AB ile istatistik ve mali kontrol başlıklarında müzakereler Brükselde düzenlenen hükümetlerarası konferansla resmen açıldı. Başmüzakereci Babacan, ekonomi ve para politikaları faslında ileri sürülen gerekçelerin Türkiyeyi tatmin etmediğini söyledi.
BRÜKSEL - İstatistik ve mali kontrol fasıllarında müzakereler, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacanın katılımıyla düzenlenen Hükümetlerarası Konferansla açıldı.
AB Konseyindeki toplantıda AB tarafını Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier ve AB Komisyonunun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn temsil etti.
Konferansın ardından düzenlenenen ortak basın toplantısında Ali Babacan Fransanın ekonomi ve para politikaları faslının açılmasını engellemesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.
Babacan, Bu konuda öne sürülen teknik gerekçeler bizi tatmin etmedi. Bu başlığın açılması için Portekiz dönem başkanlığı sırasında gelişme bekliyoruz; Avrupa Birliğinin üstlendiği mevcut yükümlülükler çerçevesinde müzakerelere sahip çıkacağını umuyoruz, Aksi takdirde sadece Türkiye değil AB de zarar görür dedi.
Edinilen bilgiye göre AB Dönem Başkanı Almanyanın dışişleri bakanı Frank-Walter Steinmeier, hükümetlerarası konferansta 3 başlık açamamış olmaktan üzüntü duyduğunu net bir şekilde ifade etti.
Ancak basın toplantısındaki ısrarlı sorulara rağmen Steinmeier, 3 başlık açmak istediğimiz bir sır değil; ancak mevcut çerçevede bu uzlaşmayı sağlamak mümkün olmadı dedi.
Müzakerelerdeki ilerlemenin ABnin de çıkarına olduğunun altını çizen Steinmeier, Türkiyenin AB yolundan sapmamasını umut ettiklerini söyledi.
TÜRKİYE SEÇİM SÜRECİNDE DESTEKLENMELİ AB Komisyonunun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn de açılmış olan iki başlığın teknik bir görünüme sahip olmasına karşın, Türkiyenin AB üyeliğini pekiştirecek nitelikte olduğuna dikkat çekti.
Rehn ayrıca, Türkiyenin seçim sürecinde olmasına rağmen AB yolunda desteklenmesi gerektiğinin önemini vurguladı.
Avrupa Birliği daimi temsilcileri, dünkü toplantıda istatistik ve mali kontrol başlıklarında müzakerelerin açılmasına onay vermişti. Dönem Başkanı Almanyanın açmayı planladığı üçüncü başlık olan ekonomik ve parasal politikalar ise Fransanın engeline takılmıştı.
FRANSANIN AMACI AYRICALIKLIK ORTAKLIK Fransanın konuyla ilgili tavrını Bahçeşehir Üniversitesi Avrupa Birliği Merkezi Başkanı Cengiz Aktar, NTV canlı yayınında değerlendirdi.
1999 Helsinki Zirvesinden Türkiyenin AB üyeliğine ehil olduğu sonucu çıktığını hatırlatan Aktar, Fransanın ise tersine, tam üyeliğe götüren tüm müzakere başlıklarını engelleriz tavrı içinde olduğunu söyledi.
Aktar, sadece teknik başlıkların müzakere edilmesinin ise Türkiyeyi ayrıcalıklı ortaklığa götüreceğini belirtti.
Fransanın lafı dolaştırmadığına da dikkat çeken Cengiz Aktar, AB Dönem Başkanı Almanyanın açık oynamadığını; ancak çok da çaba sarfedilmemesinin Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy ve Almanya Başbakanı Merkelin mutabakat içinde olduğunu gösterdiğini ifade etti.
Türkiyenin artık girişimlere başlaması gerektiğini vurgulayan AB uzmanı, Sorunlu başlıklara ileride bakarız şeklinde yaklaşmamak lazım; her seviyede çok taraflı diplomasi yürütmek gerekiyor diye konuştu.
BUGÜNE KADAR 4 BAŞLIK AÇILDI AB üyelik sürecinde 35 müzakere başlığı bulunuyor; bugün açılan başlıklarla birlikte 3 Ekim 2005ten bu yana açılan başlık sayısı 4e çıktı. Bugüne dek sadece bilim ve araştırma başlığı açılıp kapandı.
İşletmeler ve sanayi politikasında ise müzakereler sürüyor. AB, limanlarını Rum gemi ve uçaklarına açmadığı için Aralık 2006daki zirvede, gümrük birliğiyle ilgili 8 müzakere başlığının askıya alınmasını kararlaştırmıştı.
Haber ve yorumları birlikte
okuduğumuzda şu sonuç ortaya çıkıyor:
Sokaktaki adam sınırlı bilişsel
kapasiteyle yorum yaparken Türkiye
ulusal bir hedef doğrultusunda
güçlüklere rağmen ilerliyor. AB deki
Türkiye karşıtları ülkemizle köprü
atmaya cesaret edemiyor. Ancak
Türkiye de sokaktaki adamı gaza getirip
siyasiler üzerinde yaratacakları
baskıya güveniyor. Neyse ki
Türkiye nin de kendi beyin takımı var.
Zirve Laik - Çanakkale
27 Haziran 2007, Çarşamba 01:30
Arkadaslar Avrupa gel ne olursan gel
ister mecusi, ister.. demiyor cunku
Mevlana degil. Adamlar söyle diyor :
Ermeni soykirimini kabul et,Kibrisi
ver,Kürtlere devlet ver,Gümrük Birligi
ni benim istedigim gibi uygula benim
yararima olsun,ben kendi mallarimi
sana satiyim, yatirim yapayim ama
benim lehime olsun, Misyonerlik yapip
dinimi yayiyim vs..Bunun yanisira bunu
destekleyecek her türlü seyi, her
türlü gruba yardimci oluyor..siz hala
AB ye girecegiz cok güzel olacak
diyorsunuz.Batili ile ticaret yapin
ama ezdirmeden ülkeyi.Koyun vizeyi
Türk e vize koyana pasa pasa ödesin ve
alsin vizesini..
Oğuz - İstanbul
26 Haziran 2007, Salı 19:04
Sarkozy i seviyorum. Diğer ülkeler
gibi iki yüzlülük yapmıyor. Tabiri
caizse harbi delikanlı. Diğerlerinin
10 larca yıl sonra söylemeyi düşündüğü
şeyi şu anda açık açık söylüyor. Eğer
amacımız ayrıcalıklı ortaklıksa
müzakerelere devam edelim. Yok biz Tam
ortaklık istiyoruz diyorsak gerekli
diplomatik adımları atmalıyız.
Gerekirse müzakereleri tek taraflı
askıya almayız. Yoksa bu yol
ayrıcalıklı ortaklığa çıkar.