Başbakanın bağımsızlar için uyarılarına karşı, Prof. İnsel bağımsızların da partili vekiller gibi hakları olduğunu anlattı; Lider baskısı olmadan seçmeninin sesini Meclise taşır, kanun teklifi verir, her kanun değişikliğine müdahale eder dedi.
İSTANBUL - 22 Temmuz seçimi, rekor sayıda bağımsız milletvekili adayının katılmasıyla tarihe geçecek. Bağımsızların yine rekor düzeyde Meclise gireceği yönünde tahminler üzerine Başbakan Tayyip Erdoğan, özellikle Güneydoğuda Bağımsıza verilecek oy boşa gider çağrısı yaptı, ardından MHP de Meclise girerse, bunların vuruşmalarını mı izleyeceğiz dedi. Prof. Ahmet İnsel ve Prof. Seyfettin Gürsel, Meclis İçtüzüğüne göre bağımsız milletvekillerinin neler yapabileceğini NTVMSNBCye anlattılar.
Prof. İnsel bağımsız milletvekillerinin, TBMMdeki komisyon toplantılarını izleme, parti ve lider tahakkümünden bağımsız soru önergesi verme, kanun teklifi verme gibi hakları olduğunu, bu yetkilerle her bağımsızın küçük bir parti gibi çalışabileceğini, kendi seçmenlerinin sesini doğrudan Meclise taşıyacaklarını söyledi: Meclis komisyonlarını izleyebilir: Meclis Komisyonlarında üye olamasa da, komisyon toplantılarına katılma, orada söz söyleme hakkına sahipler. Dolayısıyla, önerge veremeseler bile, kanunların tartışıldığı ve hazırlandığı komisyon toplantılarında sözünü söyleyip, zabıtlara geçirilmesini sağlayabilir. Bu çok önemli. Ayrıca bağımsızlar, Meclisteki önemli iki komisyonda nisbi temsille temsil edilebilir. Biri Plan ve Bütçe Komisyonu. Bu komisyonun kuruluşunda siyasi partilerin ve bağımsızların oranlarına göre temsil edilebilmeleri söz konusu. Diğeri de Meclis İnsan Hakları Komisyonu. Kanun teklifi verebilir: Bağımsızlar da, partili milletvekili gibi kanun teklifi verme hakkına sahip. Onların verdiği kanun teklifleri de, diğer partilerin verdikleri kanun teklifleriyle aynı muameleye tabi. Bağımsız milletvekili, teklifinin komisyonlarda bekletilmesi durumunda, 45 gün içinde Genel Kurula indirmeyi talep etme hakkına sahip. Dolayısıyla bir milletvekilinin Genel başkanın onayını aldım, almadım, Partinin hoşuna gider, gitmez türünden kaygılarını gözetmeden, bağımsızlar kanun teklifi verip, bunu Meclis Genel Kuruluna kadar indirmek ve en azından Meclis vicdanını bu kanun teklifleriyle zorlamak, toplumsal hassasiyeti Meclise taşımak olanağına sahipler.
Parti tahakkümü olmadan soru sorabilir: Bağımsız milletvekillerinin bakanlara toplumdaki bir sorunla ilgili yazılı ve sözlü soru sorma hakları da var. Bugün milletvekilleri bu soruları zaten yöneltiyor ama parti politikaları çerçevesinde ve parti başkanının uygun bulduğu şekilde yöneltiyorlar. Bağımsızlar bunu çok daha geniş bir talepte yapabilecek. Grup kurmuş partilerin temsil haklarından yararlanamayacaklar, ama parti genel başkanlarının emrinde olmadan, kendi seçmenlerinin seslerini doğrudan Meclise taşıyacaklar. Bu da seçmen-milletvekili ilişkisinin küçük boyutta bir deneyi olacak.
MECLİSTEKİ ANLAŞMALARI TEŞHİR EDERLER Prof. İnsel, bağımsız milletvekillerinin küçük bir siyasi parti gibi çalışabileceğini vurgularken, Bugüne kadar bağımsız seçilen milletvekilleri yerel, feodal güçlere dayanarak seçilmiş kişilerdi ve bağımsız milletvekilliği fonksiyonuna çok önem vermemişlerdi, bağımsız milletvekilliğini bir tür emeklilik gibi algılamışlardı dedi.
Baskın Oran, Ufuk Uras gibi bağımsız milletvekili adaylarının Mecliste demokrat, sol vicdanın sesi olacağını söyleyen Prof. İnsel, bağımsız milletvekillerinin, partilerin gündeme getirmediği tüm sorunları Meclise taşıyabileceğini kaydetti. İnsel, bağımsızların öneminin Mecliste, partiler arası anlaşmaları, kabul edilemez kanun düzenlemelerini teşhir etmek, toplumu bunlardan haberdar etmek olacağını da vurguladı.
SİVİL TOPLUMUN GÖZÜ KULAĞI OLACAKLAR Prof. Seyfettin Gürsel de, Başbakanın sözlerine karşı, özellikle sol bağımsız adayların, iktidar-anamuhalefet tekelini kıracağını söyledi. Gürsel, şöyle dedi: Liderinin ağzına bakan ve 3 maymunu oynayan milletvekilleri kaç yüz tane olursa olsun etkileri olmayabilir ama, 3 maymunu oynamayı reddeden bir bağımsız milletvekili çok daha etkili olabilir. Bu açıdan da anamuhalefet ve iktidar partilerinin bağımsıza oy vermeyin demesi, potansiyellerini olduğu gibi koruma ya da artırmak için tehditleri ortadan kaldırma taktiğidir.
Gürsel, bağımsızların Mecliste olan biteni kamuoyuna aktaracağını da belirterek, Parlamentoda sivil toplumun gözü kulağı olacaklar. Bu şeffaflık daha kolay sağlanacak. Baskın Oran ve Ufuk Uras seçildikleri takdirde, gelecekte gerçek bir sosyal demokrat partinin, sosyalist partinin kurulmasının ilk adımı, umudu olabilirler. Sadece Parlamentoda alacakları oy miktarı önemli değil, Türkiyede solun geleceği açısından da önemliler diye konuştu.
DTPLİLER MHPYLE PROVOKASYONA GELMEMELİ Prof. Gürsel, DTPnin desteklediği bağımsız adayların anahtar rol oynayacaklarına da dikkat çekti. Gürsel şöyle devam etti:
Anayasa çoğunluğu referanduma gitmek için 330 istiyor. AKP yeni bir anayasa vaadetti; daha demokratik, daha özgürlükçü bir anayasa. AKPnin 330 milletvekili çıkarabileceğini sanmıyorum. Dolayısıyla desteğe ihtiyacı olacak. CHP işi yokuşa sürmeye kalkarsa, o zaman onların desteği önemli olacak. Yeni bir anayasa Türkiyenin birçok sorununu aşacaktır. MHP açıkça provoke edeceklerini söylüyor zaten. DTPliler provokasyona gelmemeliler. Onların da Türkiyenin gelişmesini desteklemeleri gerekir, şiddete karşı çıkmaları gerekir. Bunları yaptıkları sürece kendilerine yönelecek baskıları da aşarlar.