İSTANBUL - Teknik olarak kötü ama güçlü bir görüntüyü, tekniği iyi ama zayıf bir görüntüye her zaman tercih ederim. [Robert Capa]
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
 | |
ROBERT CAPA Richard Whelan
Çektiğin fotoğraf iyi değilse, yeterince yaklaşmamışsındır.
Robert Capa, asıl adıyla Andre Friedmann, 20. yüzyılın en ünlü fotoğrafçıları ve fotoğrafçı-gazetecilerinden biri. Aklı ve gönlü Cumhuriyetin kazanmasından yana olarak katıldığı İspanya İç Savaşında çektiği Vurulup Düşen Asker fotoğrafıyla bütün dünyada ün kazanan, Almanyadan Kuzey Afrikaya, ABDden Çine dünyanın neresinde çatışmalar, kitle eylemleri ve savaşlar varsa serüvenci ruhuyla ve barışçı tutumuyla kendini oraya atan, Teknik olarak kötü ama güçlü bir görüntüyü, tekniği iyi ama zayıf bir görüntüye her zaman tercih ederim, düsturuyla mesleğini yürüten ve hem meslektaşlarının haklarını koruması hem de hevesli gençlerin bu meslekte ilerlemelerine yardımcı olmak amacıyla dört arkadaşıyla Magnumu kuran fotoğrafçı.
Richard Whelanın kaleme aldığı bu kitap, onunla tanışıp âşık olunca bizi ancak kazma-kürek ayırabilir dediği ve İspanya İç Savaşında ölünce ikisini gerçekten de kazma küreğin ayırdığı Gerdayla büyük aşkı, Hemingwayden Steinbecke, Gary Cooperdan Picassoya ve Ingrid Bergmana kadar kolayca kurduğu arkadaşlıkları ve ömrü boyunca kendini göçmen sayıp eline geçen her kuruşu çevresindekilerle harcamaya ayırtan gönlübol tutumuyla Robert Capanın en kapsamlı ve doğru biyografisi olarak kabul edilmektedir.
Robert Capa Agora Kitaplığı, 340 sf. Çeviren: Mehmet Harmancı Dizi: Biyografi -3
 | |
GURUR VE ÖNYARGI Jane Austen
Ölümsüz aşkın ve yanlış anlaşılmadan doğan karmaşaların anlatıldığı bu klasik yapıtta, hikaye, 18. yüzyıl sonlarında, sınıf bilincinin hakim olduğu İngilterede geçer.
Beş kız kardeş olan Bennetlar - Elizabeth veya Lizzie, Jane, Lydia, Mary ve Kitty, annelerinin iyi bir koca bulup geleceklerini güvence altına alma hayalleriyle büyütülmüşlerdir. Fakat, neşeli ve zeki bir mizaca sahip olan Elizabeth, kendisine düşkün olan babasının da desteğiyle hayatını daha farklı ve dolu dolu yaşamak için çabalamaktadır. Zengin damat adayı Bay Bingleynin yakındaki malikaneye taşınmasıyla Bennet ailesini bir telaş sarar. Bu genç ve soylu delikanlının seçkin Londra çevresi ile askerlerden oluşan arkadaş grubu göz önüne alındığında, Bennet kardeşler için uygun bir eş bulmak zor olmayacaktır. Sakin ve güzel olan en büyük kız kardeş Jane, Bay Bingleynin kalbini kazanmak üzere harekete geçer. Lizzienin ise yakışıklı -ancak sonradan anlayacağı üzere ukala- Bay Darcy ile tanışmasından sonra karşı cinslerin savaşı başlar.
Gurur ve Önyargı Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 424 sf. Çeviren: Hamdi Koç Dizi: Hasan Ali Yücel Klasikler Tür: Roman
 | |
SIKI DOSTLAR John Le Carré
Ünlü İngiliz yazar John Le Carré, Türkçeye çevrilen romanı Sıkı Dostlar (Absolute Friends) ile yeniden okurla buluşuyor. Daha önce Bahçıvan ve Yolun Sonu isimli romanları yine Altın Kitaplar tarafından yayımlanan yazar Le Carré, James Tait Black, The Malaperte (İtalya) ve Nikos Kazancakis ödüllerinin sahibi.
İlk romanını 1961 yılında yazan John Le Carrénin bugüne dek 18 kitabı yayımlandı. Sherborne Kolejini bitiren Le Carré, Berne Üniversitesinde eğitimini sürdürmüş, Modern Diller Bölümünü birincilikle bitirmiştir. 1959-1964 yılları arasında İngiltere Dışişleri Bakanlığında çalışmış ve Bonndaki İngiliz Elçiliğinde görev almıştır. Romanlarının yedi tanesi sinema filmi, üçü de televizyon dizisi olmuştur.
Kitabın Konusu Pakistanda dünyaya gelen Ted Mundy bir İngiliz subayının oğludur. Sasha ise Doğu Alman göçmeni bir papazın oğlu. Yaşamları birbirinden habersiz akıp giden iki adam ilk kez 60lı yılların sonlarında Batı Berlini kasıp kavuran öğrenci eylemleri sırasında tanışırlar.
Soğuk Savaş yıllarında çift taraflı casusluk yapan iki adamın dostlukları zamanla ilerler. Sovyet rejiminin çöküşüyle Ted, kendine mütevazı bir hayat kurar. Artık İngiliz turistlere rehberlik yapmaktadır. Ancak beklenmedik bir anda Sashadan gelen bir haber tüm hayatını değiştirir. Çok zengin ve kimliği gizli tutulan bir adam Irak Savaşı lehine propaganda yaparak geniş çevrelere ulaşabilecek bir tercüman aramaktadır. Mundy idealleri uğruna işi kabul eder. Bu arada Ortadoğu ve Asya ülkelerinde üniversite hocalığı yapan Sasha sonunda esrarengiz adamın kim olduğunu öğrenir.
Artık iki arkadaş yoksulluktan kurtulup çökmekte olan dünyayı kurtarmak için ellerine geçen fırsatı değerlendirmeye karar verirler. Ama ortada bir sorun vardır. Acaba gerçekten dünyayı kurtarabilecekler midir?
Sıkı Dostlar Altın Kitaplar, 398 sf. Çeviren: Füsun Doruker Dizi: Roman
 | |
ÇİFT BAŞLI KARTAL Yiğit Değer Bengi
Yiğit Değer Benginin ilk öykü kitabı Çift Başlı Kartal, Artemisten çıktı!
Hem mirasçı hem yenilikçi, hem masal hem gerçek... Yiğit Değer Benginin Çift Başlı Kartaldaki hareket noktası tarih, mitoloji, efsane, masal
Ulaşmaya çalıştığı yer ise yazan insanın sık sık bulup kaybettiği bir kavram olarak gerçek. İnsana dair, saf ve bozulamaz olan gerçek. Acı gerçek.
Meydanlarda koşuşturup duran hayal ürünü savaşçılardan çok adım ötede karakterleriyle Bengi, medenileştikçe en ilkel, en öz vahşiliğine geri dönen günümüz insanın psikolojisini destanlıyor.
Kahramanlık Meselesi Destanlarda ya da fantazya kitaplarında, yerleşmiş bir dil vardır, kimi şeyleri belli şekilde tasvir edersin, ifade edersin. Odysseus, ya da Ulyses şarap rengi denizde yelken açıp İthakanın yolunu arar. Kızlar diri göğüslü, kuzguni saçlıdır erkekler de geniş omuzlu ve tunç tenli. Kahramanların belli şeyler yapmaları beklenir, yolun sonuna kadar gidemeyenler benzer acılar çeker. Bu destan dili, bir ölçüde bu edebiyat türünün olmazsa olmaz bir şartıdır sanki. Aşina bir tanımla karşılaşınca, ona denk düşen belli bir kahramanla da karşılaştığımızı anlarız. Okura kolaylık sağlar, yani. Ama yazara kolaylık sağlamaz. Tam tersine, onun ötesine geçemeyen, metnine derinlik kazandırmayan yazarı klişeler tuzağında hapseder. Gene okunur bir metin çıkabilir ortaya ama, akılda kalıcı bir metin çıkmaz.
Yiğit Değer Benginin hikâyelerinden oluşan Çift Başlı Kartalın en büyük erdemlerinden biri, bu ortak dili gereğince kullanması ama onun çok ötesine geçmeyi; daha doğrusu derinine inmeyi başarması. Antik Çağlardan tutun da Antep Savunmasına, Çanakkale Savaşına kadar uzanan geniş bir zaman dilimi içinde, Bengi tarifi en zor kavramlardan birini, kahramanlığı kendine temel almış. Kahramanlığın iki ayrı yönünü: hem arkasını dönüp kaçmak istemeyi hem de ilerleyip başına gelebilecek her şeye yiğitçe boyun eğmeyi anlatıyor. Bazen iki bedende tek bir ruh (ister aynı cinsiyetten ayrılmaz iki arkadaş sıfatıyla olsun, ister farklı cinslerin fazladan cazibesiyle bezenmiş olsun), bazen antik ya da yeni hayallerin eşlik ettiği kahraman, bazen de kahramanlığıyla yalnızlığa mahkûm edilmiş kişi olarak. Ne var ki, ödleklik de aynı şeyi yapabilir, o da insanı yalnızlığa mahkûm edebilir.
Yiğit Değer Benginin yazdığı bir hikâyeyi ilk kez, o İthakinin Jules Verne Öykü yarışmasına katıldığında okudum. Ben Fantastik Kurgu bölümünün jürisindeydim, onun hikâyesi benim birincimdi. Ancak jürinin üçüncüsü oldu. Çift Başlı Kartalı, bu kitapta da bulacaksınız. Bu üçleme, son yıllarda okuduğum en yürek yakıcı metinleri oluşturuyor. Son Kahraman ise, kahramanlık üzerine yazılmış en iyi hikâyelerden biri. Kargamışın kahramanı Muwatanın çaresizliğini, mecburi kahramanlığını, o tayin edici ânı da unutacağımı sanmıyorum. Assur ordusu üzerime geldikçe korkum da geçti. İçimi bir soğukluk, bir hissizlik, hatta bir neşe sardı. Ne utancım kaldı, ne korkum, ne de çekincem. Tıpkı Timo ile Nikonun kardeşliği, Stephanos ile Karasın aşkları, Murşili ile eskiden Luvanda olan Edimnunun kolay kolay yıkılmaz dostlukları; Gılgameş ile Enkidununkini hatırlatan birlikleri gibi.
Belki de eski çağlara aşkla bağlı olduğum, en ihmal edilmişleri dahil, bütün ören yerlerinde eskiden kalma bir soluk hissettiğim, sesler duyduğum, bizden pek de farklı olmadıkları anlaşılan o insanları gözümün önüne getirebildiğim, geçmişi yeniden yaşamakta zorluk çekmediğim içindir, bilmiyorum. Fantazyanın her türünü sevdiğim halde, destanlar beni hep çok etkilemiştir. Özellikle bize çok daha yakın olan, kemiklerini her zaman daha zengin şekilde donatma imkânına sahip olduğumuz, bu toprakların destanları. Örneğin, Deli Dumrulun neden geçmişe bırakıldığını anlamam. Bengi, bize aşina tarihleri, masalları, pürüzsüz bir dille anlatıyor. Eski Çağlar konusundaki uzmanlığı ise, antik-modern destanlarını daha da inanılır, trajik kahramanlarını daha yürek burkucu hale getiriyor. Umarız arkası gelir. [Sevin Okyay]
Çift Başlı Kartal Artemis Yayınları, 197 sf. Dizi: AB -23 Tür: Öykü(ler)
 | |
SIRITKAN KIRMIZI AY Sibel Atasoy
Sibel Atasoy, Bir Kadını Öldürmek adlı romanında, alışılmadık biçimde çok-fonksiyonlu / çok-boyutlu anlatımlar kullanır. Totalde ilginç bir aşk-ölüm öyküsünün anlatıldığı romanda, Atasoy, Neden bir kadını öldürmek istedim? sorusuna şöyle cevap verir Sanırım bu metaforik bir yaklaşım... Teolojik ve felsefi düzeyde kadının yüz yıllardır yerden yere vurulmasının gerçek sebebini araştırmaya cesaret ediyorum. Dinlerin ve bir çok öğretinin görünen yüzünde kadın deyince etiyle buduyla fiziki kadını anlamıştık. Acaba gerçekten kastedilen bu muydu?! Yazar, şimdi de yine içinde fantastik öğeler bulunduran bir romanla çıkıyor okurun karşısına: Sırıtkan Kırmızı Ay.
Sırıtkan Kırmızı Ay, normal hayatlarını sürdürmekte olan orta yaşa yaklaşmış dört arkadaşın başlarına gelen açıklanamaz bir olayı ve etkilerini anlatan psikolojik, fantastik bir gerilim romanı. Bu kitapta, belki hepimizin de zaman zaman yaptığı gibi gerçekliği sorgulamaya çalıştım, diyor Sibel Atasoy.
Kitabı yazdığım dönemlerde yoğun olarak gerçeğin doğası, bilinçli gözlemcinin katılımını bekler önermesini düşünüyordum. Buna bağlı olarak da başımıza gerçek tanımlamasına uymayan bir olay geldiğinde bunu nasıl ve hangi yolla açıklamaya çalışacağımızı merak ediyordum. Kitapta, kahramanlarımın aşk sızılarını, yaşam görüşlerini, heyecanlarını, dehşet izlerini son derece sade ama bir o kadar da sarsıcı bir dille aktarmaya çalıştım. Aslında Sırıtkan Kırmızı Ay, baştan sona bir soru metni diyebiliriz; okuyucuyu kendi huzursuzluğuma ortak etme çabası.
Sırıtkan Kırmızı Ay Altın Kitaplar, 224 sf. Tür: Roman
> Haftanın Kitapları sayfası için iletişim: Onur Serim
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
| |