetin
farkındasın ve bunu istiyosun.
Otomobil yapıo gibi İran gibi
olacaksak sen yarın tank yapıo die
İsrail olmayı da istersin. Sizin
mantığınız da o zaten. Basit
düşünüyosunuz basit. Ben bu ülkeden
gidersem sana da kötülük yapmış
olacağım haberin olsun. Allahtan
korkunuz vardı da güzelim ormanlara
niye villalar diktirdiniz? niye
sattınız?
Tahsin - Gaziantep
22 Ağustos 2007, Çarşamba 12:01
İranın yaptığı otomobilden ve üç beş
güne kadar TÜRKİYE ye gireceğinden
haberi varmı acaba türkan hanım ve
yandaşlarının.80 yıldır bu güzelim
ülkemi yok laiklik yok irtica diye
karıştırıp durdunuz.Ne geçti
elinize.Elin oğlu uzaya çıkıyor.Biz.!
bizse kocaman bir HİÇ.Allah tan korkun
ve bırakın güzel ülkemi.Başbakanın
dediği gibi çekin gidin.İşte o zaman
bu ülkeye en büyük iyiliği yapmış
olacaksınız.Vesselam
yalçın soysevinç - İstanbul
22 Ağustos 2007, Çarşamba 11:03
türkan hanım ne şeriat ne darbe
diyerek o mitinglerde farklı bir
söylem geliştirmiş farklı bir ses
olmuş ve düzenleme komitelerinden bu
görüşlerinden dolayı ayrılmış ve izmir
mitinginde konuşması engellemiş onurlu
birisidir...
böyle biline yüzde 47 oya dayanıp
biz herşeyi yaparız ederiz konumuna
gelinmese iyi olacak değilmi??????
bide vatanı sattılar yine 47 oy
alıyor gibi saçmasapan yorumlar
okuyoruz arkadaş buna halk da
inanmıyor ama siz hala yorum yazarken
buralarda hala inanarak yazıyorsunuz
biz de gülüyoruz...
kayıtlar açık her ay yabancılara
satılan mülklere listeler yapılıp