Epilepsi hastalarına yaklaşım
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Sağlık
Bayındır Hastaneleri Köşesi
Beslenme
Kalp-Damar Hast.
Genetik
Cinsellik
Stres
Kanser
AIDS
Sigara
Erkek Sağlığı
Kadın Sağlığı
Çocuk-Bebek Sağ.
Diğer Hastalıklar
Kuş Gribi haberleri
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Sağlık


Epilepsi hastalarına yaklaşım
 
Nöbet geçiren epilepsi hastasına nasıl davranmak gerektiğini biliyor musunuz? Peki yanlış müdahalenin hastanın hayatını kaybetmesine neden olabileceğini....


AA
Güncelleme: 15:46 TSİ 15 Eylül 2006 Cuma

GAZİANTEP - Nöbet geçiren epilepsi hastasına yanlış müdahale hastanın durumunun daha da kötüleşmesine hatta hayatını kaybetmesine bile neden olabiliyor. Epilepsi nöbeti sırasında hastanın vücudu deşarj olduğu için hastayı kesinlikle nöbet sırasında uyandırmamak, sadece kollarını, bacaklarını ve başını bir yere çarpmasını engellemek gerekiyor.



‘NÖBET GEÇİREN HASTAYI TOKATLAMAYIN’
Çeşitli nedenlerle ya da nedeni belirlenemeyen şekilde beyinde meydana gelen elektriksel denge bozukluğu sonucu kişilerin çeşitli şekillerde ve belirli aralıklarla nöbet geçirmesi olarak tanımlanan epilepsinin genellikle 20 yaşından önce görüldüğünü belirten Epilepsi ve Toplum Derneği Başkanı Alparslan Varer, epilepsi hastalarının sosyal hayatında iş bulma ve arkadaş edinme gibi birçok problem yaşadığını söyledi. Varer, “Epilepsi hastalarının geçirdiği nöbetler çeşitlilik gösterir ve nöbet geçirdiği sırada hastaya uygun şekilde müdahale edilmesi büyük önem taşır. Nöbet geçiren epilepsi hastalarını tokatlayarak, soğan ya da kolonya koklatarak uyandırmaya çalışmak büyük yanlış. Bu hastayı bir süreliğine uyandırabilir ancak, kısa süre sonra hasta tekrar nöbet geçirir. Nöbet geçiren epilepsi hastalarına yanlış müdahale hastanın daha da kötüleşmesine hatta hayatını kaybetmesine neden olabilir”dedi. Epilepsi hastalığının toplumun yüzde 1’inde görüldüğünü söyleyen Varer’e göre, toplumdaki tüm kesimlerin, özellikle çocukları epilepsi olan ailelerin hastalık konusunda bilinçlenmesi çok büyük önem taşıyor.

‘EPİLEPTİKLERE İŞ İMKANI SAĞLANMALI’
Varer, epilepsi hastalarının hastalıklarından kaynaklı olarak sosyal açıdan da birçok sorunla karşılaştığını ifade ederek, “Epilepsi hastaları, sürekli nöbet geçireceği düşünüldüğü için iş bulmakta zorlanıyor. Halbuki bu doğru düşünce değil. Bir ya da iki sene hiç nöbet geçirmeyen hatta kullandığı ilaçlar nedeniyle nöbetleri tamamıyla ortadan kalkan hastalar bile var. Epilepsi hastalarının toplumla daha çok iç içe olması sosyal ilişkilerinin güçlenmesi için bir işte çalışması büyük önem taşıyor”dedi.

‘EPİLEPSİ HASTALARINI DIŞLAMAYIN’
Varer’e göre epilepsi hastaların yaşadığı önemli sorunlardan biri de arkadaş edinme. “Bu hastalar, kız ya da erkek arkadaş edindiğinde bunlara hastalığını söyleyemeye biliyor, arkadaşları da nöbet geçirdiğine şahit oldukları hastadan uzaklaşabiliyor. Ancak toplumun bu hastaları damgalamaması ve dışlamaması gerekiyor.”

‘AİLELER HASTALIK İÇİN KENDİLERİNİ SUÇLAMASIN’
Ailelerin epilepsili çocuklarına yaklaşımının, çocukların geleceği açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Varer, “Ailelerin epilepsi olan çocuklara yaklaşımı normal çocuklardan farklı olmamalı, fazla hassasiyet ya da olumsuz yaklaşım çocuğu ergenlik döneminde hırçınlaştırabilir. Aileler çocuklarına her zaman destek olmalı ancak üstüne düşmemeli. Ebeveynler yine çocuklarının rahatsızlığı için kendilerini suçlamamalı. Aileler hastalık konusunda en iyi şekilde bilinçlenmeli, çocuklarına bu doğrultuda davranmalı. Ailelerin çocuklarına olan yaklaşımı çocuğun hastalıktan kurtulması açısından büyük önem taşıyor. Bu hastaların ve ailelerinin yaşadıkları ve kendi başlarına çözemedikleri sorunlar için mutlaka psikoloğa başvurmasını öneriyorum”dedi.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

yiğit al  - İzmir
12 Ocak 2007, Cuma 14:56  
ben 2001 yılından beri sara hastasıyım.ortalama 4.5 yıl işsiz gezdim.şu anda uluslar arası bir firmada çalışıyorum ama özürlü kadrosunda.aslında saranın tedavisi var ama neden bizim hükümetimiz bunu istemiyor.bizi süründürüyor.her an bayılma korkusu ne demek bilirmisiniz siz??ilaçlarla olmuyor bu işler.almanya isviçre avusturyada tedavisi var.madem illa ab diye çıldıran hükümetimiz,bunun içinde çıldırsın.çünkü türkiyede kayıtşı 750.000 hasta var.umarım onların ailelerinde böyle sara hastaları olmaz.belki o zaman bizi anlarlar ama nerede!!!!!!!!

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları