|
|
 |
|
| |
Zayıflama çayları karaciğeri vuruyor
Zayıflamak ve forma girmek amacıyla içilen bitkisel çaylar, akut hepatitten siroza kadar ciddi karaciğer hasarına neden olabiliyor. |
|
TÜLAY SAĞLAM
NTV-MSNBC
Güncelleme: 15:12 TSİ 22 Aralık 2006 Cuma
İSTANBUL - Zayıflama çaylarında bulunan alkaloit adlı kimyasalların, akut hepatit başta olmak üzere hızlı seyirli ve ölümcül sarılık ve siroz gibi ciddi karaciğer hastalıklarına neden olduğu belirtildi. Türk Karaciğer Araştırmaları Derneği Başkanı Prof. Dr. Nurdan Tözüm, Son zamanlarda moda haline geldi ama ben zayıflamak için çay tüketilmesini önermiyorum. Kullanan kişinin de bu çayların, sağlığına zarar verebileceğini ve karaciğerinde geçici ya da kalıcı ciddi hasar bırakabileceğini bilmesi gerekir dedi.
UZAKDOĞUDAN GELEN ÇAYLARA DİKKAT Prof. Dr. Nurdan Tözüm, son dönemlerde sıkça tüketilen zayıflama çaylarının özellikle yüksek dozlarda alındığında vücutta biriktiğini ve çayların içindeki alkaloit kimyasalının da karaciğer hücrelerine ciddi zarar verdiğini söyledi. Prof. Tözüm, Uzakdoğudan gelen bir takım çayların karaciğerde hasara neden olduğunu önceden biliyoruz. Bu bitkiler, doğadan çıktıkları şekliyle alkaloit içeriyor ki bu madde karaciğer üzerinde toksik etkiye sahiptirdedi.
Bitkisel zayıflama çaylarının yan etkileri ile ilgili vaka ve rapor bildirimlerinden yararlandıklarını belirten Prof. Tözüm, bu çayların siroza bile yol açabileceğini ifade etti. Özellikle Çin ve Jamaikadan elde edilen özel çaylar, karaciğer hücresinde akut hepatite dolayısıyla karaciğer hücresinde yoğun hasara neden oluyor. Çok nadir de olsa hızlı seyirli ve ölümcül hepatite yol açabilir. Uzun vadede sürekli kullanılırsa karaciğer toplardamarlarında hasar yapıp siroza bile neden olabilir. Ancak genelde bizim en çok korktuğumuz, akut hasara yol açmasıdır. Bu, literatürde çok sık rastladığımız bir durumdur. Mesela bizim aloevera kullanıp karaciğer nakline giden iki hastamız oldu, en çok bildirim de Amsterdam ve Fransadan yapılıyor.
ADAÇAYI VE IHLAMUR RAHATLIKLA İÇİLEBİLİR Zayıflama çaylarının karaciğer hücreleri üzerindeki zararlı etkisiyle ilgili bilginin, diğer bitki çayları için de geçerli olup olmadığı sorusuna Prof. Tözüm, Bütün bitkisel çayların zararlı olduğunu söylemek mümkün değil. Çünkü bu ürünlerle ilgili çok fazla kontrollü ve tıbbi çalışma henüz yok. Ancak bazı bitki çayları açıkta ve çok ucuza satılıyor. En azından bu ürünlere itibar edilmemeli, bütün dünyada satılan ve zararı görülmemiş ada çayı, ıhlamur gibi çayların tüketilmesinde hiçbir sakınca yok diye cevap verdi.
ZAYIFLAMAK İÇİN ÇAY İÇMEK DOĞRU DEĞİL Türk Karaciğer Araştırmaları Derneği Başkanı Prof. Tözüme göre, daha kaliteli bir yaşam için tüketilen bu ürünleri kullanırken sağlık üzerindeki etkilerinin farkında olmak büyük önem taşıyor. Zayıflamak için çay tüketmemek gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bunların içinde diüretik dediğimiz idrar söktürücüler var. Bunlar vücudun daha çok suyunu atıyor, oysa ki insan bol su içse aynı etkiyi sağlar ve daha sağlıklı olur. Yani tüketici, bu çayların bazı riskleri yanında getirebildiğini ve karaciğerlerinde akut ya da kalıcı hasar bırakacağını bilmeli.
