Prostat büyümesinde teşhis ve tedavi
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Sağlık
Bayındır Hastaneleri Köşesi
Beslenme
Kalp-Damar Hast.
Genetik
Cinsellik
Stres
Kanser
AIDS
Sigara
Erkek Sağlığı
Kadın Sağlığı
Çocuk-Bebek Sağ.
Diğer Hastalıklar
Kuş Gribi haberleri
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Sağlık » Erkek Sağlığı
Prostat büyümesinde teşhis ve tedavi
Prostat büyümesi 40 yaşlarından sonra her erkek için kaçınılmaz bir durum.

Güncelleme: 14:36 TSİ 29 Mayıs 2006 Pazartesi

İSTANBUL - Büyüme ile birlikte şikayetler de ortaya çıktıysa, tedavisi şarttır. Düzenli kontroller prostat kanserinden korunma açısından büyük önem taşıyor.


İyi Huylu Prostat Büyümesi Teşhis & Tedavi Yöntemleri
Prostat kestane büyüklüğünde bir cinsiyet bezidir. Hemen idrar kesesinin altında yerleşmiştir ve idrar yapma sırasında idrar torbasından aşağı idrarı taşıyan kanal olan üretranın bir kısmını çevrelemektedir. Prostatın birincil rolü, ejakülasyon için gerekli olan sıvının bir kısmını sağlamaktır.

Prostat hastalıklarının iki türü vardır:
Prostat kanseri ve İyi Huylu Prostat Büyümesi. Her ikisinin tedavisinde de erken teşhis son derece önemlidir.

TEŞHİS & TEDAVİ YÖNTEMLERİ
40 yaşlarında erkeklerde vücuttaki hormonal değişikliklere bağlı olarak prostatta ortaya çıkan hücresel farklılaşmalar prostat içerisinde adenom adı verilen bir dokunun gelişmesine yol açar. Prostat büyümesi ya da tıbbi terimi ile Benign Prostat Hiperplazisi (BPH), yani prostat’ın kanser olmayan büyümesi olarak isimlendirilen bu durum aslında hemen tüm erkeklerde meydana gelirse de erkeklerin ancak 1/3’ünde tedavi gerektirecek ölçüde tıkanıklığa yol açar. Artan yaşla büyümesi, idrar kanalına baskı yapmaya başlayarak, çeşitli şikayetlere sebep olur. Bu şikayetler, geceleri sık idrar çıkma, idrar yaparken zorlanma, acı ve yanma hissi, idrar kaçırma gibi hastanın yaşamını son derece olumsuz etkiler. Bir çok erkek, bu şikayetler yüzünden yaşam tarzlarını değiştirmek zorunda kalır. Tuvaletlerini oturarak yapma zorunluluğu, uzun yolculuğa çıkamama, açık renk pantolon giyememe, geceleri sık sık kalkış yüzünden yaşanan uykusuzluk gibi.
Belirtiler yıllar içinde yavaş yavaş geliştiğinden, ciddi tıkanıklığı olan hastalar bile bazen
bu durumu normal olarak kabul edebilirler, yani duruma adapte olurlar.

TEŞHİS YÖNTEMLERİ
1- Prostat muayenesi
2- PSA isimli kan tahlili
3- İdrar tahlili
4- Saniyedeki idrar akım hızı (uroflowmetri) + PVR (idrar yaptıktan sonra mesanede kalan idrar miktarı) belirlenmesi
5- Urogenital ultrasonografi

TEDAVİSİ:
Prostat büyümesi’nde tedavi gerektiren durum prostat’ın büyümüş olması değil, büyümüş olan prostat’ın idrar kanalını tıkaması ve bunun da ciddi şikayetlere yol açmasıdır. Prostat büyümesi tedavisindeki mantık, büyümüş olan adenom dokusunu ortadan kaldırıp idrar kanalındaki tıkanıklığı gidermektir. Bu hastalığın tedavisinde, günümüze kadar çeşitli tedavi yöntemleri denenmiştir. İlaç tedavisi, ısı veya termal terapiler, ameliyat( prostatın çıkarılması) ve TUR ve lazer tedavileri gibi. Bu tedavi yöntemlerinin bazıları az riskli ancak etkileri zayıf, bazıları ise etkili ama komplikasyonları yüksek orandadır.

Bu amaçla uygulanan 3 ana yöntem vardır:
1. İlaç Tedavileri
2. Cerrahi Tedavi (prostat ameliyatları)
3. Cerrahi dışı diğer girişimsel yöntemler

Prostat tedavisinde transüretral prostat rezeksiyonu (TUR) Kapalı yöntemle idrar yolundan girilerek yapılan operasyon bugüne kadar en yaygın kullanılan metottur. Başarısı yüksek olmakla birlikte kanama, idrar kaçırma, idrar yolu darlıkları, nadiren sertleşme problemleri gibi yan etkileri %15-20 görülmektedir. Açık prostatektomi prostatın çok büyüdüğü vakalarda uygulanır.

TUR’a yakın etkiye sahip ancak yan etkileri daha az olan yeni tedavi şekli Greenlight tır. Bu işlemde, hasta günü birlik bir müdahale şeklinde tedavi olur. Patentli Greenlight sistemi prostat dokusunu buharlaştırarak yok eder. Bu şekilde idrar akımını etkileyen baskı ortadan kalkar. Kanı sulandırıcı ilaç kullanan hastalarda da ilacın kesilmesine gerek duyulmadan işlem yapılmaktadır.


ADVERTORIAL

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

abdullah ediz  - İzmir
13 Nisan 2007, Cuma 11:59  
sağlık sigortam yok hangi hastaneyi tercih etmeliyim bana ne kadara mal olur bunlarıda yazarsanız sevinirim.bilgi verdiğiniz için teşekkürler, saygılar...

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları