Kadın ilişkiye erkek hazza odaklı
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Sağlık
Kuş Gribi haberleri
Beslenme
Kalp-Damar Hast.
Genetik
Cinsellik
Stres
Kanser
AIDS
Sigara
Erkek Sağlığı
Kadın Sağlığı
Çocuk-Bebek Sağ.
Diğer Hastalıklar
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
News in English
Doğal Hayat
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Sağlık » Cinsellik
Kadın ilişkiye erkek hazza odaklı
 
Araştırmalara göre kadınların yüzde 57’si cinsellik konusunda kendisini “pek bilgili değilim, hiç bilgili değilim” diye tanımlıyor. Bekar kadınların yüzde 64’ü cinsel ilişkiye girmiyor.


TÜLAY SAĞLAM
NTV-MSNBC
Güncelleme: 17:43 TSİ 02 Mart 2007 Cuma

İSTANBUL - Cinsel Eğitim, Tedavi ve Araştırma Derneği (CETAD), “Kadın Cinselliği” üzerine bir dosya hazırladı. Cinsellik ve cinsel haz bir insan hakkıdır, kadın cinselliği nasıl, ne zaman ve kiminle yaşayacağına, ne zaman anne olacağına karar verebilmeli” denilen dosyada, kadınların evlilik hayatına bilgisiz ve deneyimsiz olarak adım attıklarına dikkat çekiliyor.



“KADIN BEDENİNİ ONA BAKANLARIN GÖZÜYLE GÖRÜYOR”
Araştırmalar, kadınların kendi bedenlerinin üremeyle ilişkin fonksiyonlarını bile bilmediklerini ortaya koyuyor. Kadınların adet, hamilelik, doğum ve bu süreçlerde cinsel yakınlaşmaların sonuçları üzerinde çok az bilgiye sahip olduklarını söyleyen İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şahika Yüksel, “Kadınlar bedenlerine yabancı. Kadınların kendi bedenleri ile ilişkileri erkeklerden çok daha zayıf ve olumsuz. Yetişme ve gelişme çağındaki “ortalama bir kız çocuğu” bedenini ona bakanların gözü ile görmeye şartlanıyor. Çoğu kadın bir ömür boyu bedeninden nasıl haz alabileceğini keşfetmeden yaşıyor, büyüyor, çocuk doğuruyor ve yaşlanıyor” dedi.

“KENDİLERİNİ CİNSEL HAZZA ADAY GÖRMÜYORLAR”
Dosyada kadınlar açısından cinselliğin bazen hoş, keyifli, romantik sıcak bir yakınlaşma bazen bir zorunluluk dolayısıyla çekince ve tiksinti kaynağı olarak yaşandığına dikkat çekiliyor ve “Konu cinsel hazza gelince, kadınların bilgileri daha da azalıyor. Kendini cinsel hazza aday görmeyen birinin bilgi araması da söz konusu olamıyor, kadınlar ilişkiye, erkekler ise hazza odaklı yaşıyor, kadınların odaklandıkları nokta haz değil, içinde bulundukları ilişki. Çünkü aile ve toplum tarafından bu duruma koşullandırılarak yetiştiriliyorlar” deniyor.

“KADIN CİNSELLİKTEN KORKUYOR”
Kadının kimle, ne zaman ve ne tür cinsellik yaşayacağının erkeklere göre daha kontrol altında bulunduğunu söyleyen Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dilek Cindoğlu, “Bu topraklarda kadın cinselliği korkular üzerine kuruludur.

Kadın da bu korkuları içselleştirmiş durumda, ilk korku, bekaretini kaybetme korkusudur. Bunu bekaretinin belli olmaması, ilk ilişki, evlendiğinde yeterince arzulanmama, hamile kalıp kalmama, hamilelikten sonra beğenilmeme, yaşlanma, menopoz ve menopoz sonrası terk edilme korkusu izler. Korku da kadının cinsellikten keyif almasına engel olur” şeklinde konuştu.

Özellikle bekaretin, kadının ve koca ile babanın namusu olarak algılandığını belirten Doç. Dr. Cindoğlu, “20 ilde 1537 kişiyle yapılan araştırmaya göre, toplumun yüzde 70’i, kadının namusunun bekaretle doğrudan ilişkili olduğunu düşünüyor” dedi.

“EN ÇOK VAJİNUSMUS VE İSTEKSİZLİK GÖRÜLÜYOR”
Dosyada kliniklere başvuran kadınların temel sorunları vajinismus ya da cinsel isteksizlik olduğunu vurgulayan ve “Cinsellik bacaklarımızın eğil, kulaklarımızın arasında” diyen uzmanlar, özgür seçimlere dayalı cinsel yakınlıkların cinsel sağlığın ön koşulu olduğunu belirtiyorlar.

“YATAK ÖRTÜSÜNÜN RENGİNİ DAHA ÇOK ÖNEMSİYORLAR”
Araştırmaların kadınların 3’te 2’sinin cinsel konularda pek bilgisi olmadığını ortaya koyduğunu vurgulayan İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Şahika Yüksel de, “Kadınlar, evlilik ve cinsel yaşama aynı anda bilgisiz ve deneyimsiz olarak giriyor” dedi. Kadınların “dışardan nasıl göründükleri” veya “yatak odası perdesi ile yatak örtüsünün aynı renk olmasına” kendilerinden daha çok önem verdiğini anlatan Prof. Yüksel, “Kadınlar o yüzden de fantezilerine sansür koyuyorlar, bundan suçluluk duyuyorlar. Tabular arttıkça da cinsellikten haz alma azalıyor” diye konuştu

”DÜŞ GÜCÜNÜZE SANSÜR KOYMAYIN”
Evlilik içi tecavüz ve ensestin en ağır ve yaygın 2 cinsel şiddet türü olduğuna dikkati çekilen dosyada “Kadınlar, cinsel şiddeti daha çok yakınlarından görüyor. Her 5 kadından biri, şiddetin yanı sıra aynı zamanda eşinin tecavüzüne uğruyor” denilerek kadınların cinsel mutsuzluğunda bu olguların önemine parmak basılıyor. “Fantezisi olmayanın cinselliği kısa sürüyor. Cinsellik potansiyelinizin artması için düş gücünüze sansür koymayın” şeklinde önerilerin yer aldığı dosyada, toplumda kadın cinselliğindeki hatalı inançlar ise şu başlıklar altında toplanıyor.

KADIN CİNSELLİĞİ İLE İLGİLİ YAYGIN YANLIŞ İNANÇLAR
* Kadının cinsel isteğini baskılaması, eşine, partnerine onu cinsel olarak arzuladığını çok fazla hissettirmemesi gerekir

* Kadının cinsel isteği cinsellik dışındaki olaylardan etkilenmez

* Kadın istemese de kocasına karşı görevi olduğu için cinselliği yaşamak zorundadır

* Kadın evlenene kadar cinsellikle ilgili hiçbir şey öğrenmemeli

* Cinsel ilişkide kadının cinsel isteğinin, uyarılmasının, haz almasının önemi yoktur

* Cinsel isteksizlikle başvuran her kadın cinsel istek azlığı yaşamaktadır

* Kadın duygusal ilişkisinde problem yaşasa da cinselliği olağan olarak yaşar, cinsellik ilişki sorunlarından ayrı bir şeydir

* Cinsel istek doğal olarak herkeste vardır, isteği oluşturmak ya da artırmak için yapılabilecek hiçbir şey yoktur

* Kadının cinsel isteği partnerine göre az ise mutlaka rahatsızlığı vardır

* Normal çiftlerin cinsel ilişki sıklığı, yirmili ve otuzlu yaşlar için haftada en az dört olmalıdır. Sürekli olarak daha az olması düşük cinsel isteğin göstergesidir

* Sevişmeyi başlatan kadın ahlaksızdır

* Cinsel eylemi erkek başlatmalıdır



 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

nilay kılınç  - Adana
19 Mart 2007, Pazartesi 01:56  
namus bizim.şeref bizim şan bizim.ama namus kavramını neye göre ayarlıyoruz.namus icin adam öldürüyoruz.sonra ya hapise ya mezara girip geride kalanlarıinsanların acımasız vicdanlarına bırakıp sırf etrafın gözünde kücültmesin diye diye bunları yapıp birde ahiretimizi yakıyoruz...hem bunlara alkış tutanlar hacı hoca gecinen mangalda kül bırakmayan insanlarımız MAALEESEF...

Abdullah Enis Ektem  - İstanbul
10 Mart 2007, Cumartesi 19:33  
Kız bebek sahibi anneler bebek konuşmaya başladığı yaştan itibaren "koca","kısmet","evlilik" temalarıyla işlediğinden, bayanlarda böyle bir sonucu normal karşılıyorum. Kızlarımızın da bir "birey" olduğu anlaşılmadan, bu anketin sonucu değişmeyecektir korkarım.

kartal altaş  - Ankara
28 Şubat 2007, Çarşamba 15:19  
gerçekten okunması gereken ve gayet bilgilendirici, özellikle kadınları doğruya yönelten bir haber ve araştırma olmuş. tebrik ederim.

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları