İSTANBUL - Felsefenin Tesellisi, Macellos da Vinci - Asya Seferi, İnanna, Kabilin Kitapçısı, Aşkın İki Yüzü, Stéphane Mallarmé - Şiirler, Kerem ile Aslı, Yöntemi Bulmak, İt Cazı, Yara Falı, Birine mi Benzettiniz?, Sanat Sınavı, Kadim Mısır - Öte Dünya Kitapları, Bourneun Mirası ve Dedektif Öyküleri 2 bu hafta NTVMSNBC kitap sayfası okuyucuları için seçtiğimiz kitaplar.
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
 | |
FELSEFENİN TESELLİSİ -HUMANİTAS Yunan ve Latin Klasikleri- Boethius
Soylu bir Hıristiyan ailenin oğlu ve sonrasında bir consulün evlatlığı olan Anicius Manlius Severinus Boethius (480-524) iyi bir eğitim, felsefe ve edebiyat ilgisi, Yunan klasikleri ve kültürüne dair zengin bir bilgi dağarı ve Hıristiyanlığa dair derin bir kavrayışla Batı Romanın son günleri ve felsefi, siyasi ve dini olarak yeni bir dünyanın kurulduğu zamanlarda yaşadı. Ancak devlet kademelerindeki hızlı yükselişi, imparatora yakınlığı ve toplum ve Senatus nezdindeki saygınlığıyla sürüp giden rüya benzeri görkemli yaşamı bir söylenti, çözülüp giden ilişkiler ve siyasi oyunlarla bir anda yıkıldı. O artık yargılamaya bile gerek duyulmadan atıldığı zindanda ölümü bekleyen bir vatan haini, kendi deyimiyle bir sürgündü.
İşte Felsefenin Tesellisi tam da bu sürgün sırasında kaleme alındı ve Boethiusun asla gerçekleşmeyen mahkemesinde kendini savunması, insanlık önünde kendini aklaması olarak tarihe geçti. İnsanlık kültür mirasının öyküsü hüzünlü, ancak erdemi heybetli bu parçasının Latinceden Türkçeye ilk çevirisi Humanitas dizisinin üçüncü kitabı olarak sunuluyor.
Boethiusun tanrısal öngörü, kader ve özgür irade üzerine sorgulamalarını içeren en önemli yapıtıdır Felsefenin Tesellisi.
Pagan dünyanın düşünsel öğretileri ile ortaçağın Hıristiyanlık düşüncesinin tam eşiğinde duran Romalı bir filozofun felsefeyle yaptığı iç hesaplaşmasına, felsefenin kendi dilinden tanık olduğumuz bu görkemli yapıt; Antikçağ Yunan Felsefesi, Yeni Platonculuk ile Latin Edebiyatının seçkin bir bireşimi ve filozofun dönemine değin felsefe tarihinde baskın rol oynayan Platon ve Aristotelesin konuyla ilgili görüşlerinin şiirsel bir özetidir.
Felsefenin Tesellisi Kabalcı Yayınları, 400 sf. Çeviren: Çiğdem Dürüşken Tür: Felsefe
 | |
Macellos Da Vinci
ASYA SEFERİ Erhan Bener
Ben, Fâtimâ Binti Ebû Nâsır, Roma esir pazarına getirilinceye kadar, üç ayrı yerde, Ephessus, Byzantion ve Atinada çıkarıldım köle tüccarlarının karşısına. Bana da, dayıma da, korsanların istedikleri fiyata alıcı çıkmadı, bizi beğenen olmadı, daha doğrusu buna olanak vermedik.
Erhan Bener, Macellos Da Vinciyle bizi bir yolculuğa çıkarıyor. Tarihin, bildiğimiz yorumundan farklı, tarihsel gerçekle kurmaca arasındaki değme noktasında yeni bir bakışla geçmişimize götürüyor bizi.
Benerin kurduğu dünya, tarihsel bilgimizi sorgulamamıza yardımcı olduğu kadar, geçmişimize yön veren tarihsel yasaların da üzerine yeniden düşünmemizi sağlıyor...
Oğlum Yiğit Benerin, Pariste St. Clous Lisesinde okuduğu sırada, aynı zamanda Fransız Komünist Partisinin Polit Büro üyesi olan tarih öğretmeni, Roma tarihini anlatırken, o günlerde en şiddetli dönemini yaşayan Vietnam Savaşındaki ABDnin emperyalist konumu ile Roma İmparatorluğunun Türkmenistana kadar uzanan sömürgeci politikaları arasında ilginç koşutluklar bulunduğunu gösteriyordu. Bu fikirden hareketle, ABDnin son yıllarda iyici su yüzüne çıkan emperyalist politikalarıyla alttan alta benzerlikler bularak, daha önce Romanın temsilcisi olduğunu söylediğim Macellos Da Vincinin Orta Asyaya nasıl geldiğini anlatmanın eğlenceli olabileceğini düşündüm. Erhan Bener
Macellos Da Vinci - Asya Seferi Dünya Kitapları, 317 sf. Dizi: Edebiyat Tür: Roman
 | |
İNANNA Murat Tuncel
Bir yanda, küçük yaşta anasının kucağından koparılıp ocaklarda yetiştirilen bir devşirmenin öyküsü... öte yanda, bir Ermeni beyinin kızını ikinci eş olarak almak istediği için babası tarafından sürülen bir bey oğlunun serüvenleri...
Bak bey oğlu, yıldızlara bak. Bizim tanımlayamadığımız bir zamanda Tanrıça İnanna, bu yıldızların güzelliğine dayanamayarak tanrılar tapınağından dışarı çıkmış. İnannayı gören ay karanlığa karışıp kaybolunca, çok kızan tanrıçalar tanrıçası An hemen onu yeryüzüne göndermeye karar vererek şöyle demiş: Ey İnanna! Seni şimdi bizi temsil edesin diye yeryüzüne gönderiyorum. Yeryüzünün en güzel tanrıçası sensin. Gökyüzü kardeşin ayın, yeryüzü de senindir. Yalnız seni seçilmiş yapabilmek için bir şartım var: Ay gökyüzüne çıktığında, sen tapınağa gireceksin; sen yeryüzüne çıktığında, ay bulutlardan koynuma girecek. Çünkü yeryüzü de, gökyüzü de her ikinizin güzelliğini taşıyacak kadar büyük değildir.
İnanna Varlık Yayınları, 437 sf.
 | |
KABİLİN KİTAPÇISI Asne Seirstad
Hepsi de kitaba ve kadına düşman. Değişik inançları olanlar değişik kitaplara kızıyorlar ama hepsinin kadına karşı ortak düşmanlığı hiç değişmiyor. Kadınları evlere hapsediyorlar. Eğer bir düğün gibi olağanüstü bir nedenle sokağa çıkmalarına izin verilirse bütün vücutlarını, yüzlerini hatta gözlerini kapayan burkalar giyiyorlar ve birlikte sokağa çıktıkları akrabalarını ancak ayakkabılarından tanıyorlar. Çünkü burkalar yüzünden sadece yeri ve insanların ayakkabıların görebiliyorlar.
Her an ölümle cezalandırılabilecek büyük bir suç olan kadın cinselliği baskı altında tutuluyor. Ama bu, kadınların sevdiklerine kaçmalarına ve en açık saçık şiirleri yazmış, şarkıları söylemelerine engel olamıyor. O şiirleri okurken, o şiirleri kitaplaştıran şairin de bundan dolayı öldürülmüş olduğunu öğreniyorsunuz...
Norveçli genç yazar Asne Seierstad Taliban döneminde Afganistanın başkenti Kabilde bir kitapçının evinde, o evden biri gibi yaşadı. Bütün vahşeti ve baskıyı o evin kadınlarıyla birlikte hissetti. Gizli aşklara, acılara, ümitlere tanık oldu. Cinayet hikayelerini dinledi. Kadınlar için yapılan pazarlıkları duydu.
Kabilin Kitapçısı Alkım Yayınları, 320 sf. Çeviren: Ayfer Erbaydar Dizi: Edebiyat
 | |
AŞKIN İKİ YÜZÜ -Bir Sinema Filmi Çözümlemesi- Dr. H. Zeynep Altan
H. Zeynep Altan, aşkla örülü bilimsel bir serüven dediği Aşkın İki Yüzünde aşkı cinsellik, tutku, arzu, zevk gibi alışık olduğumuz kavramların ötesinde bir yolculuğa çıkarıyor. Sinema perdesinden Freudun düş kokan divanına kadar uzanıyor.
Altan, iletişimlerimizin aklın başarısı takıntısı altında baskılandığı; duygularımıza, önsezilerimize ve yaratıcı gücümüze güvenmenin risk sayıldığı bir gündelik yaşam kültüründen söz ediyor. Fazlasıyla toplusallaştığımızı, iktidar bağımlılığı içinde kıvrandığımızı, kimsenin kimseye güvenmediği toplu bir yalnızlık deneyimi içinde yalnızca belirli imajlara sığındığımızı anlatıyor.
Ona göre insanla insanını arasına şeffaf duvarlar ören imajlar sığ bir görme biçimine hapsediyor bizleri ve bu gözlerle nereye bakarsak bakalım orada aşk yok! Kurgu yaşamlar içindeki aşklarla özdeşleşiyoruz: Tenimize geçmeyen hazlar ve acılar yaşıyoruz.
Erkek ve kadın birbirinden bu kadar uzaklaşmış mıydı hiç? diye soruyor ve yanıtlıyor: Erkeğin ve kadının iletişimlerinde önyargılarla birbirine uzak düştüğü bir kültürü içselleştirmeye zorlanıyoruz. Acaba aşkın yüzümüze tuttuğu aynada kaçımız benliğimizin o çok katmanlı derisine dokunabiliyoruz? Barbra Streisandın hem yönetip hem de başrolü üstlendiği Aşkın İki Yüzü filmi bence bu soruya verilecek en güzel yanıtlardan biri.
Aşkın İki Yüzü Kastaş Yayınları, 325 sf. Dizi: İnceleme
 | |
ŞİİRLER -Zarla Şans Dönmeyecek- Stéphane Mallarmé
Stéphane Mallarménin Bütün Şiirleri de diyebileceğimiz bu yapıtta, şairin sağlığında şiir seçimi, sayfa düzeni ve taslağını bizzat kendi yaptığı ama yayımlandığını göremediği Şiirler kitabı, sonradan diğer yayınevlerinin bu kitaba eklediği şiirlerin tamamı, Zarla Şans Dönmeyecek adlı uzun şiiri ve düzyazı şiirleri yer alıyor.
Stéphane Mallarmé 1842de Pariste doğdu. Annesini 5 yaşında yitirdi. 10 yaşında bir din okuluna, 14 yaşında da Sens Lisesine yatılı olarak girdi. 1862 Kasımında, Alman Maria Gerhardla Londraya yerleşti. Ertesi yıl babasını da yitirdi ve kendisinden yedi yaş büyük Mariayla evlenip Tournonda İngilizce öğretmenliğine başladı.
1864 kışında Hirodiasa (Hérodiade) gebe kaldı ve hemen ardından kızı Geneviève doğdu; yazın Kır Tanrısını (Faune) yazmaya başladı. 1866da Cannesda derin bir bunalıma girdi, sonraki iki yıl migrenlerle ve bu zihinsel can çekişmesiyle geçti.
1871de oğlu Anatole dünyaya geldi ve şair Parise atandı. 1878de İngilizce Sözcükleri (Les Mots anglais) yayımladı. G. W. Coxun bir elkitabından yaptığı Antik Tanrılar (Dieux antiques) çevirisinin yayımlandığı 1879 yılında oğlu Anatoleü yitirdi. 1884te Manet aracılığıyla tanıştığı Méry Laurent yaşamına girdi.
Verlainein Lanetli Şairler (Poètes maudits) ve Huysmansın Tersine (A rebours) yapıtlarının yayımlanmasıyla üne kavuştu ve aynı yıl Yeryüzünün Orpheusçu açıklaması olacak Kitap projesinden ilk kez söz etti.
1896da ölen Verlainein ardından Şairlerin Prensi seçildi. 1897de Cosmopolis dergisinde Un Coup de Dés (Bir Zar Atımı) yayımlandı; sonraki yıl Hirodias üstünde yeniden çalışırken 9 Eylül günü Valvinsde öldü.
35 yıllık bir çalışmanın sonunda Hirodiasa son noktayı koyamamıştı ama vasiyetinde karısıyla kızına şöyle yazmıştı bile: İnanın çok güzel olacaktı.
Stéphane Mallarmé - Şiirler Varlık Yayınları, 232 sf. Çeviren: Erdoğan Alkan Dizi: Şiir
 | |
KEREM İLE ASLI Hazırlayan ve çeviren: İsa Öztürk
Kerem İle Aslı: Temel yapısının 16. yüzyılda Kerem Dede ya da Aşık Kerem adlı bir aşığın şiiriyle oluştuğu sanılan ve günümüzde de halk anlatıları arasında en iyi bilinenlerden biridir.
Farklı dinlere mensup iki sevgilinin kavuşamayışı ekseninde ilerleyen öyküde, kızıyla birlikte uzaklara kaçmakta olan Ermeni keşişle onun ardındaki Keremde, geçmiş kadar bugün de kendini gösterir gibidir.
Bu baskı, ortaklıklar ve farklılıklar için, öyküyü hem Anadolu hem de Azerbaycan versiyonlarıyla önümüze getirmekte.
Kerem ile Aslı Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 297 sf. Hazırlayan ve çeviren: İsa Öztürk Dizi: Hasan Ali Yücel - Klasikler
 | |
YÖNTEMİ BULMAK Doğan Ergun
Yöntemi bulmak ve bilimi oluşturmak gerekir diye yazan Jean-Paul Sartre, kanımızca, bilimsel yöntemin önemini ve önceliğini vurgulamak bakımından en özlü sözlerinden birini söylemiştir.
Daha önceleri de Hegel, Tanımak, bilmek değildir diyerek insan biliminin yöntembilimsel ilk ilkesini koymuştu.
Yöntem Nasıl? sorusuna cevap verir. Ve bilimler yöntemleriyle tanımlanırlar. Nasıl sorusuna en iyi cevabı bulabilmek için en sağlam, en güvenilir, en verimli yöntemi bulmak gerekir.
Bilimsel bilgiyi başka tür bütün bilgilerden farklı kılan özellik şudur: Bilimsel bilgi yöntemli bilgidir.
Doğan Ergun, Yöntemi Bulmak adlı bu kitabında değişik bilimsel yöntemleri açıklayarak, irdeleyerek en sağlam, en güvenilir ve en verimli bilimsel yöntem için gerekli düzenleyici ilkelerin oluşumunu tartışmaya açmaktadır.
Yöntemi Bulmak İmge Kitabevi Yayınları, 206 sf. Dizi: İnceleme
 | |
İT CAZI Küçük İskender
Bugün hayatında bir değişiklik yap ve ne kadar yıpratıcı olduğuna karar ver istedim; o nedenle oturup yazdım tüm bunları; yoksa gecenin dördü; hepiniz uyuyorsunuz; bu ülkede hep gecenin dördü; herkes uyuyor. Ben ayaktayım. Elimde bir bıçak var ve kendimi mi yaralayayım, kendimle aramdaki coğrafyayı mı keseyim, kendimle aramdaki anlayış biçimlerini mi doğrayayım, karar veremiyorum. Çok salakça, farkındayım. Gülüyorum. Bıçakta gülüyor buna. Memlekette gülüyor. Doktorum da gülüyor. Arkadaşlarım da gülüyor. Gülmeyi artık bir kusmaya dönüştürüyoruz.
Hadi canım, söyleyelim bari: Herkes gitti, çıkmışız dışarı, bas bas bağırıyoruz. Uluyoruz. Caz diyorlar buna bazı köpekler. Canın yandığı için it cazı yapıyorsun diyorlar. Doğrudur. Bir gün benim de arka bahçemi kazdıklarında çok fazla ceset çıkacak ve garip bir yetkili açıklama yapacak: Her biri bir başka müzik aletiyle öldürülmüş, fantastik!
Insectisid, Made in Hell, Necronomicon birleşti, geldi.
