İSTANBUL - 32 yıllık yaşamımda tanıdığım, nadir mühim kişiliklerden biridir Ayhan Sicimoğlu. Hatta Türkiyeye müzikal ve kültürel anlamında çok fazla katkısı olmuştur.
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
Lise yıllarında Tarsus Amerikan Kolejinin sıkı davulcusuyken, rüzgarın onu önüne katması ve içindeki ritm aşkı sayesinde kendini İngilterede bulur. Londradaki white funk grubu Kokomonun bir adım ötesinde, oldukça HEYECANLI bir başka deneyim vardır.
 | |
Belki de çoğunuz Sicimoğlunun geçmişine ait bir İPUCUnun varlığından haberdarsınız aslında. 70li yıllarda, Mazhar-Fuat-Özkanla birlikte kurulan bir gruptur İpucu. Ve Mazhar-Fuat-Özkanın yakinen bildiğiniz Heyecanlı adlı parçası, bu 4lünün ürünüdür.
Daha sonra İtalya yılları ve ünlü davulcu Toni Espositodan alınan teklif sonrasında Roma dönemi. La Banda del Sole, Bennato ve Pino Danieleyle birlikte yaptığı çalışmalar, hemen ardından da Amerika macerası.
New Yorkta Johny Rodriguez Senior Workshop Bostonda Berklee School of Music, Californiada ise Explorations in Afro-Cuban Dance and Percussionla içiçe geçmiş, müzik dolu uzun yıllar.
Türkiyeye dönüşü sonrasında, Açık Radyoda bir süre yaptığı Latin Lover, Radio Oxi-genda ise hala devam ettirdiği Latino Time programları.
Radyoda dinlettiği parçaları çalmadan önce, liriksel manasından ritmik özelliklerine, kullanılan enstrümanlardan sanatçı hakkında biyografik bilgiye kadar en ince detayını vermiş, ne dinlediğimizi bilmemiz için titiz yaklaşımlar sergilemiştir.
Diğer yandan da televizyonda gerçekleştirdiği programlarında, başta Latin kültürü olmak üzere, dünyanın çeşitli kültürlerini bizzat gidip bizlere aktarmış, bizim dışımızdaki örf ve adetlere vakıf olmamızı sağlamıştır bir bakıma.
Yaklaşık 7 yıllık tanışıklığımıza istinaden söylüyorum bütün bunları.
Birkaç gün öncesine kadar, az önce sayıp döktüğüm özellikleriyle tanınıyordu kendisi.
TAM BİR KOLEKSİYON ALBÜMÜ 25 küsur yıllık müzikal birikimini toparlayıp sunduğu albümü Friends & Familyi piyasaya sürdü 11 Eylülde. Kendi deyimiyle, tam bir koleksiyon albümü.
 | |
Adından da anlaşıldığı üzere, Sicimoğlunun ailesi ve dostlarının katkılarıyla oluşturulmuş bir albüm bu. Ayhan Sicimoğlunun, önümüzdeki dönemlerde adını sıkça duyacağımıza emin olduğumuz soprano kızı Ayşe Sicimoğlu, bu topraklardan çıkmış en önemli müzisyenlerden ikisi Fahir Atakoğlu ve klavyeye dokununca sanki bambaşka sihirli sesler çıkarttığına inandığım Aydın Esen, senelerce İspanyolca şarkı söylemek için yanıp tutuştuğunu öğrendiğimiz Özkan Uğur, oyunculuğu kadar kuvvetli olan müzisyenliğini de her fırsatta gördüğümüz Uğur Yücel, bu albümde kendini de adeta bir enstrüman gibi kullanmış olan vurmalı üstadı Balık Ayhan ve Historia de un Amora Türkçe vokaliyle farklı bir duygu kazandıran Mirkelam, bu albümde adı geçen Friends & Familyi oluşturan isimler.
 | | Aydın Esen |
Sicimoğlunun Latin dostları ise, Kolombiyadan Rodrigo Rodriguez, Kübalı trompetçi Amik Abdel Guerra ve Perulu Cesar Correa. Ve tabii ki, Ayhan Sicimoğlunun grubu Latin All Starsı, albümün her notasında duymanız mümkün.
Şunu söylemem gerekir ki, üzerinde bu denli çalışılmış ve detaylarına bu denli titizlikle yaklaşılmış bir albüme uzun zamandır rastlamadım. CDyi elinize aldığınızda son derece hoş bir kapak fotoğrafıyla karşılaşacaksınız.
 | |
Osmanlı devrinde çekilmiş bir aile fotoğrafını andırıyor adeta. Az önce saydığım isimlerin çoğu, bu fotoğrafta var zaten. Bookletin içi, Ergün Gündüzün müthiş ilüstrasyonlarıyla ve Ayşe Çelemin grafik tasarımıyla bezeli.
