İSTANBUL - Kulağını bana ver, sevgili okuyucum! İnan, keyif alacaksın! [Apuleius]
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
 | |
BAŞKALAŞIMLAR - Altın Eşek - Apuleius
Birbirinden ilginç öyküleri peş peşe dizerek okuyucusuyla ilgisini hiç yitirmeden, karşılıklı duygu alışverişinde bulunarak, telaşla, hevesle, istekle yazan, Latin edebiyatının ünlü isimlerden Lucius Apuleiusun yapıtıdır Başkalaşımlar (Metamorphoses).
Antik çağlardan günümüze kalan bir roman; Batı edebiyatında yüzlerce çevirisi yapılmış, yüzlerce romana, oyuna esin kaynağı olmuş, görsel sanatların görkemli eserlerine malzeme oluşturmuş, 11 kitaplı bir öykü klasiği.
Roma İmparatorluğunun eyaletlerinde yaşayan sıradan insanların sıradan yaşamlarının çarpıcı yanlarının alaycı ve eğlendirici bir ifadeyle sunulduğu bu yapıtın temel içeriği, yanlış bir büyü sonucu eşeğe dönüşmüş bir insanın gözünden, insanoğlunun gizemli doğasının ortaya dökülüşüdür.
Bir ahlak felsefecisi gibi, insanın yaşamını, ahlakını, zayıflıklarını ve erdemlerini değerlendiren, kendi kendine düşünen, konuşan, sevinen, öfkelenen bu sevimli eşek, başından geçen öykülerle, okuyucuyu karşı taraftan alır, tümüyle kendi dünyasının içine çeker. Okuyucu artık onun aklından, düşüncesinden ve onun gözlerinden, önce kendisini, sonra diğer insanları, değişik yaşamları ve doğanın gizemli özelliklerini seyre dalar. Bir eşeğin gözlemleri, okuyucunun kendi içini seyrettiği bir ayna halini alır. Dolayısıyla okuyucu da bir anlamda başkalaşır.
Kitap içinde kitaptır Metamorphoses. Metnin temel konusu olan bir insanın eşeğe dönüşme öyküsüyle yetinmez. Başlı başına iki önemli öyküye daha ev sahipliği yapar. 4 (28) - 6. (24) Kitaplar, Cupido ile Psychenin, başka deyişle Aşk ile Ruhun birbirlerine olan tutkulu aşkını konu edinir; 11. Kitap ise Mısır Tanrıçası İsisin gizem dinine, büyülü dünyasına sahne oluşturur.
Apuleiusun ustalıkla kurguladığı bu üç öykü adeta iç içe dokunur; Aşk içi içine sığmaz tutkusuyla, Ruhun tüm güzelliğini ve saflığını ele geçirir; Tanrıça İsis bütün görkemiyle Mısırın güneş renkli sularından yükselerek, Romanın din yaşamına capcanlı bir soluk, yepyeni bir anlayış getirir.
Sonuçta her bir öykü birbirinin içine yuvarlanarak kendi başına birer başkalaşım olur ve satırların arasından süzüle süzüle gökkuşağının eskizleriyle, insan ve doğanın o büyülü, gizlerle dolu ve ele geçmez dünyasının anlatıldığı Metamorphoses tablosunu oluşturur.
Metamorphosesin Başkalaşımlar (Altın Eşek) başlığı altında yapılan bu ilk Latinceden Türkçeye çevirisinde, okuyucunun yapması gereken tek şey, arkasına yaslanıp bu menevişli tabloyu seyretmek ve Apuleiusun şu samimi seslenişine yürekten katılmak olacaktır: Kulağını bana ver, sevgili okuyucum! İnan, keyif alacaksın! [Çiğdem Dürüşken]
Apuleius Lucius Apuleius (124-170) Numidyadaki bir Roma kolonisi olan Madaurada (bugünkü Cezayirde) dünyaya geldi. Kartaca ve Atinada öğrenim gördükten sonra Akdeniz ülkelerini dolaştı.
Kuzey Afrikada özellikle din ve tapınma törenleri üzerine incelemeler yaptı. Bir süre Romada retorik dersleri verdikten sonra Afrikaya döndü ve orada evlendi. Karısının ailesi tarafından büyü yapmakla suçlanması üzerine yaşamı konusunda en önemli kaynak olan Apologiayı (Savunma) yazdı.
Asıl on bir kitaptan oluşan, Latince yazdığı Metamorphoseon (Başkalaşımlar) adlı romanıyla tanınır. Altın Eşek, Başkalaşımlarda yer alan öyküler arasında en bilinenidir. Eski dinsel gizleri ve görgü kurallarını anlatması bakımından değerli olan bu eser, daha sonra Rabelais, Boccacio, Voltaire ve Defoe gibi yazarlara da esin kaynağı olmuştur. Felsefe üzerine denemeler de yazan Apuleiusun öteki eserleri arasında Florida, De Platone et eius dogmate (Platon ve Öğretileri) ve De Deo Socratis (Sokratesin Tanrısı Üzerine) sayılabilir.
Başkalaşımlar Kabalcı Yayınevi, 689 sf. Çeviren: Çiğdem Dürüşken Dizi: Humanitas
 | |
BUDDENBROOKLAR - Bir Ailenin Çöküşü - Thomas Mann
Buddenbrooklar, dünya edebiyatında Alman romanını temsil eden yazarların başında gelen Thomas Mannın ilk romanıdır. Mannın Bir Ailenin Çöküşü alt başlığıyla 1900 yılında, 25 yaşında kaleme aldığı roman, Kuzey Almanyada yaşayan zengin bir burjuva ailenin ve aile ticarethanesinin birkaç kuşak boyunca geçirdiği değişimi ele alır.
Yapıtlarının başlıca konusunu burjuvazinin yozlaşmasının oluşturduğu Thomas Mannın dünya çapında başarıya ulaşan bu ünlü romanında, yer yer taşlamalı bir biçimde, yazarın kendi ailesi gibi Lübeckli bir tüccar ailenin çöküşü anlatılmaktadır. Bu açıdan Buddenbrooklarda öne çıkan, burjuvazinin çalışkanlık, tutumluluk ve görev bilinci gibi değerlerinin, sanatsal ve entelektüel yaşam biçimleriyle olduğu kadar kötü alışkanlıklar, lüks, avarelik, din, hastalık ve ölümlerle de yıkılmasıdır.
Birçok eleştirmenin Venedikte Ölümden bile büyük bir yapıt olarak değerlendirdiği Buddenbrooklar, gerçekten de modern yaşama ayak uyduramayan saygın bir ailenin çöküşünün öyküsüdür: Doğumlar, evlenmeler, boşanmalar, ölümler, başarılar ve başarısızlıklar aracılığıyla orta sınıf yaşamının ustalıklı bir portresini çizen roman, aynı zamanda kaybolan burjuva değerler için bir ağıt niteliğini de taşımaktadır.
Mannın bu dev yapıtı, modern edebiyatın klasikleri arasındadır. Venedikte Ölüm, Tonio Kröger, Büyülü Dağ, Doktor Faustus gibi yapıtların yazarı Thomas Mannın 1932 tarihinde yazdığı bir mektupta, Buddenbrooklar hiç kuşkusuz Almanyadaki en popüler kitabım ve belki de adım kendi ülkemde hep bu kitapla ilişkilendirilecek, dediği bu başyapıtı yeni çevirisiyle sunuyoruz.
Thomas Mann 1875 yılında Lübeckte doğan Thomas Mann bir tüccar ailesinin çocuğuydu. Varlıklı ailesi sayesinde iyi bir eğitim gördü, ancak babası ölünce üniversite eğitimini tamamlayamadı.
İlk büyük eserini 1901de yazdı: Buddenbrook Ailesi. Zengin bir burjuva ailesinin düşüşünü dile getiren bu destansı roman Manna büyük bir ün sağladı.
Daha sonra yazdığı Büyülü Dağda bir uygarlığın tümüyle çöküşünü, Doktor Faustusta son savaştan yıkıntı halinde çıkan Almanyayı anlattı.
1929da Nobel Edebiyat Ödülüne değer görüldü.
Hitler iktidara gelince sürgüne gönderilen Mann, 1936da da Alman vatandaşlığından çıkarıldı.
Çeşitli ülkelere sığınan Thomas Mann, bundan sonra romanlarında çağımız dünyasının sorunlarına çağrışımlar getiren büyük mitosları da işledi. Thomas Mann, burjuva geleneklerine ve ahlakına karşı çıkan kesin ve gerçekçi gözlemleriyle natüralist bir yazardır.
Buddenbrooklar Can Yayınları, 666 sf. Almancadan çeviren: Kasım Eğit Dizi: Dünya klasikleri
 | |
AVRUPA İNSANI Jorge Semprun, Dominique de Villepin
Biri, Jorge Semprun, komünist bir direnişçinin zengin ama acılı deneyimleriyle donanmış bir solcu; diğeri, Dominique de Villepin, De Gaullecü bir gelenekten gelme, bugünün başbakanı.
Aynı zamanda, günümüz dünyasının karmaşıklığının bilincinde olan ve demokrasi heyecanıyla Avrupa değerlerine bağlılığın birleştirdiği, çağdaşlığa ve onun içerdiği devrimci potansiyele inanan bu iki yazar, dert edinip haftalar boyunca kendi görüş ve kanaatlerini birbirlerine aktararak bu kitaptaki metinleri kaleme aldılar...
Avrupa İnsanı Agora Kitaplığı - 160 sf. Çeviren: Aydın Cıngı Dizi: Düşünce Felsefe
 | |
DOĞU ÖYKÜLERİ Ferit Edgü
Kitapta yer alan 4 uzun, 17 çok kısa öykü. Doğunun kuş uçmaz, kervan geçmez dağlarında geçiyor.
Yazar, Hakkâride Bir Mevsimle başladığı yazın yolculuğunu, çaresiz insanların öyküleriyle sürdürüyor.
Yalın sözcüklerle, duru ama doğurgan imgelerle. Yoğun diyaloglarla. Gerçek bir dil şöleni.
Ferit Edgü 1936da İstanbulda doğdu. Öykü, şiir, roman, deneme türlerinde yapıtlar verdi. Bir Gemide, 1979 Sait Faik Hikâye Armağanı Ders Notları, 1979 Türk Dil Kurumu Deneme Ödülü Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı, 1988 Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü
Doğu Öyküleri Sel Yayıncılık, 76 sf. Tür: Öykü
 | |
GÖLGEDE VE GÜNEŞTE FUTBOL Eduardo Galeano
Şampiyonanın bir başka sürprizi de Türkiyeydi. Hiç kimse bu ülkenin önemli bir başarı elde edeceğine inanmıyordu. Türkiye, dünya kupalarından elli yıldır uzaktı. Brezilyaya karşı oynadığı ilk maçta hakemin kararıyla göz göre göre haksızlığa uğradı; ama yoluna devam etti ve sonunda üçüncü oldu. Enerjik ve kaliteli futboluyla kendisini küçük gören uzmanların ağzını açık bıraktı.
Gerçek bir futbol tutkunu olan Uruguaylı ünlü yazar Eduardo Galeano, Dünya Kupalarına ilişkin gözlemlerini anlattığı Gölgede ve Güneşte Futbola 1998 ve 2002 kupalarını da ekledi. Yeni bölümleriyle birlikte yayınlanan Gölgede ve Güneşte Futbol, futbol coşkusuna yaşama sevincini de katan bir kitap.
Kucaklaşmanın Kitabının, Ateş Anılarının yazarı, kendisini bir iyi futbol dilencisi olarak niteliyor ve futbolun destansı kahramanlarına, ağları sarsan gollere ticaret ve siyaset açısından değil, kültürel açıdan yaklaşıyor. Galeano, futbolun şiirini yazıyor.
Eduardo Galeano Eduardo Galeano Marcha dergisinin yazı işleri müdürlüğünü, Epoce dergisinin de yayın müdürlüğünü yaptı. Buenos Aireste Crisis dergisini kurup yönetti.
1973ten sonra Arjantin ve İspanyada sürgünde yaşadı. 1985te Uruguaya geri döndü. Galeano, iki kez Casa de la Americas Ödülünü kazandı. Ateş Anıları adlı üçlüsü, Uruguay Kültür Bakanlığı Ödülüne layık görüldü.
1989da Washington Üniversitesi tarafından American Book Award Ödülünü kazandı. Tüm Avrupa dillerine, ayrıca Rusçaya, İbraniceye, Japoncaya ve Türkçeye çevrilmiş olan pek çok kitabı arasında Ateş Anıları Üçlemesi ve Kucaklaşmanın Kitabı Can Yayınlarında yayımlandı.
Gölgede ve Güneşte Futbol Can Yayınları, 312 sf. Çevirenler: Mehmet Necati Kutlu, Ertuğrul Önalp Özgün dili: İspanyolca Dizi: Çağdaş dünya yazarları
 | |
BUZ ÜSTÜNDE YÜRÜR GİBİ (Ciltli) - Seçme Şiirler - Ahmet Erhan
Bedenini bir dünya haritası gibi dizlerime Serip de yollar aradım yürümek için İçime çekmek için hava, koklamak için çiçek Ve bir kadın, yaşamı benimle bölüşecek Sevdiğim şeyleri sevecek, bir incir ağacından Damlayan süt dolarken memelerine Çocuklar doğuracak, kara gözleri Dünyaya bıkıp usanmadan sorular soran Kendiyle yüzleşmekten çekinmeyen, doğayla Ve insanla sonuna dek barışkın... Yüzünü ak bir kitap gibi ellerimde Açıp da umutlar aradım yaşama ilişkin Uçurumların yamacında kök salacak ağaçlar Boğulanlara uzanacak bir kol belki Bunun için sevgilim, seninle başlattım bu şiiri
Buz Üstünde Yürür Gibi Everest Yayınları, 421 sf. Dizi: Şiir
 | |
ÇIPLAK YÜZMEK Carl Hiaasen
Hem suç romanı, hem komedi. O kadar iyi ki, kesinlikle yasaklanmalı! Miami Herald
Artemis Yayınları, Carl Hiaaseni Türk okur ile tanıştırıyor. İlk romanı Tourist Seasonı 1986 yılında yayımlayan Hiaasenin romanı aynı yıl GQ dergisi tarafından, bütün zamanların en iyi 10 kitabından biri olarak adlandırıldı.
Cosmopolitan yazarlarından Louise Bernikow, Hiaasenın romanlarını, inanılmaz derecede eğlenceli, çevrenin mahvedilmesi ve inşaatçıların o gaddarca yapılanmaları gibi temalara rağmen yine de gözyaşlarınızın akmasına neden olacak kadar komik, olarak nitelendiriyor. Tony Hillermansa, Carl Hiaaseni, suç romanlarının Mark Twaini olarak isimlendiriyor.
Dünyada Golfstream akıntısının nereden başlayıp nereye gittiğini bilmeyen tek deniz biyologu herhalde Chaz Perronedur. Çok para kazanmak için biyoloji okuyan tek insan da yine o ve şimdi de bunun bir yolunu bulmuş: İnsafsız bir tarım sanayicisi, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan Everglades bataklıklarına yasadışı bir şekilde gübre akıtmaya devam edebilsin diye su örneklerini değiştirmek.
Chaz, karısı Joeynin bu yolsuzluğu anladığından şüphelenince tatil yaptıkları teknenin güvertesinden karısını Atlantik Okyanusunun karanlık sularına atar. Chazin şansına, ne yazık ki karısı bu düşüşün ardından ölmez.
Bir marihuana balyasına sımsıkı tutunan Joey Perrone, eski bir polis ve artık yalnız bir adam olan Mick Stranahan tarafından okyanustan kurtarılır. Bir an önce polise gidip kocasının işlediği suçu ihbar etmek yerine Joey, ölü biri olarak kalıp Chaz kendi kendini yiyip bitirene kadar onu yiyip bitirmeye karar verir, Mickin yardımıyla tabii.
Joeynin cani kocasını takibe alıp taciz ederken, Chazin su kirliliği konusunda yaptığı soğukkanlı dolandırıcılık her geçen gün artan dengesiz ve beceriksiz davranışları yüzünden huzursuzluk verici bir hal almaktadır. Bu arada Mick Stranahan da altı başarısız evlilik ve bir adada geçirdiği yalnız bir hayatın içindeki atılgan romantiği henüz öldürmediğinin farkına varır.
Okuyucu ise, bu kitapla, kaçık bir politika, çevredeki karmaşa ve insan kalbi arasında geçen, eğlenceli, tam gaz, saf bir Hiaasen yolculuğuna çıkacak.
Alaylı konuşmalar, öldüresiye iğneleyici yan karakterler, komik arka plan parçalarıyla çok zengin, birinci sınıf! [Entertainment Weekly]
Çıplak Yüzmek Artemis Yayınları, 514 sf. Çeviren: Türkan Çolak, Bilge Turan Dizi: AB
> Haftanın Kitapları sayfası için iletişim: Onur Serim
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
| |