İSTANBUL - Efsanelerinden bağımsız olarak Bakuninin ağır silueti, Leninin Sokratik görünüşü, fotojenik bir atlı olarak Panço Villa ve Che Guevaranın gölgesi... Erkek egemen dünyada tuzağa düşürülen kışkırtıcı Victoria Woodhull, talihsiz Eleanor Marx ve sosyetik sanatçı Tina Modotti... [Philippe Videlier]
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
 | |
ÖLÜM TÜNELİ Susan Sontag
Diddy cinayet işledi mi? Hester sevimli bir yalancı mı? Demiryolu işçisi gerçekten öldü mü? Rüyalar, gerçeklerden daha mı gerçektir?
Ölüm Tüneli, kahramanı Diddynin rüya ile gerçeği hiçbir zaman birbirinden ayıramadığı, hayat, ölüm ve bu ikisi arasındaki ilişkiyi kurcalayan bir kâbus meditasyonu sanki.
Üstelik bu salt bir roman da değil, bir tür, tarifi mümkün olmayan, aşkın ve ölümün peşindeyken ikisine de tutku kertesinde bağlanmış bir deneyim; kısmen roman, kısmen cinayet öyküsü, kısmen felsefe, kısmen de rüya.
Yazarın dili olabildiğince ürkütücü, merak çekici, huzur kaçırıcı, yüzleştirici; kahramanını da okurunu da deşip kanatırcasına vicdanına baktıran bir bakışa sahip.
Sağlam bir kurgu, yoğun cümleler ve belgesele yakın gözlemlerle modern çağın şiddetine lanetleyen, Amerikan vicdanının gizli kalmış oyuklarında gezinen, Kafkaesk bir fabl belki de.
Daha önce Türkiyede Amerikada, Yanardağ Sevgilim ve Ben Vesaire adlı kurgu kitapları da yayınlanan Susan Sontagın ilk defa 1967de yayınlanan ikinci romanı Ölüm Tüneli, vicdan azabı, delilik, rüyalar ve karşılaşmalarla, aşkı ve ölümü sınırlarına zorlayan bir kara roman...
Ölüm Tüneli Agora Kitaplığı, 357 sayfa Çeviren: Begüm Kovulmaz Dünya Edebiyatı Dizisi
 | |
PİGMELER ORMANI Isabel Allende
Afrikanın ekvator bölgesindeki bir ormanın derinliklerinde yaşayan Pigme kabilesinin başına gelenlerden kimsenin haberi yoktur. Hayvan türlerinin bilinçli olarak yok edildiği, iki misyonerin kaybolduğu, korkunun egemen olduğu o yöreye girmeye kimse cesaret edemez.
Balta girmemiş bu orman, kendi tutkuları uğruna bölgeye korku salmış kimi insanların yürekleri kadar karanlık birtakım sırlar saklamaktadır.
Latin Amerika edebiyatının ülkemizde en tanınan temsilcilerinden biri olan Şilili ünlü yazar Isabel Allende, Kartal ile Panterin serüvenlerini anlattığı üçlemenin bu son kitabında, okuyucuyu bir kez daha bir büyü ve gizem dünyasına götürüyor.
Allendenin Canavarlar Kenti ve Altın Ejder Krallığı adlı macera kitaplarındaki aynı kahramanlar olan Amerikalı Kate Cold ile genç yeğeni Alexander ve Brezilyalı kız arkadaşı Nadia Santos, üçüncü kitap olan Pigmeler Ormanında, bu kez Afrikanın vahşi ormanlarında akıllarına gelmedik heyecanlı bir serüven yaşıyorlar.
Afrikanın doğası, insanları, gelenekleri, karşıtlıklarla dolu bu toprakların canlılığı ve renkliliği onları büyülüyor. Kabile insanlarının geleneksel bilgeliği, iç içe yaşadıkları ruhlar alemiyle sürdükleri kendine özgü ilişkiler ve yaptıkları büyüler onları şaşkınlığa sürüklüyor.
İnsanların içindeki nefretin ve mantıksızlıkların sonuçlarıysa onları korkutuyor. Tüm bunlara karşı ancak kendilerine olan inançları, aralarındaki dostluk ruhu ve dayanışma gücüyle savaşabiliyorlar.
Pigmeler Ormanı Can Yayınları, 224 sayfa Gençlik Kitapları Dizisi Çeviren: İnci Kut
 | |
ÜÇÜNCÜ SINIF NEDİR? Emmanuel-Joseph Sieyés
1789 Fransız Devriminin mimarları denince, on sekizinci yüzyılın Filozoflar diye anılan büyük düşünürleri -Voltaire, Rousseau, Diderot, vb.- akla gelir. Fakat bunların eserlerinde dile gelen yeni dünyayı biçimlendirecek fikirler, genellikle ne geniş halk kitlelerince anlaşılabilecek ne de sorun çıkınca hemen uygulanabilecek genel ve soyut felsefi düşüncelerdir. Bu nedenle, Fransa devrime doğru giderken her kesime mensup aydınlar tarafından söz konusu fikirleri halka yaymak ve siyasal eylem programları oluşturmak amacıyla pek çok irili ufaklı yazı, risale, broşür, kitap vb. yazılmıştır.
Kendisi ruhbandan olmakla birlikte tüm siyasal eyleminde davasını savunduğu halk lehinde tutum almış olan filozof yaradılışlı Emmanuel-Joseph Sieyésin Quest-ce que le Tiers-Ètat? (Üçüncü Sınıf Nedir?) adlı eseri bunların en tanınmışı, Fransız Devrimi ile ilgili belgelerin en önemlilerinden biri, bir anlamda devrimcilerin gerçek manifestosudur.
Bu metinde coşkun bir üslup, ama ödünsüz bir bilimsel duruluk ve titizlikle tanımlanıp savunulan ulus, yurttaş, hak, hukuk, demokrasi, özgürlük, eşitlik, ulusal irade gibi kavramlar devrimle canlanmış, devrimin etki ve sonuçlarının evrenselleşmesiyle de tüm modern çağın siyasal tablosunu belirlemiştir.
Bugün içinde yaşadığımız dünyanın temel siyasal ve toplumsal parametrelerini, artık ilk ortaya çıktıkları sıradaki biçimleriyle görüp tanıyabileceğiz.
Üçüncü Sınıf Nedir? İmge Kitabevi Yayınları, 110 sayfa Çeviren: İsmet Birkan Tür: Siyaset
 | |
BAKUNİNİN BAHÇESİ Philippe Videlier
Tarihten on öykü... Buradaki öyküler, romancıların sevecekleri türden korkunç gizemler, trajik kişilikler, karanlık adamlar ve ölümcül kadınlarla bezeli çılgınca öyküleri anımsatabilir. Öte yandan tümü gerçek.
Efsanelerinden bağımsız olarak Bakuninin ağır silueti, Leninin Sokratik görünüşü, fotojenik bir atlı olarak Panço Villa ve Che Guevaranın gölgesi... Erkek egemen dünyada tuzağa düşürülen kışkırtıcı Victoria Woodhull, talihsiz Eleanor Marx ve sosyetik sanatçı Tina Modotti...
Devrim arayışı tuhaf zeminlerde sürer: Sakin bir İsviçre gölü, büyüleyici bir Akdeniz adası, Cezayir tepeleri, New Yorkun kibar mahalleleri ve batakhaneleri, Meksika çölleri... Fakat bir yüzyılın kahramanları, ancak Havananın puslu dinginliğinde ortaya çıkarırlar kırılganlıklarını.
Videliernin on öyküsünün yer aldığı kitabının kahramanları, tarihi kişiliklerden oluşuyor ve her biri, yaşamı bir ucundan tutarak, insani yönleriyle öykülerde kendilerine yer buluyor.
Bu tarihi kişilerin öykülerini bir tarihçi ve edebiyatçının kurgusuyla okumak insana başka bir keyif veriyor.
Bakuninin Bahçesi Telos Yayıncılık, 224 sayfa Çeviren: Süleyman Doğru Tür: Öykü(ler)
 | |
UZAM VE KÖTÜLÜK Yaşar Çabuklu
Günümüz Türk denemeciliğinin en önemli isimlerinden biri olan Yaşar Çabuklu, Uzam ve Kötülük adıyla derlediği bu denemelerinde tekinsizliğin izini sürüyor.
Gündelik hayatımızın korunaklı duvarlarının arasında yarattığımız ve kendimizi içine kapattığımız bir tekinsizlik bu.
Özellikle modernlik ve sonrası toplumsal tıkanmaların üzerinden ötekinin durumunu tartışan Çabuklu, bizi kendimize ve dünyamıza yeniden bakmaya çağırıyor.
Hep kendimizden olabildiğince uzak tutmaya çalıştığımız ama her an bizi de kapsamına alabilecek gibi gözüken bu tekinsizlik öteki olma hali günümüzün kötülüğünü de açıklıyor bize.
Uzam Karartılmış oda, medyumluk ve spiritüalizm Gündelik hayat ve özel uzam Yer-olmayanlar Perili ev ve tekinsizlik Toplumsal cinsiyet ve uzam Kendine ait bir iç oda kurmak: Anoreksi Postmodern toplumda uzam Modern ve postmodern uzamlarda aylaklık Ekonomik uzamın ötesinde: kültürel çalışmalar Yerin uzama dönüşmesinin yol açtığı korku: Agorafobi Saat zamanı ve uzam Gerçek uzamdan siber uzama
Kötülük Kutsal şiddetin Aydınlanmış şiddete İçe atılanın birikmiş zehirli kütlesi: Hınç Kötülük sıradanlaşırken İstisnadan sürekliliğe: Olağandışı hal Irkçılık kurumsallaşırken Çılgın kalabalığın Deşarjı: Linç
Uzam ve Kötülük Everest Yayınları, 186 sayfa Deneme Dizisi
> Haftanın Kitapları sayfası için iletişim: Onur Serim
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
| |