Ben yazarken çok korktum; eğer satırlar arasında kaybolursanız, seslenin, gelip sizi de severim. Sorun değil. Küçük İskender
İt Cazı Sel Yayıncılık, 282 sf. Dizi: Edebiyat
 | |
YARA FALI Zeynep Uzunbay
Zeynep Uzunbayın şiirlerini okurken gözlerimin önünde şöyle bir görüntü beliriyor: Bir öğrenci evinde toplanmış kızlı-erkekli üniversiteliler, kimi çay içiyor kimi kahve. Aralarında topladıkları parayla aldıkları şarap ve biraları daha sonra açacaklar. Yere oturmuşlar, bir kelime oyunu oynuyorlar. Biri bir kelime atıyor ortaya, başka biri o kelimeyi yere düşmeden tutuyor, usulca öpüyor, sevip okşuyor. Sonra bir mektup yazar gibi yanına bir kelime daha ekliyor, onu bir başkası alıyor, derken mektup elden ele... Sonra sıra Zeynep Uzunbaya geliyor. Bu hayli birikmiş, yüklenmiş, ağırlaşmış mektubu, artık ona Kelime Kuşu diyelim, tutuyor, ona kanat veriyor, ruh veriyor ve uçmaya bırakıyor.
Kelime Kuşunun ruhu kanatlarıdır. Kelimeleri kanatlandırıyor Uzunbay, sonra da sokağa salıyor. O kuş kime konacağını biliyor, sokakta, parkta, ağaçta bir arkadaş arıyor kendine, bulur bulmaz da şiir kuşu olarak ona konuyor.
Yüklü bir şiir, dertli bir şiir. Ama ağırlığını da, yükünü de, derdini de kimsenin üstüne yıkmamak için, şair-benini hırpalayarak, kanatarak azaltıyor, derdi onda kalıyor, sevinci okuyan da. İçindeki karanlığa çoktan ulaşmış çünkü. Şiirini o karanlıkta sınamış, halsizliğin, güçsüzlüğün o kendine mahsus lezzetini yakalamış, her şeyin aslında şakacıktan olduğunun bilgisine varmış, benim halim, halsizliğimdir demiş, sonra da alın, ne haliniz varsa görün der gibi şiirin arkadaşlarına, ki onlar en iyi arkadaşlarıdır, şiirini armağan etmiş.
Zeynep Uzunbayın Yara Falından bahtımıza bir kız kardeş çıkmış böylece: Lorcanın Kız kardeşi. Haydar Ergülen
Yara Falı Dünya Kitapları, 115 sf. Dizi: Şiir
 | |
BİRİNE Mİ BENZETTİNİZ? Joyce Carol Oates
Kendinizle karşılaşmaya hazırsanız, Birine mi Benzettiniz?in sayfalarını çevirmeye başlayabilirsiniz.
O gece sesler duyarak korkunç kâbuslardan uyandım. Önce rüzgâr sandım, sonra babamın mutfakta ağabeylerimle konuştuğunu fark ettim. Alçak ve telaşlı bir sesle konuşuyordu, ağabeylerimin sesi mırıltıyla çıkıyordu. Arada babamın sesi yükseliyordu ama söylediklerinden tek kelime anlamıyor, duymak da istemiyordum. Leo ile Marionun yaptıklarını düşününce kendimi çok kötü hissediyordum kulak kabartmak istemiyordum. Bir daha kimsenin konuşmasını gizlice dinlemeyecektim.
Suç nedir? Bir insan neden suç işler? Peki, aile içi günahların bedelini neden genellikle çocuklar öder? Hepimiz biliriz, kapalı kapıların ardında hiçbir şey göründüğü gibi değildir...
Birine mi Benzettiniz? sıradan görünen yaşamların arka planında kopan fırtınaları başarıyla yansıtan en önemli kalemlerden biri olan Joyce Carol Oatesun son öykü kitabı.
Gazetelerin üçüncü sayfalarında okumaya alışkın olduğumuz haberlerde yer alan sarsıcı olayları andıran konulara sahip bu öyküler, suçlu-masum-tank üçgeninde son derece çarpıcı saptamalar da barındırıyor.
Kadınların, erkeklerin ve çocukların tanıklıkları, suçları ve sırları... Birine mi Benzettiniz? insan ruhunu tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren öykülerden oluşuyor.
Birine mi Benzettiniz? Everest Yayınları, 372 sf. Çeviren: Alev Bulut Dizi: Çağdaş Dünya Edebiyatı Tür: Öykü
 | |
SANAT SINAVI -6 Dalda 666 Soru- Ülkü Tamer
Edebiyat, Güzel Sanatlar, Sinema, Tiyatro, Müzik, Mitoloji. 6 dalda birbirinden ilginç tam 666 soru. Tam bir Sanat Sınavındasınız. Sorunun yanıtını bulamadıysanız üzülmeyin, kitabın son sayfalarına bakın. Şair Ülkü Tamer, kendi meraklarını, sorular yanıtlar biçiminde sizler için hazırlamış.
İşte bir soru: Afişinde şu cümle yer alıyordu: Nazik palyaçoyla güzel balerin arasındaki aşkın ölümsüz öyküsü Filmin adı?
Bir başka soru: Han Duvarları şairi Faruk Nafız Çamlıbel, 1936da bir de roman yayımlamıştır. Sanatçının bu tek romanının adı?
Kolay bir soru daha: Müzikli sahne yapıtlarının süit ya da senfonilerin başındaki giriş müziğine ne ad verilir?
Sevimli, neşeli, eğlendirirken, hiç belli etmeden güzel şeyler de öğreten bu kitabın, ilerki günlerde, gireceğiniz sınavlarda ne kadar işinize yarayacağını görerek şaşıracaksınız.
Sanat Sınavı Can Yayınları, 160 sf. Resimler: Gözde Bitir Dizi: Gençlik Kitapları Tür: Eğitici
 | |
BENİM KOMÜNİZMİM Arlette Laguiller
Fransadaki Lutte Ouvrièrein (İşçi Mücadelesi) önderlerinden olan ve en son 2002 yılında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yüzde 5in üstünde oy alan Arlette Laguiller, bu kitabında ömrü boyunca uğruna mücadele ettiği komünizmi anlatıyor.
Laguillere göre, bu dünyada komünizm kadar aşağılanmış, eleştirilmiş, iftiraya uğramış başka bir düşünce sistemi yoktur.
Yıllardan beri, komünizmin öldüğünü ilan eden onlarca kitap basılmakta, bir o kadar da makale yayımlanmaktadır. Bu iddia için en kolay sarılınan bahane de Stalin rejimi olmaktadır. Oysa Sovyetler Birliği, ne komünist bir toplum, ne de komünist bir rejimdi. Zaten, komünizmin, tek bir toplumun sınırları içinde gelişebilmesi de mümkün değildir.
Kapitalizm ise çok daha önceleri doğduğu halde, hâlâ başarılı olabilmiş değildir. İnsanlığın geleceği hâlâ komünizmdedir.
Benim Komünizmim Agora Kitaplığı, 210 sf. Çeviren: Can Utku Dizi: Siyaset
 | |
KADİM MISIR - ÖTE DÜNYA KİTAPLARI Erik Hornung
Kadim Mısır Ötedünya Kitapları, ölülerini tanrılar nezdinde nurlandıracak büyülü sözlerle donatmanın yanı sıra ölümden sonraki hayatlarında onlara yol gösterecek rehberler yaratma arzusuyla dünyanın en eski ve en ilginç metinlerini yaratan bir uygarlığın Batılı anlamda Kutsal Kitaplar külliyatı.
Milattan önce ikibinli yıllarda yazılmaya başlayan ötedünya metinleri, etkilerini ilk dönem İslâmiyetin bazı inançlarına nüfuz edecek kadar uzun süre korumuştur. Günümüzde de gerek Mısırbilim araştırmacılarının gerekse de modern psikanaliz, edebiyat ve dinbilim çalışmalarının ilgisini çekmektedir.
Uzman yazar Hornungun Kadim Mısır Ötedünya Kitaplarını okuyarak Piramit Metinlerinden başlayıp, Tabut Metinleri, Ölüler Kitabı, Nefes Üzerine Kitap, Amduat, Oniki Mağara Büyülü-söz, Kapılar Kitabı, Mağaralar Kitabı, Yer Kitabı, Nut Kitabı, Gün Kitabı, Gece Kitabı, Güneş İlahisi, Gök ineği Kitabı ve Sonsuzluğun Kat edilmesi Kitabına uzanacak biçimde geniş bir zaman aralığında bir medeniyetin inançları, ötedünya tasavvuru, tanrı tasvirleri ve zengin hayalgücünün gelişip değişimine tanık olacaksınız. Her bir kitabın resimlerini görebilecek ve garip figürler olmanın ötesinde bir şeye tekabül eden hiyerogliflerin anlamını tek tek okuyup öğrenebileceksiniz.
Ana Hatlarıyla Mısır tarihiyle bizi Mısırın politik dünyasında bir tarih gezintisine çıkaran, Mısırbilime Girişle kadim Mısır üzerine çalışma disiplininin ayrıntılarını sunan Erik Hornung bizi bu kez Güneşin gece yolculuğuna katılmaya, yeraltını kat etmeye ve Ölümsüzlüğe davet ediyor.
Kadim Mısır - Öte Dünya Kitapları Kabalcı Yayınları, 240 sf. Çeviren: Zehra Aksu Yılmazer Dizi: Antropoloji - Arkeoloji - Mitoloji
 | |
BOURNEUN MİRASI -Robert Ludlumun Unutulmaz Kahramanı Jason Bourne- Eric Van Lustbader
Robert Ludlum, 2001in Mart ayında öldüğünde milyonlarca hayranı harika öyküler üreten bu romancının arkasından yas tutmaya başladı.
Tüm dünyadaki okuyucuların ve izleyicilerin büyük ısrarları karşısında Ludlum Vakfı, yazarın hem dostu, hem de en büyük hayranlarından biri olan ünlü yazar Eric Van Lustbadere başvurarak Bourne maceralarının devamını yazmasını önerdiler. Teklifi kabul eden Lustbader kendisini de şaşırtan yeni bir Jason Bourne öyküsü yarattı.
Roman, CIAden emekli olup Georgetown Üniversitesinde dil-bilim profesörü olarak çalışan David Webbin (namı diğer Jason Bourne) kampusta kiralık bir katilin kurşunlarından kıl payı kurtulması ve en yakın iki dostunu öldürmekle suçlanmasıyla başlar. Böylece Webb elinde olmadan ölümcül Bourne kişiliğine tekrar bürünmek zorunda kalır.
Olayların ardındaki gizemi çözmek için CIA ve acımasız katilinden kaçan Bourne, hayatta kalabilmek için büyük mücadele verir. Umutsuzca koşuştururken Paris, Girit, Budapeşte ve İzlandaya gitmek zorunda kalır, ama kendisi için en son gitmek istediği yer ise geçmişidir.
Hızlı temposu, düşmeyen gerilimi ve güçlü karakterleriyle okuyucuları soluk soluğa bırakacak müthiş bir roman.
Bourneun Mirası Altın Kitaplar, 544 sf. Çeviren: Pınar Öcal Dizi: Roman
 | |
DEDEKTİF ÖYKÜLERİ 2 Derleyen: Saffet Günersel
Polisiye edebiyatın H. Hesket Prichard, Edgar Wallace, G.K. Chesterton, Dorothy L. Sayer, A. Conan Doyle, Peter Cheyney, Dashiel Hammet, Charlotte Armstrong, Edward D. Hoch, Arnold Bennet, Robert Barr ve Stanley Ellin gibi tanınmış on iki yazarından on iki öykü.
Değişik dönemlerde yaşamış ve ürün vermiş olmalarına rağmen birbirlerinden alabildiğine etkilenen bu yazarların öykülerindeki ortak özellik, yayımlandıkları dönemlerde yoğun ilgiyle karşılanmış olmaları ve yarattıkları kahramanların efsaneleşmeleridir.
İşinin uzmanı usta dedektiflerin polislere adeta parmak ısırtırcasına, ele aldıkları tüm vakaları büyük bir soğukkanlılıkla çözdüğü ve sonunda suçluların genellikle adalete teslim edildiği bu öykülerde, gizemli birtakım olaylarla okuyucunun merak ve heyecan duygusu sürekli ön planda tutuluyor.
Katillerin ve hırsızların cirit attığı suç dünyasının karanlık koridorlarında, daima mağdurların yanında yer almalarıyla kahramanlık mertebesine yükseltilmiş olan bu öykülerdeki dedektifler, kriminolojide de bir geçiş dönemini temsil ediyor.
Temponun hiç düşmediği bu seçkideki on iki öykü, polisiye tutkunları için keyifli bir okuma sunuyor.
Dedektif Öyküleri 2 Güncel Yayınları, 304 sf. Dizi: Güncel Klasik Tür: Derleme / Öykü(ler)
> Haftanın Kitapları sayfası için iletişim: Onur Serim
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
| |