Birkaç akademisyenle sivil anayasa taslağı hazırlayıp AK Partiye veren Prof. Özbudun, Anayasada Atatürk ve onun çağdaşlaşma idealine atıfta bulunulmalı, ancak altı oka yer verilmemeli. Anayasanın bir ideolojiye angaje olması ciddi sorun yaratır dedi.
İSTANBUL - AK Parti Milletvekili Anayasa profesörü Zafer Üskülün Anayasanın Kemalizm ideolojisinden arındırılması yönündeki açıklamasının yankısı sürerken, birkaç akademisyenle birlikte sivil bir anayasa taslağı hazırlayıp AK Partiye veren Bilkent Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Ergun Özbudun sivil anayasanın demokratik olması gerektiğini savundu.
Anayasa hukukçusu Prof. Özbudun, yeni anayasa ve hazırladığı taslakla ilgili Radikal gazetesinde Neşe Düzelin sorularına şu yanıtları verdi:
TASLAK ANAYASADAKİ İDEOLOJİ FORMÜLÜ Tabu, ifade hürriyetiyle bağdaşmayan bir kavramdır. Fakat bu konu çok önemli ve hassas. Atatürke ve onun çağdaşlaşma idealine, dünya görüşüne, kurucu felsefesine anayasada atıfta bulunulması normaldir ve gereklidir. Fakat bunu, Atatürk ilke ve inkılapları tarzında, hukuken uyulması zorunlu bir kural şeklinde formüle ederseniz, bazı pratik güçlükler doğuyor.
Bunu formüle etmenin yolları var. Başlangıç bölümünde, yemin metinlerinde değinebilirsiniz. Bir kurucu felsefeye atıfta bulunulması, benimsendiğinin ifade edilmesi başka şeydir. Bu kurucu felsefeyi, hukuken uyulması zorunlu kurallar biçiminde formüle etmek başka şeydir. Kurucu felsefe çağdaşlaşmadır. Atatürk ilke ve inkılaplarından Atatürkün çağdaşlaşma idealini anlıyorsak sorun yok. Fakat bundan mesela altı oku anlıyorsak ciddi sorunlar var.
ALTI OK CİDDİ PROBLEMLER YARATIR Altı oktan biri devletçiliktir. Eğer siz devletçiliği anayasaya ideolojik bir değer olarak sokarsanız, o zaman mesela liberal partilerin faaliyetini gayrimeşru ilan etmiş olursunuz. İfade ve siyasi faaliyet hürriyetlerini kısıtlarsınız. Üstelik bugün, devletçiliğin makbul bir ekonomi prensibi olduğu da çok kuşkuludur. Böyle bir anlayışla özelleştirmeler bile imkânsız hale gelebilir. Mesela altı okun içinde devrimcilik ilkesi de var. O dönem için çok değerli. Çünkü Türk modernleşmesi devrim yoluyla gerçekleşti. Ama biz çok partili hayata 60 yıl önce girdik. Bugün artık değişim devrim yoluyla olmaz, evrim yoluyla olur. Halkın demokratik usullerde beyan edilmiş rızasıyla olur. Dolayısıyla eğer altı oku kelime anlamında alırsanız ve bunu hukuken uyulması zorunlu kurallar biçiminde formüle ederseniz, ciddi problemlerle karşılaşırsınız.
ATATÜRKÇÜ EKONOMİK SİSTEM İCADI Anayasa Mahkemesi bu kavramları ideolojik anlamlarda görebiliyor. Mesela geçmişte özelleştirme aleyhine verdiği bazı kararlarda, bazı üyeler gerekçelerinde Atatürkçü ekonomik sistem diye bir kavram icat ettiler. Özelleştirme kanununun Atatürkçü ekonomiye uygun olmadığını söylediler.
Bunun manevi bir taahhüt şeklinde ifade edilmesi başka şeydir. Hukuken bağlayıcı kurallar olarak yasama ve yürütmeyi engelleyecek şekilde ifade edilmesi başka şeydir. Ben birinci formülasyona taraftarım. Atatürkün fikri mirasının bir referans noktası olarak kabul edilip, çağdaşlaşma idealine atıfta bulunulmasına kimsenin itirazı olamaz. Benim itirazım, Atatürk ilke ve inkılaplarının altı ok biçiminde anlaşılması ve bu altı oka ideolojik bir içerik verilmesidir. Altı okun, siyasi hayatımızı kısıtlayıcı bir şekilde kullanılması, demokratik bir sistemde mümkün olmamalı.
MEDYA VE AKADEMİSYENLER TARTIŞACAK Birkaç akademisyenle hazırladığı tasladığı geçen hafta bitirdiklerini belirten Özbudun, şunları söyledi: Tamamen özgür ve akademik bir çalışma neticesinde bir anayasa metni çıktı. Artık bundan sonrası siyasi değerlendirme alanına girer. Tabii iş, AK Partinin bir anayasa metnini benimsemesiyle bitmeyecek. Meclisin içindeki ve dışındaki siyasi partilerle ve önemli sivil toplum kuruluşlarıyla istişareler olacak. Yeni anayasa medyada ve akademik dünyada tartışmaya açılacak. Ancak bunun neticesinde belki toplumun büyük bir kesiminin değerlerini yansıtan sivil ve demokratik bir anayasa ortaya çıkabilecek.
YÖKE AK PARTİ KARAR VERECEK Yeni anayasada cumhurbaşkanının sembolik yetkilere sahip olacağını, Anayasa Mahkemesi ve YÖK üyelerini seçmeyeceğini belirten Özbudun, YÖKün kaldırılıp kaldırılmayacağına ise siyasi otoritenin karar vereceğini söyledi. Özbudun, Ben YÖKün kaldırılmasını düşünmüyorum ama YÖKün bu şekilde muhafaza edilmesi de mümkün değil. YÖK üniversitelerin iç işleyişlerine, müfredatlarına, atamalarına, rektör seçimine müdahale etmeyen, yetkileri sınırlı bir koordinasyon organı haline gelebilir dedi.
ZORUNLU DİN DERSİ KALKACAK MI? Taslakta Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Yüksek Askeri Şura kararlarına yargı yolu açıldığını anlatan Özbudun, okullardaki din dersleriyle ilgili anayasada neler olacağı sorusuna ise şu karşılığı verdi:
Taslağı, açıklamaya yetkim de, hakkım da yok. Bana göre, zorunlu din dersleri laik devlet yapısıyla bağdaşmaz. Din dersleri zorunlu olmaktan çıkarılmalı, tercihe bırakılmalı. Ya 1961de olduğu gibi isteğe bırakılmalı, ya da muaf olabilme imkânı tanınmalı. Din vicdani bir alandır. Laik bir devletin, objektif de olsa, istemeyen birine din eğitimi vermeye hakkı yoktur. Ama isteyene verir.
SEMBOLİK CUMHURBAŞKANINI BELKİ MECLİS SEÇER Prof. Özbudun, AK Partinin bir yandan cumhurbaşkanını halka seçtirmek, bir yandan da yetkilerini sembolik kılmak istemesini ise şöyle yorumladı: Bana göre, cumhurbaşkanının yetkileri meselesi, seçilmesi meselesinden çok daha önemli. Esas olan cumhurbaşkanının parlamenter rejimle bağdaşmayan yetkilerinin kaldırılmasıdır. Bu takdirde cumhurbaşkanını parlamentonun seçmesi de belki düşünülecektir.
ulu önderimizin böyle bir konuda
siyasete alet edilmesi beni üzdü.Şimdi
soruyorum Allah aşkına söyleyin Zafer
Üskül ne demiş "tüm ideolojilerden
temizlenmiş rengsiz bir anayasa
gerekli demiş" bazılarıda bu sözlerin
üzerine rejim çatışması çıkarmak
istiyor ve kemalizmi savunmayanları
ATATÜRKÜMÜZ e saygısızlıkla ve hatta
daha fazlasıyla suçluyolar.madem bu
kemalizm bu kadar önemli 1921
anayasasında niye yok.Ayrıca ideolojik
düşüncelerin çıkarılması demek
Atatürk ün koyduğu hedeflerden
vazgeçmek demek midir? Atatürk e en
büyük zararı ne yazık ki Atatürkçü
geçinen zihniyetler veriyor.
aygün korcan - Balıkesir
07 Ağustos 2007, Salı 13:05
İnanamıyorum,şu an yerimde
duramıyorum.Resmen rejim
değişikliğinin sinyalleridir
bunlar.Yarınlarda Cumhuriyetle
yönetilmiyor olacağız böyle
giderse.Yıllarca benimsediğimiz
Atatürk İlke ve İnkılapları anayasadan
kaldırılacak.Bu ne aymazlıktır
böyle.Devletçilik ortadan kalkacak
herşey serbest piyasa
olacak.Küreselleşmenin çapında ezilip
eriyeceğiz.Yazıklar olsun bu
hükümete.Bizi kimler yönetiyor böyle!
İlerde insanlar ülkemizden yurtdışına
kaçarsa şaşmamak gerek.
Ömer - Muğla
06 Ağustos 2007, Pazartesi 20:36
Yazıklar olsun tartıştığımız şeye bak.
O altıok sanki terörist ilkeler gibi
yansıtılıyor. Yazık sizin geçmişinize
bağlılığınıza. Nedir o altı ok:
Milliyetçilik, Cumhuriyetçilik,
Devletçilik, Halkçılık, Laiklik,
Devrimcilik. Bunlar TÜRKİYE demek
TÜRKİYEE. Ne yapmamız isteniyor,
şunlar mı? Satıcılık, arapçılık,
hainlik, liberallik, uşaklık..
bunlarımı koyalım allah aşkına. Lütfen
aklımızı başımıza alalım artık.
Değerlerimize sahip çıkacağımıza
onları baltalıyoruz.