İSTANBUL - Deprem tehlikesinin belirlenmesine ve zararlarının azaltılmasına yönelik birçok önemli ve değerli bilimsel araştırma ve projeler yürütülmesine karşın, bunların gerektiği gibi uygulamaya geçirilmediğini belirten Eyidoğana göre, 101 sayfalık belgede deprem sözcüğünün hiç geçmemesi şaşkınlık yaratıcı boyutta.
Ulusal Deprem Konseyi Başkanı Haluk Eyidoğan, Türkiyede depremlerin sadece yıldönümlerinde hatırlandığını ve yaşanan onca acıya rağmen beklentilerin karşılanmadığın söyledi.  | | Ulusal Deprem Konseyi Başkanı Eyidoğan, "7 yılda ne göç önlendi, ne çarpık kentleşme" dedi. |
Deprem ve diğer doğal afet zararlarının azaltılması konusunda idari, yasal ve kurumsal alanlarda yeniden yapılanmada beklenen gelişmeler arzulanan düzeyde gerçekleştirilemedi. Deprem tehlikesinin belirlenmesine ve zararlarının azaltılmasına yönelik birçok önemli ve değerli bilimsel araştırmanın yürütülmesine karşın, bunların bilimsel nitelikleri ve uygulanabilme özelliklerinin irdelenmesi çok kısıtlı olduğu görüldü. Doğru bulgu ve kararların uygulamaya aktarılması yeteri hızda yapılamadı ve ne yazık ki uygulamaları hızlandıracak ve hukuksal zemini hazırlayacak yasal altyapı önce oluşturulmadı dedi.

Depremin maliyeti 8.5 milyar dolar

101 SAYFALIK BELGEDE DEPREM SÖZCÜĞÜ YOK Aşırı göçün, plansız ve denetimsiz yerleşmelerin devam ettiğini söyleyen Eyidoğan, bu durumun başta deprem riski olmak üzere tüm kentsel riskler ve ağır çevre sorunları yarattığını ve Türkiyenin deprem gerçeğine yeterince eğilmediğini de belirtti. Eyidoğan 2007 ile 2013 yıllarını kapsayan Dokuzuncu Kalkınma Planında deprem ve diğer doğal afet zararlarının azaltılması çalışmaları ile ilgili hiçbir sorun, strateji, politika ve önlemden bahsedilmediği gibi, 101 sayfalık belgede deprem sözcüğü hiç geçmemektedir dedi.

Sadece yıldönümlerinde hatırlıyoruz

SANKİ ÜLKEMİZDE HİÇBİR SORUN YOK Eyidoğan şöyle devam etti: Bu belgeye göre ülkemizin deprem ve diğer doğal afetlerle ilgili hiçbir sorunun olmadığı ve önümüzdeki 7 yıl içerisinde bu konularda herhangi bir önlem almaya gereksinim duyulmadığı gibi bir mana ortaya çıkıyor. Türkiye, afetlerin önlenmesi ve zararlarının azaltılması konusundaki kararlılığını siyasi irade olarak ortaya koymalı. 9. Kalkınma Planı Stratejisi ve planın hedef ve politikaları içerisinde, geçtiğimiz yıllardaki eksiklik ve ihmalleri de ortadan kaldıracak şekilde ele alarak göstermelidir. Afet zararlarının azaltılmasında bütüncül afet yönetimi kavramı önemsenmelidir. WEB: http://udk.tubitak.gov.tr
| |