ANTALYA - Türk Sinemasının az sayıda yeni ustalarından Zeki Demirkbuzun son filmi Kader merakla beklenmiş, iştahla seyredilmiş, şehvetle sevilmişti. Kaderde Demirkubuz, 97de çektiği enfes ikinci filmi Masumiyette Haluk Bilginerin uzun uzun anlattığı geçmişe eğiliyor, karakterleri ve yaşamış oldukları olayları detaylandırıyor. Yönetmen Özer Kızıltanın, Önder Çakarın senaryosundan başarıyla beyazperdeye aktardığı ilk uzun metraj filmi Takvayı görene kadar, neredeyse rakipsizdi Kader.
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
Zeki Demirkubuzun, aşka dair herşeyi en sert şekilde anlattığı filmi Kader, ustanın başyapıtı. Masumiyette -belki biraz istemeden de olsa- Güven Kıraçın canlandırdığı karakter öne çıkmıştı.
Asıl derin geçmişin sahibi Bekir (Masumiyette Haluk Bilginer) ve onun uğruna herşeyden vazgeçtiği karşılıksız aşkı Uğur (Masumiyette Derya Alabora), trajik hikayelerini Kaderde, ilk tanıştıkları günden bugüne bizimle paylaşıyorlar. (Olayı günümüzde geçiyor gibi vermiş yönetmen.)
Gerçekten aşkı tanıyanların ve koşulsuz aşık olanların filmi bu. Uğuru canlandıran genç oyuncu (geçen senenin Altın Portakallısı) Vildan Atasevere rağmen, kesintisiz akıyor film.
Filmdeki ağzı bozukluk rahatsız edici boyutta, ancak tam da olması gerektiği gibi. Demirkubuzun, kenar mahalleleri ne kadar iyi tanıdığının da bir göstergesi adeta. Bu acımasız dili yekten kabul ettiğinizde, Demirkubuz mükellef bir ziyafete davet ediyor seyirciyi. Film bittiğinde midenizde hissedeceğiniz yumruk hissi, garanti sertifikalı!
Daha önceden, çektiği kısa filmleriyle (Dikkat Fare Var, Sıkıntı, Son Karar, Gözlerin Yeşilçamın Son Yangını) tanıdığımız Özer Kızıltan, ilk uzun metraj çalışmasında, heybetli bir filmle çıkıyor karşımıza: Takva. İnanan insanın içindeki Allah korkusu demek kısaca Takva.
Film, önemli senaristlerimizden -Yeni Sinemacılar üyesi- Önder Çakarın nitelikli senaryosu üstüne bina oluyor. Çakar, kameranın iki tarafında da rol almış deneyimli bir sinema adamı, yalnız senarist demek çok yanlış olur. Kendisi bu filmin yapımcılarından aynı zamanda...
Sağlam bir senaryonun ne denli önemli olduğuna, üç beş yaratıcı fikrin bir film meydana getirmeye yetmediğine, olumlu bir örnek Takva.
Torontodan da taze ödülle dönmüş olan film, sinematografik anlamda herhangi bir kusura sahip değil. Görüntü yönetimi, kurgu, müzik seçimi harika.
Oyunculuklar en üst düzeyde; özellikle Erkan Can, aşmış oyunculuğun öte âlemine.
Kaderde Bekiri canlandıran genç oyuncu Ufuk Bayraktarla kıyasıya bir rekabet yaşanacağı belli, En İyi Erkek Oyuncu dalında. Gerçi Can zor bırakır portakalın ucunu...
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
| |