Parçaların hikayelerini fazlaca anlatmayacağım, ama ilgimi çeken detaylara da değinmeden de geçemem.
Baştan söyleyeyim. 1, 2 ve 5. parçalardaki sesi çok iyi ve sindirerek dinleyin. Daha önce soprano duymuşsunuzdur mutlaka. Ancak bu renkte ve tonalitede bir soprano dinlemiş misinizdir bilemiyorum. Daha önce de söyledim, önümüzdeki dönemlerde adından sıkça bahsedileceğinden adım gibi emin olduğum Ayşe Sicimoğlu.
 | |
Albümün açılışında sizi karşılayan Pasa Baba, İtalya Veronada hayat bulmuş bir parça. Şnin altındaki noktayı unutmuş değilim. Parçanın adı Paşa Baba olarak düşünülmüş. Ancak parçanın kahramanlarından biri olan Rum kökenli Eleninin aksanından yola çıkılarak Özkan Uğur tarafından değiştirilmiş Pasa Baba olarak. Bookletin ilk sayfalarını çevirdiğinizde mini bir çizgi roman karıştırıyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz. Çünkü Pasa Babanın hazin ve hüzünlü hikayesini ilüstratif olarak booklette bulacaksınız.
Benim şahsi favorim, 2. parça olan Istanbul pas Constantinople. Dario Moreno, Four Lads ve Frankie Vaughanın yorumladığı parça, gerek vokalin kıvraklığı gerekse nefeslilerin dinamizmi sayesinde müthiş bir akışkanlık kazanmış. Rodrigonun rap vokali ve saksofonunu arada nihavend makamında tınlatan Toygun Sözeni de unutmamak gerek tabii ki.
Özkan Uğurun İspanyolca şarkı söylemek için yanıp tutuştuğu Ahi Na Ma Kaynanada her halinden belli. Balık Ayhanın müthiş darbuka, yanak ve gerdan şovuna tanık olacaksınız.
Historia De Un Amorun bu albüme giriş fikri New York metrosunda filizlenmiş. Çünkü parçanın Merengue ritminin ilhamı, vagonların raylar üzerinde çıkardığı tıkırtılardan geliyor. Rodrigo ve Banu Kunttan müthiş bir düet ve Historia De Un Amorun alev alev yanan bir versiyonu.
İşte, beni benden alan bir nokta. Belki de en sevdiğim filmlerden biri olan Once Upon a Time In Americanın soundtrackinde de yer alan unutulmaz parçalardan biri olan Amapola. Yine Ayşe Sicimoğlunun çarpıcı sesi ve Aydın Esenin müthiş Fender Rhodes tınılarıyla, tadından yenmez bir hal almış.
Günümüzün popüler ve kanayan mevzularından biri, töre cinayeti (Allahtan parçanın sonu yumuşatılmış halde). İşte size tüm dünyayı sallayan Reggaetonun Türk sosu katılmış hali, Reggaeturkaton. Parçadaki tek akustik enstrüman zurna, Eyüp Hamiş tarafından çalınmakta. Eski Türk filmlerinden alınmış kulağa aşina olan replikler, parçanın temasını bütünler halde.
Güle güledeki Brazilian percussions, aynı zamanda Latin All Starsın piyanisti olan ve Türkiyede samba ritmine en çok kafayı takan kişi olarak bilinen Jozi Levi tarafından çalınmış. Nurcan Tecik, Edirneden gelip vokalini bu parçaya oturtmuş. Son derece güzel ve olgun bir kadının delikanlılara olan ilgisini hicveden bu parça, Rionun Favelalarından İstanbulun Dolapderesine kadar uzanan bir yolculuk demek. Uğur Yücel surdusunu duymak mümkün Güle Gülede.
Parmaklarınız ile bileğinizi tutun... İşte nabzınız ve içinizdeki ritm! Ritm yoksa zaman yoktur. Zaman yoksa, zaten hiçbir şey yoktur...
 | | Kübalı trompetçi Amik Abdel Guerra ve Kolombiya'dan Rodrigo Rodriguez, Ayhan Sicimoğlu'yla çalışmaktan memnun. |
Yıllar önce bir master drummerın Ayhan Sicimoğluna söylediği bir söz bu. Ayhan Sicimoğlunun Friends & Family albümünde ritm, ahenk, duygu, canlılık, kıvraklık hakim. Türkiyede gerçek anlamda yapılmış ilk ve tek Latin albümü belki de. Denildiği gibi, tam koleksiyonluk. 25 yıllık müzikal birikimi ve bu kadar çok starın bir araya geldiği bir albümü kaçırmayın derim.
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
| |