ANKARA - Saldırı Danıştay üyelerince alkışlarla protesto edildi.
Çörtoğlu yaptığı açıklamada Saldırının bir takım basın-yayın organlarının hedef göstermesi ve devlet adına yetki kullanan makamların, sorumsuz ve cesaretlendirici beyanları sonucu gerçekleştiğini vurguladı.

Sezer: Tarihe kara bir leke
 Danıştay Başkanı Çörtoğlu, başkanvekilleri Tansel Çölaşan ve Gönül Önbilgin, Danıştay Başsavcısı Zafer Kantarcıoğlu, Danıştay daire başkanları, üyeler, tetkik hakimleri ve savcılar, Genel Kurul Salonunda öğleden sonra bir araya geldiler.
Çörtoğlu, demokratikve laik Cumhuriyetin temel güvencelerinden olan Danıştayın, anayasadan aldığı yetki ile Türk milleti adına yargılama görevini yerine getirdiği sırada, kendisini, dolayısıyla hukuku, anayasayı, Cumhuriyeti, devleti ve milleti hedef alan menfur bir saldırıya uğradığını kaydetti.
Çörtoğlu, Bu saldırı meslektaşlarımızı kişisel olarak hedef alan bir saldırı değildir. Bu saldırı, mensuplarının kamuoyumuzun bilgisinde olan kimi kararları dolayısıyla bir kısım sorumsuz basın ve yayın kuruluşları ile yazarlarınca hedef gösterilmeleri, devlet adına yetki kullanan makamlarca da cesaretlendirici, ihtiyatsız beyanlarda bulunulması sonucu gerçekleşmiştir.  | |
Başkanlığımızca önceki tarihlerde yapılan basın açıklamalarında ve10 Mayıs 2006 tarihinde düzenlen Danıştayın 138. Kuruluş Yıldönümü töreninde Danıştay adına yaptığım konuşmada bu hususlar altı çizilmek ve tehlikeye işaret edilmek suretiyle vurgulanmasına karşın, devlet yetkisini kullanan en üst makamların açıklamalarında maalesef bu tehlike hafife alınarak göz ardı edilmiştir.Yargısına sahip çıkmayan devlet bu olayda büyük yara almıştır dedi.
Danıştay Başkanı, başkanvekilleri, başsavcı, daire başkanları ve üyelerin cüppeli olarak hazır bulunduğu açıklamadan sonra, Danıştay mensupları ayağa kalkarak uzun süre alkışlı protestoda bulundular.

Danıştayda silahlı saldırı

GEÇEN HAFTA UYARMIŞTI Danıştay Başkanı Sumru Çörtoğlu geçtiğimiz hafta Danıştayın 138inci kuruluş yıldönümünü nedeniyle düzenlenen törende yaptığı konuşmada, kimi kararlara karşı duyulan memnuniyetsizliğin, eleştiri ve yorum sınırlarını aştığını söylemiş ve karara katılan yargı mensuplarının kişisel bilgi ve fotoğraflarına gazete sayfalarında yer verilmek suretiyle yıpratma, hatta hedef gösterme girişimine dönüştürüldüğü uyarısında bulunmuştu.
| |