Baykal: Hedefimiz üretim ekonomisi
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Hidden Güncel Subsection » Seçim Arşiv

Baykal: Hedefimiz üretim ekonomisi

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, “Hedefimiz iktidara gelince faiz ve rant ekonomisini, üretim ekonomisine dönüştürmektir” dedi.

Bir vatandaşın verdiği küçük pastadaki mumu üfleyerek doğum gününü kutlayan Baykal, kendisi için konuşmasından sonra hazırlanan ''Türkiye'nin yeni başbakanı doğum günün kutlu olsun'' yazılı pastayı da mumlarını üfleyerek kesti. Baykal, miting alanındaki bir kadına tabağın içine koyduğu pastadan ikram etti. Baykal'a, küçük kız çocukları doğum günü dolayısıyla çiçek verdiler.
 DİĞER HABERLER

  Seçim 2007 - EN ÇOK OKUNAN HABERLER
AA
Güncelleme: 22:01 TSİ 20 Temmuz 2007 Cuma

ZONGULDAK - Baykal, partisinin Zonguldak’ta Madenci Anıtı önünde düzenlediği mitingde yaptığı konuşmada, meydanda CHP-DSP bayraklarının birlikte çok güzel gözüktüğünü, iki partinin de bir araya gelmesiyle örnek olduğunu söyledi.
Haberin devamı

Ne zaman Zonguldak’a gelse, kendini kentte madenci bir ailenin çocuğuymuş, maden işçisiymiş gibi hissettiğini anlatan Baykal, şöyle konuştu: “Madenlerin unutulmasına, kömür işletilmesi için kurulan teşkilatların terk edilmesine, boynu bükük bırakılmasına isyan ediyorum. Zonguldak’ın zenginliği başka ülkelerde olsaydı bunu görmezlikten gelmek mümkün olur muydu? Madenleri işletmeyip, dışardan kömür ithal etmek, yabancı işçileri finanse etmek, Türkiye için akıllı iş değildir. Taş kömürü zenginliğini son kademesine kadar değerlendirmek ülkeyi yönetenlerin boynunun borcudur. Emeğin başkenti artık emeklilerin başkenti olmuş.”

Ülkede “Borsa 6 kat büyüdü” diyenler olduğunu belirten Baykal, şöyle devam etti:

“Zenginleşenler kimler? Borsada 6 kat parası artanlar kimler? Bunların yüzde 70’i yabancıdır. Çok zengin olanlar kat kat zengin oldu. Türkiye’de dolar milyarderleri Japonya’dan fazla. Demek ki, Türkiye süper dolar milyarderleri üretiyor. Hedefimiz iktidara gelince faiz ve rant ekonomisini, üretim ekonomisine dönüştürmektir. Faizle zengin oluyorlar. Parayla, faizle, yan yatarak, atölyeye girmeden para kazanmayı engelleyeceğiz. Yatırımı mümkün kılan düzene geçeceğiz.”

Baykal, Türkiye’nin 4,5 yılda yapılan borucunun 80 yıllık borcuna eşit olduğunu, Cumhuriyet tarihinin ne kadar eserleri varsa bunların satıldığını, ancak hükümetin en geniş kaynağı kullanmasına karşın bunun halka yansımadığını savundu.

“BİRİLERİ GEMİLERİNİ DAĞDAN AŞIRIYOR”
“Zonguldaklı arabalarını düz yolda şaşırır, birisi de gemilerini dağlardan aşırıyor, öyle mi?” diyen Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ben gemiyle bir şey söylemek istemiyorum, atasözünü söylüyorum. Şimdi siz diyorsunuz ki Deniz Baykal gemi, gemi diyerek bir şeyleri ima ediyor. Öyle mi? Etmiyorum gemi başka, gemicik başka arkadaşlar. Ben gemiden söz ediyorum. Gemicik ayrı, gemicikmiş al yakana tak. Boyu 96 metre, eni 15 metre, 200 tır’ın yükünü alıyormuş, gemicik... Bu iyi yönetim, adil yönetim değildir. Türkiye’de suç artıyor değil mi? Köyden 1 milyon 300 bin insan koptu. Göç başladı. Zonguldak da veriyor değil mi? Eskiden burası göç alıyordu. İstanbul’da sokaklarda dolaşılmıyor, suç artmış.”

Çiftçinin mazotundan ÖTV’yi almayacakları vaadini yineleyen Baykal, şunları kaydetti:

“Litrede 1 YTL üzerinde ek vergi alınıyor. Çiftçiden ek vergiyi almayacağız. Başbakan ‘olmaz’ diyor. Başbakan, oğlun Burak Erdoğan’ın gemisine mazotu ÖTV’li mi veriyorsun? ÖTV yok. Elbette gemiciliği de teşvik etmek lazım. Sivil havacılık şirketlerinden de alınmıyor. Denizden, havadan alınmıyor, karadan da çiftçiden de alınmayacak. Bunun maliyeti 2-2,5 milyar dolardır. Ancak 20 milyon kişiyi ilgilendiriyor. Hovardalık yapsın diye mi veriyorum bunları? Hayır, üretim yapmaları için veriyorum.”

“YEŞİL KARTI KALDIRACAĞIZ”
Türkiye’de pek çok vatandaşın sosyal güvencesi olmadığını, çiftçiye ve köylüye “İki ineği var” diye Yeşil Kart verilmediğini ifade eden Baykal, “Ancak, mercedesi olan, AK Partili kodamanı, muhtarı, kaymakamı yanına aldıysa cebine koyuyor. Mercedesli Yeşil Kartlılar var, işsizin ve ihtiyacı olanın yok. Yeşil Kartı kaldıracağız, yerine nüfus cüzdanı yetecek. Yeşil, mor karta ihtiyaç kalmayacak. CHP iktidarında bu olacaktır” dedi. Vatandaşlara “yiyecek, içecek, kömür paketleri dağıtılıyor, alıyor musunuz?” diye soran Baykal, “Hayır” cevabı alınca, şöyle dedi:

“Niye almıyorsunuz? Bence yanlış yapmayın. Onlar milletin parasıyla alınmış. Hiçbir sakıncası yok. Günahı varsa, Allah benim boynuma yazsın. Akşam evde çorba, pilav yapın ailece kaşıklayın. Afiyet olsun. Yiyin ama sakın oy vermeyin. Oy verirseniz günahtır. Oy namustur, ırzdır, parayla satılmaz. Vicdanınızın, aklınızın sesini dinleyerek oyunuzu kullanın.”

HER FAKİR AİLEDEN 1 KİŞİYE İŞ
Türkiye’de particiliği değil, muhtarları devreye sokacaklarını belirten Baykal, “Muhtarlara destek olacağız. Muhtarlara, ‘gerçekten yardıma muhtaç insanları, perişan ailelerin listesini çıkart’ diyeceğiz. Muhtarların listesini sosyal hizmet uzmanlarına inceleteceğiz” diye konuştu.

Türkiye’deki yoksullukla birlikte mücadele edeceklerini ifade eden Baykal, şunları söyledi:

“Ondan sonra o durumda olan aileler içinde çalışabilecek kişiye iş vereceğiz. Çalışacak durumda olan yoksa aile yardımı gerçekleştireceğiz. Türkiye’de bu amaçla bir sürü kurum kuruldu. Kızılay, Çocuk Esirgeme Kurumu, Fak Fuk Fon ne işe yarar? Bu yardımlar gerçekte ihtiyacı olan ailelere gider mi? Önce bir defa israf olur, bürokrasiye, kırtasiyeye, reklama gider, çok özür dilerek söylüyorum yolsuzluğa gider. Örnekleri var. Bir kısmı da devlet büyüklerine altın olarak gider. Cumhurbaşkanı ret etti. Ancak, Başbakan kabul etti.”

YOLSULUK VE DOKUNULMAZLIKLAR
Türkiye’de yolsuzluk olduğu sürece milletin derdinin çözülemeyeceğini ifade eden Baykal, sözlerine şöyle devam etti:

“Her yolsuzlukta haramzade bir iş adamı, devlet memuru ve onları himaye eden siyasetçi var. Bu şeytan üçgeninin siyasi ayağını kırmak lazım. Hiçbir çağdaş demokraside Türkiye’deki gibi mutlak dokunulmazlık yok. Hasta, polis tokatlanıyor kimse bir şey yapamıyor. Mecliste 266 milletvekilinin yolsuzluk dosyası var. Başbakanın, bakanların, Maliye Bakanının dosyaları var. 266 yolsuzluk dosyası, seçimlerde CHP çoğunluğu sağladığında milletvekillerinin dokunulmazlığı kaldırılarak marş marş mahkemeye aklanın da gelin diyeceğiz.”

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın dokunulmazlığın kalkmasını istemediğini savunan Baykal, şunları kaydetti:

“’TBMM’de çoğunluğu bulduğumuz an ilk işimiz dokunulmazlıkları kaldırmak olacak. Herkesin diyorum. Benim de dokunulmazlıkla ilgili dosyam var. 2002’de Zonguldak’ta yaptığımız konuşmada güneşi batırmışız ve hakkımızda tutanak tutulmuş, burada suç işlemişiz. Hemen meclise dokunulmazlığımın kaldırılması için başvurdum. Mahkemeye çıkıp yargılanmak için. Ceza alsam çekmeyi şeref ve onur bilirim dedim. Benim dokunulmazlığı kaldırın dedim, ‘Kaldırmayız’ dediler. ‘Seninkini kaldırırsak bizimkine yol olur’ dediler. Yol olur olmaz, benim ki de dahil, 266 dosya var ya, hepimiz gidip mahkemede hesap vereceğiz. Bana Zonguldak yolu bir daha görünüyor.”

İKTİDAR MUHALEFETTEN KAÇIYOR
Başbakan Erdoğan’ın kendisiyle televizyonda tartışmaktan kaçtığını öne süren Baykal, “Bu seçim başbakanın, muhalefetten kaçtığı seçimdir. Başbakan mitinglerde arkadan konuşuyor. Çık karşıma söyle. Beni ve ailemi incelemiş. Bir şey bulamamış. İsmet Paşa 1944’de karneyle ekmek dağıtmış, o gündeme getiriliyor. Ben İsmet Paşanın, Bülent Ecevit’in ve Deniz Baykal’ın hesabını veririm. CHP’nin nereden geldiği belli. Hikmetyar’ın dizinin dibinden gelmiyoruz. Gömleğimizi de değiştirmiyoruz” diye konuştu.

Mitingdeki vatandaşların “doğum günün kutlu olsun” diye pankart açması üzerine Baykal, “Bu hayatımda yaşadığım en güzel doğum günüdür. Binlerce insanla doğum gününü kutluyorum. Milletimizle kucak kucağa kutluyorum. Sağolun” dedi.

GEBZE MİTİNGİ
Baykal, partisince Gebze Cumhuriyet Meydanında düzenlenen mitingde de konuştu.

Konuşmasının başında Gebze’nin gelişmiş bir ilçe olduğunu ve “il olarak hakkını alacağını” belirten Baykal, daha sonra ekonomiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

“Ankara’dakiler ‘Türkiye uçuyor, katlanıyor’ diyorlar. Katlanan borsadan Gebze’deki vatandaşların cebine bir şey girmiyor mu?” diye soran Baykal, “Hayır” yanıtını aldı.

Konuşmasını “Birileri gemisini dağdan aşırır, diğerleri düz yolda yolunu şaşırırmış. Siz yolunuzu düz yolda mı şaşırıyorsunuz?” diye sürdüren Baykal, “Şimdi siz diyorsunuz ki ‘Deniz lafı bir yere getirecek?’... Ben bir atasözünü hatırlatıyorum, hem o gemi değil ‘gemicik’. 200 TIR’lık yük alan bir gemicik, al yakana tak” dedi.

Baykal, çiftçinin kullandığı mazottan ÖTV almayacaklarını açıkladıkları için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kendilerine tepki gösterdiğini belirterek, “Sen oğlunun gemisinde kullandığı mazottan ÖTV alıyor musun? Sen denizcilikte, özel hava yolu taşımacılığında kullanılan mazottan ÖTV almıyorsun, biz de çiftçinin kullandığı mazottan ÖTV almayacağız” diye konuştu.

İktidara geldiklerinde yoksullukla mücadele programı uygulayacaklarını, muhtarlar aracılığıyla tespit edilen yoksul ailelere öncelikle iş vereceklerini, çalışabilecek kimsenin olmadığı ailelere de nakdi yardım yapacaklarını anlatan Baykal, “yeşil kartı” kaldıracaklarını da söyledi.

Baykal, “Bugün iki ineği olduğu için yoksul köylüye yeşil kart verilmiyor, ancak altında Mercedes otomobili bulunan, sırtını AKP’ye dayamış olanlar, hastanelerde cebinde yeşil kartla dolaşıyor. Bu yolsuzluğa son vereceğiz. CHP iktidarında nüfus cüzdanı, yoksul vatandaşın hastanelerde hizmet alması için yeterli olacaktır” dedi.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları