İSTANBUL - Hayat gemi mi bilmiyorum; gemicilik olduğu gerçektir. Yaşandıkça ve akılda tutuldukça daha iyi seyrüsefer ederiz. [İlber Ortaylı]
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
 | |
ZAMAN KAYBOLMAZ -İlber Ortaylı Kitabı- Söyleşi: Nilgün Uysal
Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylının yaşamı ve anılarını aktardığı Zaman Kaybolmaz adlı kitap, İş Bankası Kültür Yayınlarının Nehir Söyleşileri dizisince yayımlandı.
Günümüz dahil bütün zamanlarda yaşamış yüzlerce ismin geçtiği kitapta İlber Ortaylıyla söyleşiyi Nilgün Uysal gerçekleştirmiş. Tarihin tılsımını yakalamış bir tarih sanatçısı olan Ortaylı, kendisi eğlenerek öğrenirken, kulak verenlere de tarihi sevdiriyor. Tarihe ilişkin her şey kadar, bir entelektüelin renkli anıları da Zaman Kaybolmazda. Bütün zamanlara yolculuk yapmak isteyenlere
Hayat gemi mi bilmiyorum; gemicilik olduğu gerçektir. Yaşandıkça ve akılda tutuldukça daha iyi seyrüsefer ederiz.
Herkes kendi talihinin mimarıdır.
Yaşadıkları, an be an insanı oluşturur ve arkasında bıraktıkları, farkına varmadan önüne geçer.
Kader, gaipten yayılmaz. İnsan, kaderini kendi yazar. [İlber Ortaylı]
Zaman kavramıyla iç içe yaşayan biri zamanı nasıl değerlendirir? Ortaylı zamanın kaybolduğuna inanmıyor Zamanın kaybolmuşu yoktur. Yaşanan her şey, -müspet, menfi- bizi inşa eder. Yalnız bizi değil, bizden sonraki kuşakları da... Yaşadıklarımızı anında belki en iyi şekilde inşa edemeyiz. Ama, onları değerlendirdiğimiz vakit; gelecek daha emin olur
Mümkün olsa aynı anda, her yerde ve bütün zamanlarda birden yaşamaya istek duyacak kadar bir merak adamı olan İlber Ortaylı Zaman Kaybolmazda Kırımda başlayan ve tarihle iç içe geçen yaşamını anlatıyor. İlber Ortaylının özel tarihi, birbirinden tamamen habersizce Kırım topraklarında yaşayan Şefika Hanım ve Kemal Beyin; İkinci Dünya Savaşı cehenneminde ve yine tamamen farklı ve uzun serüvenlerle Kırımdan kopup, Avrupaya gelmesi ve (Kırımda değil de) Avusturyada tanışarak evlenmesi ile başlıyor ...Ve nelerden ve nerelerden geçmiyor ki?..
Aslında tarihçilik, sanattır. Bir ilmi tarafı vardır. Ondan sonra ilmin üstünde bir tarafı gelir diyen Ortaylı, uzmanlığı olan tarih dışında da birçok konuyla ilgilendi. İlk yazıları tiyatro eleştirileri oldu ve tiyatro hep yoğun bir ilgi alanı olarak kaldı. Hafıza, ona göre bir tarihçide bulunması gereken en temel vasıflardan biri oldu. Hafızası iyi olmayan ve hafıza eğitimi görmeyen birinin tarihçi olması mümkün değildir diyor Ortaylı...
Zaman Kaybolmaz -İlber Ortaylı Kitabı- İş Bankası Kültür Yayınları, 626 sf. Dizi: Nehir Söyleşileri -19
 | |
ZALMOKSİSTEN CENGİZ HANA Daçya ve Doğu Avrupa Folkloru ve Dini Üzerine Karşılaştırmalı Bir İnceleme Mircea Eliade
Eliade bu kitabında, dinler tarihi çerçevesinde yazmış olduğu bazı yazılarını bir araya getiriyor. Bu yazılar; Daçyalıların dinsel kökenlerine, Zalmoksis tapımına, kozmogoniye ilişkin halk mitine, bir devlet (Moldavya) kurulmasına ve bir manastır (Argeş) inşa edilmesine ilişkin efsanelerin mitsel-ritüel anlamlarına, büyü ve esrimeyle ilintili bazı halk inançlarına, adamotuna ve sıradan insanların topladıkları otlara, son olarak da Rumen epik şiirinin, destanlarının beslendiği mitolojilere ilişkin bir dizi incelemeyi içeriyor.
Yazar, Geta-Daçyalıların dinsel evrenleri ile Rumenlerin belli başlı mitolojik yaratımlarını,aralarındaki sürekliliği ele alıyor; Rumen dinsel folkloru hakkında fikir veren mitlerin,simgelerin ve ritüellerin, antik Yakındoğu ve Akdenizin büyük uygarlıklarının ortaya çıkmasından da eski bir döneme uzanan köklerini araştırıyor.
Eliadeye göre Daçyalıları nihai olarak yenmeyi başaran,ülkelerini işgal edip oraya yerleşen, kendi dilini onlara dayatan tek halkın Romalılar olması anlamlıdır. Bu fetih ve bu asimilasyon sonucunda Rumen halkı ortaya çıktı. Bilindiği gibi Romalıların soyağacı miti, Capitoliumun dişi kurdu tarafından emzirilip büyütülen Romulus ve Romus etrafında şekillenmişti.
Tarihe mitolojik açıdan bakıldığında, Daçya halkının Kurt Burcunda doğduğu, yani kaderinde savaşların, istilaların ve göçlerin bulunduğu söylenebilir. Kurt, Daçya-Romalıların ve onların torunlarının tarihinin mitsel ufkunda bir kez daha görünecekti: Rumen prenslikleri. Cengiz Hanın ve ardıllarının büyük akınlarının ve istilalarının ardından kurulacaktı ki, Cengiz Hanlıların soyağacı mitine göre de ataları gökten inip ceylanla çiftleşen bir bozkurttu.
Zalmoksisten Cengiz Hana Kabalcı Yayınları, 339 sf. Çeviren: Ali Berktay Dizi: Deneme / İnceleme Tür: Dini, Etnik, Tarih, Mitoloji
 | |
SANAT VE ESTETİK Peter de Bolla
Sanatın yalnızca bir politika ya da ideolojinin kılık değiştirmiş biçimi olduğunu veya basit bir biçimde insanları eğlendirmekten, onlara hoşça zaman geçirtmekten öte bir anlamı olmadığını ileri süren yorumlar güncelliklerini korumaktadır. Ancak sanat dünyasında, özellikle son yirmi yılda estetik-sanat ilişkisiyle ilgili yapılan tartışmalar da oldukça yaygın hale gelmiştir. Estetik ve sanat arasında varlığına inanılan karşılıklı çekimin gücüne dair çok çeşitli görüşler ortaya atılmaktadır.
Bu kitap, sanat yapıtıyla karşılaşmanın estetik doğası üzerine yapılan bir keşif serüvenine cesurca yelken açıyor. Akademisyen ve yazar Peter de Bolla, üç farklı alanda üretilmiş üç farklı sanat yapıtından (Barnett Newmandan çağdaş resim, Glenn Goulddan klasik müzik ve William Wordsworthten lirik şiir örneklerinden) ve onlarla yaşadığı deneyimlerden yola çıkıyor. Bu deneyimlerin, bir sanat yapıtıyla karşı karşıya kalındığı zaman ortaya çıkan duygulanımların, verilen tepkilerin ortak yönlerini nesnel temellere dayandırarak sözcüklerde döküyor ve imkansız gibi görünen bir şeyi başarıyor. Okuru, sanatın harikalığı, onu deneyimlemenin, duyumsamanın mucizevi dinamikleri üzerine derinliğine düşünmeye sevk ediyor. Böylece sanatın kendi dünyamızdaki yerini yeniden sorgulamaya başlıyoruz.
Sanat ve Estetik, estetik deneyimin biricikliği üzerine yapılmış olağanüstü bir tartışma; etkileyici betimlemelerle dolu, rafine, duygusallıktan uzak ve özgün bir çalışma.
Sessizliğin sesini duyabilmek, sanat ve estetiğin tutkulu ilişkisini anlayabilmek istiyorsanız sanatın harika evrenine yapacağınız bu yolculukta yanınızda bulunması gereken bir kitap.
Sanat ve Estetik Ayrıntı Yayınları, 152 sf. Çeviren: Kubilay Koş Dizi: Sanat ve Kuram
 | |
MÜZAKERELER Gilles Deleuze
Deleuzee göre filozof kavramlar üreten, düşüncenin alanını ürettiği yeni kavramlarla genişleten kişidir. Bunu yaparken yeni sözcükler türettiği gibi, kimi zaman da kullanıla gelen yerleşik sözcükleri yuvalarından oynatarak başka çehrelere büründürür.
Müzakereler, Deleuzeün tüm felsefi yapıtını kat eden söyleşiler ve kimi metinlerle kurulmuş bir derleme. Sayıklamadan, kekelemeden birbirine eklenerek akıp giden bir akarsu-metin.
