Haftanın kitapları - Mart 2006/1
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Kültür Sanat
Filmler
Sinema
Müzik
Edebiyat
Sahne Sanatları
Sergi
Mimari
Arkeoloji
İstanbul Bienali
Orhan Pamuk - Nobel
Altın Portakal
Cannes
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa
Haftanın kitapları - Mart 2006/1
Haftanın kitapları ‘Amerikan İşgali’, ‘Zaman Çöktü’, ‘Bir Varmış Bir Yokmuş Bir Yokmuş Bir Varmış’, ‘Göstergeler’, ‘Cool Anılar V’, ‘Dalgalar, Muallâkta Var Olmak’, ‘Mektuplarıyla Feynman’, ‘Ortadoğu’, ‘Mandala’ ve ‘Baştan Çıkarma Sanatı’.

NTV-MSNBC
Güncelleme: 00:02 TSİ 03 Nisan 2006 Pazartesi

İSTANBUL - “İnsanoğlu tam bir muamma, ontolojik bir muamma: zamanın, varlığın, ölümün ve hiçliğin bilgisine sahip olan bizler, sanki bu bilgiyi hiçbir zaman kendimize mâl etmemiş gibi yapıyor ve öylece yaşıyoruz, muallâkta var olarak.” [Kaan H. Ökten]



AMERİKAN İŞGALİ
Pascal Quignard

Fransa, II. Dünya Savaşı’nda, Almanya tarafından işgal edildi. Bu dönemi konu edinen çok sayıda kitap vardır. Savaş bittiğinde, bu kez de “kurtarıcı”nın görünmez boyunduruğu altına girdi ülke. O yıllara eğilen ilk, belki de tek önemli roman, günümüz yazarlarının arasında haklı biçimde sivrilen Pascal Quignard’dan geldi: ‘Amerikan İşgali’.

Yeni Dünya’nın kültürel hegemonyasını işleyen, büyük bir yazarın Tarih’in kuytuda kalmış sayfalarına olağanüstü bir sevda öyküsünü gizlediği, ince bir roman ‘Amerikan İşgali’.

Pascal Quignard, küçük bir taşra kasabasındaki toplumsal yaşamı betimlerken kuru bir kapitalizm eleştirisi yapmak ya da geleneksel değerlere methiye düzmek yerine yaşamın devingenliğini ve insanın karmaşıklığını gözler önüne seriyor.

Amerikan İşgali
Sel Yayınları, 142 sf.
Çeviren: Elif Gökteke
Tür: Roman



ZAMAN ÇÖKTÜ
Y. Hakan Erdem

41. yüzyıl: Koyun ve koçların sembolokrasiye karşı savaşı!
‘Kitab-ı Duvduvani’ ile ‘Unomastica alla Turca’nın yazarı Y. Hakan Erdem, bu kez bilimkurguya el atıyor ve tufandan sonrasına, 41. yüzyıla gidiyor, ama buralardan fazla uzaklaşmadan...

‘Zaman Çöktü’, bir bakıma, insanlaşmaya çalışan koyunların, koyunluk değerlerini savunarak insanlara karşı ayaklanışının hikâyesi. Bir bakıma da, 21 yüzyıldır süren sembolokrasiye ve Türkiye’nin ruhuna tutulmuş bir ayna: Huriler, buharlaştırıcılar, gargoylelar, başkasının uykusunu uyuyanlar, koçlar, dispatlar, siborkullar, kara delikler, kırmızı başlıklı kızlar ve daha neler neler... Belki de, Batılılaşma sürecindeki koca bir ülkenin, mecburen Güneylileşmek zorunda kalışının hikâyesidir bu, kimbilir?

Bambaşka bir dünya bu tufanın baştan sona sulara gark ettiği,
Anadolu’yu yerinde bırakıp bazı kıtaları neredeyse yok ettiği...

Ama her şey gene aynı; egemenler, semenderler, güçemenlerle,
Medya imparatorlukları, zencefil tekelleri ve bazı kartellerle...

Ayaklanırken Philippos oğlu Alexander önderliğinde koyunlar
Korkunç kuğular ve bilinçler havada süzülür... Katılaştırılır atlar

Doğu Batı, yönler karışır, nereye gitmeli şimdi? Yüzler asılır
Zaman çökmüş kime ne, her koyun kendi bacağından asılır


“Buza Yazılı Şiir”den, anonim

Zaman Çöktü
Kanat Kitap, 331 sf.
Dizi: Edebiyat -16
Tür: Roman



BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ
BİR YOKMUŞ BİR VARMIŞ
Ayşe Kulin

“Hayal ve gerçek hep sarmaş dolaştı yaşamımızda, iç içeydi. Zaman zaman hayallerimizi zorluyor, onları gerçek ediyorduk, bazen de bir karabasan, rüyalardan kaçarak, yaşamın kabusuna dönüşüyordu.”
Ayşe Kulin

‘Bir Varmış Bir Yokmuş’un bir yüzünde gerçek yaşamdan alınmış öyküler, diğer yüzünde ise kurgulanmış öyküler var... Ancak Ayşe Kulin’in kitabın önsözünde belirttiği gibi hayal ile hakikat, kurgu ile gerçek kimileyin öylesine iç içe geçiyor ki... Bu iç içe geçişi en iyi dile getirecek biçim, bu kitabı önlü arkalı, evire çevire okunacak bir kitap olarak tasarlamak. Everest Yayınları da öyle yapmış.

Bir yanda gerçek öyküler bir yanda kurgular var ama hangisinin gerçek, hangisinin hayal ürünü olduğunu karıştırmak mümkün. Belki hayatın gerçeği de tam bunu anlatmak istiyor bize...

Bir Varmış Bir Yokmuş, Bir Yokmuş Bir Varmış
Everest Yayınları, 103+185= 288 sf.
Dizi: Türkçe Edebiyat -104
Tür: Öykü



GÖSTERGELER
Tahsin Yücel

Romanları ve öykü kitaplarının yanısıra deneme ve incelemelerini de yayınladığımız Tahsin Yücel, ‘Göstergeler’le yine okurlarıyla buluşuyor.

Tahsin Yücel, edebiyat incelemeleri ve göstergebilim çalışmalarıyla ülkemizde neredeyse tek başına okul olmuş bir isim.

Kitabın başlığıysa, Yücel’in başından beri ana uğraş edindiği alana bir selâm niteliğinde. Göstergebilim, çağdaş dünyanın metin okuma çabası sayesinde oluşturduğu bir bilim.

Yücel, bu kitabında, göstergebilimsel yöntemleri kullanarak, birer gösterge niteliği gösteren popüler kavramları inceliyor. Descartes’ın “düşünüyorum, öyleyse varım” sözünden yola çıkarak, önyargıların düşünce dünyamıza etkilerini, değişim ve dönüşümün zorunluluğunu anlatıyor.

Popüler kültürün araçları tarafından yaşamımıza sokulan sözlerin, nesnelerin ve başka göstergelerin çözümlemesini yapıyor.

Göstergeler
Can Yayınları, 190 sf.
Dizi: Düşünce -49
Tür: Deneme



COOL ANILAR V
[2000-2004]
Jean Baudrillard


Ve her tanrı, tıpkı tanrıların Tanrısı gibi, kendi eylem ortamından çok daha engindir.

Dünya çapında tanınmış ve Türkçe’ye çok sayıda çalışması çevrilmiş Fransız düşünür Jean Baudrillard, ‘Cool Anılar’ adlı metin dizisini sürdürüyor.

Uluslararası arenanın hemen hemen her köşesine uzanan bu kısa metinlerde Baudrillard, kendi kavramı olan “hipergerçekçiliğin” aldığı son biçimleri de gözler önüne sermektedir. Diğer yandan, hayran olduğu Canetti, Lichtenberg ve Nietzsche gibi yazarların aforizma tarzını da gayet başarılı bir şekilde kullanmaktadır bu metinlerde.

Tutulmuş notlar, bir köşeye çiziktirilmiş eskizler ve not defterleri şeklindeki ‘Cool Anılar V’, sınırsız bir ufuk turuna çıkarmaktadır okuru. Bir cangıl halini almış olan günümüz dünyasının en çarpıcı olaylarından en ücra köşelerine, insanın en sıradan yanlarından en aşırı ve sıradışı özelliklerine dek uzanan Baudrillard, açık uçlu düşünceler ve düşünme imkanlarıyla çıkmakta karşımıza.

Karşıtlıklar ve meydan okumalarla örülü bu aforizmalarla, okuru bir tür sürek avı içerisinde hayatta kalmaya, kendi düşünce bütünlüğünü korumaya kışkırtmakta ve bu yolda tuzaklar kurmakta Baudrillard.

Politika, iktisat, bilim, insan ve gerçeklik gibi konulardan “üçüncü sayfa” haberlerine dek her alana girip çıkıyor eser...

Jean Baudrillard’ın Diğer Eserleri:
Amerika, Ayrıntı
Anahtar Sözcükler, Paragraf
Baştan Çıkartma Üzerine, Ayrıntı
Bir Parçadan Diğerine -François L’Yvonnet İle Söyleşi-, İnkılap
Cool Anılar III-IV (1900-2000), Ayrıntı
İmkânsız Takas, Ayrıntı
Kötülüğün Şeffaflığı - Aşırı Fenomenler Üzerine Bir Deneme-, Ayrıntı
Kusursuz Cinayet, Ayrıntı
Simülakrlar Ve Simülasyon, Doğu Batı
Siyah ‘An’lar, Ayrıntı
Şeytana Satılan Ruh Ya Da Kötülüğün Egemenliği, Doğu Batı
Tam Ekran, Yapı Kredi
Tüketim Toplumu, Ayrıntı

Cool Anılar V
Ayrıntı Yayınları, 122 sf.
Çeviren: Ayşegül Sönmezay
Dizi: Lacivert Kitaplar -28



DALGALAR
Demir Özlü

O büyük dalgaları taşıyan yersarsıntısının yaklaştığından habersiz yüz binlerce insanı, kendileri için yaratıldığını sandıkları dünyada ölüm bekliyordu. Doğanın gözünde insanlar küçücüktü. Filler ise kocaman. İşte bu yüzden, yalnızca filler kurtulabildi bu felaketten. Sarsıntının yaklaştığını hissedip dağlara kaçan filler... Emil’in düşlerindeki kırmızı ve mavi filler...

Bu romanda yazar, içinde yaşadığımız güncel uygarlığa bütünüyle karşı çıkıyor ve çağımızın hiç de gurur duyulacak bir çağ olmadığını mutlu şaşkınların yüzüne vuruyor.

Demir Özlü’nün Diğer Eserleri
Amerika 1954, İş Bankası
Aşk ve Poster, İş Bankası
Bir Beyoğlu Düşü, İş Bankası
Bir Küçükburjuvanın Gençlik Yı, İş Bankası
Bir Yaz Mevsimi Romansı, Can
Geçen Yaz Kentte Kızlar, İş Bankası
İthaka’ya Yolculuk, Dünya
Kanallar, Dünya
Kentler, Kadınlar Yazarlar, İş Bankası
Öteki Günler Gibi Bir Gün, Dünya
Samuel Beckett’in Terzisi, Dünya
Stockholm Öyküleri, Can

Dalgalar
İmge Kitabevi Yayıncılık, 142 sf.
Tür: Roman



MUALLÂKTA VAR OLMAK
-İnsanın Halleri Üzerine-
Kaan H. Ökten


İnsanoğlu tam bir muamma, ontolojik bir muamma: zamanın, varlığın, ölümün ve hiçliğin bilgisine sahip olan bizler, sanki bu bilgiyi hiçbir zaman kendimize mâl etmemiş gibi yapıyor ve öylece yaşıyoruz, muallâkta var olarak.

Varlığımızın anlam katmanları ne denli çok ve farklılaşmış olursa olsun, içimizde bir yerlerde ‘zaten-hep-biliyor-olmak’lığın ‘çağrı’sına kulak verip ona şöyle ya da böyle cevap bulmaya çalıştığımızda, karşımıza bir başka muamma daha çıkıyor: Zira bu dünyadaki var oluşumuzun olabilirliklerini gerçekleştirip şimdileştirmelerimiz sayısız veçhe ve minvallere sahip. Peki ama neden bir tek değil de çok? Ve neden yok değil de var? İşte, bu ebedi soru ve hallerin muallâklığında asılı kalmış bir muammadır insanoğlu.

Kaan H. Ökten’in kitabında derlenen makaleler, insanoğlunun varlıksal hallerinin çeşitli veçhe ve minvallerini ele alırken, ölümden zamana, Aristoteles ve Kant’tan Heidegger’e, Yahudilik’ten Hıristiyanlığa, Luther’den Papa’ya ve Edward Said’den biyo-politikaya dek pek çok varoluşsal sahayı taramaya gayret etmektedir. Yıllar içinde birikerek belirli bir güzergâhı görünür kılmaya başlamış olan bu makaleler, aslında tek bir odak çevresinde dolanmaktadır: insani kalımsızlığının katışıksız ve yalın dehşeti. Böylelikle muallâkta var olmak için çırpınan bizler, aslında ontolojik bir muammanın da aktörü konumuna geliyoruz: Öyle sorularla boğuşuyoruz ki, bunların belki bir cevabı yok ama onlarsız da yapamıyor, yaşayamıyor ve anlam atfedemiyoruz.

Kısacası “Muallakta Var Olmak”, insanın hallerine dair bir kitap.

Muallâkta Var Olmak
Agora Kitaplığı, 274 sf.
Dizi: Düşünce / Felsefe -6
Tür: Felsefe



MEKTUPLARIYLA FEYNMAN
-Hep Şakacıydınız, Bay Feynman-
Michelle Feynman


“Ben bir kâşifim, tamam mı? Keşfetmeyi seviyorum!”

20. yüzyılın en büyük değerlerinden biri olan Richard Feynman, Nobel Ödülü’nü kazanmadan önce bile, kalıpların dışına çıkan öğretme biçimiyle bağımlılık yaratan bir fizik profesörü olmuştu. Efsanevi kişiliği, müthiş enerjisi, azımsanmayacak bir hayran kitlesi kazandırmıştı ona. Karşımızdaki sıra dışı bir entelektüel, yaşama ve doğaya âşık, yaptığı keşiflerin karşılığının başkalarıyla paylaşılması halinde alındığına inanan bir bilim insanıydı.

Bu efsanevi fizikçinin meslek yaşamını ve hayata bakışını, ilk kez bu kitapta yayımlanan mektuplar sayesinde öğrenme fırsatı buluyoruz.

Bilimadamlarından, hayranlarından, ailesinden, öğrencilerinden, delilerden ve Feynman’ın bilgeliğinden ve önerilerinden yararlanmayı bekleyenlerden gelen mektupların bir araya toplanmasıyla, ortaya gerçek anlamda bir yaşam rehberi çıkıyor.

Kızı Michelle Feynman tarafından düzenlenen ve gerektiğinde notlar eklenen bu mektuplar, yalnızca Feynman’ın sonu gelmez merakının nedenini ve nasılını anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda araştırmacı bir bakış açısının erdemini de etkileyici şekilde gözler önüne seriyor.

Manhattan Projesi’nden, kuvantum fiziğindeki gelişmelerden, Challenger soruşturmasından, okul kitaplarından, eşine olan sevgisinden veya bir probleme yaklaşım şeklinden, kısacası hangi konudan söz ediyor olursa olsun, Feynman’ın açıklığa, zarafete, espriye ve iyimserliğe adanmış hayatı her adımda kendini gösteriyor.

“Bir bilimadamından beklediğiniz ve istediğiniz her şey onda var: çekici, şüpheci, komik ve çok zeki.”
The Guardian

“Özgün, akıllı, meraklı, yerinde duramayan, araştırıp derleyen, coşkulu, bilim dünyasına ait, ama geleneklere hep karşı çıkan; bilime tutkuyla bağlı, ilkeleri ve kendi özgün bakış açısı olan bir insan.”
The Washington Post

“Feynman’ın yaşamı için “zincirleme reaksiyon” tanımını kullanmak çok yanlış olmaz. Kritik kütleye sahip bir gri madde patlıyor ve etrafa ışık ve ısı yayılıyor.”
Time

Mektuplarıyla Feynman
Güncel Yayıncılık, 608 sf.
Çeviren: Bilge Eser - Ender Nail
Dizi: Açık Bilim -37
Tür: Bilim teknik



ORTADOĞU
-Hıristiyanlığın Başlangıcından Günümüze Ortadoğu’nun İki Bin Yıllık Tarihi-
Bernard Lewis


Hıristiyanlığın başlangıcından günümüze Ortadoğu’nun iki bin yıllık tarihini dünyaca ünlü tarihçi Bernard Lewis’in bilimsel bir yaklaşımla ve etkileyici bir dille anlattığı kitabı ‘Ortadoğu’.

Üç büyük dinin ve pek çok uygarlığın doğum yeri olan Ortadoğu, yüzyıllar boyunca ticari, askeri, teknik, politik, ekonomik ve kültürel alanlardaki önemli bilgi ve fikirlerin çıkış noktası olmuştur.

Kimi zaman uygarlıkları birleştiren köprü görevini üstlenmiş kimi zamansa dinler arası büyük çatışmalara sahne olmuştur.

Roma ve Pers İmparatorlukları döneminden başlayarak, Hıristiyanlık ile birlikte ortaya çıkan tektanrıcılığın gelişimini; İslamiyet’in doğuşu ve yükselişini; Müslüman ve Hıristiyan dünya arasındaki güç dengesinin değişimini ve bölgenin tarihini şekillendiren Moğollar ve Osmanlılar gibi etkin güçleri derinlemesine anlatan bu kitap, Ortadoğu ile ilgili önemli bir kaynaktır.

Princeton Üniversitesi’nde Yakındoğu profesörü olan dünyaca ünlü tarihçi Bernard Lewis, bu son derece kapsamlı ve değerli kitabında Ortadoğu’nun geçmişten günümüze iki bin yıllık tarihindeki değişim sürecini, bilimsel bir yaklaşımla ve etkileyici bir dille anlatıyor.

Bernard Lewis’in Diğer Eserleri:
Çatışan Kültürler -Keşifler Çağında Hıristiyanlar, Müslümanlar, Yahudiler-, Tarih Vakfı
Demokrasinin Türkiye Serüveni, Yapı Kredi
Haşîşîler -İslâm’da Radikal Bir Tarikat-, Kapı
Hata Neredeydi? -300 Yıldır Sorulan Soru-, Oğlak
İslam Dünyasında Yahudiler, İmge
Modern Türkiye’nin Doğuşu, Türk Tarih Kurumu
Semitizm ve Anti-Semitizm -Çatışma ve Önyargıya Dair-, Everest
Tarihte Araplar, Anka

Ortadoğu
Arkadaş Yayınevi, 488 sf.
Çeviren: Selen Y. Kölay
Dizi: Tarih



MANDALA
Helga Fiala

Çemberler, daireler, yuvarlaklar, labirentler... Bir noktadan başlayıp genişleyen bu şekil insanın mağara duvarına çizdiği ilk resimlerden başlayıp inşa ettiği muhteşem tapınaklara dek hep temel bir desen olmuştur.

İnsan her kadim gelenekte bir gelişim uygulaması olan mandalaları çizip renklendirdikçe küre şekilli yeryüzünü ve kendi iç yüzünü aynı şeklin üstünde görünür kılma çalışması yapmaktadır aslında. Gizemci okullar öğrencilerine mandalanın içinde kendi yaşam alanlarını, arşetip ifade bulmuş olan yeryüzü sırlarını ve de tanrısal alanın içinde eriyen kişisel ve kozmik alanı sırayla ve hap birlikte görmeyi öğretirlerdi.

İşte bu yüzden günümüzde pekçok kişisel gelişim merkezi ve meditasyon ekolü Mandala resmetme ve boyamaya yer vermektedir.

Çeşitli din ve kültürlerde Mandala sembolünü inceleyen bu kitapta yetişkinlerin ve çocukların “boyama meditasyonu” yapmalarını kolaylaştıracak pek çok mandala çizimi de yer alıyor.

Mandala
Meta Yayınları, 256 sf.
Almanca’dan çeviren: Şenol Sohtorik
Tür: Doğu Düşüncesi / Parapsikoloji



BAŞTAN ÇIKARMA SANATI
Robert Greene
Joost Elffers


Herkesin en büyük zaafı olan arzu ve zevki manipüle ederek isteklerinizi elde edin.

Baştan çıkarma, gücün en etkili, en şaşırtıcı ve en hoş şeklidir. John F. Kennedy’nin kitleleri kendine hayran bırakması, Cleopatra’nın Antonius’u avucunun içine alması bunun en güzel kanıtıdır.

‘Güç Sahibi Olmanın 48 Yasası: İktidar’ adlı kitabın yazarı şimdi de tarih boyunca baştan çıkarma sanatında ustalaşan karakterlerin başarıları ve başarısızlıklarını da konu alan, yepyeni bir kitapla karşımızda.

Robert Greene aşk oyunlarıyla göz boyamayla, direnişi kırarak karşısındakini tamamen avucunun içine alabilmenin 24 kuralını gözler önüne seriyor.

‘Baştan Çıkarma Sanatı’ tarihin en büyük silahlarından biri olan sonsuz güce sahip olabilme şeklinin güzel örneği.

Baştan Çıkarma Sanatı
Altın Kitaplar, 702 sf.
Çeviren: Füsun Doruker
Dizi: Toplum ve İnsan


—> Haftanın Kitapları sayfası için iletişim: Onur Serim


 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

                        Bu habere henüz yorum yapılmamış


Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları