İSTANBUL - Türkiye, Abdullah Gülü 1991 seçimlerinin ardından milletvekili olarak tanıdı. Refah Partisinin liste başı adayı olan Abdullah Gül, Kayseride, arkasından gelen diğer 6 adayı da meclise taşıyacak kadar etkili bir başlangıç yaptı.
Aktif politikayla ilk sıcak teması, Necmettin Erbakanın, henüz Milli Nizam Partisi kurulmadan başlattığı Bağımsızlar Hareketi döneminde oldu. 1975 seçimlerinde, Milli Selamet Partisi senatör adayı olan Recai Kutanın seçim kampanyasını yürüten genç kadronun içinde yer aldı. Abdullah Gül, 22 yıl sonra Kutan ile birlikte bakanlık ve genel başkan yardımcılığı yaptı. BABASI DA MİLLİ SELAMET PARTİLİ Ancak Abdullah Gülün siyasete yönelik ilgisi, çocukluk yaşlarında aile içinde filizlendi. Babası Ahmet Hamdi Bey, 1973 seçimlerinde Milli Selamet Partisi listesinden milletvekili adayı gösterildi, seçilemedi. Ama oğlu Abdullah Gül, 18 yıl sonraki seçimlerde rövanşı kazandı.
ÜNİVERSİTEDE MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİNDE Gül, öğrenciler arası siyasi kutuplaşmanın zirveye çıktığı 1968 yılında üniversiteye başladı. Siyasi eğilimi, onu Milli Türk Talebe Birliğine yöneltti. Gül ve arkadaşlarının fotoğrafları sol gruplar tarafından duvarlara asılarak, üniversiteye girmeleri aylarca engellendi.
İLK SİYASİ KONUŞMASI ÇANAKKALE GEZİLERİNDE ilk siyasi konuşmalarını bu yıllarda, Milli Türk Talebe Birliğinin, Çanakkale Savaşının yıldönümlerinde düzenlediği Çanakkale gezilerinde yaptı. Üniversitenin ardından bir süre yurtdışında akademik çalışmalarını yürüten Gül, İngiltere dönüşü, Sakarya Üniversitesinde öğretim üyesi olarak göreve başladı. İSLAM KALKINMA BANKASI DÖNÜŞÜ AKTİF SİYASET 1980 ihtilalinde, Abdullah Gül, Sancak Hareketi kapsamında İstanbulda Metris Askeri Cezaevine gönderilen siyasi tutuklular arasında yer aldı. 1983 yılına kadar Sakarya Üniversitesinde iktisat dersleri okuturken, o yıl üniversiteden ayrılarak, İslam Kalkınma Bankasında çalışmak üzere yurt dışına gitti. 1991 yılında oğlunun sünnet töreni için yurda döndüğünde, bugüne kadar devam eden aktif siyaset dönemi başladı. Abdullah Gül, ikinci dönem milletvekilliği sırasında bakanlık koltuğuna oturdu. Necmettin Erbakanın başbakanlığında kurulan Refahyol Hükümetinde, Devlet Bakanlığı ve Hükümet Sözcülüğü yaptı. FAZİLET PARTİSİ KURUCULARINDAN Refah Partisinin kapatılmasının ardından Fazilet Partisinin kurucuları arasında yer aldı. Bu süreçte, parti içinde başlayan gelenekçiler - yenilikçiler kutuplaşmasında, muhalefetin öncüsü olarak... 2000 yılında yapılan parti kongresinde genel başkan adayı olarak Recai Kutanın karşısına çıktı. Aslında bu yasaklı lider, Necmettin Erbakana ve politikalarına yönelik bir karşı çıkıştı. Abdullah Gül bu kongreden, 633 oyla genel başkan seçilen Recai Kutanın karşısında, 521 oy alarak çıktı. VE BAŞBAKAN GÜL... Yenilikçiler, Adalet ve Kalkınma Partisini kurarak, 3 kasım 2002 milletvekili seçimlerine katıldı... Ak Partinin zaferle çıktığı seçimin ardından Abdullah Gül, Başbakan olarak hükümeti kurdu. 9 mart 2003de, Erdoğanın yasağı kalkıp Siirtten milletvekili seçilince, Gül, Başbakanlıktan ayrılıp Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanı koltuğuna geçti....
Yazık, hayal gücünüz ne kadar
gelişmiş, söyledikleriniz korktuğunuz
şey mi? Olmasını istediğiniz şey mi?
Çocuklarınızıda böyle korkutarak mı
yetiştiriyorsunuz?
alzcan - İzmir
14 Ağustos 2007, Salı 10:07
abdullah gül cumhurbaşkanı olursa ki
olacaktır(koltuk sevdalısı
olmayan,toplumdan herkesin beğenisini
kazanmış)özaldan sonra ülkeyi
yönetecek en iyi liderdir.türk milleti
için hayırlısı olsun.
Yasin Deveci - İstanbul
14 Ağustos 2007, Salı 08:35
Abdullah Gül halkı kucaklayabilecek
bir şahısdır 5 yıl da bu kadar
çalıştıysa bu adam 7 yıl da ülkeyi
daha da büyütecektir sayın gül hem
yurt dışında tanınıyor hem de siyasi
yaşamında çok basarılı bir insan ama
gelin görün ki eşinin başörtülü olması
bazı kesimlerce açıklanmıyor sadece
abdullah gül milli görüşten geldi
sorun buymuş HADİ CANIM SİZDE