İSTANBUL - Angela Merkel, Almanyanin ilk kadın, Doğu Alman kökenli ve Protestan başbakanı.
Hamburgda doğan ancak Doğu Almanyada yetişen Merkel, başarılı bir fizikçi. Şimdi sağ bir partinin başbakan adayı olmasına rağmen, bütün Doğu Alman kökenli siyasetçiler gibi siyasete, Komünist Parti üyesi olarak başladı.
Merkel, iki Almanyanın birleşmesinden sonra 1990 yılında yapılan ilk seçimlerde, Hıristiyan Demotrat Partiden Federal Meclise girdi. Kısa süre sonra da Meclemburg-Vorpommern eyaletinde başbakan yardımcılığını üstlendi.
En büyük başarılarından biri Kohl hükümetinde üstlendigi çevre ve aile bakanlığı oldu. Her zaman eski Başbakan ve Hıristiyan Demokratik Birlik Partisi lideri Helmut Kohlün himayesinde olan Merkele, hala taşıdığı Kohlün kızı etiketi de işte bu dönemde yapıştı.
SOSYAL DEVLET ANLAYIŞINI BIRAKTI Kohl, 1998de seçimleri kaybedip parti liderliğinden çekilince, yerini Wolfgang Schäuble aldı. Angela Merkel de genel sekreterligi üstlendi. Kısa bir süre sonra patlak veren bağış skandalı yüzünden liderlikten ayrilan Schäuble yerini Merkele bıraktı. Merkel, kongrede delegelerin % 90ının desteğini alarak parti liderliğine dikkat çekici bir başlangıç yaptı.
Angela Merkelin siyaset sahnesindeki yükselişi hızlı olsa da, parti içindeki siyasi çizgisini bulması nispeten uzun sürdü. Sosyal devlet anlayışı ve liberal yaklaşım arasinda gidip gelen Merkel son parti kongresinde, Sosyal devlet düşüncesiyle hiçbir yere varamayız. Sosyal devletin zamanı geçti diyerek duruşunu netleştirdi.
Dış politikada ise Merkelin sesinin en gür çıktığı konu Irak oldu. Muhafazakar lider, Iraka müdahaleye karşı çıkan ve Washington yönetimiyle ters düşen Schröder hükümetinin Almanyayı Avrupa içinde zor duruma düşürdüğünü savundu. Merkelin seçim kampanyasının en önemli ayaklarından birini de, yine dış politika konusu olan Türkiyenin AB üyeliği oluşturdu. Türkiyenin birliğe tam üyeliğine karşı çıkan Merkel, Türkiye için içeriğini netleştirmediği bir ayrıcalıklı ortaklık formülünde ısrar ediyor.
ÖZEL HAYATINI DEŞİFRE ETMİYOR 51 yaşındaki muhafazakar lider kameralardan uzak bir özel hayat sürüyor.  | |
Merkel ikinci eşi kimya profesörü Joachim Sauer ile 1998 yılındaki evliliğini de kısa bir basın bildirisi ile duyurmuştu. Bay Merkel, eşiyle birlikte yalnızca bir kez operaya giderken görüntülenebildiği için de medyada operadaki hayalet olarak anılıyor.
Merkel medyadan ne kadar kaçsa da siyasette yükselen tüm kadınlar gibi, giyimi, makyajı ve davranışlarıyla da gündemde. Yıllarca, dış görünüşünden çok fikirlerini ön plana çıkarma iddiasını koruyan Merkel, başbakanlık yarışına girdikten sonra çevresini kuşatan danışmanlara teslim oldu.
Şimdi uluslararası bir ekip tarafından yönlendirilen Merkelin, bugün ülkenin her köşesinde asılı afişlerdeki imajıyla birkaç yıl öncesindeki görünüşü arasında dağlar kadar fark var.
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
| |