Eyalet yetkililerinin bu düzensiz çocukluk yıllarını bahane edip kendisini kısırlaştırdığını söylüyor:
Onüç yaşımdayken tecavüze uğradım. Güzeller güzeli oğlumu dünyaya getirdim. Sezaryenle doğum yaptım. Doktorlar doğum sırasında beni aynı zamanda kısırlaştırmışlar.
Benim bundan en ufak bir bilgim yok. Ta 19 yaşımda öğrendim. Evlenmiştim, tekrar çocuk sahibi olmak istiyordum. Ama doktorum, seni kesip biçerek kısırlaştırmışlar dedi.
AVRUPADA DA ÖRNEKLERİ VAR
Orta Çağdan bir kalma hikaye değil bu. Daha olalı 40 yılı bile geçmemiş. Geçtiği yer ise, ABD.
Feministlerin Atlantikin her iki yakasında da seslerini giderek güçlü duyurduğu bir dönemde ABDde kimi kadınlar kısırlaştırma programlarının kurbanıydı.
Kökleri, saf ve sağlam bir ırk yaratmak için kötü genleri yoketmeye çalışan eugenics adlı harekete dayanıyor.
Kısırlaştırma yasalarının ABDde geçirilişinin 100üncü yıldönümü bu yıl anılıyor.
Fiziken, zihnen ya da ahlaken kusurlu bulunan kadın, erkek ve çocukların kısırlaştırılması için 30u aşkın eyalette politika belirlenmişti.
Ama işin aslında, kısırlaştırılanların büyük çoğunluğu sadece yoksul kadınlardı.
Birçoğu utandıkları için başlarına geleni bugüne değin gizli tutmuş.
Ama yanında tek oğlu Tony ile birlikte mikrofon karşısına geçen Elaine Riddick, kendi başına geleni anlatmaya kararlı.
ENSEST İLİŞKİ
Beni bu şekilde kontrol altına aldıklarını düşündüler. Annemle babam ortalarda yoktu. Bunun üzerine Kuzey Karolayna eyaleti beni kısırlaştırmaya karar verdi. Ama ben tamamen suçsuzdum.
1929 ve 1974 tarihleri arasında Kuzey Karolaynada 7600ü aşkın kadın, erkek ve çocuk kısırlaştırılmış.
Arşivlerdeki belgelere göre eyaletin kısırlaştırma dairesi, neredeyse 50 yıl boyunca, önlerine gelen vakaların yüzde 90ınında kısırlaştırma kararı almış.
Sosyal görevliler vaka dosyalarında gerekçelerini sadece dedikoduya dayandırmaktan çekinmemişler.
Örneğin Elaine Riddickin dosyasında yaşadığı mahallede söylenenlere göre gece geç saatlerde sokaklarda dolaştığı, erkeklerle düşüp kalktığı ve kendine çeki düzen vermediği iddia edilerek, kısırlaştırılması meşru görülüyor.
1960ların sonlarına doğru Kuzey Karolaynanın siyah toplumu özellikle hedef alınıyor. Kısırlaştırılanların yüzde 60dan fazlası Elaine Riddick gibi siyah kadınlar ve genç kızlar.
ÖZÜR TALEBİ
Kuzey Carolina eyalet arşivlerine göre 7 bin kısırlaştırma vakasında hastanın doğrudan onayının alındığı durumlar 500ün altında.
Geri kalanlarda hikaye çok daha karmaşıklaşıyor.
Arşivlerde araştırma yapmış Amerikalı muhabir John Railey, bazı durumlarda kendi çocuklarını istismar eden ebeveynlerin onları kısırlaştırmasına izin verildiğini söylüyor.
İnsanı tiksindiren bir süreç. Kızıyla ensest ilişkiye giren bir baba, kısırlaştırılmasını istediğini söylüyor ve kızı kısırlaştırıyorlar.
Eyaletlerin arşivlerine topluca baktığımız zaman ABDde 1943 ve 1963 yılları arasında ihtiyatlı tahminlere göre 63 binin üzerinde kişi kısırlaştırma yasalarının kurbanı olmuş.
Kuzey Carolina dahil beş eyalet meclisi o zamandan bu yana resmen özür diledi. Ancak federal hükümet bugüne değin kısırlaştırma programıyla binlerce Amerikalının hayatının alt üst edildiğini kabullenmiş değil.