|  |
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
| |
|
Bu habere oy ver |
|
Düşük |
|
Yüksek |
|
•
En çok puan alan haberler
|
|
elif ipek - İstanbul |
22 Şubat 2008, Cuma 09:37 |
|
|
ben dengeli diyetlerle kilo vermiş
birisiyim. ama bu şekilde bitki
çaylarının faydalarını duyunca
diyetime ek olarak kullanmak
istiyorum. bazı doktorlar önerirken
bazıları da bu şekilde konuşunca
ikilemde kalıyorum. çünkü kimse 5 10
kilo vermek için organlarının hasar
görmesini istemez. neden doktorlar
hemfikir olamıyor ki. biri faydalı
diyorsa öbürü mutklaka zararlı
diyor.kim gerçekten doğruyu söylüyor?
|
|
|
samet önal - Bingöl |
05 Şubat 2007, Pazartesi 20:38 |
|
|
Dünyada ve gelişmiş tüm ülkelerde
bitkilerin araştırılıp
tanınması,incelenmesi,tıpta ve
sanayide kullanılması için etken
maddelerinden,uçucu
yağlarından,özlerinden,vs. bir çok
yönü ile araştırlıp ekonomiye ve tıba
kazandırılası için üniversitelerde
bölümler oluşturulmuş ve bir çok baş
belası hastalığa çare
bulunmuştur.ülkemizde ise hala bundan
kaçınmak için bazı diplomalı
uzmanlarımız aleyhte açıklamalar
yaparak toplumu bitkilerden ve doğal
yaşamdan uzaklaştırma çabasında olduğu
görülmektedir.Bu konularda araştırma
yapan uzman kişilerin ise önü
kapatılmaktadır.Sayın uzmanımza ben
şunu sormak istiyorum.Siz alkaloit in
hangi bitkilerde bulunduğunu neden
açıklmak istemiyorsunuz
acaba,kafein,kodein,amfetamin ünlü
alkaloitlerdir bildiğiniz gibi. ama
bunların hangi bitkilerde biliyor
iseniz ve zayıflamak için kullanılan
bitkilerin içindede bulunmadığınıda
bilirsiniz.ayrıca alkaloit in şu anda
piyasada satılan ve ağrı kesici görevi
gören haşhaştan elde edilen morfin
türevi tabletlerde dede var ve bir çok
kalp rahatsızlıklarında kullanılan
ilaçlar vs. bir çok ağır hastalıklarda
kullanılan tabletlerin çoğunda etkili
bir şekilde mevcut alkaloit buna neden
sesiz kalıyor ve onaylıyorsunuz. şu
açıklmanız çok açık bir şekilde sizin
amacınızı ve bir yerlere bir işaret ve
mesaj olduğu açıktır.Açıklamanızda
alkaloitin hangi bitkilerde
bulunduğunu ve hangi taplet ilaçlarda
bulunduğunu ,hangi hastalıkların
tedavisinde kullanıldığını ve en
önemlisi bu tabletlerdede bulunan
alkaloitinde aynı şekilde siroza kadar
neden olabileceğini belirtmenizi
beklerdim.saygılar
|
|
|
su allen - İstanbul |
04 Ocak 2007, Perşembe 20:35 |
|
|
hepatit yalnızca virus kaynaklı gelişen
bir hastalık değildir , bazı farklı
faktörler de buna sebep olabilir kaldı
ki hepatit tek tipi olan bir hastalık da
değildir . ayrıca asıl doğal olan her
şeyin sağlıklı , zararsız olduğuna
inanmak bilinçsizce bir tutum . haberin
doğru ya da yanlış olabilirliği elbette
tartışılabilinir , aksi de iddia
edilebilir tabi ama doğru bilgilerle
olduğu sürece . lütfen kendimiz de
bilmeden burda yanlış bilgilerle
yönlendirmeyelim kimseyi . ben denedim
bana bir şey olmadı demek belki de sizin
şansınız olabilir ama bu kimseye bir şey
olmayacak anlamına gelmez herkese
zararlı olacağı anlamına da gelmediği
gibi ...
|
|
|