Murat Murathanoğlunun, Türkiye - Litvanya maçıyla iligili değerlendirmesi şöyle:
Litvanya, Avrupa Şampiyonasına 6 önemli oyuncusundan yoksun gelse bile ekol sahibi bir ülke. Türkiye maça konsantre olsaydı ve karşılaşmayı kafa kafaya götürebilseydi, Litvanyada kendi fotoğrafını daha iyi çekebilirdi. Onlar da, zorlandıkları dakikalarda sahneye çıkan ve bu şampiyonada kadroda yer almayan oyuncuları arayıp aramayacaklarını göreceklerdi. Turnuvalarda başarı için, takım olmanız, iyi savunma yapmanız, hızlı ve sert oynamanız gerekir. Litvanya takımıyla iligili genel bir kanı vardır: hızlı hücum yapan bir takım denir. Ama gördük ki, aynı zamanda 3 saniye koridorunu çok iyi kullanan ve orayı sert savunmayla kapatan bir takım.
Savunma sertleşince...
Bizim açımızdan bakıldığında, rakibi maçın sonunda biraz da olsa sıkıştırmamıza rağmen, kritik 3lük, Litvanyanın yeniden güven kazanmasını sağladı. Daha önceki maçlarda Türkiyeye karşı üstün olmalarının da psikolojik getirisi oldu.
Maçın başından itibaren sert savunma karşısında hep dış şutlara yöneldik. Orman yangını gibi herkes dışarıdan potayı bulmaya çalıştı. İlk yarıdaki başarısız dış şutlar ve 3 saniye koridoruna girmekte gösterdiğimiz tereddüt, farkın açılmasına neden oldu.
Kötü sona eren ilk yarının ardından, ikinci yarıda değişen savunmanın sertleşmesiydi. 3. çeyreğin sonlarına doğru bunu başardık. Hücumda da boyalı alanı zorlandık ve fark kapandı. 3 kısaya dönülen dakikalarda ise, savunma ribaunlarında sıkıntı yaşandı. Buna kritik bölümde rakibin bulduğu 3lük de eklenince maçı kaybettik.
Üzücü olan takımın erken kopması
Takım, motive olmakta büyük problem yaşıyor. Burada bizi üzen, maçın erken kopması oldu. Eğer mücadele başa baş oyun şeklinde geçseydi bu kadar üzücü olmazdı. Bu takımın iskeleti, kariyerinin en renkli dönemlerine yeni yeni giriş yapan oyunculardan meydana geliyor. Ve bu tür maçlar, basketbolsever olarak bizleri üzüyor. Bir adım ileri bir adım geri havası yaratıyor.
Bulgaristan maçı
Bugün karşılaşacağımız Bulgaristanın Hırvatistan maçını değerlendirdiğimizde, Bulgarlar kalp kıran bir maç keybetti ve karşılşama sonunda çökmüş bir haldeydiler. Türkiye-Litvanya karşılaşmasını tribünlerde izleyen Bulgar takımı, bizim oyunumuzu görünce, devre arasında yeniden morallendi. Litvanya maçının ilk yarısındaki oyunla, Bulgaristana kapıyı açtığımızı ve onların maça moralli çıkmalarını sağladığımızı düşünüyorum.
Yine de, kapasitesini sahaya yansıtmayı başaran bir milli takım Bulgaristanı rahat geçer. Milliler, Fransadaki hazırlık turnuvasında da bunu kanıtladı ve bir ara 34 sayı farka ulaştığı Bulgaristan maçını rahat kazanmıştı. Yapılması gereken, Litvanya maçının ardından hemen toparlanmak ve Bulgaristan maçına motive olmak.