Prof. Dr. Kamil Göncü, bel fıtığı ile bel ağrısı birbiriyle karıştırılmamalı. Ameliyat gerektiren bel fıtığında, cerrahi yöntemden kaçılması, düşük ayak dediğimiz kalıcı yürüme sorunlarına yol açar dedi.
ADANA - Ağrı kesici ilaçlar, sert yatak istirahati, fizik tedavi ve bel çekme gibi cerrahi dışı metotların, çocuklarda yetişkinlerdeki kadar iyi sonuç vermediği belirtildi.
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kamil Göncü, çocuklarda bel fıtığının yüzde 1 ile daha seyrek görüldüğünü, ancak omuriliğin gelişme dönemi olması nedeniyle tedaviye karar verirken tüm alternatifleri göz önünde bulundurmak gerektiğini belirtti.
Prof. Dr. Göncü, çocuklardaki bel fıtığının, doğumsal yapısal anormallikler, omurilik kanalının darlığı, bel kayması, ağır bir yükü diz kapaklarını bükmeden kaldırma, spor yaralanmaları, düşme, aşırı hareketlilik ya da aniden ters bir hareket yapma gibi travmatik baskılardan kaynaklanabileceğini bildirdi.
Çocuklarda bel fıtığının en sık ergenlik dönemi denilen yaşlarda görüldüğüne dikkati çeken Prof. Dr. Göncü, Bel ağrısı en sık görülen şikayet olmakla birlikte bacak ağrısına da klinikte sıkça rastlanır. Bazen her ikisi birlikte de görülebilir dedi.
Prof. Dr. Göncü, halk arasında bel ağrıları ile bel fıtığının birbiriyle karıştırıldığını, bel ağrılarının spor ya da fizik tedaviyle iyileşebildiğini, ancak ameliyat gerektiren bel fıtığında cerrahi dışı bir iyileşmenin söz konusu olmadığını ifade ederek, şunları söyledi: Konservatif tedavi denen ağrı kesici ilaçların uygulanması, sert yatak istirahati, fizik tedavi ve bel çekme gibi cerrahi dışı metotlar çocuklarda yetişkinlerdeki kadar iyi netice vermez. İyileşme görülse bile hastanın şikayetleri bir süre sonra nükseder. Buna karşılık çocuklarda ameliyat ile tedavi yeterli ve uygun bir cerrahi neticesinde çok yüz güldürücüdür. Hastalar eski aktivitelerine tamamen kavuşabilir ve spora iştirak edebilirler.
OMURİLİK BÜYÜMESİ 20 YAŞINA KADAR SÜRÜYOR Prof. Dr. Göncü, çocuklarda omur kemiklerinin doğumdan itibaren alt ve üst her iki yüzeyde birer kıkırdak plak ihtiva ettiğini, bu kıkırdak plakların yaklaşık 17 yaşında kemiğe yapıştığını, 20 yaş civarında ise kemikleşip omur kemiklerinin gövdesi ile kaynaştığını belirterek, şunları kaydetti: Bel fıtığı ilerlerse fıtık hangi bacağı vuruyorsa o bacakta incelme oluşur ve düşük ayak yani ayak bileklerini kaldıramama durumu söz konusu olur. Hasta, parmak ucuna veya topukların ucuna basarak yürüyemez. Bu hastalar yürürken önce ayağının ucunu, daha sonra da topuk kısmını basar. Benzetme yapılırsa yürüyüşü at yürüyüşü gibidir. Gece sabaha kadar dayanılmaz ağrılar yaşar, bacaktaki elektriklenmeler hastayı canından bezdirir. Bu hastalar daha sonra ameliyat olsalar da düşük ayak bir daha düzelmez.
öncelikle bize bu bilgileri verdiğiniz
için teşşekürler.Ben ağır bi işde
çalışıyorum işimin gereğiyle haftanın
4 günü 50 kg çimeto 300 tane toplam
apartmanın 6. katına taşıyorum bu işe
1 aydır başladım ve dün iş ten
geldikten sonra terim soğuduktan sonra
şikayetlerim başladı hayalarımı
kasığımı belimi kalçamı ve ayağımı çok
enterasan bir ağrı sardı çok şiddetli
olmasada yinede kötü bi ağrı hiç bi
fikrim yok şuanda hangi çeşit bel
fıtığı yoksa başlangıcımı yoksa
hakikaten oldummu işe falan gitmedim
gerçekten çok kötüyüm piskoloji
olaraktanda çöktüm ne yapmalıyım
bekledim gitmiyo ağrısı