Haftanın kitapları - Ağustos 2006/4
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Kültür Sanat
Filmler
Sinema
Müzik
Edebiyat
Sahne Sanatları
Sergi
Mimari
Arkeoloji
İstanbul Bienali
Orhan Pamuk - Nobel
Altın Portakal
Cannes
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Kültür Sanat » Edebiyat » YENİ KİTAPLAR
Haftanın kitapları - Ağustos 2006/4
Bu hafta için seçtiğimiz yapıtlar: Paulo Coelho’dan ‘Simyacı’nın doğmasına yol açan ‘Hac’, Emma Goldman’dan ‘Dans Edemeyeceksem Bu Benim Devrimim Değildir’, Nobelli yazar J.M. Coetzee’den ‘Yavaş Adam’, Mason ve Roberts’tan ‘Alias’.

NTV-MSNBC
Güncelleme: 23:06 TSİ 11 Eylül 2006 Pazartesi

İSTANBUL - Anarşizm, insanın ufkunu açıp onu özgürleştiren bir güçtür; insanlara kendi yeteneklerine güvenmeyi, herkesin eşit ve güvenlikte olacağı bir hayat uğruna mücadele etmeyi, tek birimiz bile tutsaksak, hiçbirimizin özgür olamayacağını öğretir. [Emma Goldman]



HAC
Paulo Coelho

Simyacı’nın doğmasına yol açan roman: Hac
“Kente dün geldim. El Cebrero yakınlarındaki Pedrafita’dan Compostela’ya giden otobüsü yakaladım. Otobüs iki kent arasındaki 150 kilometreyi dört saatte aldı; bu da bana Petrus’la yaptığım yolculuğu hatırlattı. Bazen aynı mesafeyi iki haftada yürüdüğümüz olmuştu. Biraz sonra San Tiago’nun mezarına gidip Meryem Anamızın denizkabukları üstüne işlenmiş suretini bırakacağım. Sonra da en kısa zamanda Brezilya’ya giden bir uçağa atlayacağım, yapacağım o kadar çok iş var ki. Başımdan geçen her şeyi anlatacağım bir kitap yazmayı düşünüyorum. Ama hemen değil...”

Paulo Coelho, 1986’da bir hac yolculuğuna çıktı: Pireneler’den Santiago de Compostela’ya uzanan 700 kilometrelik ortaçağ yolunu yürüdü. Hac, yazarın, hacıların Santiago Katedrali’ne varmak için bin yıldır yürüdükleri bu yolda yaşadığı heyecan dolu serüvenlerin öyküsü.

Yalnızca ‘Simyacı’ romanının yolunu açan ilk önemli romanı olduğu için değil, yazarın felsefesindeki insan sevgisini eksiksizce dile getirdiği için de, ‘Hac’ın Coelho’nun yapıtları arasında onsuz edilemez bir yeri var. ‘Hac’, sıradışının sıradan insanların yolu üstünde olduğunu anlatan büyüleyici bir roman.

Paulo Coelho (Yazar)
1947 yılında Brezilya’da doğdu. Yazarlığa başlamadan önce ülkesinde tanınan bir şarkı sözü yazarıydı. Bir süre gazetecilik de yapan Paulo Coelho, 1986 yılında Hıristiyanların Batı Avrupa’dan başlayıp İspanya’da Santiago de Compostela kentinde sona eren geleneksel hac yolculuğunu yaptı. Bu deneyimini ‘Hac’ adlı kitabında anlattı.

1988 yılında yayımlanan romanı ‘Simyacı’, Coelho’yu en çok okunan çağdaş yazarlardan biri yaptı. 42 ülkede yayımlanan, 26 dile çevrilen ‘Simyacı’, benzersiz bir başarıya ulaştı. Paulo Coelho’nun kurduğu Paulo Coelho Enstitüsü, ülkesindeki yoksul çocuk ve yaşlılara yardım etmektedir.

Coelho, UNESCO’nun Kültürlerarası Diyaloglar Programı’nda danışman olarak görev yapmakta. Aynı zamanda İsviçre’nin Davos kentindeki Dünya Ekonomik Forumu’nu düzenleyen Schwab Vakfı’nın yönetim kurulundadır. Yapıtlarıyla pek çok ödül ve nişan alan Paulo Coelho, Brezilya’nın Rio de Janeiro kentinde yaşıyor.

Hac
Can Yayınları, 224 sf.
Çeviren: Celâl Üster
Dizi: Çağdaş dünya edebiyatı
Tür: Roman



DANS EDEMEYECEKSEM BU BENİM DEVRİMİM DEĞİLDİR
Emma Goldman

Emma Goldman, ya da herkesin bildiği adıyla ‘Kızıl’ Emma!

Evlilik insan doğasına aykırıdır, esas olarak kadınları baskı altında tutmaya yarar ve bir kurum olarak kadınların cinselliklerini özgürce yaşamalarını engeller...

Kadın ile erkek arasında aşkla kutsanmamış, doğal olmayan her türlü birliktelik fuhuştur.

Kıskançlık, aşkın meyvesi olmaktan ziyade, erkeklere seks tekeli kurmayı sağlayan bir bahanedir...

Teizm insan zihnine bir hakaret, ateizm ise hayatın, güzelliğin ve insan bilincinin en güçlü biçimde ve ebediyen onanmasıdır.

Vatanseverlik, dünyamızın her biri demir parmaklıklarla çevrili, küçük parçalara bölünmüş olduğunu ve bazı özel parçalarda doğma şansına sahip olanların, üstünlüklerini başka parçalarda yaşayanlara göstermek için onlara savaş açma ve onları öldürme hakları olduğunu öngörür.

Anarşizm insanın ufkunu açıp onu özgürleştiren bir güçtür; insanlara kendi yeteneklerine güvenmeyi, herkesin eşit ve güvenlikte olacağı bir hayat uğruna mücadele etmeyi, tek birimiz bile tutsaksak hiçbirimizin özgür olamayacağını öğretir.


Dans Edemeyeceksem Bu Benim Devrimim Değildir
Agora Kitaplığı, 144 sf.
Çeviren: Necmi Bayram
Dizi: Feminist Kitaplık



YAVAŞ ADAM
J.M. Coetzee

Altmış yaşındaki fotoğrafçı Paul Rayment, bir bisiklet kazası sonunda sağ bacağını kaybedince, o güne dek yalnız sürdürdüğü yaşamı tamamen değişir. Başkalarına bağımlı olmaktan nefret etse de, ister istemez kendisini bir bakıcının ellerine teslim eder.

Avustralya’ya Hırvatistan’dan göçmüş olan bakıcısı Marijana’ya âşık olan Paul, kazayı izleyen ilk günlerdeki umutsuzluğundan ve karamsarlığından sıyrılsa da, Hırvat ailenin tutumu yüzünden yeni sorunlarla karşı karşıya kalır.

Bu arada, Coetzee’nin başka yapıtlarının da baş kişisi olan yazar Elizabeth Costello da birdenbire ortaya çıkarak Paul’ün yaşamında etkin bir rol üstlenmeye başlar.

Coetzee, ‘Yavaş Adam’da ilginç bir öykü anlatırken, arka planda da bizi insan yapan nitelikleri ve özellikleri, yaşlanmanın ne demek olduğunu ve yaşamlarımıza nasıl değer katabileceğimizi irdeliyor.

Paul Rayment’ın içine düştüğü durumda kendi insanlığını sorgulayışı, Coetzee’nin duru anlatımıyla dile geliyor ve aşk, yaşamak, ölmek üzerine okuru her sayfada şaşırtan, düşündüren duyarlı bir yapıt sunuluyor.

J.M. Coetzee (Yazar)
9 Şubat 1940’ta Cape Town, Güney Afrika’da doğdu. Babası avukat, annesi öğretmendi. Akrabalarıyla Güney Afrika dilinde konuşmasına rağmen İngilizce konuşulan bir evde büyüdü ve İngilizce eğitim veren bir okula gitti.

1961’de edebiyat ve matematik dallarında derece alarak Cape Town Üniversitesi’nden mezun oldu. 1962 yılında Güney Afrika’dan ayrılarak İngiltere’ye gitti ve bilgisayar programcısı olarak çalıştı.

1965’te Amerika’ya geçerek Teksas Üniversitesi’nde yardımcı profesör olarak çalışmaya başladı. 1971’de Güney Afrika’ya geri döndü. 1972’de Cape Town Üniversitesi’nde ders vermeye başladı, 1980’de yardımcı profesörlüğe, 1984’te de edebiyat profesörlüğüne yükseldi.

Güney Afrika’ya dönünce daha önce yazmaya başlamış olduğu iki uzun öyküsünü tamamladı ve 1974’te Dusklands adıyla yayınlattı. Dusklands’i In the Heart of the Country izledi (1977). 1980’de yazdığı Barbarları Beklerken, 1980’de Güney Afrika’nın edebiyat dalında en büyük ödülü olan The Central News Agency Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Aynı ödülü 1983 yılında alan Michael K. Nasıl Yaşadı, Coetzee’ye Booker Ödülü’nü de kazandırdı.

Coetzee, 1999 yılında Booker Ödülü’nü ikinci kez Utanç adlı romanıyla alarak, bu ödülü iki kez alan ilk yazar oldu. Bu kitaplarının dışında Foe (1986), Age of Iron (1990) ve Petersburglu Usta (1994) adlı romanları, pek çok deneme kitabı vardır. Coetzee, aynı zamanda Hollandaca, Almanca, Fransızca ve Güney Afrika dilinden çeviriler de yapmıştır.

Yavaş Adam
Can Yayınları, 232 sf.
Çeviren: Dost Körpe
Dizi: Çağdaş dünya yazarları
Tür: Roman



ALİAS
-Çaylak Ajan & Saklı Hayat-
Lynn Mason, Laura Peyton Roberts

Alias, bir televizyon dizisi kahramanı olan Sydney Bristow karakterinin ilk kitabı; Artemis Yayınları tarafından Türkçe’ye çevrilen roman, genç ve çaylak ajan Sydney Bristow’un CIA’in çok gizli bir kolu olan SD-6 örgütüne nasıl katıldığını anlatıyor. Televizyon dizisinin ‘öncesi’ niteliğini taşıyan bu ilk romanın yazarları ise Lynn Mason ve Laura Peyton Robert.

Okurların keyifle okuyacağı bir tür çağdaş polisiye gerilim romanı olan ‘Alias, Çaylak Ajan & Saklı Hayat’, ‘Alias’ dizisinin kitaba dönüştürülmüş hali.

Zeki fakat insanların arasına rahat karışamayan Sydney Bristow, UCLA’daki birinci yılındaydı. Annesi gibi öğretmen olmak istiyordu ve bu nedenle üniversiteye girmişti. Ne var ki çok geçmeden neden öğretme arzusuyla dolu olduğunu sorgulamaya başladı. Bu arada yakışıklı bir çocuktan hoşlandı, girdiği işten ilk günde kovuldu ve böylece de vaktinin çoğunluğunu kendine acıyarak geçirmeye başladı.

Sonra birden karşısına, Sydney’in CIA bağlı olduğuna inandığı bir adam çıktı. Adam, Sydney’e gizli ajanlık teklif ediliyordu. Genç kız bu ilginç teklifi kabul ederse, yaşamı, çok daha farklı ve heyecan dolu bir yöne doğru yol alacaktı. Ancak Sydney eski yaşantısından hemen vazgeçmek istemiyordu.

Teklifi kabul etmesi biraz zaman alacaktı -ki bu da gayet anlaşılır bir durum-. Arzuladığı şeyin ölümüne neden olacağı kesindi, tabii bunu arzuluyorsa eğer. Ayrıca kimseye bu tekliften söz etmemesi de gerekiyordu.

Alias dizisi televizyonda Sydney’in aynı zamanda öğrenciliğini sürdürürken çifte ajan olarak geçirdiği yaşamını inceliyor. Bu orijinal kurmaca dizi Sydney’in okul yıllarına odaklanıyor ve bir SD-6 ajanı olduktan sonra her şeyin nasıl ters yüz olduğunu anlatıyor.

Alias
Artemis Yayınları, 328 sf.
Çeviren: Ayça Damgacı
Dizi: AB
Tür: Roman


—> Haftanın Kitapları sayfası için iletişim: Onur Serim


 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

                        Bu habere henüz yorum yapılmamış


Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları