İlgililere göre; fıskiyeli havuzlarla donattığı, dünyanın en büyük yapay şelalesini kurduğu Ankara için en büyük hayalini, son seçimde Şehrin 5 girişine dev heykeller kurmak olarak açıklayan Gökçekin Ankaraya faturası ağır oldu.
Gökçek, Ankara'nın su ihtiyacı karşılamak üzere sürdürülen kazı ve boru yerleştirme çalışmalarının Gölbaşı-Ahiboz köyü arasındaki hattında, basın ordusu eşliğinde inceleme yaptı.
Ankaranın 3 dönemdir büyükşehir belediye başkanlığını yürüten Melih Gökçek, şehrin bugün susuz kalmasının ve Türkiyede iki günde bir su verilen tek şehir olmasının sorumluluğunu Allaha yükledi. Aslında Gökçek, 14 yılda Ankarayı neredeyse su şehri haline getirdi. Şehrin dört bir yanına fıskiyeli havuzlar yaptıran, dünyanın en büyük yapay şelalesini kuran Gökçek, amacının estetik ve Ankaranın iklimini yumuşatmak olduğunu söylüyordu. Gökçek Ankaranın ağaçlandırılmasına da çok çaba harcadı. Gökçek ısrarlı: Allahın işi, herkes dua etsin Ancak uzmanlara göre Ankaranın kurak iklimine uymayan ithal ağaçlar, yapay göletler, şelaleler, alt ve üst geçitlerle şehri süsleyen Gökçek, gereken yatırımı yapmayacak Ankarayı susuz bıraktı. Konunun ilgilileri, Gökçek yönetiminde yaşanan susuzluğu NTVMSNBCye değerlendirdi:
Murat Karayalçın: (SHP Genel Başkanı / Gökçekin selefi)
SU SIKINTISININ KAYNAĞI BİLGİSİZLİK VE PLANSIZLIK Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini Eylül 1993te Melih Gökçeke devreden Karayalçın, Gökçekin başarısıyla değil, solun bölünmüşlüğünden faydalanarak 14 yıldır görevde olduğunu söyledi. Bölünmüş sosyaldemokratlar 14 yıldır Ankarayı Gökçeke hediye ediyor diyen Karayalçın, şöyle konuştu: Melih Gökçek, yüce Allahın adının arkasına saklanmaya çalışmaktadır. Ankarada ve genel olarak İç Anadoluda yaşanan kuraklığa dünya genelindeki küresel ısınmayı gerekçe göstermektedir.
GEREKLİ BARAJLAR TAMAMLANMADI Bütün büyük kentlerde olduğu gibi Devlet Su İşleri (DSİ) bir ana plan hazırladı. Ankara Anakent Belediye Başkanlığı yaptığım zamanda, benim yönetimim tarafından da benimsenmişti. Bu plan Gerede ve Kızılırmak Havzalarıyla ilgilidir. Ankara 800lü kodlardadır, Gerede bunun üzerinde, Kızılırmak ise altındadır. Geredenin suyu temizdir ve Ankaraya taşınması ucuzdur. Kızılırmak suyu ise değişik kent ve tesislerde kirletilmektedir, Ankaraya getirilmesi pahalıdır. DSİnin hazırladığı plan Gerede suyunun taşınmasını uygun görür. Bununla ilgili çok sayıda baraj yapımı da söz konusuydu. En son Işıklı Barajı ve Çamlıdere Barajına 1.2 milyar metreküp su sağlanması gerekiyordu. Geredenin suyunun orada toplanması öngörüldüğü için böyle bir hacim öngörülmüştü. Bu yönetim bu barajı yaptırmadı. Bu proje için Hazine Müsteşarlığı Japon kaynaklardan fon ararken, Ankara Büyükşehir Belediyesi metro yapma gerekçesiyle reddetti. Koskoca Ankara Büyükşehir Belediyesi birkaç projeyi birarada yürütemezmiş gibi. Belediye sonra bunu kendi kaynaklarıyla gerçekleştireceğini söylese de, yapmadı.
Şükrü Barutçu: (Eski ASKİ Genel Müdürü)
GÖKÇEK BİLGİ KİRLİLİĞİ YARATIYOR 1989-1994 tarihleri arasında ASKİ Genel Müdürlüğü görevini yürüten Barutçu, Gökçekin Allahın böyle bir afet göndereceğini öngöremedik sözüne atfen, Ankaradaki su sıkıntısının sürpriz olmadığını, 1968 yılında hazırlanan su temini projesinden beri alınacak önlemlerin belli olduğunu söyledi. Barutçu, şöyle konuştu:
Sayın Gökçekin söylediği öngörülememe meselesi, yöneticilerin, belediye başkanlarının tahminlerine kalmış bir şey değildir. Bu işin hesabı kitabı vardır ve zamanında yapılmıştır. 1998de Işıklı Barajı yapılacak ve 2003te de bu baraj da bitecekti. Bitmezse Ankara su sıkıntısı yaşayacaktı. Eğer bu sıkıntı 2007 yılında, yani 3 yıl geç yaşandıysa, bu Ankaranın tahmin edilen oranda nüfusunun artmayışından kaynaklanmıştır.
Gökçekin bir başka iddiası da, Gerede suyunun pahalı olduğu için getirilmemiş olması. Söylediği doğru değil. Çünkü şu anda Kızılırmaktan gelen su, enerji ve pompa kullanılarak getirileceği için pahalı. Gerede suyuysa enerji kullanılmadan kendiliğinden akacağı için ucuzdu. Kamuoyu bilgi kirliliğiyle yanlış yönlendiriliyor.
ANKARANIN SU DURUMU 1968DEN BERİ BİLİNİYOR 1968de DSİ Genel Müdürlüğü Ankara Su Temini Projesinin fizibilitesi yapıldı, 1972de de uygulama projesi haline dönüştürüldü. Buna göre, yıllar itibariyle Ankaranın su ihtiyacı ve talebi ortaya kondu, bunun karşılığında da baraj yapılması öngörüldü. O tarihte 2020 yılından sonra Kızılırmaktan su alınacaktı. Daha sonra bu plan revize edildi ve 2027 yılına bırakıldı. 1972de bunlar konuşuldu, şimdi 2007deyiz. Ben 1989-2004 arasında görev yaptım. Yani genel müdürler gidecek, gelecek, ama bu projeler ne olursa olsun uygulanacak. Yoksa susuz kalırsınız. Ankaranın 1992den 2007ye kadar hiç su kesintisi olmadı.
TARİH KİTAPLARI BİLE YAZAR, ANADOLU KURAKTIR Anadoluda su kıttır. Hititler M.Ö. 1200de susuzluktan yok oldu bu topraklarda. Susuzluk ve kuraklık tarihten bildiğimiz şeyler. O zaman ne yapacaksınız? Yağışlı mevsimde depolayacaksınız -yani baraj yapacaksınız-, kısıtlı mevsimde de bu suyu kullanacaksınız. Ama yatırımlar zamanında yapılmadı. ASKİ üstüne vazife olmayan görevleri üstlenerek 350 milyon dolar yola, alt-üst geçide harcadı. Oysa 200 milyon dolara Işıklı Barajı yapılabilirdi. Ve Ankara bu durumla karşı karşıya kalmayacaktı. Kamuoyunu yanıltmaya hiç gerek yok.
Nimet Özgönül, Ankara Mimarlar Odası Başkanı
GİTMESİ GEREKEN ANKARALILAR DEĞİL, GÖKÇEKTİR Melih Gökçeki Ankaranın altyapısını geliştirmeye yönelik projeler üretmemekle suçlayan Nimet Özgönül, Gökçek artık yöneticilik statüsünü bırakmalı dedi. Özgönül, şunları söyledi:
Sayın Gökçekin yorumları çok ilginç. Yönetimindeki 3üncü dönemde geldiği noktaya bakıldığında, insanlara dua etme nasihatı vermesi, herkesin bir akrabası vardır, onları ziyarete gitsin, diyerek Ankarayı terk etmelerine çalışması ve bu sayede su sorununu çözmeye çalışması, bu kadar nüfus artarsa su tabii ki yetmez, gibi tesbitleri var. Yapılması gerekli olan şey, bir yönetici olarak, o statüsünü bırakarak Sayın Gökçekin gitmesi gerekir. Bu kadar insanın bunca yıl yöneticiliğini yapıyorsunuz ve bugünlerini düşünmüyorsunuz. Küresel ısınma konusuyla ilgili hiçbir faaliyet yapmayıp, sonra küresel ısınma var bahanesine saklanamazsınız. Bilime inanmadığının en büyük göstergesi, göstermelik konuların üzerinden giden bir yönetim şekli bu.
SUYU HAVUZA, GÖLETE, ŞELALEYE DÖKTÜ Gökçek yönetimindeki Ankaraya bakarsak, su sıkıntısı açısından birçok yanlış uygulama var. Örneğin sayın Gökçek, Ankaranın kendi doğal koşullarına uygun olmayan birçok ağaç ithal ederek, onların bakımını ve sulanmasını gerçekleştirmek için önemli miktarda su harcadı. Çok büyük alanlarda göletler yaparak, olabildiğince çimlik alanlar yaratarak büyük miktarda su harcadı. Ankaranın en büyük sorunu ulaşımmış gibi alt-üst geçitler yaparak topoğrafyayı parçaladı. Ama insan yaşamının olmazsa olmazı su için hiçbir çaba harcamadı. Bu noktada da gülünç bahaneler sunuyor. Bunlara yapılana kadar suya yatırım yapılsaydı, bunlar yaşanmayacaktı.
KENTİN ÖNCELİĞİ SÜS HAVUZU MU? Gökçekin kentin önceliklerine yönelik politikaları olması gerekirdi. Kentin önceliği süs havuzları, parklar mı? Bunlar görsel olarak, halkın gözünü boyamaya yönelik çalışmalar. Gökçek de halkın gözünü boyamaya yatırım yaptı. Su, temiz hava gibi konularsa altyapıya yönelik, görünmeyen çalışmalardır. Bunu es geçiyorsanız, şehrin yaşamını yok ediyorsunuz demektir. Bütün bilim camiası küresel ısınmayı söyledi, su sorunun bugünün sorunu olmadığını söyledi. Bunları duymazsanız kentliyi de bu hale getirirsiniz.
YİYECEK YARDIMLARI AYYUKA ÇIKTI Ankarada yoksulluk had safhada. İşsizlikten kaynaklanan bir yaşam mücadelesi var. Yiyecek yardımları artık ayyuka çıkmış durumda. Tabii ki yoksullara yardım ederek onların hayatını kolaylaştırmak belediyenin görevi. Fakat siz bu insanları üretimin içine sokmuyorsunuz, onların yoksulluğundan oy potansiyeli yaratıyorsunuz. Bir de sermaye grubu var, ki Ankara bu anlamda parsellenmiş durumda, onlar da nemalanıyor bu işten. Sayın Gökçekin de bu kadar plansızlığa rağmen 3 dönemdir Ankaradan sorumlu olması böyle açıklanabilir.
Muzaffer Eryılmaz, Çankaya Belediye Başkanı
ASKİ SUYLA DEĞİL, ALT-ÜST GEÇİTLE UĞRAŞIYOR Çankaya Belediye Başkanı Muzaffer Eryılmaz, 2004 yılında çıkan Büyükşehir Belediyeleri Yasasının il belediyelerine gereğinden fazla yetki alanı tanıdığını, Melih Gökçekin de bu yetkiyi keyfi kullandığını savundu. Solun bölünmesinden de Gökçekin karlı çıktığını söyleyen Eryılmaz, Gün geçtikçe yoksullaşan insanlarımızla yakın ilişkiler tuttukları için başarı sağlıyorlar dedi. Eryılmaz şöyle konuştu:
Ankarada haketmediğimiz, dediğim dedik bir zihniyetle yönetiliyoruz. 3 yıl önce 2004 Temmuzunda çıkan Büyükşehir Yasasından sonra şanssız bir dönem yaşıyoruz. Yasadaki temel maddeler ilçe belediyelerini hemen hemen yetkisizleştiriyor. Yani bu ortamda kaderimize terkediliyoruz. Ankaranın şanssızlığı da bu. Sayın Gökçekin dediği gibi, tabii ki Allaha inanıyoruz, ama bir de akıl mantık var. Sayın Gökçek en son 2000 yılında Ankaraya en kısa zamanda şehrin su ihtiyacının karşılanacağına dair söz verdi. Fakat ASKİ kendi alanıyla ilgili değil, üst geçit, reklama yatırımı yapıyor. Mesela metro ulaşımda çok önemli bir konu ama, buna yatırım yapılmıyor. Yerine, Avrupadan fidan getiriliyor. Burası tarım ülkesi, ama dışarıdan daha pahalıya alım yapılıyor. Büyükşehir, halkın gözünü boyayıcı işlere yatırım yapıyor.
SU SIKINTISINI RANTA ÇEVİRDİ, FAHİŞ FİYATA SU SATIYOR DSİ yıllardır bütün ülkede su ve yeraltı kaynaklarını araştırırken, Büyükşehir bu bilimsel verilerin hiçbiriyle ilgilenmedi. Ne teknik konularda odalara danışıldı, ne DSİye kulak verildi. Gözünü para bürümüş bir anlayışla, su sıkıntısını da ticarete çevirdiler. 15-16 tonluk su tankerleriyle fahiş fiyatlarla insanlara su satmaya başladı. Büyükşehir bunun ihalesini yaptı. Hem buradan kar yoluna gidildi, hem de alelacele ihaleler yapıldı. Büyükşehir Yasasında öyle maddeler var ki, büyükşehirler isterlerse yapılacak işleri kendi şirketlerine direkt verebiliyor. Maddelerden biri diyor ki; o bölgede yaşayan insanların her türlü ihtiyacı karşılanır. Fakat bu ihtiyaç sınırları net belirlenmediği için, kentsel dönüşüm, rantsal dönüşüm oluyor.
SUYU KESMEK ÇÖZÜM DEĞİL Su sıkıntısının çözüm yolları araştırılırken, hala yanlış yöntemler izleniyor.Kesinlikle su kesintileri olmamalı. İhtiyacı olan, olmayan su depoluyor. Hiç küvetini doldurmayanlar su depoluyor, cebindeki parasını naylon bidona veriyor, depoladıkları su durağan su olduğu için mikrop barındırma ve salgın hastalığa sebep olma riskleri oluşuyor. Sonuçta Ankaralı kötü yönetilmenin faturasını ödüyor.
seni allah havale ediyorum gökçek
allahından bul bu kadar insanı susuz
bıraktın utan kendinden ve istifa et
artık
Nevzat Dağlı - Ankara
06 Ağustos 2007, Pazartesi 11:45
Bu halk susuzluk sorununu çözer
Susuzluk derdinden yakınan halkım
Azar azar bu sorunu aşarsın
Çareler üretir hem salkım salkım
Dizer dizer bu sorunu aşarsın
Senin hünerindir bu dönen çarklar
Çağdaş dünya ile oluşan farklar
Senin özlemindi akuaparklar
Yüzer yüzer bu sorunu aşarsın
Nasıl hallettiysen borcu, kirayı
Suya da bulunsun öyle parayı
Entel barlarında çekip birayı
Sızar sızar bu sorunu aşarsın
Aylaktan doldurdun sefertasını
Yattın düşünmedin hiç arkasını
Yardım paketinin kurdelasını
Çözer çözer bu sorunu aşarsın
Varsın eksik kalsın yağmurlar, karlar
Yaşadığın kentte lüks konutlar var
Senin malın geniş geniş bulvarlar
Gezer gezer bu sorunu aşarsın
Sana yalan geldi soygun, sömürü
Haybeye geçirdin bunca ömürü
Yazgünü aldığın beleş kömürü
Ezer ezer bu sorunu aşarsın
Kimler uyarmıştı seni kaç kere
Gittin destek oldun işbilmezlere
Şimdi meydanlarda fıskıyelere
Kızar kızar bu sorunu aşarsın
Kaç kez hata yaptın çekinme söyle
Kendini bağladın verdiğin oyla
Sen de Nevzat gibi derdini böyle
Yazar yazar bu sorunu aşarsın
Halk Ozanı Karamanlı Nevzat
Oktay Baran - Ankara
05 Ağustos 2007, Pazar 22:14
Sayın Gökçek, önce önlem alınır,
yapılabilecek ne varsa yapılır ondan
sonra iş Allah a bırakılır. siz önlem
almayıp işin içinden Allah ın takdiri,
dua edelim demeyle sıyrılamazsınız!
günaha giriyorsunuz.siz ve DSİ bu işin
sorumlususunuz, sorumluluk sahibi insan
böyle konuşmaz.Sevgili Ankaralılar
sizlerde su tasarrufunu bundan sonra
alışkanlık haline getirin lütfen..umarım
editör bu yazımı yayınlar ve sayın
Gökçek te okur. iyi günler.