Deleuze, bu kitabı yapmasının nedenlerini kısa giriş metninde şöyle açıklıyor: Neredeyse yirmi yıla yayılan müzakere metinlerini bir araya getirmek neden? Müzakereler o kadar uzun sürebilir ki, hâlâ savaşa mı yoksa artık barışa mı ait oldukları hiç bilinmez. Felsefenin çağa karşı duyulan bir öfkeden olduğu kadar, bize sağladığı bir dinginlikten de ayrı düşünülemez olduğu doğrudur. Felsefe yine de bir Güç değildir. Dinler, devletler, kapitalizm, bilim, hukuk, kamuoyu, televizyon birer güçtür, ama felsefe değildir. Felsefenin büyük iç çarpışmaları olabilir (idealizm - gerçekçilik, vs.), ama bunlar gülmek için girişilen çarpışmalardır. Felsefe bir güç olmadığı gibi, güçlerle bir çarpışmaya da girişemez, yine de onlara karşı çarpışmasız bir savaş, bir gerilla mücadelesi sürdürür. Ve onlarla konuşamaz, onlara söyleyecek, onlara iletecek bir şeyi yoktur, yalnızca müzakereleri sürdürür. Güçler, dışımızda kalmayıp aynı zamanda her birimizi kat ettiğinden, her birimiz, kendimizi kendimizle sürekli müzakere ve gerilla mücadelesi halinde buluruz, felsefe sayesinde.
Norgunkun daha önce yayımladığı İki Konferans ve Spinoza. Pratik Felsefenin ardından yine titiz bir çeviri ve özenli baskı kalitesiyle okurlara sunduğu bu yapıt ilgiyle karşılanacak.
Müzakereler Norgunk Yayıncılık, 204 sf. Çeviren: İnci Uysal Dizi: Felsefe
 | |
PLATİ -Bir Ada Denemesi- Enis Batur
Enis Baturdan bir inzivayi soruşturma girişimi...
Yazar, çekmeceden büyüteci çıkarıyor. Haritada, İstanbulun karşısına dizilmiş adalardan birine dikkatle bakmaya başlıyor. Yassıadayı, eski adıyla Platiyi tanıyan, bilmeyen yok. Bunu soruyor yazar; Yassıadayı tanıyan, bilen var mı?
Plati, Bir Ada Denemesi, kendi adasını aramaya çıktığında kaybolduğunu anlayan birinin bozbulanık hikayesi.
Plati Sel Yayınları, 123 sf. Dizi: Deneme
 | |
YENİ ŞÖVALYELİK -Tapınak Şövalyelerinin Tarihi- Malcolm Barber
Tapınak Tarikatı 1119da Kudüsü ziyaret eden hacıları korumak için kuruldu. 1312de Güzel Philip tarafından ortadan kaldırılana kadar neredeyse iki yüzyıl varlığını sürdüren tarikat, ortaçağ dünyasının en güçlü teşkilatlarından biri haline geldi. Ama tam da devlet kurma olanakları telaffuz edilirken tüm mal varlığına el kondu, merkez arşivi yok edildi, önde gelen liderleri tutuklandı ve tarih sahnesinden tamamen silindi.
Yükselişi görkemli, ortadan kaldırılışı sarsıcı olan tarikatten geriye Filistin ve Suriyede haçlı faaliyetlerinin öncülüğüne, Batıda dev bir arazi ve idare merkezleri ağının yöneticiliğine, banker ve gemi işletmecisi olarak mevcudiyetine dair anılar, söylentiler ve dağınık belgeler yığını kaldı.
Tarikatın dönemin siyasetinde etkinliği kadar tahayyül dünyaları üzerindeki etkisi de büyük oldu ve sonuçta tamamen kurgusal bir sonraki tarih geliştirildi - mason komplosundan Torino Kefeninin günümüze ulaşmasına kadar pek çok gizemi açıklamak üzere, tarikatın varlığını koruduğu fikrine başvuruldu.
Barber bu kitapta efsane ile tarihi birbirinden ayırıyor; okura Tapınak Tarikatının gerçek tarihini sunuyor. Yeni Şövalyelik - Tapınak Şövalyelerinin Tarihi bu müstesna teşkilata dair gerçekleri ve söylentileri birbirinden ayırabilmek için eşsiz bir kaynak...
Yeni Şövalyelik Kabalcı Yayınları, 592 sf. Çeviren: Berna Ülner Dizi: İnceleme
 | |
DENİZ John Banville
2005 Man Booker Ödülü Kederi, anıları, aşkı bir araya getiren Deniz, her satırından zevk alınarak okunan bir roman...
Max Morden orta yaşlı bir sanat tarihçisi. Kısa süre önce kanserden kaybettiği karısının yasını tutmak, anılarını canlandırmak, yalnızlığını unutmak için çocukluk yazlarını geçirdiği bir kıyı kasabasına gider. Burası yeniyetmeliğinin ilk cinsel dürtülerini yaşadığı, ilk fantezilerini kurduğu yerdir.
Max, çocukluğunun anıları ile evlilik yaşamlarının anılarını paralel bir gelişme içinde hatırlar, yaşar, bize aktarır. Bu karmaşık öyküler arasında Maxı kimi zaman av, kimi zaman avcı; kimi kuzu, kimi de kurt olarak görürüz. İrlanda dil ustalarının en ünlüleri olan Sheridan, Wilde, Shaw, Joyce, Beckettin arasında John Banville de haklı olarak yerini alıyor.
2005 Man Booker Ödülünü kazanan Denizi, jüri üyeleri, Zamanımızın en büyük edebî üslûpçularından, bu oyunun doruktaki ustalarından birinin yapıtı, olarak tanımlıyorlar.
Deniz Can Yayınları, 176 sf. Çeviren: Hasan Kaya Dizi: Çağdaş Dünya Edebiyatı
 | |
PABLO PICASSO Mary Ann Caws
Kübizmin yaratıcısı Pablo Picassonun ilham kaynağı, ressamın uzun ve aktif hayatının çeşitli dönemlerindeki merkezi mekanlar ve karakterlerdi. Mary Ann Caws, bu kitapta alışılagelmiş biyografilerin dışına çıkarak, Picassoyu bir türlü kopamadığı yakın arkadaşları ve uğrak mekanlarıyla birlikte ele alıyor.
Barcelonayı; Pariste bande a Picasso grubunun merkezi olan Bateau-Lavoirdaki zamanlarını; Provencetaki çalışmalarını; Gertrude Stein, Max Jacob, Apollinaire, Pierre Reverdy, Jean Cocteau, Breton, sürrealistler ve ardından Dali, Eluard ve eleştirmen Roland Penrose ile olan arkadaşlıklarını, kısacası Picassonun yaşamının ince ama önemli ayrıntılarını gündeme getiriyor.
Yapıt aynı zamanda Picassonun kadınlarla olan ilişkilerinin, özellikle eşleri Dora Maar, Françoise Gilot ve Jacqueline Roquenin de izlerini sürüyor.
Bu kitap tamamen üretken ve değişken bir hayatı ve yirminci yüzyılın en etkili figürlerinden birinin sanatını yansıtan özlü ve canlı bir çalışma.
Pablo Picasso Güncel Yayıncılık, 176 sf. Çeviren: Onur Belli
 | |
4 SARIŞIN Candace Bushnell
Sex and The Citynin Yazarından
Bushnellin ironik esprileri birbiriyle yarış halinde ve sarışınların içinde bulunduğu seksi koşullar televizyondakinden çok daha gerçekçi. New Yorker
Bushnellin acımasızca-iğneleyici-yaralayıcı sezgileri ve kıvrak zekası, insanların evrensel korkularına karşı hissedilen bir anlayışla süsleniyor; okuyucuda dehşet ve acıma duyguları uyandırıyor. - Publishers Weekly-
Candace Bushnell önyargısı olanlardan mısınız? Değişin artık. Bu kadın büyü şehir gerçeğinin kadına vuran yüzünü yazıyor. Bu kadın çok komik ama iğneleri de çok sert batırıyor! - USA Today-
Kahramanları bu dünyada iz bırakmak derdinde dört çaresiz ve saplantılı sarışın kadın olan bu çağdaş zamanlar kara komedisi sizi insan olarak ürkütecek ve içinizdeki acıma hissini kamçılayacak.
Ad sahibi olabilmek için çaresizce çırpınırken bir yandan da erkeklerle ilişkilerinde tutunabilmek uğruna insanüstü çaba gösteren dört New Yorklu kadının dedikodu ve skandallar arasında koşuştururken yaşadığı bin bir türlü statü endişesini okurken bütün gece uyuyamayacaksınız.
Bu kadınlar hepimize tanıdık.
4 Sarışın Artemis Yayınları, 345 sf. Çeviren: Neşfa Dereli Dizi: AB
 | |
MİTOLOGYA SÖZLÜĞÜ Behçet Necatigil
Mitologya Sözlüğü, büyük şairimiz Behçet Necatigilin titiz sözlük çalışmalarının nicedir unutulmuş önemli bir örneği.
Mitologya Sözlüğü, özellikle orta öğrenim çağındaki kuşaklar için ana kılavuz, vazgeçilmesi güç bir başvuru kitabı olma niteliğini koruyor.
Yunan ve Latin dünyasının efsane cephesini özlü bir dil ve kılı kırk yaran bir anlatım ile okura açıyor.
Mitologya Sözlüğü Sel Yayınları, 168 sf. Dizi: Sözlük Tür: Mitoloji / sözlük
> Haftanın Kitapları sayfası için iletişim: Onur Serim
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
| |