Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, İsminde halk kelimesini taşıyan bir parti halkın cumhurbaşkanını seçmesinden hiç rahatsız olur mu? Türkiyede oluyorlar. Dünyada zannetmiyorum ki böyle bir başka parti olsun dedi.
İZMİR - Partisinin İzmir Gündoğdu Meydanında düzenlediği mitingde Başbakan Recep Tayip Erdoğandan önce konuşan Gül, İzmirin Türkiyenin en şirin kenti ve demokrasinin beşiği olduğunu söyledi. Meydanı dolduran vatandaşların Türkiye sizinle gurur duyuyor sloganlarına Bakan Gül, Biz sizinle gurur duyuyoruz karşılığını verdi. Partililerin Vur vur inlesin, Deniz Baykal dinlesin diye tempo tutmaları üzerine Bakan Gül, Vurmaya hiç gerek yok. Merak etmeyin, zaten bu meydanları sadece dinlemiyorlar, izliyorlar. Zannetmeyin ki, yalnızca İzmirde bu meydan dolu. Türkiyenin bütün köşeleri, Anadolunun bütün köşeleri, doğu, batı, kuzey, güney her taraf böyle tıklım tıklım dolu ve her tarafta partimize, hükümetimize bu sevgi, muhabbet var dedi.
Halkın karşısına heybeleri dolu olarak çıktıklarını, 4.5 yıl önceki Türkiyeyi değiştirerek geldiklerini belirten Bakan Gül, meydanı dolduran halkın, hükümetin yaptığı icraatları takdir etmek ve son cumhurbaşkanı seçiminde olup bitenlere tepki göstermek için toplandığını kaydetti.
BİZİM MEYDANLARIMIZDA SEVGİ VAR Partililerin yuh çekmeleri üzerine Bakan Gül, şöyle konuştu:
(Yuh) yok, sizler (yuh) deyin diye bu mevzuyu açmıyoruz. İzmirin şirin insanlarına (yuh) yakışmıyor. (Yuh) derseniz etkiniz azalır. Bizim meydanlarımızda (yuh) yok. Bizim meydanlarımızda yapılan hizmetlerin anlatılması var. Bizim meydanlarımızda sevgi var, muhabbet var, bizim meydanlarımızda hırçınlık yok, hizipçilik yok. Bizim meydanlarımızda milleti ayırma yok, 70 milyonu kardeş yapma var. Bizim meydanlarımızda Türkiyeyi sevgi seli haline getirme ve sevgiyi kardeşliği, doğudan batıya, kuzeyden güneye kuşatma var. Başka partiler, Türkiyenin sadece belli şehirlerinin partisi olarak kaldı. Ama Türkiyenin bütün şehirlerinin partisi, tek parti, AK Parti. Onlar bizim lisanımızda yok. Bırakın onları başkalarına. Biz iş yaparız, hizmet yaparız, demokrasi mücadelesi veririz. Onlarsa polemik yaparlar, sadece dedikodu yaparlar. Sadece iftira atarlar.
Çağdaşlaşma, modernleşme yolunda AK Parti döneminde ciddi atılımlar yapıldığına işaret eden Gül, konuşmasını şöyle sürdürdü:
4.5 yıl önce krizler içerisinde yaşayan Türkiye, o zaman koalisyon hükümetleri tarafından idare ediliyordu. Kendilerine bir faydaları yoktu ki halka faydaları olsun. Türkiyenin sigortası AK Parti. Türkiyenin birliğinin bütünlüğünün, kardeşliği pekiştirmenin sigortası AK Parti. 50 derecede, 45 derecede mitingler yapıyoruz. Ve bütün meydanlar bu heyecan ve bu coşkuyla dolu. Çünkü biz karşınıza heybemiz dolu geliyoruz. Yaptığımız yolları konuşuyoruz, yaptığımız hastaneleri konuşuyoruz. Sağlıktaki, milli eğitimdeki hizmetleri konuşuyoruz. Açtığımız üniversiteleri, havaalanlarını konuşuyoruz. Yaptığımız duble yolları konuşuyoruz. Yaptığımız köy yollarını konuşuyoruz. Ama onların meydanlarında ise yaftalar takıyorlar, kavgalar yapıyorlar, çeşitli iftiralar atıyorlar. Tekrar suçlamalarla geçiriyorlar.
ÖYLE GÜNLER OLDU Kİ... Türkiye demokrasisinin güçlendiğini, ülkeyi dünyaya açtıklarını anlatan Bakan Gül, Sayın Başbakanımız, ben ve değerli arkadaşlarımla bütün dünyayı dolaştık. Öyle günler oldu ki bir günde 4 ülkeyi dolaştığım oldu 24 saatte. Öyle günler oldu ki dünyanın en güzel şehirlerine gittik, görmeden geldik toplantılardan. Dünyanın en güzel otellerine girdik, uyumadan toplantılara girdik, çıktık, geldik. Dünyada ayak basmadığımız, Türkiyenin hakkını hukukunu çıkarını anlatmadığımız yer kalmadı dedi.
Bunun sonucunda Türkiyenin ihracatının 100 milyar doları geçtiğini, ülkede büyük toplantıların yapıldığını belirten Gül, Biz bunlarla uğraşırken, onlar arkadan yolumuzu kesmek, çalım atmak için uğraşıyorlar. Ama millet arkamızda olduğu süre içinde biz yolumuza devam edeceğiz. Gücümüzü halktan, milletten alıyoruz diye konuştu.
CUMHURBAŞKANI SEÇİMİ Meydanlarda cumhurbaşkanı seçimi sürecini halkla paylaşmalarını, bazı kesimlerin sakıncalı gördüğünü dile getiren Bakan Gül, Çünkü biliyorlar ya yaptıkları yanlışlıkları, çünkü bilirler ya neler olduğunu dedi. Bakan Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:
Daha önce 3 tane cumhurbaşkanı nasıl seçildiyse bu sefer de böyle seçilecekti. Çünkü kuralını değiştirmedik, Anayasayı da değiştirmedik. Ama sonunda keşfettiler ki anayasanın o maddesi Türkiyede yanlış uygulanıyormuş ve cumhurbaşkanını meğerse yanlış seçmişiz. Sonra Gelin halka gidelim dedik, hayretler içinde kaldık. Halk karar versin dediğimizde en çok rahatsız olan kim oldu biliyorsunuz değil mi? İsmi halk olan parti. Halka verdiği değeri göstermek için ismine halk yazmış, halk partisi diye kısaca söyleriz, CHP. Millete gitmeyi tehlikeli görüyor. Tehlikeli gördü. Onlar biliyorlar ve 22 Temmuzun şimdi rüyasını görüyorlar ve neticeyi de çok iyi tahmin ediyorlar, hiç merak etmeyin. Onun için Türkiyenin bütün şehirlerine gidemiyorlar. Türkiyenin bütün meydanlarında miting yapamıyorlar.
İsminde halk kelimesini taşıyan bir parti, halkın cumhurbaşkanını seçmesinden hiç rahatsız olur mu? Türkiyede oluyorlar diyen Gül, dünyada böyle başka bir partinin olduğunu sanmadığını söyledi.
Gül, Hem halka önem versin, hem de Cumhurbaşkanını halk seçerse çok tehlikelidir desin. Bütün bunlar için buluşma günü 22 Temmuz. 22 Temmuzda önce AK Partinin yaptığı hizmetleri onaylamak için sonra da bütün bu milli iradeyi bay pas yapmak isteyenlere cevap vermek için hep beraber sandıkta gerekli dersi verecek miyiz? O zaman hep beraber o gün sandıkta buluşmak üzere diye konuştu.
Abdullah Gül, Türkiyede milletin iradesini her şeyin üstünde tutmaya devam edeceklerini belirtti.