WASHINGTON - Washington temaslarının sonunda basın toplantısı düzenleyen Büyükanıt, olası bir operasyon konusunun Washingtondaki görüşmelerinde gündeme geldiği de söyledi.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, kuzey Iraktaki iki Kürt grubun da terör örgütü PKKya tam destek verdiğini belirtti ve Bazıları oturup konuşun diyor. Ben PKKya destek verenle ne konuşacağım? (PKKya destek vermeyin) mi diyeceğim? Veriyor. C-4leri de patlayıcıları da bunlardan alıyor dedi.
Orgeneral Büyükanıt, son olarak Washington Institute adlı düşünce kuruluşunda basına kapalı olarak gerçekleştirilen toplantıda yaptığı konuşmanın ardından bir basın toplantısı düzenledi.
Büyükanıt, basın toplantısında, Amerikalı yetkililerle yaptığı temasları anlatırken, üzerinde durduğu konuları Irak, PKK terörü, Kerkük ve sözde Ermeni soykırımı tasarısı olarak özetledi.
Orgeneral Büyükanıt, bir gazetecinin, kuzey Iraklı Kürtlerle siyasi diyaloğa girilmesinin ne zararı olabilir? Türkiyenin korkularının üstesinden gelmesi gerektiğini söylediniz yönündeki sorusu üzerine, kuzey Iraklı Kürt grupların söylemlerine işaret etti. Büyükanıt,şöyle konuştu:
Ben askerim. Çok önemli bir görevim, terörle mücadele. PKKyı siyasi olarak görenle benim asker olarak konuşmama imkan yok. Ama görüşen görüşür. PKKyı terörist görmüyor. Şu anda iki grup da PKKya tam olarak destek veriyor. Şu anda PKKnın en büyük destekçisi, kuzeydeki iki gruptur. Bunu çok iyi biliyoruz. Bu konularla ilgili olanlar da biliyor. Ben kimsenin iradesine ipotek koyacak değilim. Asker olarak konuşuyorum. Ama siyaseten kim görüşürse görüşür, ona bir şey diyemem. Ben PKKya destek verenle oturup ne konuşacağım? (PKKya destek vermeyin) mi diyeceğim. Veriyor. C-4leri de patlayıcıları da bunlardan alıyor. Eğer hayır bunları yapmıyor derlerse ben bir şey diyemem.
Büyükanıt, asker olarak bizi ilgilendiren bir diğer konu da, hududumuzun güvenliğidir. Tüm makamlarla çok detaylı olarak görüşme imkanı buldum. Irak Türkiye hududunun arazi yapısına baktığınız zaman, bu hududun korunmasının son derece zor olduğunu, oralara giden basın mensupları da gözlemlemiştir. Çok yüksek, sarp bir arazi. Birçok sayıda kuvvetimizi oraya tahsis ettik, yine de korumakta sıkıntı çekiyoruz. Türk-Irak hududunun öteki tarafı bugün tamamen boş durumdadır. Irakta hiçbir güvenlik görevlisi hududun öteki tarafında sınırı korumakla görevlendirilmemiştir. Irak tarafı PKKya teslim edilmiştir. Birçok silahlı terörist hududun öteki tarafında. Bunu ABD yetkililerine çok açık olarak ifade ettim. Bunu kabul etmek mümkün değil. Bir hudut düşünün, o sert arazide onları korumaya çalışıyorsunuz, öteki tarafta hududu terörist örgüte teslim ediyorsunuz. Kim teslim ediyor? Onun takdirini sizlere bırakıyorum. Şu anda Türkiye hududunun en zayıf tarafı, bu hududun öteki tarafında koruyanın olmaması. Bu gerçeği, yalnız Irak yetkililerine değil, ABD yetkililerine de bu gezim sırasında çok açık ifade ettim. Korunmayan hudut bize zarar veriyorsa, PKK bundan yararlanıp ülkemdeki insanlara zarar veriyorsa, Türkiyenin bir tedbir almasının gereklilik olduğunu da ifade etmemiz bir zorunluluk oluyor ifadelerini kullandı. O bölgenin, kuzeydeki iki grubun hakimiyetinde olduğuna işaret eden Büyükanıt, çeşitli çevrelerin, yurt içinde ve dışında kuzeydeki Kürt gruplarla konuşun dediğini anımsatarak sözlerini şöyle sürdürdü:
Grup ve liderlerini en iyi tanıyan benim. Maalesef bu gruplar son zamanlarda Türkiye aleyhine, hasmane sayılabilecek ifadelerde bulunmaya başlamışlardır. Biliyorsunuz, TBMM bir süre önce bir gizli oturum yaparak, Irak meselesini görüştü. Kısa bir süre sonra, kuzey bölgesindeki yönetim, benzer bir oturumu kendi meclisinde yaptı ve sonra açıklama yaptılar. Bu açıklama bizi ziyadesiyle rahatsız etmiştir. Çünkü yapılan açıklamada, ki bu bir dedikodu olarak kulağımıza gelmemiştir, kesin bilgi olarak gelmiştir. PKK olayının bir terör olayı olmadığı, bir siyasi konu olduğu açıkça ifade edilmiştir. Bu çok ciddi, dikkate alınması gerekli, üzerinde durulması gerekir bir söylemdir.
Büyükanıt, şu anda dağlarda 1500 PKKlının bulunduğunu ve 3500 PKKlının da Irakta olduğunu belirtirken, bunların çoğu Kandilde değil, hududumuza yakın. Bu olaya terör değil de siyasi dedikten sonra, buna yorum yapmak mümkün değil dedi.
Büyükanıt, eskiden teröristler, katırları kullanırlardı, malzemeleri taşımak için. Kendileri yayan gezerlerdi. Şimdi arabalarla geziyorlar hududumuzun ötesinde. Bunlar dedikodu değil, görüntüleriyle birlikte elimizde. Böyle bir durumda, PKK olayını terörist olarak tanımlamıyor. ABD dahil birçok ülke PKKyı terör örgütü olarak tanıyor, bu coğrafyada sonsuza kadar beraber yaşayacağımız insanlar, onları bir terör örgütü olarak görmüyorlar. İş adamları gidip görüşüyor, ben buna bir şey diyemem. Ama asker olarak böyle bir olayı kabul etmemiz mümkün değildir şeklinde konuştu.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, PKK ile mücadele konusunda yaptığım temaslarda bir hususun geçmişe nazaran daha fazla ABD yetkililerinde hassasiyet doğurduğunu izlemiş bulunmaktayım. Bunu çok rahatlıkla ifade edebilirim. Tabii biz sözlerden çok eylemlere, sonuçlara bakıyoruz. Söylem bağlamında bu meselenin artık ciddi bir boyuta ulaştığı, daha iyi kavrandığı izlenimini edindim dedi.
Orgeneral Büyükanıt, ABDnin tutumundan tatmin olup olmadığı yönündeki bir soru üzerine de, hemen değerlendirme yapıp cevap vermelerini beklemedim. Çok yeni bir yaklaşım. Onun hemen cevabını almak da mümkün değil. Cevabını verecektir diye konuştu.
Amerikan tarafından Emekli Orgeneral Joseph Ralston ve Türk tarafından Emekli Orgeneral Edip Başer tarafından oluşturulan mekanizmanın kamuoyunda farklı algılamalara neden olduğu değerlendirmesinde bulunan Büyükanıt, şimdi kalkıp da bir mekanizmanın kurulmasıyla, terörle mücadelenin başkalarına havale edildiğini söylemek, eğer kasıtlı değilse cahilliktir ifadesini kullandı.
Yaşar Büyükanıt, iki emekli general terörü bitirebilir mi? Terörle mücadele hiç kimseye bırakılamaz, Türk güvenlik kuvvetlerinin, polisiyle, askeriyle, korucusuyla bizim işimizdir. Terör tek boyutlu bir olay değildir. Terörün silahlı mücadele, ekonomik, sosyolojik, psikolojik boyutu vardır. TSK, terörün silahlı bölümüyle mücadeleyle yükümlüdür. Şimdi kalkıp da terörle mücadelenin başkalarına havale edildiği söylenemez. Bu mekanizma, terörle mücadeleye katkı vermek üzere kurulmuş bir mekanizmadır. Eğer faydası olabilecek en ufak bir mekanizma varsa destek vermemiz lazım. PKK terörünün etkisini azaltmaya yönelik gayretler sarfettik bazı alanlarda. Bazı işaretlerini görmeye başladığınızı tahmin ediyorum. Bizim arzumuz, bu etkilerin çok daha ileri boyutlara taşınmasıdır dedi.
Büyükanıt, eğer bir terör örgütü, yurt dışından destek almazsa, yaşama şansı yoktur. Dünyadaki bütün terör örgütleri için bu bir gerçektir. PKK terör örgütünün bunca senedir var olması, maalesef bunca senedir dış desteği almasından kaynaklanıyor. Yalnız maddi değil, siyasi, ekonomik destek de olmuştur. Biz bunu söylediğimiz zaman, bize kızanlar oluyor ama kimse de (hayır biz desteklemedik) de diyemiyor, çünkü biliniyor ifadelerini kullandı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt, sözlerini şöyle sürdürdü:
Bütün olarak PKK terörüyle mücadele, Türkiyenin tüm kurumlarıyla mücadelesidir, yalnız asker değil. Terörü besleyen birçok parametreler var. Yalnız silahlı unsurlar değil. Onların dağda kalmasını sağlayan, politik motivasyon sağlayanlar var. Bu görüşlerimizi, görüştüğümüz tüm yetkililere anlattık ve kararlılığımızın ne kadar ciddi olduğunu da vurguladık. Bunu neden söylüyorum? Bu konu belki de ilk defa Türkiyenin gündemine gelecek. Bugün, terörle mücadele bağlamında çok büyük bir oyun başlamak üzeredir. Yapacakları tek şey perdeyi açmak. Perde açılmak üzere.
Büyükanıt, Oyun şu. Bütün emareleri ortada. Ne bunun ismini ne de ülke ismini vermek istiyorum. Bugün PKKnın bir terör örgütü olduğunu dünyada birçok ülke kabul etmiştir, ABD, AB, NATO dahil. Ancak son aylarda arka arkaya konferanslar düzenleniyor, Kürt konferansları. Sonuç bildirilerine dikkatli olarak baktığınız zaman, perdeyi açacak aktörlerin kimler olduğunu da çok iyi anlarsınız. Oyun şudur. Birçok ülkenin terörist olarak kabul ettiği PKKyı başka bir kimliğe dönüştürmek mümkün müdür? Soru budur. Bazı çevrelerin gördüğü (evet mümkündür). Hangi kimliğe dönüştürelim? İnsan hakları ve azınlıklara indirelim. Çok uluslu hale getirelim, siyasi platforma taşıyalım. Yalnız iç siyasetle alakası yok, uluslararası siyaset de var dedi.
PKKnın ateşkes ilan etme yolunu geçmişte defalarca denediğini hatırlatan Büyükanıt, sonra ne oldu? diye sordu. Büyükanıt, yapılmaya çalışılan şeyin, terörü, insan hakları ve azınlıklar bazına getirip, mümkünse çok uluslu hale de sokarak Türkiyenin önüne koymak olduğunu kaydetti.
Orgeneral Büyükanıt, Bu, şu anda geldiğimiz noktada, PKK ile mücadele bağlamında en önemli husustur. Bu konuda Türk milletinin uyanık olması gerek. O sözde ateşkes ilanından sonra bir yetkili (bu ateşkes çok güzel bir gelişmedir) dedi. Dağlardaki teröristleri görmeden söyleniyor. (Biz buna dayanarak PKKnın terörist kimliğini kaldırabiliriz) diyor. Bunu söyleyenin yeri, zamanı, yetkisi de bellidir. PKKyı terörist olmaktan çıkaralım diyerek, insan hakları ve azınlıklar bağlamında bu olayı gündeme getirdiler diye konuştu.
SEMBOLİK OPERASYON OLMAZ Büyükanıt, bir gazetecinin, kuzey Iraka sınırlı bir operasyon yapılması ihtimaline ilişkin sorusunu şöyle yanıtladı:
Sembolik, jenerik operasyon yapılmaz. Operasyonun hedefi vardır. Hangi hedefi taşıyor, neye ihtiyacınız vardır, ona göre yapılır. Sınırlı, göstermelik operasyonlar olmaz. Operasyon bir ihtiyaçtan kaynaklanır. 500 kişi de kullanırsınız, 50 bin kişi de kullanırsınız. Görüşmelerimizde gündeme geldi. Terör örgütü sürekli sözde ateşkes ilan ettiğinden beri Türkiyeyi tehdit etmektedir. (Bahara kadar isteklerimiz yerine gelmezse başlarız) diye. Nedir bunlar? Genel af ilan edin, anayasanızı değiştirin, Kürt kimliğini tanıyın, genel eğitimde Kürtçeyi resmi dil olarak kabul edin, terör örgütünün lider kadrosunda bulunanlara Avrupada siyasi mülteci hakları tanınsın diye istekleri var. Değil kabul edilmesi, düşünülmesi gündeme gelmeyecek istekler vardır.
Yaşar Büyükanıt, bir operasyona ihtiyaç duyulduğunda bunun ön hazırlığı bulunduğuna, yasal prosedürün izlendiğine, TBMM ve Bakanlar Kurulundan onay gerektiğine dikkati çekti ve Bu konuya daha fazla da girmek istemiyorum ifadesini kullandı.
| |