Türkiye ve Irak Kürtleri gerginliğin doruğunda
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Dünya
ABD'nin Seçimi
Ortadoğu
Irak
Kıbrıs
AB
ABD
Genel
Balkanlar
O.Asya-Kafkaslar
G.Asya-Pasifik
Güney Amerika
Afrika
Dünya basını
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Dünya » Dünya basını

Türkiye ve Irak Kürtleri gerginliğin doruğunda

Türk ve Kürt milliyetçi eğilimlerin geçen birkaç hafta içinde benzeri görülmemiş bir zirveye ulaştığı hususunda gözlemciler neredeyse hemfikir.

 DİĞER HABERLER

  DÜNYA - EN ÇOK OKUNAN HABERLER
Dr. Muhammed NUREDDİN*
NTV-MSNBC
Güncelleme: 14:42 TSİ 12 Nisan 2007 Perşembe

BEYRUT - Bu eğilimlerin sonuçlarının en belirgini ise Türkiye’deki bazı Kürt liderlerinin, Kerkük’e yönelik Türk saldırısını Diyarbakır’a yönelik saldırı mesabesinde görmesi bağlamında ortaya çıktı. Ayrıca eski Kürt milletvekili Leyla Zana’nın Türkiye Kürtlerinin Abdullah Öcalan, Celal Talabani ve Mesut Barzani gibi üç lideri olduğu yönündeki açıklamaları geldi. Barzani dün kendisini bölgenin bütün Kürtlerinin sözcüsü yerine koydu.
Haberin devamı

Buna karşın Türkler, ABD’nin Türk endişelerini görmezlikten geldiği, Irak’ta Kürtleri güçlendirdiği ve Türk saldırısına karşı onlara koruma sağladığı düşüncesindeler. Bu durum Türklerin bağımsız Kürt devleti kurulması kanalıyla ülkelerinin bütünlüğünün hedef alındığı hissisini arttırmakta.

Aslında Barzani’nin Türkiye’nin Kerkük’e girmesi durumunda Diyarbakır işlerine müdahale edeceği yönündeki tehdidi yeni değil. Zira Barzani bu sözleri harfi harfine birkaç ay önce ifade etmişti. Bununla birlikte o vakitler Ankara’nın tepkisi dünkü gibi sert olmamıştı. Belki de bu tepkinin şu şekilde açıklanması mümkün:

Türkiye’ye yönelik gerek Türkiye Kürtlerinden gerekse de Irak Kürtlerinden gelen Kürt saldırganlığının dozu kırmızı çizgiyi aştı, devletin heybetini ve Türk topraklarının bütünlüğünü tehdit etmeye başladı. Türkiye’nin aşiret liderleri olarak nitelediği kanattan gelen bu saldırıya nokta koyacak bir adımın atılması gerekliydi. Bu yüzden Türk yanıtı bütün siyasi güçler tarafından kapsamlı şekilde geldi. Çünkü bu saldırı tarihini asırlar süren imparatorlukla donatmış bir halkın ‘ulusal saygınlığıyla’ alakalı.

Sert Türk yanıtı ayrıca sanki başkentleri Ankara değil de Erbil’miş gibi kendi geleceklerini Iraklı Kürtlerin geleceklerine bağlama girişimine nokta koymak için Türkiye Kürtlerine de yöneliktir. Bu durum Türkiye’nin güney doğu bölgelerinde askeri baskı da dahil Türk baskılarının aratacağı ihtimaline işaret etmektedir.

Kürt gerilimi Türkiye’de cumhurbaşkanı seçimi eşiğinde geldi. Recep Tayyip Erdoğan adaylık için laiklerin muhalefetiyle mücadele ediyor. İlk defa Erdoğan Barzani’ye yönelik sert bir dil kullanıyor. Erdoğan böylelikle cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi özellikle de adaylığını koyması durumunda kendisini zayıflatma girişiminin önünü kesmeye çalışıyor. Erdoğan bu yanıtla dünkü Milli Güvenlik Konseyi toplantısı öncesi Türkçülük eğiliminin ısrarlı savunucusu ve Türklerin direncinden asla ödün vermeyecek bir ‘ cumhurbaşkanı’ olduğu mesajı veriyor.

Geriye şöyle bir soru kalıyor: Acaba gelişmeler Türkiye ile Irak Kürtleri arasında askeri çatışmaya derecesine varır mı? Gözlemciler bu ihtimali uzak görüyorlar. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün ABD’li meslektaşı Condoleezza Rice’la görüşmesi ve Barzani’yi susturması- aksi takdirde Türkiye’nin susturacağı- yönündeki talebi, Türk hükümetinin Kuzey Irak’a askeri müdahalede bulunma niyetinde olmadığının göstergesi. Bu telefon görüşmesi, şartların bu düzeye gelmesinin birinci sorumlusu ve kaynağının Washington olduğunun kanıtı. Washington’un Türk askeri müdahalesine itirazını sürdürmesi sebebiyle Ankara askeri tercihe başvuramıyor.

Sonra AKP hükümeti Iraklı Kürtlerle diyalog yanlısıydı ve askerin baskısı sonrası bu diyalogdan vazgeçti. Hatta Türkiye’de bazıları Erdoğan’ın Riyad’daki Arap Zirvesi’ne ön bir düzenleme olmaksızın Celal Talabani ile görüşmeye mazeret bulmak için katıldığı görüşünde.

Iraklı Kürtlere yönelik askeri bir sürecin Türkiye’yi şiddet ve ordunun egemenlik iklimine sokacağı sır değil. Bu durum iç reform çalışmasına ve Avrupa sürecine zarar verecektir. Aşırı milliyetçilerin bir taşla iki kuş -hem AKP iktidarını hem Avrupa Birliği sürecini- vurmak için hedefledikleri budur.

Türk hükümetinin Irak’ın kuzeyine yönelik askeri müdahalesinin geçmişte olduğu gibi gezinti amaçlı olmayacağı herkesçe malum. Önceki müdahalelerde Barzani Talabani ile kavgalıydı. Böyle bir müdahale Türkiye’yi yıllarca sonuçlarını hiç kimsenin bilemeyeceği bir bataklığa sokacaktır. Eski ABD Genelkurmay Başkanı Richard Myers Türkiye’nin askeri müdahalesinin Irak’ın kuzeyinde ABD güçleriyle askeri çatışmaya sürükleyebileceği yönünde uyarıda bulundu. Doğal olarak ABD ile askeri çatışma, şayet aday olursa cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ABD’nin desteğini alan Erdoğan’ın lehine olmaz.

En belirgin ironilerden biri de Türkiye’deki muhalefetin Barzani’nin açıklamalarını iç hesapların görüşülmesi pazarında kullanması, Irak ve Kürt meselesinde bütün sorumluluğu ABD ‘destekli’ hükümete vererek Erdoğan’a Washington politikalarına bağlılığa son vermesi çağrısı yapması hatta Erdoğan’dan istifasını istemesi. Açıkçası şu şartlar, Barzani’nin tehditlerde bulunması için öldürücü derecede önemli. Çünkü Barzani Türk iç bölünmüşlüğünün, hiç kimsenin kendisine haddini bildirememesinin garantisi olduğunu biliyor.

Bağdat’ın düşüşünün dördüncü yıl dönümünde Türkiye hala Irak savaşına katılmamasının faturasını ödüyor. Hal böyleyken bütün gelişmeler, Türkiye’nin Kürtlerden başlayarak Büyük Ortadoğu’nun parçalanması projesinin göbeğinde yer aldığını teyit ediyor. Fakat Türkiye ayrıca içerdeki Kürt sorununun çözümündeki başarısızlığının bedelini ödüyor. O halde kabahatin tamamı dışarıdakinde değil.

Lübnan gazetesi El Sefir, 11 Nisan 2007
(*) Beyrut Stratejik Araştırmalar Merkezi Direktörü
Arapçadan çeviri: Halil Çelik

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Recep Aykut Aksakal  - Zonguldak
16 Nisan 2007, Pazartesi 19:41  
Irak daki kürtler ve kürt lideri denilen ve devlet yönetimi ve benzeri konularla alakası bile olmayan kişi hayatının en büyük hatasını yaptı ve yapmaya devam ediyor! Zira Türkiye ye veya Türklere hakaret veya tehdit etmek bir yiğitliktir ancak bunu bilinçsizce veya arkasındaki amerikayı koz sayıp yapmak, akılsızca sözler sarfetmek bence aptallıktan başka bir şey değildir. Kerkük kürtlerinmiş. Ne zamandan beri? Çok merka ediyorum... Kerkük bir Türk toprağıydı yüzyıllardır ve Atatürk de kerkük ü Türkiye ye bağlayıp günümüz sınırları içerisine almak için çok çaba sarfetmişti ama arapların ihaneti ve çeşitli sebelerden dolayı alınan yenilgi nedeniyle alınamadı. Hatay da da buna benzer bir olay yaşanmıştı ancak hak yerini buldu ve Hatay ı özgür bıraktından sonra bile ay-yıldız bayrak dalgalandırdı sınırlarında ve beklendiği gibi Türkiye ye kendi isteği ile bağlandı. Ve herkes birkaç gerçeği anlamak zorunda: -Kerkük Türklerindir.(Türkiye ye bağlanmadığı takdirde orada ırkçı durumlar olmadan düzgün bir ortam olmalı) -Irak eğer bizle öyle veya böyle iyi geçinmez de karşımızda durmayı tercih ederse kötü olur; ki şu anda yaptıkları öyle ve cezaları verilmelidir. Savaşmayalım diyebilirler. O zaman politik bir şekilde halledilir. Irak bize bir çok açıdan bağlı bir bölge elinde bulundurduğu petrol bizi tıklamaz. Ayrıca ABD sınıra asker koymamızı yasaklamış savaş ilan edermiş. Hah! Buna en büyük cevap onlara sormadan oraya asker koymakla olur! Kimi vatanında kime ne yasak getiriyor! Amerika ya yalakalık edeceksek, başkaları bize bir şey dediğinde boynumuzu kırıp yere bakcaksak ölelim daha iyi. Fakat ölürsek bu basit olmaz. O kendini bilmezlerin kanları dökülmeden de asla ölmeyiz!!! (Küfür etmek çaresizliktir. Tartışmayı bilmeli!Biz Türk üz kimse bizi başkalarıyla karıştırmasın.)

HAMZA  - Antalya
14 Nisan 2007, Cumartesi 14:52  
HERŞEY ORTADA İLLEDE ANLAMAMAK İÇİN APTALIN EN ÖNÜNDEMİ GİTMEK LAZIM. GİRELİM ALALIM.BUKADAR BASİT SORARLARSADA AAAA BİZ K.IRAKA MI GİRMİŞİZ ÖZÜR DİLERİZ GEÇERİZ.HESAP SORANLARI OLDUĞU YERDE ANINDA EZECEKSİN. YOKSA ŞEY AMA YA EVET HAA BUNLAR BOŞİŞLER YILANIN BAŞI HERZAMAN EZİLMELİDİR.

Burak  - İzmir
13 Nisan 2007, Cuma 04:04  
eger abd ırak a özgürlük için gittiyse ve sözde özgürlük getirdiyse!!! bizde kendi özgürlüğümüz ve güvenliğimiz için sınır ötesi operasyon yapma hakkına sahip olduğumuzu düşünüyorum elbetteki savaş kötü birşey masumlar ölecektir elbetteki ama 20 kusur yıldır milyonlarca şehit verdik sizce artık dur deme zamanı gelmedimi

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları