Haftanın kitapları - Mayıs 2006/3
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Kültür Sanat
Filmler
Sinema
Müzik
Edebiyat
Sahne Sanatları
Sergi
Mimari
Arkeoloji
İstanbul Bienali
Orhan Pamuk - Nobel
Altın Portakal
Cannes
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Kültür Sanat » Edebiyat » YENİ KİTAPLAR
Haftanın kitapları - Mayıs 2006/3
‘Bay Vivo ve Kokain Kralı’ (Louis de Bernieres), ‘Zaman Geriye Dönmez’ (Ferhan Şaylıman), ‘En Çok Seni Bekledim’ (Sibel Öz) ve ‘Birlikte Büyütelim’ (Prof. Dr. Z. Bengi Semerci) bu haftanın kitapları.

NTV-MSNBC
Güncelleme: 18:11 TSİ 13 Haziran 2006 Salı

İSTANBUL - “Bağımlı yetişen çocuk, sigara, alkol, uyuşturucu, çete, tarikat, yasal olmayan yollar, onu kötü etkileyecek diğer kişilere de bağımlı olmaya hazırdır” [Prof. Dr. Bengi Semerci]



BAY VİVO VE KOKAİN KRALI
Louis de Bernieres

Geçtiğimiz yıl ‘Kanatsız Kuşlar’ isimli kitabıyla beğeni toplayan Louis de Bernieres, Türkçe’ye çevrilen romanı ‘Bay Vivo ve Kokain Kralı’ ile tekrar okurun karşısına çıkıyor. De Bernieres, bu kez, kahramanlarını Güney Amerika’dan seçiyor. Kitap, Güney Amerika’nın kültürel ve politik yaşamı üzerine kurgulanmış.

Yazarın eserleri arasında farklı bir kurguya sahip olan ‘Kanatsız Kuşlar’, mizah ve kederin yankılandığı lirik bir yapıt. Karşı cins arasındaki aşkı, dostlukları ve dostların birbirlerine düşman olmak zorunda kaldıkları savaşın nasıl kişisel bedeller ödettiğini dile getiren roman aynı zamanda politik bir kurguya da sahip. Geçtiğimiz yıl yayımlanan Kanatsız Kuşlar okur tarafından beğeni ile karşılanmıştı.

De Bernieres ve Güney Amerika Edebiyatı
1970’lerin ortalarından itibaren iki yıl Kolombiya’da öğretmenlik yapması, Louis De Bernieres’in gelişme yıllarına kuşkusuz büyük fayda sağlamıştır. Mizahi açıdan ele aldığı çağdaş Güney Amerika sorunlarını dile getiren romanlarında uyuşturucu ticareti ve politik yozlaşmanın yanı sıra toprak ağaları tarafından sömürülen çiftçileri, gangsterleri ve çok uluslu şirketlerin oyunları da işler.

Gabriel Garcia Marquez’in Yüzyıllık Yalnızlığı’nda ve Isabel Allende’nin ‘Ruhlar Evi’nde olduğu gibi Bernieres de yazar olarak Güney Amerika halkının batıl inançlar gerçekliğinin duygusal baskısı altında ezilişinden fazlasıyla etkilenmiştir. Bernieres’in Güney Amerika üçlemesindeki romanlarında da, güçlü ataerkil ve anaerkil karakterlerin varlıklarına kuvvetle inanan insanlar vardır ve De Bernieres, bu inançların insanların günlük yaşamlarına nasıl egemen olduklarını büyük bir ustalıkla kurgulamayı başarmıştır.

Bay Vivo ve Kokain Kralı
Louis de Bernieres’in Bay Vivo ve Kokain Kralı adlı eserinde baş kahramanı Dionisio Vivo’dur. Yöre halkı Dionisio Vivo’nun yalnızca kokain krallarına savaş açıp ulusal bir kahraman (kurtarıcı) değil aynı zamanda bir brujo (büyücü) ve peşinden müritlerini sürükleyen (ondan çocuk sahibi olmak isteyen kadınlar ordusu) İsa peygamber gibi biri olduğuna inanmaktadır.

Roman, bahtsız Başkan Vera Cruz’un El Jerarca’dan (Kolombiyalı ünlü uyuşturucu kralı Pablo Escobar’dan esinlenerek yaratılmış bir karakter) ulusal borçların bir kalemde silinmesine karşılık adaletin karşısına çıkmamak ve dokunulmazlıktan yararlanmak istediği mesajı ile başlar. Bu arada kokain ticareti anarşisinden usanan halkın sesi ve vicdanı konumuna gelmiş olan felsefe öğretmeni Dionisio Vivo’nun evinin önünde uyarı olarak vahşice katledilmiş cesetler bulmaktadır. El Jerarca, Vivo’yu yerel gazeteye kokainle ilgili yazdığı yazılardan vazgeçirmeye çalışır. Vivo’yu rüşvet ve tehditle yıldıramayınca bu kez kiralık katiller aracılığıyla bir dizi suikast girişiminde bulunur. Fakat Bay Vivo birtakım sihirli güçler tarafından korunmaktadır ve bu nedenle katillerin tüm suikast girişimleri başarısızlıkla sonuçlanır. Vivo’nun sevgilisi Anica bir silah tüccarının kızı olmasına rağmen El Jerarca’nın kiralık katillerinin elinden kurtulamaz. Vivo’nun en yakın arkadaşı polis müdürü Ramon da katillerin kurbanı olur.

Deliliğin eşiğinde bocalayan Vivo, bir süre yas tuttuktan sonra ona adanmış kadınların yardımıyla herkese örnek olacak bir intikamın peşine düşer.

De Bernieres ve diğer eserleri
Louis de Bernieres Yüzbaşı Corelli’nin Mandolini adlı eseri ile uluslararası büyük bir üne kavuşturmuştur. İkinci Dünya Savaşı sırasında istila edilen Kefelonya Adası’nda Yunanlı bir kızla İtalyan askerinin aşkını dile getiren roman daha sonra beyazperdeye de aktarılmıştır. Bernieres’in romanları savaşın dehşet verici ortamında süre gelen insani değerleri ilginçlikleri yakalayıp duygusal ve ürkütücü bir şekilde okuyucuya yansıtır.

De Bernieres; açık seçik bir şekilde betimlediği ızdırabı ve şiddeti, yumuşak bölümler ve düşsel çılgınlıkları kaleme aldığı satırlarında komediyle birleştirir. Ayrıca kitaplarında açık seçik cinselliği yergici bir ifadeyle kullanır. Bir tür tarihi aşk romanı olan Yüzbaşı Corelli’nin Mandolini adlı eserinde ilk kez daha önceki romanlarında işlediği batıl inanç ve büyü gerçekliğinden uzaklaşmıştır.

De Bernieres’in Kırmızı Köpek adlı eseri de diğerlerinden farklıdır. Yazar Kırmızı Köpek’te, Batı Avustralya’da ufak bir madencilik kasabasının ortamında gelişen olayları anlatır. Özgür yaşayan ve herkese ait olan bir çoban köpeğinin öyküsüdür bu.

Louis de Bernieres kimdir?
1954 yılında Londra’da doğan Louis de Bernieres 18 yaşında dört ay Sandhurst Askeri Okulu ardından Manchester’daki Victoria Üniversitesi’ne devam etmiştir. Buradan mezun olduktan sonra Leicester Politeknik Okulu’ndan öğretmenlik sertifikası almıştır. Daha sonra da Londra Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nden mezun olmuştur.

Tüm zamanını roman yazmaya adamadan önce bahçe mimarı, motosikletli kurye, oto tamirciliği gibi çeşitli işlerde çalışmıştır. Ayrıca Kolombiya’da İngilizce öğretmenliği yapmıştır. İlk üç romanında kullandığı üslubu bu deneyimi sağlamıştır. Don Emmanuel’in Alt Tarafları (1990), Bay Vivo ve Kokain Kralı (1991) ve The Troublesome Offspring of Cardinal Guzman (1992) adındaki bu kitaplar Güney Amerika edebiyatından fazlasıyla etkilenmiştir. Özellikle de batıl inançlardan ve büyü gerçeğinden.

Bernieres, 1993 yılında Granta Dergisi tarafından en iyi 20 Genç İngiliz yazarlardan biri seçilmiştir. Ertesi yıl yayımlanan dördüncü romanı Yüzbaşı Corelli’nin Mandolini Commonwealth Yazarları en iyi kitap ödülünü kazanmıştır. Ayrıca Sunday Express gazetesi tarafından yılın kitabı olarak aday gösterilmiştir. II. Dünya Savaşı’nda Yunan adası Kefelonya’da yerel doktorun kızı ile bir İtalyan askerinin aşk öyküsünü dile getiren eser 11 dile çevrilmiştir. Beyazperdeye de uyarlanan roman 2001 yılında gösterime girmiş ayrıca tiyatroya da uyarlanmıştır. 1998 yılında Avustralya’da düzenlenen yazarlar festivali sırasında karşılaştığı bir köpek heykelinden etkilenerek yazdığı bir dizi öykü 2001 yılında Kırmızı Köpek adıyla yayımlanmıştır.

1998 yılında Canongate Yayınevi tarafından yayımlanan İncil’den alınan bir dizi öykü kitaplarından oluşan serinin The Book of Job adlı kitabının ön sözünü yazmıştır.

Sunday Morning at The Center of The World adlı tiyatro oyunu Londra’nın Güney Batı yakasında geçer. Eser, 1999’da BBC Radyo 4’te yayımlanmış, 2001’de kitap halinde basılmıştır.

Bernieres, ayrıca çeşitli gazete ve dergilerde kısa öyküler yazmaktadır. 2004 yılında yayımlanan en son romanı Kanatsız Kuşlar (Altın Kitaplar) 2005 yılında Whitbread Ödülü’ne ve Commonwealth yazarları ödülüne (Eurasia Bölgesi, En İyi Kitap) aday gösterilmiştir.

Kitapları:
Don Emmanuel’in Alt Tarafları (İş Bankası Yayınları), Bay Vivo ve Kokain Kralı (Altın Kitaplar), The Troublesome Off Spring of Cardinal Guzman (Altın Kitaplar tarafından yayımlanacak), Yüzbaşı Corelli’nin Mandolini (YKY), Labels, The Book of Job (Önsöz), Sunday Morning at The Center of The World, Kanatsız Kuşlar (Altın Kitaplar).

Ödülleri:
1991 Commonwealth Yazarlar Ödülü (Eurasia Bölgesi, En İyi Kitap Ödülü) - Don Emmanuel’in Alt Tarafları
1992 Commonwealth Yazarlar Ödülü (Eurasia Bölgesi, En İyi Kitap Ödülü) - Bay Vivo ve Kokain Kralı
1994 Sunday Ekspres Yılın Kitabı Adayı - Yüzbaşı Corelli’nin Mandolini
1995 Commonwealth Yazarlar Ödülü (Eurasia Bölgesi, En İyi Kitap Ödülü) - Yüzbaşı Corelli’nin Mandolini
1995 Lannan Edebiyat Ödülü (Roman)
1997 İngiliz Kitapları Yılın Yazarı
2004 Whitbread Roman Ödülü Adayı - Kanatsız Kuşlar
2005 Commonwealth Yazarlar Ödülü (Eurasia Bölgesi, En İyi Kitap Ödülü Adayı) - Kanatsız Kuşlar

Bay Vivo ve Kokain Kralı
Altın Kitaplar, 320 sf.
Çeviren: Bülent O. Doğan
Dizi: Roman



ZAMAN GERİYE DÖNMEZ
Ferhan Şaylıman

Hayatın ve ilişkilerin içindeki şiddet...
Ferhan Şaylıman imzalı Zaman Geriye Dönmez 1900’lerden günümüze uzanan, Türkiye’nin son yüz yılını kapsayan bir süreci bulanık bir aynada yansıtırken doksan yaşını deviren sıradışı bir adamın insanlık hallerini alabildiğine ayrıntılı bir fotoğrafla öne çıkarıyor.

Çoğumuzun kendinden bir parça bulacağı olağanüstü bir karakter olan Mişon’un mabedinde ise herkese yetecek kadar tutku ve acı, sevgi ve nefret, suç ve aşk var. Asmalı Mescid’in Anna’sı, Abanoz’un Afrosu, Şirvan, Nevin, Türkan ve diğerleri, Mişon’un kimselere benzemeyen hayatını süsleyen kilometretaşları.

Gazi, yanlarına yaklaştığında, önce ustanın elini sıkıyor. Geçip gideceği sırada, o koca adamın yanında dikilen çocuk dikkatini çekmiş olacak ki duraksıyor. O andan aklında kalani yalnızca bakış hizasına denk düşen eller; uzun, biçimli parmaklar, sanatçı eller. Tam karşısında dikiliyor. Gazi’yi durduran, dikkatini çeken asıl ne olabilir? Okuma çağındaki bir çocuğun, üzerine biraz da büyük gelen tulum giymiş hali mi? Yoksa kendi gibi, suyun öte yakasını çağrıştıran göz ve ten rengi mi? Tepedeki bir çift mazi göz, bakarken titreyen yeşil gözleri inceliyor. Balkan göçmeni olduğunu çoktan anlamış. Gülümseyerek yanaklarını okşarken, soruyor: “Nerelisin?”

‘Zaman Geriye Dönmez’, hayatın ve ilişkilerin içindeki şiddeti yakalayan bir roman.

Zaman Geriye Dönmez
Merkez Kitaplar, 205 sf.
Tür: Roman



EN ÇOK SENİ BEKLEDİM
Sibel Öz

Ayağa kalktı, onu görüyordu. “Burada durdu, denize baktı, karanlıkları düşledi... Duvara kazıdığımız adlarımızı yeniden yazdı dokunarak. Bizden nefret mi etti? Sözünü tutmamasına alışmıştı insanların. Kirlenerek büyündüğünü, unutmanın acımasızlığına ‘hayat’ dendiğini bilmiyor muydu? Kimse gelmedi o gün. Herkes unutmuştu... herkes... herkes büyümüştü...”

Tutunarak doğruldu, gözyaşlarıyla ıslanmış yanağını onun buz gibi duvara kazınmış adına yaslandı yeniden. Her tarafı uyuşmuştu.

“Ben de gelmedim... gelmedim...” diye bağırarak duvarı yumrukluyordu şimdi. Çakmağın gazı bitmek üzereydi, tekrar duvara tuttu. Bir azalıp bir çoğalan ışıkta, kendi adının hemen altında şu sözleri okudu: “En çok seni bekledim.”


Sibel Öz’ün, iyi insanların sade hayatlarında yaşadıkları trajedileri ve biriktirdikleri acıları anlatan öyküleri...

En Çok Seni Bekledim
Agora Kitaplığı, 160 sf.



BİRLİKTE BÜYÜTELİM
-Çocuk Ruh Sağlığı-
Prof. Dr. Z. Bengi Semerci

Anne Baba Olmak Zordur…
Prof. Dr. Z. Bengi Semerci’nin Birlikte Büyütelim Çocuk Ruh Sağlığı adlı kitabı Alfa Yayınları’ndan çıkarak raflardaki yerini aldı.

Çocuğun Ruhsal Gelişimi, Çocuklarda Olabilecek Sorunlar ve Özel Durumlar konu başlıklarını taşıyan kitap üç bölümden oluşuyor.

Prof. Dr. Bengi Semerci, Çocuğun Ruhsal Gelişimi adlı ilk bölümde dünyaya gelen bebeğin ruh sağlığının yerinde olması için öncelikle anne ve babanın bebeği karşılamak için kendilerini hazır hissetmeleri gerektiğini anlatıyor. Bu bağlamda “Dünyaya gelen bebekle sağlıklı ilişki nasıl kurulur?” , “Bir bebeğin ruhsal gelişimi nasıldır?” sorularına yanıt aranıyor. Annenin gebelik sürecinde yaşayacağı içsel hareketliliğin dünyaya gelen bebeğin ruh sağlığı üzerinde etki bırakacağına dikkat çekilen kitapta ilk yılda annelerin bebeği kucağa alıp almama , uyurken sallayıp sallamama endişesi, yalancı meme verip vermeme gibi çok sorulan sorular masaya yatırılıyor.

Kitapta 0-18 ay, 18-36 ay, 3-6 yaş ve 6-12 yaş dönemleri değerlendirilirken tuvalet eğitiminin nasıl olması gerektiğinden, çocukların cinselliği fark etmesine; doğru oyun seçiminden bilgisayar ve televizyon karşısındaki tutumun nasıl olması gerektiğine; ödül ve cezanın ne zaman uygulanması gerektiğinden nelere hayır nelere evet denilmesi gerektiğine kadar kafamızda oluşan sorulara yanıt aranıyor.

Çocuklarda Olabilecek Sorunlar adlı bölümde bezle tüm ilişkisini kesen ailelerin kâbusu olan gece işemesinin ne olduğu, sebep ve tedavisi yine kimi zaman hiç üstünde durulmayan, kimi zaman da çok önemsenen ama çaresiz kalınan iki sorun tırnak yeme ve parmak emme davranışının sebepleri ve tedavisi anlatılıyor. Tiklerin oluşma nedenleri üzerinde de durulan kitapta, konuşma bozukluğu ve kekemelik karşısında ailelerin tutumunun nasıl olması gerektiğine açıklık getiriliyor.

Özel öğrenim güçlüğü çeken ve dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğuna da değinen Prof. Dr. Bengi Semerci, çocukluk çağı depresyonuna ve risk etkenlerine de dikkat çekiyor. Bunun yanında sınav kaygısına değinen Semerci, sınav kaygısıyla baş etme yollarını anlatıyor. “Bağımlı yetişen çocuk, sigara, alkol, uyuşturucu, çete, tarikat, yasal olmayan yollar, onu kötü etkileyecek diğer kişilere de bağımlı olmaya hazırdır” diyen Prof. Dr. Bengi Semerci çocuk ve ergende madde kullanım evresi ve tedavi yönteminin aşamalarını anlatıyor.

Özel Durumlar adlı konu başlığını taşıyan üçüncü ve son bölümde ise anne ve baba olmayı istemenin herkesin hakkı olduğunu ancak geç yaşta anne baba olmanın çocuğun ruh sağlığı üzerinde olumlu olmayabileceğinin altı çiziliyor. Tüm dünyada artan boşanmalar neticesinde anne ya da babanın ‘yeni eş’ kavramıyla tanışan çocukların ruh sağlığına yaptığı etki ve yapılması gerekenler açıklayıcı bir dille anlatılıyor. Dünyaya gelen çocuğun geçmeyecek bir hastalığı ya da özrü karşısında anne ve babaların bu durumu nasıl atlatması gerektiği üzerinde duruluyor. Çalışan annelerin en zor deneyimlerinden biri olan bakıcı bulma sorunu ve çocuk bakıcısı için gerekli kriterler madde madde sıralanıyor.

Evde küfürlü konuşulmasa dahi çocuk küfür ediyorsa ve yalan söylüyorsa buna neyin sebep olduğu ve nasıl engellenmesi gerektiği yine maddeler halinde anlatılıyor. Kitapta toplumda dillendirilmeyen bir konu olan ailede cinsel sömürü ensest gerçeğine de dikkat çekiliyor. Hangi aile yapılarının cinsel sömürüye daha açık olduğu tespiti yapılırken cinsel sömürüye uğradığını ifade eden çocuğun mutlaka dinlenilmesi gerektiğine vurgu yapılıyor.

Anne ve baba olmayı, eğitimi, okulu, stajı olmayan, vazgeçilemeyen, geri dönülemeyen ve asla emekli olunamayan bir iş olarak değerlendiren Prof. Dr. Bengi Semerci’nin Birlikte Büyütelim Çocuk ve Ruh Sağlığı adlı eseri bilgi ile, danışarak, okuyarak çocuk yetiştirmek isteyen anne ve babaların başucu kitabı olmaya aday bir kitap.

www.bengisemerci.com
iletisim@bengisemerci.com

Birlikte Büyütelim
Alfa Yayınları, 241 sf.


—> Haftanın Kitapları sayfası için iletişim:
Onur Serim



 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

                        Bu habere henüz yorum yapılmamış


Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları