Ölümcül trend: Saflaşma diyeti
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Sağlık
Bayındır Hastaneleri Köşesi
Beslenme
Kalp-Damar Hast.
Genetik
Cinsellik
Stres
Kanser
AIDS
Sigara
Erkek Sağlığı
Kadın Sağlığı
Çocuk-Bebek Sağ.
Diğer Hastalıklar
Kuş Gribi haberleri
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Sağlık » Beslenme

Ölümcül trend: Saflaşma diyeti

Pek çok insanı etkisi altına alan diyet çılgınlığında son trend; saflaşma diyeti. Yediklerinin ne kadar sağlıklı olduğunu takıntı haline getirenlerin aksine saflaşmış beslenmeye takılanlar, vücutlarının ‘transparanlaşmasını’ amaç ediniyor.

 DİĞER HABERLER

  SAĞLIK - EN ÇOK OKUNAN HABERLER
NTV-MSNBC
Güncelleme: 10:51 TSİ 05 Nisan 2007 Perşembe

İSTANBUL - Anoreksiya, bulimiya, gece atıştırmaları, kontrolsüz yeme ve Orthorexia gibi sık karşılaşılan beslenme bozukluklarından sonra şimdi de ‘saflaşmış beslenme ve saflaşma diyeti’ tartışılıyor. Daha çok ABD’de uygulanan diyet bütün dünyada giderek yaygınlaşıyor. Saflaşma diyetini uygulayanların bedenlerinin ışığı geçirebilecek derecede saf, katkısız ve temiz olmasını saplantı haline getirdiklerini söyleyen Taylight Sağlık Hizmetleri’nden Diyetisyen Berrin Yiğit, “Bu bireyler düşük kalorili, doğal, katkısız ve işlenmemiş gıdaları titizlikle seçerler” diyor.

Haberin devamı


‘IŞIĞI GEÇİRECEK KADAR ŞEFFAF’
Vücudun ‘transparanlaşması’ isteği ile beslenme alışkanlıklarında köklü değişimlere neden olan ve bedenin ışığı geçirebilecek derecede saf, katkısız ve temiz olmasıyla özetlenebilecek ‘saflaşma diyeti’nin bazıları için hastalık boyutunda olduğuna dikkat çeken Diyetisyen Berrin Yiğit, “Bu kişiler, besinleri pişirmenin pek çok hastalığa neden olduğuna inanırlar; bu yüzden sebze ve meyveleri çiğ yerler. Çiğ beslenme teorisini destekleyen bireyler vejetaryen tarzı beslenirler. İnanışlarına göre doğaya ve yaşama saygılarından dolayı, pişirilmiş ya da saflığı bozulmuş besinleri tüketmezler” diyor.

’30 GÜN BOYUNCA SADECE HİNDİSTAN CEVİZİ SUYU’
Berrin Yiğit’e göre çiğ beslenme, tek tip beslenme olduğu için bu diyeti yapanlarda görülen yüksek oranda vitamin, mineral eksiklikleri ile enerji ve protein yetersizliği; kalp ve beyin hasarı ile ölüme bile neden olabilecek kadar büyük tehlike oluşturuyor. Bu durum, toksinlerden arınma ve zayıflama için uzun süreli oruç tutanlar için de geçerli:
Berrin Yiğit:"Saflaşma diyeti ciddi sağlık sorunlarına hatta ölüme bile neden olabilir."

“Uzun süreli oruç tutma şeklindeki beslenme, metabolizmaya ciddi zararlar vereceği için çok sakıncalı. Alternatif beslenme alanındaki çalışmalar, 1-2 günlük oruçların kişilerin psikolojik anlamda kendilerini disipline etmeleri açısından yararlı olabileceğini vurguluyor, ancak yemeğe duyulan zaafı azaltmak için 30 gün boyunca sadece hindistan cevizi yağı ve badem suyu içerek acil servislik olmanın da büyük risk yarattığını gözden kaçırmamak gerekiyor.”

Şok diyet çılgınlığı öldürüyor


‘SAFLAŞMA DİYETİNİN AMACI ARINMA VE ZAYIFLAMA’
Kirlenmiş bedenlerini arındırmak için saflaşma diyeti yapanlar, 4 ile 30 gün arasında değişen bir süreçte sadece sebze, meyve, bitki çayı, aşırı sulu çorbalar ve laksatifler alarak aşırı kilo ve toksinlerden arınmaya çalışıyor. Saflaşma diyetinin, kilo vermenin ötesinde vücudu ruhsal ve fiziksel olarak arındırmak amacıyla yapılan detoks programlarından çok daha katı ve farklı olduğunu söyleyen Yiğit’e göre: “Uzun süreli oruç tutmaya doğal ve çiğ gıdalarla beslenmeye dayanan saflaşma diyetinde hedef, sindirim sistemini dinlendirerek hücre yenilenmesini sağlamak ve sindirim enzimlerinin organları iyileştirmesine yardımcı olarak yaşlanmayı önlemek, tüm bunların yanında kilo vermek.”

‘BU YAZIDA OKUDUKLARINIZI UYGULAMAYIN’
“Midenizi dinlendirmek, ruhunuzu akort etmek istiyorsanız yaşam şeklinizde radikal değişiklikler yapmanıza gerek yok” diyen Taylight Sağlık Hizmetleri’nden Berrin Yiğit, dengeli diyetlerin tercih edilmesi gerektiğini belirtiyor: “İhtiyaçlarınıza yönelik hazırlanmış dengeli bir diyetle, şehrin stresinden uzak, temiz havada aktif olabileceğiniz bir haftalık tatille yaşamdan zevk alabilirsiniz. Lütfen bu yazıda okuduğunuz diyetteki yöntemleri uygulamayı denemeyin; bu tarz bir beslenme düzenine yatkınlık hissediyor veya uyguluyorsanız da mutlaka bir uzmandan yardım alın.”

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Kutan Aytunsal  - Ankara
04 Nisan 2007, Çarşamba 12:09  
Sanırım bazıları okuyor ama anlamıyor... Yazının ikinci paragrafında "IŞIĞI GEÇİRECEK KADAR ŞEFFAF" başlığı altında ne yazıyor? Haber tekstini "iyice okumadan ve anlamadan" gönderilen mesajlar artık trajikomik bir hal aldı.

meltem  - İzmir
04 Nisan 2007, Çarşamba 09:57  
çok komik yaaa, bir dilim ekmeğe muhtaç onca insan varken...

serkan azak  - İstanbul
04 Nisan 2007, Çarşamba 08:39  
ben vejeteryan degilim ama vejeteryanlıga karşıda degilim..insanın dogası geregi et obur olmadıgını söyleyebiliriz..alet kullanmadan ve tuzak kurmadan hangi hayvanı yakalayabiliriz .pençelerimiz ve güçlü çenelerimizde yok..otobur bir dogamız var ve bence bir süre vejeteryan yaşarsak bunun olumlu etkilerini mutlaka görürüz denemek lazım..bu şeffalık diyetine gelince bence saçmalık

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları