Haftanın kitapları - Nisan 2006/3
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Kültür Sanat
Filmler
Sinema
Müzik
Edebiyat
Sahne Sanatları
Sergi
Mimari
Arkeoloji
İstanbul Bienali
Orhan Pamuk - Nobel
Altın Portakal
Cannes
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Kültür Sanat » Edebiyat » YENİ KİTAPLAR
Haftanın kitapları - Nisan 2006/3
‘Müzikal Nakışlar’, ‘Düşler Düşü’, ‘Sevgiliye Mektuplar’, ‘Diyalektik Materyalizm’, ‘Son Uçuş’, ‘Evvelotel’, ‘Neden Erkeklerin Meme Uçları Vardır?’, bu hafta için seçtiğimiz kitaplar.

NTV-MSNBC
Güncelleme: 00:14 TSİ 25 Nisan 2006 Salı

İSTANBUL - “Sosyoloji ve tarihi, diyalektik materyalizm çerçevesinde birleştiren duru ve eksiksiz bir yöntem sunan kişi bence Henri Lefebvre oldu.” [Jean-Paul Sartre]



MÜZİKAL NAKIŞLAR
Edward W. Said

Geçtiğimiz yüzyılın en etkili düşünürlerinden Edward Said, bu sefer Batı klasik müziğinin nasıl inşa edildiğine bakıyor. Kendisi de -Adorno gibi- bizzat iyi bir piyanist olan Said, Adorno’nun açtığı yoldan, onun izini sürüp bazen onunla tartışarak modern müziğin ve modernitenin dinamiklerini arıyor ‘Müzikal Nakışlar’da.

Müzik sadece müzik değil, Said’e göre, aynı zamanda büyük bir paradigmanın, toplumsal değişkenlerin parçası. Üstelik, Beethoven’dan itibaren toplumsallaşmanın -ya da toplumdan kaçmanın- aracı...

Klasik müziğe sonsuz sevgi duyan Edward Said, bu kitabı oluşturan üç konferansında, günümüzde pek çok kişiye uzak, soğuk ve eski gelen bu müziği sevilir kılmanın ipuçlarının, kitlesel gösterilerin gizlediği bir hazzın ve mahremiyetin peşine düşüyor -frak giymeden.

Edward W. Said
1935 yılında Kudüs’te doğdu. 1947’de ailesiyle birlikte göçmen olarak Kahire’ye yerleşti. Liseyi ABD’deki Mount Herman’da bitirdi. Lisansını Princeton Üniversitesi’nde, master ve doktorasını Harvard Üniversitesi’nde tamamladı. Doktora tezi Joseph Conrad üzerineydi.

Aramızdan ayrıldığı 2003 yılına kadar Colombia Üniversitesi, Karşılaştırmalı Edebiyat doktora programının başkanlığını yürütüyordu. Filistin meselesinin yerel bir mesele olmaktan çıkıp, bölgesel ve evrensel bir meseleye dönüşmesine herkesten daha çok katkıda bulundu. Tarif ettiği gibi bir entelektüeldi; sürgün, marjinal, yabancı...

Siyasal bir tavrı olan, her yazdığı yazıda iktidarla cebelleşen, Batı’nın kendi kimliğini kurarken Doğu’ya olan borçluluğunu ortaya koyan tavizsiz bir entelektüel.

Eserlerinden bazıları; Beginnings: Intention and Method (Basic Books, 1975); Orientalism (Pantheon, 1978; Türkçesi: Şarkiyatçılık, Metis, 2001); The Question of Palestine (Random House, 1980; Türkçesi: Filistin Sorunu, Pınar, 1985); Covering Islam (Pantheon, 1981; Türkçesi: Haberlerin Ağında İslam; Babil, 2000); The World, the Text, and the Critic (Harvard, UP., 1984); After the Last Sky (Random House, 1986); The Politics of Dispossesion: The Struggle for Palestinian Self-Determination (1964-94) (Pantheon, 1993); Culture and Imperialism (Alfred A. Knopf, 1993; Türkçesi: Kültür ve Emperyalizm, Hill, 1998); Representations of the Intellectual (Pantheon, 1994; Türkçesi: Entelektüel, Ayrıntı, 1995); Reflections on Exile and other Essays (Harvard UP., 2001).

Müzikal Nakışlar
Agora Kitaplığı, 133 sf.
Çeviren: Gül Çağalı Güven
Dizi: Müzik



HAKKARİ’DE BİR MEVSİM
Ferit Edgü

1976’da yayımlanan ilk romanı ‘Kimse’, bir yalnızlık destanıdır. Bir dağ köyünde, uçsuz bucaksız görünen karla kaplı ortamda roman kişisinin kendisiyle konuşmasından oluşur.

Bir yıl sonra ‘O’ yayımlanır. Daha sonra senaryosunu Onat Kutlar yazacak ve ‘Hakkari’de Bir Mevsim’ adıyla filmi çekilecektir ‘O’nun. Okuyucunun da edebiyat çevrelerinin de büyük ilgisini toplar ‘Kimse’ ve ‘O’.

Füsun Akatlı, “Her iki romanın da yazınımız için gerçek birer kazanç olduğunu söylemekten öte sözü uzatmayacağım” diye yazar örneğin; Fethi Naci, “Ferit Edgü’nün iki romanı da aydın-köylü ilişkisine yeni bir yaklaşım getiriyor, aşılmaz sanılan bir iletişimsizliğin aşılabileceğini gösteriyor” yorumunu yapar; Melih Cevdet Anday, “O’yu sadece gerçekçi bir roman saymak yetmez, gerçeğin inanılmaz bir düşe dönüştüğü, şaşırtıcı bir öyküdür... Ferit Edgü’nün gerçek bir yaşamı, roman yaşamına çevirmesindeki beceriye hayran oldum. Çünkü ‘O’ gözlem gücünü, anlatı ustalığından alıyor” der; Gürsel Aytaç, “O çağdaş Türk romanında anlatım tekniği ve roman kurgusu bakımından yeni ve özgün bir eser. Ferit Edgü, yazarlarımız arasında romanın sanat boyutunun en bilinçli savunucusu” diye tanımlar romanı ve yazarını.

Hakkari’de Bir Mevsim
Sel Yayıncılık, 198 sf.
Dizi: Roman



DÜŞLER DÜŞÜ
Antonio Tabucchi

Fernando Pessoa’nın Son Üç Günü, Pereira İddia Ediyor, Hint Gece Müziği, Ufuk Çizgisi gibi yapıtlarıyla tanıdığınız Antonio Tabucchi, bu kez gözde yazarları, ozanları, ressamları ve bestecilerinin “düşsel düşleri”ni anlatıyor bize.

‘Düşler Düşü’, alışılagelmiş tür kalıplarını zorlayan bir yapıt. Rabelais, Garcia Lorca, Çehov, Mayakovski gibi yazar ve ozanların, Goya, Toulouse-Lautrec gibi ressamların düşlemiş olabilecekleri 20 kısa düşten oluşuyor.

Kimi düşler gerçek yaşamlardan kesitler sunuyor, kimileri Tabucchi’nin hayal gücünün ürünü. Kimileri ölüm döşeğinde görülen son düşler. Katil ozan François Villon, hayaller peşinde koşan ressam Francisco Goya, serseri ozan Arthur Rimbaud, mutsuz ressam Toulouse-Lautrec, başkalarının düşlerini yorumlayan Sigmund Freud’un düşleri, karabasanları... İç dünyalara bir hayal yolculuğu.

Tabucchi’nin bu büyüleyici anlatısı, Semin Sayıt’ın İtalyanca aslından yaptığı çeviriyle sunuluyor.

Düşler Düşü
Can Yayınları, 86 sf.
İtalyanca’dan çeviren: Semin Sayıt
Dizi: Çağdaş Dünya Edebiyatı



SEVGİLİYE MEKTUPLAR
Rosa Luxemburg

Devrimler çağının ve Spartakistlerin önderlerinden Rosa Luxemburg’un sevgilisi ve yoldaşı Leo Jogiches’e yazdığı, kadın olarak aşkını ve mücadeleye adanmışlığını döktüğü mektupları yeniden okurla buluşuyor...

“Dyodyuşka, altın kalplim, en sevgili! Bana gönül alıcı, güzel mektuplar yaz, biraz alçakgönüllü ol, inayet et de arada beni sevdiğini söyleyiver. Kendini küçültmekten korkma. Sen bana, bugün benim sana verdiğimden üç kuruşluk daha çok sevgi vermişsin, eee, n’olmuş yani? Benden karşılık görmezsin korkusuyla duygularını açıklamaktan çekinme, utanma -kuşkusuz, duyguların varsa eğer. Yoksa, zaten zorla çekip alamam ki. Ruhunla diz çökmeyi de öğren, yalnızca ben kollarımı açıp seni çağırdığımda değil, ben arkamı döndüğümde de. Kısacası, cömert ol, harca, israf et sevgini benim için. Senden bunu istiyorum! Ne yazık ki seninle sürekli birlikte olmak benim kişiliğimi bozuyor, ama bunu bilmek seninle boğuşma gücü veriyor bana. Unutma, teslim olmalısın, çünkü sevgimin gücü nasıl olsa sana boyun eğdirecek. Ah sevgili, Tanrı şahidim olsun, başka hiçbir çift böyle bir görev üstlenmemiştir: birbirlerinden birer insan yaratmak. Bir tanem, kendine iyi bak, seni kucaklar, öpücüklere boğarım.”

Sevgiliye Mektuplar
Agora Kitaplığı, 224 sf.
Çeviren: Nuran Yavuz
Dizi: Mektup



DİYALEKTİK MATERYALİZM
Henri Lefebvre

“Sosyoloji ve tarihi, diyalektik materyalizm çerçevesinde birleştiren duru ve eksiksiz bir yöntem sunan kişi bence Henri Lefebvre oldu.”
[Jean-Paul Sartre, Diyalektik Aklın Eleştirisi]

Felsefenin kimi temel kavramları, tekrar tekrar, her yeni dönemde üzerinde kafa yormayı hak ediyor. Diyalektik ve materyalizm kavramları da böyle. Eleştirel düşüncenin ve özellikle Marksizmin özünü oluşturan bu kavramlar hep uzun tartışmalara konu oldu ve maalesef ülkemizde, dogmatik ve ezberci kitaplarla, sık sık da hatalı çevirilerle tartışıldı.

İşte Henri Lefebvre’in ‘Diyalektik Materyalizm’ kitabı da, Marksizmin şablonlaştırılmasına verilen bir yanıt. Stalin’in ‘Tarihsel ve Diyalektik Materyalizm’ kitabının hemen ardından yayımlanması tesadüf değildir.

Lefebvre, Marx’ın 1844 El Yazmalarına, dolayısıyla Hegel’e dönerek geliştirir eleştirisini: Marksizmi bir tür şematik doğa bilimine çeviren dogmatiklere karşı, diyalektik materyalizmin insan pratiğinden sürekli beslenen, açık uçlu bir yöntem olduğunu söyler.

Marksizmin, felsefenin sonunu ilan eden pozitivist tavırla da, salt felsefi bir sistematikleştirmeyle da ilgisi yoktur. Eski dogmatizmin dağıldığı ama yerine yeni kabalaştırmaların geçtiği günümüzde, Marksizmi ve problematiğini yeniden kurma çabası hâlâ sürüyor.

Bu kitap okuyucusunu yeni bir tartışma alanına çekecek; bazı sorulara verdiği yanıtları değiştirecek, yeni sorulara vesile olacak. Dogmatiklerin hep tek bir kitabı, tek adamı, tek doğrusu vardır; oysa birileri sürekli yeni kitaplar okumak ve yeni yazarlarla beraber tekrar düşünmek ihtiyacı hisseder. Bu kitap, işte “o birileri” için.

Diyalektik Materyalizm
Kanat Kitap, 136 sf.
Çeviren: Barış Yıldırım
Dizi: Kuram



SON UÇUŞ
Nelson Demille

“Büyük usta DeMille’in bugüne dek yazdığı en heyecanlı yapıtı”
[Dan Brown]

Dan Brown’ın en sevdiği 10 yazardan biri olan Nelson DeMille’den, tarihin karanlık bir sayfasına ışık tutacak bir kitap!

17 Temmuz 1996 tarihinde, akşamüstü Long Island’ın ıssız plajlarından birinde bir çift, video kameralarıyla çekim yaparken gökyüzü korkunç bir patlamayla aydınlanır.

TWA’in 800 sefer sayılı uçağı, 230 yolcusuyla havada infilak ederken tüm bu görüntüler çekim yapan çift tarafından kaydedilmiştir.

Olaydan beş yıl sonra hükümet tarafından uçağın mekanik bir arıza yüzünden infilak ettiği açıklanır.

Şimdilerde Terör Karşıtı Özel Timi’nin anlaşmalı ajanı olarak çalışan John Corey, geçmişte New York Polis Teşkilatı’nda dedektif olarak çalışmıştır ve kendisi gibi aynı teşkilatta çalışan karısı Kate Mayfield’in ısrarları ile bu olayı kurcalamaya başlar.
FBI ajanı olan Kate, her şeyi kurallarına göre oynarken John’un tamamen kendine özgü kuralları vardır. Üstlerinin şiddetle karşı koymalarına aldırmayarak olay dosyasını yeniden açar ve çok önemli bir ipucu bulur.

Elde ettiği kanıtlar Corey’i, üst kademelerde tezgâhlanan inanılmaz komplolara götürür. Böylece, 800 sefer sayılı uçağın infilakından daha korkunç, elle tutulmayan ölümcül bir gerçeğe, Amerika’nın ve dünyanın asla tahmin edemeyeceği bir sonuca ulaşır.


Şimdiye dek pek okumadığınız türde, gerçek bir olay üzerine kurgulanmış müthiş bir roman. ‘Son Uçuş’ ulusal güvenlik konusundaki soruları tüm çıplak gerçekliğiyle dile getiriyor.

Son Uçuş
Altın Kitaplar, 544 sf.
Çeviren: Suzan Cenani Alioğlu
Dizi: Roman



EVVELOTEL
Ayfer Tunç

Ayfer Tunç 1989’da yayınlanan ve aynı yıl Yunus Nadi Öykü Armağanı’nı kazanan ilk kitabı ‘Saklı’nın öykülerindeki temaların ve/veya karakterlerin bir çıkış noktası oluşturduğu yeni öykü kitabı ‘Evvelotel’ ile yaklaşık üç yıl aradan sonra okurun karşısına çıkıyor.

Edebiyatımızda pek örneğine rastlamadığımız türden bir çalışma olan ‘Evvelotel’in koyu öyküleri, ‘Saklı’nın öykülerinin devamı değil; ancak, yazarın ‘Kapak Kızı’ adlı romanının sonunda da vurguladığı gibi, yazarın zihninde karakterlerin yaşamayı, temaların kendini üretmeyi sürdürdüğünü gösteriyor.

İlk kitabı ‘Saklı’yı da içeren ‘Evvelotel’, Ayfer Tunç’un yapıtları içerisinde yepyeni bir doruk. Gerek çok katmanlı yapısıyla, gerek öykücülüğümüze getirdiği açılımlarla, gerek yapıtın gerçekte tamamlanmamış bir süreç olduğunu hatırlatışıyla ‘Evvelotel’, çok konuşulmaya aday.

Ayfer Tunç
Ayfer Tunç 1964’te Adapazarı’nda doğdu. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirdi. Üniversite yıllarında çeşitli edebiyat ve kültür dergilerine yazılar yazmaya başladı.

1989 yılında Cumhuriyet gazetesinin düzenlediği Yunus Nadi Öykü Armağanı’na katıldı, ‘Saklı’ adlı yapıtıyla birincilik ödülü aldı.

1999-2004 arasında Yapı Kredi Yayınları’nda yayın yönetmeni olarak görev yaptı. 2001 yılında yayımlanan ve okurdan büyük bir ilgi gören ‘Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek - 70’li Yıllarda Hayatımız’ adlı yapıtı, 2003 yılında yedi Balkan ülkesinin katılımıyla düzenlenen Uluslararası Balkanika Ödülü’nü kazandı ve altı Balkan diline çevrilmesine karar verildi.

Tunç’un 2003 yılında Sait Faik Abasıyanık’ın öykülerinden hareketle yazdığı Havada Bulut adlı senaryosu filme çekildi ve TRT’de gösterildi.

Tunç’un ‘Saklı’, ‘Mağara Arkadaşları’, ‘Aziz Bey Hadisesi’ ve ‘Taş-Kâğıt-Makas’ adlı dört öykü kitabı, ‘Ömür Diyorlar Buna’ adlı bir e-kitabı, ‘Kapak Kızı’ adlı bir romanı, ‘İkiyüzlü Cinsellik’ adlı (Oya Ayman’la birlikte yazdığı) bir inceleme kitabı ve ‘Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek’ adlı bir yaşantı kitabı var.

Evvelotel
Can Yayınları, 224 sf.
Dizi: Türk Edebiyatı
Tür: Öykü



NEDEN ERKEKLERİN MEME UÇLARI VARDIR?
Ancak Üç Kadeh İçkiden Sonra Bir Doktora Soracağınız Türden Yüzlerce Soru
Billy Goldberg, Mark Leyner

‘Neden Erkeklerin Meme Uçları Vardır?’da pek çok ilginç, biraz abuk, biraz komik ama eğlenceye düşkünseniz mutlaka öğrenmeniz gereken bilgilere ulaşacaksınız.

Üşüdüğünüz zaman dişlerinizin birbirine neden çarptığını ya da klozete oturduğunuzda hastalık kapabileceğinizi hiç düşündünüz mü?

Kokteyl partilerinde ve diğer eğlence toplantılarında yıllardır kendisine yöneltilen bu ve buna benzer sorulardan sıkılan doktor Billy Goldberg, insanların meraklarını gidermek için, ‘Neden Erkeklerin Meme Uçları Vardır?’ adlı kitabı yazmaya karar verir.

Goldberg’in, mizah yazarlığının yanı sıra senaryo ve pek çok roman kaleme alan Mark Leyner’le birlikte yazdığı ‘Neden Erkeklerin Meme Uçları Vardır?’ Altın Kitaplar aracılığıyla okurla buluştu.

Otuz dokuz yaşındaki New York’lu Goldberg neden böyle bir kitap yazdığı sorularına şu cümlelerle cevap vermeye başlıyor: “Katıldığım dost davetlerinde sık sık ilginç bazı sorularla karşılaşırım. Bazıları ailemin ve dostlarımın sorduğu tıbbi sorulardır. Kimi zaman da iyice kafayı bulan biri karşınıza dikilip tuhaf bir soru sorar... Kimisi de pantolonunu indirir ve kalçasında oluşan isilik veya ona benzer bir şeyi göstermeye kalkışır... Elbette tek bir derdi vardır: Hastalığının nedenini öğrenmek...”

Üçüncü kadehten sonra doktorunuza sormaya cesaret edeceğiniz sorulardan oluşan ve ‘Yüz Soru’ alt başlığı taşıyan ‘Neden Erkeklerin Meme Uçları Vardır?’ın diğer yazarı ise mizah ustası Mark Leyner.

Leyner “İnsanların arabalar ve diz üstü bilgisayarlar hakkında bildikleri, vücutları hakkında bildiklerinden daha fazla,” diyor ve ekliyor: “Washington D.C.’de Rite Aid’in eczane bölümünde kasiyerlik yaparken, insanlar bana durmadan tıbbi sorular sorarlardı. O zamanlar ben 22 yaşındaydım.”

Birkaç yıl önce saçma sapan tıbbi soruları içerin bir kitap yazmayı planlayan Goldberg, bunun için uzun bir liste hazırlamış; daha sonra ABC televizyonunda çok kısa süren bir tıp dizisinde çalışırken Leyner ile tanışmış ve böyle bir kitabı birlikte yazmaya karar vermişler.

Kitaptan başlıklar:
- Sakızın sindirimi gerçekten de yedi yıl sürer mi?
- Kuşkonmaz yediğiniz zaman çişiniz neden kokar?
- Dondurma yiyince baş ağrısına neden olan şey nedir?
- Soğan doğrarken neden ağlarız?
- Yemek baygınlığı neden olan şey nedir?
- İnsan neden Çin yemeği yedikten bir saat sonra acıkır?
- Neden bazı insanların göbek deliği ‘çıkık’ bazılarınınsa ‘çökük’ olur?
- Erkeklerin neden meme uçları vardır?
- Tüyler neden diken diken olur?
- Sümük nedir?
- Sperm besleyici midir? Yoksa şişmanlatır mı?
- G-noktası diye bir şey gerçekten var mı?
- Aşk ısırığı denen şey nedir?
- Bir erkeğin spermlerinin tükenmesi mümkün müdür?
- Mum alevi kulak kirini alır mı?
- Hıçkırık nedir, nasıl durdurulur?
- Taze maydonoz yemek ağız kokusunu alır mı?
- Saç örneği uyuşturucu testinde kullanılabilir mi?
- Kurbağa yalamak gerçekten kafa yapar mı?
- Sarhoşken insanlar neden göze daha çekici görünür?
- Kendi idrarımızı içebilir miyiz?
- Dışkı neden yüzer?
- Fasulye neden gaz yapar?
- Damlayan su sesi neden işeme arzusu uyandırır?
- Neden filmlerde herkes şoka girer?
- İnsan korkudan ölebilir mi?
- “Las Vegas’ta Aşk” filmindeki Nicolas Cage gibi, insanın içki içmekten ölmesi mümkün müdür?

Neden Erkeklerin Meme Uçları Vardır?
Altın Kitaplar, 223 sf.
Çeviren: Duygu Akın
Dizi: Toplum ve İnsan


—> Haftanın Kitapları sayfası için iletişim: Onur Serim


 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

                        Bu habere henüz yorum yapılmamış


Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları