Boşanmayı artık kadınlar istiyor
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Yaşam
İnsanlar
İlişkiler
Alışveriş
Hayvanlar Alemi
Lezzet
Gezi
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
News in English
Doğal Hayat
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Yaşam » İlişkiler

Boşanmayı artık kadınlar istiyor

Marmara bölgesindeki boşanma davalarının yüzde 50’den fazlasını kadınlar açıyor. Kadın kendi ayakları üzerinde durabildiği zaman evliliğini noktalayabiliyor, erkek ise yeni bir aile kurmayı garantileği zaman boşanıyor.

 DİĞER HABERLER

  YAŞAM - EN ÇOK OKUNAN HABERLER
AA
Güncelleme: 17:40 TSİ 30 Temmuz 2007 Pazartesi

EDİRNE - Edirne Barosu Başkanı Coşkun Mola, Edirne’de son iki yılda görülen boşanma davalarının yüzde 65’inin kadın tarafından açıldığını söyledi. Mola, Edirne’de 2002 yılından önce boşanma davalarının genellikle erkekler tarafından açıldığını, ancak 2002 yılından sonra kanunlarla korunan kadının açtığı boşanma davasında artış olduğunu söyledi.
Haberin devamı

Rakamlara göre, 2006 yılında bu kentte açılan 398 boşanma davasından 254’ü, 2007 yılı Temmuz ayına kadar açılan 253 boşanma davasından da 153’ü kadınlar tarafından açıldı. Marmara Bölgesi’ndeki kadınların Doğu’daki kadınlara göre çok farklı konumda olduğunu belirten Mola, “Burada anaerkil bir toplum yapısı hakim. Boşanmak isteyene siyah elbise giydirilmiyor. Kadınlar eğitilirken kocasına yardımcı olması, aile birliğini koruması öğretiliyor” dedi.

BİRİNCİ NEDEN KAYINVALİDE SORUNU
Mola’ya göre, Trakya’da kadınların boşanmalarına en çok kayınvalideler neden oluyor. Genellikle kadının hakim olduğu, kadının yönettiği ailede, kayınvalideler oğlu ile gelinin aile yaşamlarını da yönetmek isteyince gelin-kaynana arasında çatışmalar yaşanıyor. Bu da karı-koca arasındaki aile yaşamını olumsuz etkiliyor ve boşanmalar meydana geliyor.

KADININ VE ERKEĞİN BOŞANMA MOTİVASYONU FARKLI
Baro Kadın Hakları Komisyonu üyesi Avukat Elif Eral ise Edirne ve Marmara Bölgesi’nde kadının çalışma hayatına girerek ekonomik özgürlüğünü elde etmesiyle erkeğe bağımlığının azaldığına dikkat çekti.

Kadınların erkeğe ihtiyaçları olmadan da ayakta kalabildiğini ve çocuklarını yetiştirebildiğini belirten Eral, şunları söyledi: “Kadın kendi ayakları üzerinde durabildiğiiçin eşini hayatından çıkarmayı göze alabiliyor. Ancak erkek yemek, ütü, temizlik, çocukların bakımı gibi konularda yetersiz kaldığı için boşanmaya sıcak bakmıyor. Ancak yeni bir aile kurmayı garantilediği zaman boşanmak istiyor.”

BOŞANAN KADINA AİLELER SAHİP ÇIKIYOR
Baro Kadın Hakları Komisyon üyesi Avukat İrem Özkıvrak da ailelerin, kızlarının en azından aynı ekonomik şartlara sahip ailelerin çocuklarıyla evlenmelerine izin verdiklerini belirtti. Özkıvrak, şöyle dedi: “Edirne’de aileler, kızlarının evlendikleri insanların çok iyi şartlar sağlamalarını istiyorlar. Buna dikkat ederek evlenmelerine izin veriyorlar. Aileler, eğer kızları eşleriyle anlaşamazsa boşanmaları için destek veriyorlar. Boşandıktan sonra kızlarına sahip çıkıyorlar. Boşanan kadınlar toplum tarafından dışlanmıyor. Aksine kucak açılıyor. Bu da mutsuz olan kadının daha rahat boşanmasını sağlıyor.”

En çok boşanmanın küçük yaşta yapılan evliliklerde görüldüğüne işaret eden Özkıvrak, 16-17 yaşlarında evlenen çiftlerin 1 yıl içinde boşandıklarını söyledi. Özkıvrak, “Bazı boşanmalar ise 15. yıldan sonra oluşuyor. Çift çocukların büyümesiyle birlikte boşanmaya karar veriyor” diye konuştu.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

süleyman yüzübenli  - Ankara
08 Ağustos 2007, Çarşamba 01:01  
Boşanma özendiriliyor. Oysa yaşam ortak akılla yürüyen bir süreç. Ayaklarının üzerinde duran kadın somut değil. Ocak kavramı birlikte güzellik üretimi üzerine kuruludur. Ocak yeryüzünün tümü için geçerlidir. Özendirilen "boşanma" geleceğin en önemli öznesi çocukları vuruyor. sağlıklı çocuk araştırması yapılması gerekli. Kişisel olarak benim okul ve çevremde sağlıklı çocuklar görmediğimi söylemem gerek. Çocuklar yıkılıyor, ve kişisel beklentiler için gözden çıkarılıyor. Çocuk yoksa yaşamda yoktur ayrıca.

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları