Anne adaylarının doğum korkusu ve doktorların yönlendirmesi, son yıllarda sezaryenle doğum oranınında büyük bir artışa neden oldu. Tıbbi zorunluluk olmadan isteğe bağlı yapılan sezaryanle doğum oranı, 3 yıl içinde yüzde 21den 40a ulaştı. Oysa Dünya Sağlık Örgütüne göre bu oranın yüzde 5 ila 15 olması gerekiyor.
Sezaryenle doğum, birçok özel hastanede yüzde 70lere kadar çıkıyor. Bunda normal doğumun maliyetinin ortalama 1000 YTL iken, sezaryenin maliyetinin 3 bin YTLyi bulmasının etkili olduğu belirtiliyor.
Sezaryenle doğum daha riskli
Birçok anne adayı ise sezaryenle doğumu risksiz gördüğü için tercih ediyor. Ancak uzmanlara göre bu inanış doğru değil. Sezaryenle doğumda enfeksiyon, kanama, ağrı, hastanede daha uzun süre kalma gibi sağlık sorunları oluşabiliyor.
Sağlık Bakanlığı harekete geçti
Sezaryenle doğumda bu hızlı artışa karşılık Sağlık Bakanlığı harekete geçti. Taslak protokol oluşturan bakanlık, protokolü 25 Eylül tarihinde kadın hastalıkları ve doğum uzmanlık eğitimi veren tıp fakülteleriyle uzmanlık derneklerine gönderdi. Fakülte ve derneklerden 1 Ekim tarihine kadar görüş istendi. Protokolde hangi durumlarda sezaryenin tercih edilmesi gerektiği son bilimsel çalışmalar ışığında detaylarıyla yer alıyor.
Bu arada Sağlık Bakanlığı, sezaryenle doğumu azaltabilmek amacıyla bazı izleme çalışmaları da başlattı. Bakanlık devlet, üniversite ve anlaşmalı özel hastanelerin yöneticilerinden sezaryenle doğum yapan hasta dosyalarının detaylı ve doğru yazılmasını, istatistiklerin düzgün tutulmasını, etik kurallara uyulmasını istedi.
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |