Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa
NTV

Konu: Kira artışları
Konuklar: İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Burcuoğlu ve Bilgi Üniversitesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi ve Gayrimenkul Değerleme Uzmanlığı Program Direktörü Doç. Dr. Oral Erdoğan


Celal Pir: NTV'ye Sorun'dan mutlu günler değerli izleyenler. Bugünkü programımızın konusu kira artışları ve kiracı-ev sahibi hakları. Aslına bakarsanız emlak piyasasında fiyatların yükselmesi kira artışlarını da gündemine taşıdı Türkiye’nin. Kiracılar artıştan şikayet ederken, ev sahipleri fiyatların emlak piyasasıyla orantılı olarak arttığını iddia ediyor. Ev kiraları hangi nispette arttırılabilir? Ev sahibi kiracıyı hangi şartlarda evden çıkartabilir? Kiracıların ne gibi hakları var? Bu soruların ve ev sahibi-kiracı hakları ile ilgili sizden gelen çok sayıda sorunun cevabını İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Profesör Doktor sayın Haluk Burcuoğlu ile Bilgi Üniversitesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi ve Gayrimenkul Değerleme Uzmanlığı Program Direktörü Doçent Doktor sayın Oral Erdoğan'dan alacağız. Evet soru ve cevaplara geçmeden önce her zaman olduğu gibi bize ulaşabileceğiniz soru, görüşlerinizi aktarabileceğiniz telefon numaralarımızı anımsatmak istiyorum izninizle. Telefon numaramız 0 212 335 40 35, turkcell ve hazırkart sahipleri de acıkhat yazıp boşluk bıraktıktan sonra soru ya da görüşlerini yazıp 7710’a kısa mesaj gönderebilirler bu arada isterseniz 0 533 279 90 11 numaralı hattımıza da kısa mesaj gönderebilir veya internet üzerinden www.ntvmsnbc.com adresinden bize ulaşabilirsiniz. Evet ev sahibi kiracı hakları ve kiralardaki artış bu konuyu ele alacağız dedik. Sorularınızı aktaracağız ama önce konuklarımıza hoşgeldiniz demek istiyorum. Profesör Burcuoğlu hoşgeldiniz.

Haluk Burcuoğlu: Hoşbulduk

Celal Pir: Sayın Erdoğan hoşgeldiniz efendim.

Oral Erdoğan: Hoşbulduk

Celal Pir: Şimdi bir muhasebeci Sertaç Varlıoğlu ilk soruyu aktaracak isim. Alıyoruz hemen sorusunu.

Sertaç Varlıoğlu (Muhasebeci): Ev sahipleri hangi oranda kiraya zam yapabilir? Bunu belirleyen yetkili bir merci var mı, onu öğrenmek istiyorum.

Haluk Burcuoğlu: Bu soru galiba biraz bana yönelik. Hemen cevap vereyim. Şimdi belki bir çok olası soruya da yanıt oluşturacak bu. Bizim bu kanuni düzenlememizde bugün için kira bedellerinin şu kadar artıcağına ilişkin herhangi bir kural yok. 1955 yılında yürürlüğe sokulan gayri menkul kiralar hakkında kanun 6570 sayılı o meşhur kanunda 2 ve 3. maddeler vardı. Fakat bu maddeler anayasa mahkemesince 1963 yılında .... dokundukları için iptal edildi ama yargıtay özellikle 3. hukuk dairesi olağanüstü bir hukuk yaratma çabasına girdi. O tarihten bu yana, 63’ten bu yana ve şu anda kim belirler derseniz yargıtay iştehatları diye yanıt vermek lazım ve yargıtay son derece dalgalanmış bir iştehat sergiledi 63’ten bu yana yani aşağı yukarı 42 yıldır ama açıkça söyleyeyim ekonomik verileri de son derece dikkatli olarak göz önünde tuttu yargıtay ve Türkiye açıkça söylemek lazım bu konuda yargıtaya şükran duymalıdır. Yani son derece doğru yerinde bir belirleme yöntemi getirdik. Bugün için ne olur? Bugün söyleyeyim. Bugün kira bedeli bazı istisnalar dışında eskiden toptan eşya fiyat endeksinde artış vardı ama galiba şimdi üretici fiyat endeksindeki artış oranında arttırılıyor prensip bu.

Celal Pir: Bu konuda bu bir prensip. Buna uymak zorunda mı kiracı ya da evsahipleri?

Haluk Burcuoğlu: Hayır tabi zorunda değil. Sözleşme özgürlüğü dediğimiz bir olay var bizim. Sözleşmede bunun daha fazla olabileceğini veya daha az altında da kalabileceği pekala söylenir. Yalnız unutmamak gerekiyor, kira bedellerini serbest bırakırsanız yani sözleşmesel özgürlük dediğimiz serbestliği alanında bırakırsanız, bu verim değil belki arkadaşım çok daha doğrusunu söyleyecektir ama maliye bakanlığı verilerine göre hiç bir fiyat kıpırdamasa sadece kira bedellerinde yüzde 100 oranında artış yaparsanız enflasyona etkisini yüzde 16.2 olduğu söyleniyor.

Celal Pir: Peki bir başka soru sayın Mahsun Güler’den gelecek. Hemen soruyu alıyoruz.

Mahsun Güler: Kiracının evi tahliye etmesini istiyorum ama o çıkmak istemiyor. Evi nasıl boşaltmasının sağlayabiliriz?

Haluk Burcuoğlu: Vallahi bu soruya daha önce de çok yanıtlar verildi ama çok özetlemeye çalışayım. Bizim hukuk sistemimizde kira sözleşmesinin bitiminde, kira sözleşmesi belli bir süre için yapılır. Buna herhangi bir neden göstermeksizin sona erdirebilecek olan yalnızca kiracıdır. Kiraya verenin kira sözleşmesini sona erdirmesi için kiracıdan kaynaklanan bir takım aksaklıkların olması lazım veya kiraya verenin bir takım özel ortam içinde bulunması lazım.

Celal Pir: Mesela?

Haluk Burcuoğlu: Şimdi söyleyeyim. Kiracı kira bedelini ödemede aksaklık gösteriyorsa kiracının tahliye edilmesi mümkün. Kira sözleşmesinin sona erdirilmesi mümkün. Kiraya verenin ihtiyacını kendisi veya çocuğu ya da eşinin ihtiyacı varsa bunun için de tahliye etmek mümkün veya kiraya verenin kiralananı ben yıkacağım, yeniden inşa edeceğim veya çok büyük bir tadilat yapacağım derse bunun için de tahliye etmek mümkün ama

Celal Pir: Bunlar ama hukuksal yoldan tahliye ediliyor di mi? Tabi yani dava açacaksınız, davanın sonucunu bekleyeceksiniz.

Haluk Burcuoğlu: Dava açacak tabi. Yoksa elbette, elbette. Bunu hiç unutmamak lazım. Bizde öyle hani bazı ülkelerde ben pek bilmiyorum ama Amerika’da öyle olduğundan söz ediliyor. Polis galiba gidiyormuş 15 gün de süre veriyormuş. Sonra çıkmazsa çıkartıp atıyormuş. Biz de Allah’a şükür öyle şeyler yok.

Celal Pir: Peki bir serbest meslek sahibinin sorusunu aktarayım izninizle. Mahmut Dikmen diyor ki;

Mahmut Dikmen (Serbest Meslek): Ev sahibi kira ücretini düşük göstermiş. Bu durum anlaşıldı ve şimdi ceza ödemek gerekiyor. Hatayı yapan ev sahibi olmasına rağmen cezayı kiracı olarak biz ödemek zorundayız. Bu uygulama doğru mu?

Celal Pir: Böyle midir bu uygulama Oral bey?

Oral Erdoğan: Yani tabi ekonomik açıdan sormuyordur sanıyorum izleyicimiz ama hukuken hocamızda cevap verir.

Celal Pir: Genelde bir kere bu ev sahibi kiracı ilişkisinde kiralar düşük mü gösterilir? Düşük gösterilirse neden böyle gösterilir?

Oral Erdoğan: Hemen konu şöyle de bağlantılı kısaca devlet istatistik enstitüsü biliyorsunuz kira artışlarını da enflasyon göstergesi olarak alıyor. .... içinde alıyor. Fakat görüyoruz ki kiradaki yüzde 50’nin üzerinde bir artış var şu 8 ayda ilk sene 2005 yılında. Fakat enflasyon oranında kira artışı sanıyorum ayda yüzde 2 civarında. Yani enflasyonun etkisi biraz önce hocamızın söylediği çok kısıtlı kalıyor. Şimdi böyle bir ortamda yani kira sözleşmeleri acaba doğru mu gösteriliyor yoksa yanlış mı gösteriliyor? Eğer yüksek gösterirseniz ve bunu hukuken de bildirirseniz zaten ciddi bir vergisi doğacak? Bu vergileri vermezseniz, vermemek için ne yapacaksınız? Ya göstermeyeceksiniz ya da vergisini veriyorsanız düşük göstereceksiniz. Dolayısıyla benim gözlemlediğim kadarıyla kira kontratlarıda değer düşük gösteriliyor bir. İki; yüksek gösteriliyor ise bu vergi beyan edilmeyebiliyor.

Celal Pir: Peki burada 2 önemli sorum var. Şimdi diyelim ki siz kiracısınız ben de ev sahibiyim. Sizden ben 1 milyar liraya ev kiraladım ama maliyeye atıyorum 250 milyon gösterdim. Bu ortaya çıkmaz mı? Siz bana banka yoluyla mesela 1 milyar ödediğiniz zaman bu ortaya çıkmaz mı?

Haluk Burcuoğlu: Şimdi genelde tabi fevkalade kolay ortaya çıkar ama sözleşmeler böyle yapılmıyor maalesef. Siz oraya 250 milyon lira yazıyorsunuz ondan sonra mesela 12 ay süreyle 750 milyon liralık senet alıyorsunuz ve senetleri icraya koyup tahsil ediyorsunuz. Mesela bu bir yöntem. Yalnız bunun önemli bir sakıncası var. Yani sadece kiracı bakımından değil kiraya veren lehine de çok önemli bir sakıncası var. Millet bunu burada gözden kaçırmamalı. Şöyle ki; bir sonraki kira yılında kiranın belirlenmesi gerekiyorsa yani sözleşmede herhangi bir düzenleme yapılmamışsa siz yeni kira dönemi için kira bedelini belirlerken kira sözleşmesinde ne yazıyorsa onu dikkate alırsınız. 250 milyon yazıyorsa gerçekte 1 milyar lira olmasına rağmen kiracı pekala buyrun 250 milyon üzerinden hareket ederek üfe’yi de uygulayın da saptayın diyebilir. Yani kiraya veren bir taraftan aman az vergi vereyim derken öbür taraftan böyle bir rizikoyla karşı karşıya kalabilir.

Celal Pir: Peki şunu merak ediyorum. Senet alıyor dediniz. O senetleri her ödeyişinde iade ediyor di mi? O zaman elinde senet kalmadığı için ikinci düşük kira devreye giriyor. Bu öyle mi oluyor?

Haluk Burcuoğlu: Öyle çok sık oluyor.

Oral Erdoğan: Ama tabi son ay gelmeden önce hocam 1 ay kalmadan önce yani sözleşmenin bitimine kiracı devam etmek istiyorsa herhangi bir talepte bulunmayabilir ama ev sahibi çıkartmak istiyorsa 1 ay öncesinden kiracıya çıkması için bir ihtarname çekebilir. Öyle bir aralarında iyi niyete aykırı zaten hukuktaki esas hedefte iyi niyeti korumak. O bozuluyorsa zaten sözleşmelerin yazılı olması da pek bir şeyi ifade etmiyor sanırım.

Haluk Burcuoğlu: Yalnız tabi burada bir parantez açmak lazım. Kiraya veren 1 ay önce ihtarname gönderse de, göndermese de birşey farketmiyor. Çünkü kiraya veren, kira sözleşmesini neden göstermek için sona erdiremiyor. Demin söylediğim gibi paranın ödenmemesi, ihtiyaç, yeniden inşaa bir imar amacı vs. birşeyler gösterecek. Yoksa kiracı gayet sakin oturur, bekler. Hiçbir şeye de cevap ta vermez böyle bir ihtara. Dava açıldığı zamanda götürür kira sözleşmesini burada 250 milyon lira yazıyor sayın hakim der ve hakim onu dikkate alarak onun üzerine üfe’yi uygulayıp kural bu kira bedelini tespit eder.

Celal Pir: Peki. Bir memur sayın Engin Selçuk demiş k;

Engin Selçuk (Memur): Ev sahipleri anlaşma yapmaya yanaşmıyor. Bu durumda hakkımızı nasıl koruyabiliriz?

Celal Pir: Bunu ben tam anlayamadım ama anlaşma yapmaya yanaşmak

Haluk Burcuoğlu: Tabi bu anlaşmanın ne anlama geldiğini bilmiyorum. Yalnız şunu söyleyeyim. Hukuken kira sözleşmesi şekle tabi bir sözleşme değil. Yani kira sözleşmesini pekala sözlü olarakta yapabilirsiniz. Yani ne bileyim sizinde aranızda bir kira sözleşmesi vardır. Ben size her ay bir ödeme yapıyorum kira bedeli diye. Bu da kira sözleşmesinin varlığını kanıtlamaya yeter. Anlaşmadan kasıt burada zannediyorum şudur herhalde. Yani her kira yenilenmesinde yeni bir anlaşma yapmaya yanaşılmıyor diye düşünüyorum ama burada soru da şu açıdan biraz tuhaf. Çünkü genelde kiraya verenler her sene yeniden sözleşme yapma yolunu tercih ederler. Kiracılar değil.

Celal Pir: Ama zaten o da aynı şeyi söylüyor. Ev sahipleri anlaşmaya yanaşmıyor.

Haluk Burcuoğlu: Ama ev sahipleri dikkat edin. Anlaşmaya yanaşmayan genelde ev sahipleri değildir. Talep ev sahiplerinden gelir yeni kira sözleşmesi yapalım diye. Kiracılar yanaşmaz genelde onun için soru pek kolay yanıtlanabilecek soru değil.

Celal Pir: Peki şimdi bir soru var. Onu aktaracağım daha doğrusu sayın Hande Koç kendisi aktaracak. Alalım soruyu;

Hande Koç (Öğretmen): Sormak istediğim kiracının haklarını gözeten bir kira kontratı nasıl olmalı? Nelere dikkat edilmeli?

Celal Pir: Evet siz expersiniz aynı zamanda. Değerli uzmanlığınız da var gayrimenkulle ilgili. Nasıl bir

Oral Erdoğan: O açıdan ben biraz görüşümü ileteyim. Kira kontratında doğal olarak bir kere kişi kendi alım gücüyle ilişkili bir kira ödemesine katlanacaktır. Bunun üzerinde olan bir durum zaten kendisini zora sokacağı için düşünmeyebilecektir. Bunun altındaki bir durumda lehine olacaktır. Doğal olarak kiralamak isteyen kişi kendi kafasında bir kira bedeli tespit etmiştir. Bir kere o onun temel hakkıdır kendisine göre ama kiraya verecek tarafta kendi açısından bir bedel tespit etmiştir bunu ortaya koyacaktır. İkisinin pazarlığı sonucunda bir değer oluşacaktır ama bunlar neye göre oluşuyor? Bir kere konut değeriyle kira bedeli arasında ciddi bir ilişki var.

Celal Pir: Var mı?

Oral Erdoğan: Evet. Bölgelere göre değişebilir, ülkeye göre değişebilir, konutun kalitesine göre de değişebilecek nitelikte olmakla birlikte kabaca şu anda kira çarpanı dediğimiz olay, yıllık bazda düşünürsek kira bedelini. Konut değerinin 10’da 1’i, 12’de 1’i kadar civarlarda olabilmektedir.

Celal Pir: Anladım. Yani 120 milyarlık için ayda 1 milyar lira kira doğrudur diyorsunuz.

Oral Erdoğan: Civarında olabilir. 120-150 milyar lira arasındaki evler kabaca kirası 1 milyar civarında ekonomik anlamda olabilir ama buradan sonra bir düzeltme yapması gerekiyor. İşte konut bazı kullanım açısından kendi istediği şeylere cevap veriyor mu, asansörü var mı yok mu, cephesi nasıl? Ona göre fiyatın işte der ki; 1 milyardan bu biraz daha iyidir, 1 milyar 100 olur, 200 olur diye değerleme yapabilir. Bir de benzer konut misal olarak çok alınır. Emlakçı piyasası da genelde Türkiye’de böyle çalışıyor. İşte 5 tane benzer konut alıyorsunuz. Bunların kirası nedir diye bakıyorsunuz. Onlara göre de bir kafanızda bedel oluşuyor.

Celal Pir: Peki ama bir şey soracağım. Mesela bu dönemler, Türkiye’nin şu içinde yaşadığı dönemler emlak fiyatlarını özellikle büyük kentlerde ve İstanbul’da çok hızla arttığı hatta kimine göre bir köpük oluştuğu dönemler. Bu dönemlerde 12’de 1’i hesaplarsanız korkunç rakamlarla karşılaşabilirsiniz diye düşünüyorum. Mesela 100 milyarlık evlerin 150-160 milyara çıktığı iddia ediliyor. Ne kadar doğrudur siz söylersiniz?

Oral Erdoğan: Kiralarda çok hızlı yükseldi. Biliyorsunuz bu son 7 ay içerisinde. Tabi burada her ne kadar geçmişte enflasyona endeksli bir kira artışı ve konut değer artışı görsekte bunun birikmiş bir etkisiyle bir; konut fiyatlarında ve kiralarda hızlı artışı yaşadık, son 1 senede. İki; konut kredisi olayının özellikle sermaye piyasası kurumunda etkisiyle gündeme yoğun gelmesini takiben bankalar taşıt kredilerinden artan boşlukta yani taşıt kredilerinden artacak olan sermayeyi yeni bir alana yönlendirmek istedi. O da konut kredileriydi. Faiz oranlarınında düştüğü bir ortamı gördüyseniz ortaya net reel faiz getirecek yeni bir kredi alanı doğdu, o da konut kredileriydi ve onun için de talep artacaktı. Fakat arz buna aynı hızla cevap veremez. En normal bir konut 1 buçuk 2 yılda inşaa edilebiliyor. Böyel bir durumda talep hızla arttı. Arz artamayacak fiyatlar hızla şişiyor. Diğer taraftan bir noktada kamu hız ısrarla biliyorsunuz sit alanlarını kamuya dönüştürme. Bu 2D maddesi hükmüne girenleri söylüyorum. Dönüştürme talebi vardı 2-3 yıldır. Bunu bir türlü başaramadı. O olmuş olsa belki bir derece ağırsa kıtlığı azaltılmış olup, değerlerin artması da biraz azalacaktır. Bir noktada deprem unutuldu.

Celal Pir: Maalesef Türkiye’de evet

Oral Erdoğan: Deprem unutuldu. Fiyatlar hızla şişiyor, bir köpük de oluşuyor. En ufak bir tehlike kısa sürede, bu balonu yüzde 20-30 diyebileceğim şu andaki geriye doğru hızla çekebilir. Onun için de hangi değer doğruduru konuşmam biraz doğru olmaz.

Haluk Burcuoğlu: Hande hanım için açıklamada bulunayım. Hande hanım ve diğer bütün kiracılar hatta kiraya verenler neyi kararlaştırmışlarsa onu lütfen sözleşmeye aynen yazsınlar. Hiçbir şeyi gizlemeden. Ne düşünülüyorsa sözleşme onu yansıtsın. Her iki tarafında lehine olacaktır bu. Hani deniyor ya kiracının haklarını gözeten bir kira kontratı nasıl olmalı? Önce aklınızdan ne geçiyorsa sözleşmeye koymakla olur. Her iki taraf bakımından.

Celal Pir: Yani mesela diyelim ki evi teslim aldınız, evi bırakırken badanalı ve boyalı bırakacaksınız mesela di mi böyle?

Haluk Burcuoğlu: Sözleşmeye ne düşünülmüşse, akıldan ne geçmişse o yapılırken, hepsi aksettirilmeli. Yani sözleşme fazla yoruma muhtaç olmamalı.

Oral Erdoğan: İki taraf içinde.

Haluk Burcuoğlu: İki taraf içinde tabi

Celal Pir: Peki bir öğretmen sayın Hacer Saadet Yılmaz sorusunu aktaracak. Alıyoruz soruyu.

Hacer Saadet Yılmaz (Öğretmen): Şimdi evim devamlı satılma halinde. Satan kişinin, satın alan kişinin devamlı evime emlakçı sokmak durumunda mıyım ben bunu merak ediyorum. Bir de kiracı olarak artışlarımı normal yüzde kaç üzerinden kontrata göre mi yapmalıyım yoksa normal konulan fiyat üzerinden mi yapılmalı?

Celal Pir: Şimdi bunun bir fiili durumu var. Önce onu sormak istiyorum Oral bey. Her saat gelip emlakçı eve adam getirebilir mi?

Oral Erdoğan: Aslında kiracının sanıyorum oturma hakkını rencide etmemek gerekiyor ama sanırım gene de satışı zaten bunu baştan kira kontratında da dile getirmek gerekebilir diye düşünüyorum. Başta belirtilmemişse kiracı bir sene içerisinde o evi kullanma hakkını edindiği için başkasına evini göstermeme hakkına da sahip diye düşünüyorum. Bir diğer konu da ne kadar kira artışı yapmalıyım konusu. Çok ciddi sanırım bir öneri de olacak bu. Herkese bir enflasyon endekslendi. Yargıtay da dahil. Halbuki enflasyona göre para kazanmıyorsunuz Türkiye’de. Bunu herkes unutuyor. Finansa göre baktığınızda herşey aslında faiz oranlarına kitlenir. Temel kıstas; gerek fon arzeden tarafta talep edenlerde faiz oranlarıdır. Bu açıdan bakarsak merkez bankasının en kötü ihtimalle diyorum. Overnight yani gecelik diye düşünebileceğimiz bu ayda bir de para kurulu tarafından açıklanan şu anda 14.25 olan oranı değişken bir orandır. Yani bunu merkez bankası piyasa şartlarına göre revize etmektedir her ay. O zaman kira artışlarında ben yeni bir öneri olarak bu merkez bankası oranlarına göre artış tavsiyesinde bulunuyorum.

Celal Pir: Yani fiyat .... seviyesi değil, paranın genel itibarına göre diyorsunuz?

Oral Erdoğan: Çok güzel evet. Yani faiz oranlarına göre kira düzenlemesi.

Celal Pir: Faiz paranın fiyatıdır zaten. Yani onu söylüyorsunuz.

Haluk Burcuoğlu: Vallahi ben pek katılamıyorum. Çünkü bankalardan yani merkez bankası da olsa bankaların zaten hukukta bir hegemonyası var. Bunu kimse inkar edemez ve unutulmamalı ki bu memlekette yüzde 7.200 falan oldu bir ara overnight faiz denen olay. Yani ben faiz filan dendiği zaman ve bankalar devreye girdiği zaman kimse kusura bakmasın elektrikleniyorum. Yani ben oraya bakılmamasından yanayım. Bırakalım biz enflasyon devam etsin. Enflasyon şu anda öbüründen iki puan yüksektir, alçaktır onlar önemli değil ama overnight faiz veya herhangi bir faiz yöntemine bağlarsanız, neyle karşılaşacağınız son derece meçhul olur. Arkadaşım da dediki zaten; çok değişkendir dedi. Yani kiracının geçici olarak bir süre daha az kira ödemesi ondan sonrası bombayı engelleyici bir şey değildirk, ben korkrarım.

Celal Pir: Peki bir şey soracağım. Az evvel size onun için söz verdim. Eğer söylemeseniz söyleyecektim. Yüzde 7.200’lü overnight’lar da oldu ülkede.

Oral Erdoğan: Overnight o gece oldu diye 1 gün sonra hemen kontratı öyle yapmayacağız tabiki.

Celal Pir: Ama yani ayda yüzde 80’li, yüzde 200’lü overnight’lar oldu. Şunun için soruyorum. Yani yarın öbür gün kiralar o kadar artabilir ki, o sizin dediğiniz 12’de 1’lik rakamı çok aşabilir. O zamanda kiralanma düzeyi bozulmaz mı?

Oral Erdoğan: Şöyle bakın. Faize göre doğrudan kira bedeli tespit etmek yerine genel zaten arz talebe göre değerleme oluşuyor ama baştan çok kararsız kalıyorsanız bunu kiracıyla kiraya verecek olan arasında bir anlaşma diye düşünürseniz temel referansın alım gücü olmasına paralel aslında faiz oranları paranın değerini ifade ettiği için tercih edilebilecek bir yöntem ama arasıra faiz oranları yükseldi diye yani 1 senelik bir süreci düşünüyorsunuz. Hemen bir gecede mesela

Celal Pir: Her zaman faiz oranları enflasyondan aşağı yukarı 10 puan yukarıdadır yani. Bunu biliyoruz Oral bey.

Oral Erdoğan: Zaten şu anda kira oranlarında yüzde 40-50’lerde arttırdılar. Yeni konutlardaki değerleri de düşünürsek bir de sözleşmeler hep yıllık olduğu için yıllık sözleşmeler otomatikman zaten belki de hukuka aykırı bir şekilde senetler düzenleniyor, teminat anlamında

Celal Pir: Bunlar ortadan kalkabilir diyorsunuz?

Oral Erdoğan: Çek imzalatıyor. Bu tip şeyleri nasıl kaldırmak gerekecek.

Celal Pir: O kalkmaz galiba. Anladığım kadarıyla o devlete para vermemek üzerine bina edilmiş bir kanaat di mi hocam. Peki şimdi bir emekli sayın Veysi Özmen soruyor. Diyor ki;

Veysi Özmen (Emekli): Kiracım su ve elektrik faturalarını ödemeden evden çıktı. Kendisine ulaşamıyorum. Ne yapmam lazım?

Celal Pir: Ne yapması lazım?

Haluk Burcuoğlu: Şimdi bu tabi sadece bu ilişkide değil yani bütün hukukta böyle bir şey var. Size borçlu olan veya size karşı hükümlü olan, ilişkide bulunduğunuz kişiyi bulamazsanız ne yaparsanız onu yaparsınız. Bir dava açarsınız yerini saptayamıyorsanız işte ilanen tebligat dediğimiz zabıta tahkikatından sonra yapılan bir yöntem var. Hiç olmazsa gelir ya da gelmez o kişi aleyhine bir karar elde edersiniz ama bu kararı icraya koyabilmeniz için mutlaka kişiyi bulmanız lazım. Kişi eğer piyasada yoksa kimse kusura bakmasın sadece bu ilişkide değil, bütün borç ilişkilerinde aynı durumla karşılaşırsınız.

Celal Pir: Ama hakkında gıyaben bir dava açabilirsiniz?

Haluk Burcuoğlu: Gıyaben karar da alırsınız aleyhine ama o kararı uygulamanız için yer bulmanız lazım. Hayır adamı bulmanız lazım.

Celal Pir: Tebliğ etmeniz lazım şahsa. Peki bir mühendis Metin Yazman demiş ki bize;

Metin Yazman (Mühendis): Evimde 20 yıldır aynı aile oturuyor. Verdikleri kira piyasaya göre çok düşük kaldı. Ne miktarda artış yapabilirim?

Celal Pir: Ne diyebiliriz kendilerine bu arada?

Haluk Burcuoğlu: Vallahi şimdi efendim yani 20 yıldır oturuyorsa demek ki çok kötü kiracı değilmiş bir defa onu elde var bir diye kabul ediyorum. Çünkü kira bedeli ne kadar düşük olursa olsun 20 yıl içinde kiraya verenler bir şeyler yaratır. Yani ille çok zorlanırlarsa çok hakikaten kira artık sefalet anlamında düşük ise bir şeyler yaratılır. Demek ki burada o olmamış ama tabi şunu söylemek lazım. Şimdi dedik ya biz hani yargıtayın uygulamasında enflasyon dikkate alınarak belli bir takım oranlar uygulanıyor. Yargıtay yalnız şu kapıyı da açık bırakıyor; mesela siz senelerce artış yapmamışınız, gitmişiniz, gitmişiniz o zaman diyor ki; hak ve nasafete göre kira tespit edilecek.

Celal Pir: Yani?

Haluk Burcuoğlu: Yani o zaman işte çevreye bakıyorsunuz, emsal kiraları dikkate alarak hani şu anda üfe dediğimiz oranın çok daha üzerinde kirayı arttırmanız mümkün.

Celal Pir: Peki şunu söyleyeceğim. Az evvel Oral bey çok güzel bir örnek verdi. Şimdi ev fiyatları işte suni ya da gerçek arttığı için yüzde 50, 60, 70 kiralar da şu anda semtlerde yükseliyor. Şimdi bakıyorsunz sizde bana kiraya vermişsiniz. Benim kiram düşük kalıyor ve bu 3-5 yıl böyle devam etmiş. Bunun bir böyle 5 yıllık, 10 yıllık bir periyotta yenilenmesi, dengelenmesi var mıdır?

Haluk Burcuoğlu: Şimdi bakın yargıtay onu şimdi prensip itibariyle mesela 3 yıl süreyle şu andaki içtihat öyle. Toptan eşya fiyat artış endeksi veya şimdiki üfenin uygulanması gerektiği söyleniyor. 3 yıldan sonra artık hak ve nesafet devreye girebilir deniyor. Yani kapısı açık bunun ama şunu unutmamak lazım. Siz bana kiraya verdiniz evinizi. Ben 2 senedir kira ödüyorum. Ondan sonra dediniz ki vay yanda bir şeyler oldu. Benim 10 mislim kira veriyor bu tabi geçerli bir neden değil. Bir de şu var ayrıca. Mesela sizin kiraladığınız kiracı sıfatıyla oturduğunuz yer kuş uçmaz kervan geçmez bir yerdir ama ondan sonra birden yanından çok önemli yollar geçti, çok önemli iş alanları, iş merkezleri kuruldu. O zamanda artık üfe’yi filan bir kenara bırakıyorsunuz. Diyorsunuz ki olağanüstü bir değişiklik var. o zamanda yine hak ve nesafet dediğimiz uygulama gündeme geliyor. Çok gelen sorulardan biri bir öğrenci. Sayın Yasemin Paraz’dan geldi. Diyor ki;

Yasemin Paraz (Öğrenci): Öğrenciyim. Ev sahipleri öğrenci olduğumuzu öğrenince evi kiralamıyor. Böyle bir hakları var mı?

Haluk Burcuoğlu: Şimdi efendim. Tabi yani kiraya verme ya da vermeme diye bir hak tabiki var ama tabi şimdi daha kendimi düşünüyorum. Bende öğrenciliğime başladığım zaman bayağı zorlanmıştım ama artık bunların hepsi değişti. Şimdi öğrenci hakikaten bir nasıl diyeyim hani ekonomik bir güç te olmaya başladı. Çünkü 2 tane öğrenci bir araya geliyor. Pekala kira bedellerinde muntazaman ödüyorlar. Yani eskisi kadar öğrenciye kiraya verilmez düşüncesi şu anda yok.

Celal Pir: Çok ilginç bir soru var elimde. Bir öğrenci Alphan Karaz diyor ki;

Alphan Karaz (Öğrenci): Oturduğum ev kaçak, hiç bir yerde kayıtlı değil. Sözleşmem olmadan ev sahibine kira ödüyorum. Fahiş artış söz konusu olduğunda ne yapmalıyım?

Celal Pir: Şimdi bu fiili bir durum herhalde di mi? Böyle durumlarda ne yapıyor insanlar genelde sonra hukuksal yönlerini soracağım. Yani önce gelenek ne?

Oral Erdoğan: Hukuğa gene yakın bir noktayı önce belirtmekte yarar var. Bir kere konutların tapu sicilinde kayıtlarının olması gerekiyor, hukuken diyorum. Bu da tapuda ana tapu kütüğü var. Ana kütük diyorlar. İkinci derecede bu tapu siciline kaydedilirken resmi senette yer alması gerekiyor. Bir de resmi senette yani akitte olmayan şekilde kayıt edilen konutlar olabiliyor.

Celal Pir: Yani bu sözü edilen gibi konutlar?

Oral Erdoğan: Evet. Böyle konutları bile bile oturuluyorsa ona bir şey demiyorum ama böyle bir yerde oturmak istenmiyorsa öncelikle tapudan bunun tetkiki yapılabilir. İkinci derecede imar durum kontrolü gerekebilir. Yani tapuda yeri vardır fakat imarı yok olabilir. Onun içinde belediyede bir tetkik gerekebilir. Gördüğünüz gibi Türkiye’de aşama aşama takip gerekiyor. Bir de yani tapuya gideceksiniz bilgi soracaksınız.

Celal Pir: Böyle çok ev var mı?

Oral Erdoğan: Var. Şöyle söyleyeyim. 2004 yılında olan veriye göre en azından bir şey söyleyebilirim. 2004 yılında yapı ruhsatı verilmiş 29 bin dolayında sanırım yer var, konut var. Apartman ve ev için söylüyorum. İmar iskan izni verilmiş olan ise 12.000 küsur civarında.

Celal Pir: Yani her yıl biz böyle konut üretiyoruz o zaman

Oral Erdoğan: Ciddi bir şekilde demek ki yani yapı ruhsatının verilmesiyle imar verileceği anlamına gelmeyebiliyor. 5 senede izin süresi bitiyor ama bu çok cüzzi bir kısım. Yani demek ki büyük bir şekilde konut şu anda Türkiye’de imarı olmayan alanlar. Bu durumda kiraya tutmuşsunuz. Kanunsuz yerde oturuyorsunuz ve gelip kanunlu olarakta oturmanın değerini tartışıyoruz. Yani o noktada artık biraz ben hukukçumuzdan görüş almayı yararlı düşünüyorum.

Celal Pir: Hocam böyle bir şey olabilir mi?

Haluk Burcuoğlu: Şimdi efendim hukuki açıdan gönül rahatlığıyla söyleyebilirim hiç kuşku yok ki bu sözleşmelerin tamamı geçerlidir. Tamamı geçerlidir.

Celal Pir: Geçerlidir. Yani kayıt dışı da olsa, kaçak da olsa. Ne olursa olsa?

Haluk Burcuoğlu: Kayıt dışı olmuş, hatta bazısı yıkılıyor, dökülüyor, hatta depremde çökme ihtimali var. Hiç önemli değil. Çünkü kira sözleşmesi taraflar arasında borç ve alacak doğurur, bu kadar. Yani bizde sözleşmelerin geçersizliği işte ahlaka aykırılık, kanunun emredici hükümlerine aykırılık vs. den gider. Yani dediği, arkadaşımın verdiği örnek, soruyu yönelten kişinin verdiği örnek hiç bir kaydı yok, önemli değil. Var mı orada fiilen var. Bu pekala kira sözleşmesinin konusunu oluşturabilir, hukuken bir sakınca yok. Yalnız işyeri amaçlı böyle bir yer varsa deniyor ki; iskan olmadan eğer bu iş öngörülen iş sözleşmede yapılamayacak ise bu kira sözleşmesi kiracı tarafından sona erdirelebilir. Dikkat edin sözleşme geçersiz de denmiyor. Ancak bu durumda ama yoksa oturuyorsunuz, hiç bir sakıncası yoktur hukuken. İyi midir, doğru mudur, aferim mi demek lazım? Asla ama bunun kira sözleşmesiyle ilgisi yok. Hatta biliyorsunuz yani kiraya vermek için mal sahibi olmanıza da gerek yok. Ben sizin dairenizi pekala arkadaşıma geçerli biçimde kiraya verebilirim. İkimiz arasında bu iç ilişki geçerlidir.

Celal Pir: Peki bakın şimdi çok ilginç bir soru aktaracağım. İlginç değil yani var olan bir soru. Hande Ersoy’un cümleleriyle söyleyelim.

Hande Ersoy (Öğrenci): Kontratta enflasyon oranına göre kira artışı yapılacak diye yazsa da ev sahibi yüzde 25 kira artışı yapmak istiyor ve vermediğim takdirde beni evden çıkarmakla tehdit ediyor. Yasal olarak haklarım nelerdir?

Haluk Burcuoğlu: Hemen söyleyeyim. Şimdi eğer enflasyon oranında artış yapılır denmiş ve enflasyonda yüzde 25’in altında ise diyelim ki yüzde 20 ve bunu çok emin olarak biliyoruz. Eğer Hande hanım yüzde 20 arttırarak kira bedelini ödemeye devam ederse kira bedelinin ödenmesindeki aksaklık nedeniyle kiraya veren asla çıkartamaz Hande hanımı, mümkün değil.

Celal Pir: Anladım. Peki ev sahibinin varisi diyor bir müteahhit Faruk Ekşi;

Faruk Ekşi (Müteahhit): Ev sahibinin varisi olmadığı ve kira kontratının henüz sona ermediği durumlarda eğer ev sahibi vefat ederse kiracı kirayı ne şekilde ve kime öder, mülkiyet durumu nasıl olur?

Haluk Burcuoğlu: Ya şimdi bir defa burada hukuken bir küçük hata var. Ben öldüm. Hiç hakikaten mirasçım yok tırnak içerisinde. Zaten devlet mirasçıdır. Hazine mirasçı olur, devlet mirasçı olur.

Celal Pir: Yani hakimiyetten kaynaklanan

Haluk Burcuoğlu: Devlet mirasçı olur.

Oral Erdoğan: Bunu nasıl takip edebilecek. Mesela 5 sene devlette fark etmiyor bu olayı.

Haluk Burcuoğlu: Devlet farkettiği zaman hiç merak etmeyin alır. Yani devlet o sizin ödemediğiniz kira bedellerini mutlaka alır ama yani mirasçısız.. bizde mirasçısız ölmek demek yani şeyin açıkta kalması anlamına gelmiyor, malın. Mutlaka onun bir sahibi olacak. O da devlettir. Zaten bizde mirasçı olabilecek tek tüzel kişi de devlettir.

Celal Pir: Burada çok ilginç bir soru var. Bir öğretmenden geldi. Biraz da insan üzülüyor tabi bunlarla karşılaşınca. Şahabettin Aslan diyor ki;

Şahabettin Aslan (Öğretmen): Ev sahibi kirayı 165 milyondan 265 milyona çıkartmak istedi. 220 milyon olsun istedim. Kirayı verdim ve almadı. Bu ay iki aylık kirayı gönderdim. Onu aldı. Dün apartman girişinde önümü kesip beni tartakladı. Ben polis çağırıp şikayetçi oldum. Ev sahibine hiç bir borcum yok ama evi boşaltmam isteniyor. Şimdi benim ne yapmam lazım?

Celal Pir: Şimdi burada kriminal bir olayda var ama onu kenara koyuyorum, onunla ilgili polis çağırmış ama bu tablo neyi adres gösterebilir?

Haluk Burcuoğlu: Şimdi ev sahibi burada bu nedene dayanarak yani borcum yok dediği için söylüyorum Şahabettin bey. Demek ki sözleşmeye uygun olan kira artışını yapmış ya da sözleşmede öngörülen kirayı ödemekte. Yani ev sahibinin 265 milyon vermezsen seni çıkartırım demesinin hukuken hiç bir değeri yok.

Celal Pir: Peki ona karşı bir şey yapabilir mi?

Haluk Burcuoğlu: Hangisinin?

Celal Pir: 220’yi ödemekten başka yapacağı bir şey yok.

Haluk Burcuoğlu: Ev sahibi almadığı taktirde bir külfet yüklenmiş şahabettin beye. Gidecek bir mahkemeye diyecek ki ev sahibi almıyor kira parasını. Bana bir ödeme yeri tayin edin ve bu da genelde bir banka oluyor, işte bankada bir hesap açılıyor ve siz o karara dayanarak oraya yatırıyorsunuz kira bedelini. Böylece borcunuzu yerine getirmiş oluyorsunuz.

Celal Pir: Şimdi sinekten yağ çıkartma diye düşünmeyin ama diyelim ki şöyle olsa. Siz ev sahibi olsanız ve benden kirayı almasanız. Ben de mahkemeye gitsem böyle bir şey yapsam hesap numarası alsam. Mahkeme masraflarını oradan kesebilir miyim?

Haluk Burcuoğlu: Mahkeme masraflarını oradan kesmeyin. Siz gene kirayı ödeyin, gidin şeyden isteyin ev sahibinizden ayrıca alın.

Celal Pir: Anladım. Yani belki öyle düşünebilirsiniz diye baştan sinekten yağ çıkartmak....

Haluk Burcuoğlu: .... ne olur ne olmaz işte kira bedeli 100,000 lira eksik ödendi, tam ödenmiş değildir. Kira bedelinin ödenmesinde aksaklık vardır denilebilir.

Celal Pir: Anladım. Efendim bir eğitimci sayın Erdem Koçak sormuş.

Erdem Koçak (Eğitimci): Sorunlu bir kiracıdan yeni kurtuldum. Evimi kiraya verirken banka yolu ile evi kiraya vermek veya kiracıyla senet yapmak mümkün mü? Evi kiralarken önereceginiz yol nedir?

Celal Pir: Önce ben piyasada en geçerli yolu öğrenmek istiyorum yani en ev sahiplerini ve kiracılarını koruyan. Sadece tek tarafı koruyan bir sözleşme zaten bozulurda. Nedir yani ne yapması lazım?

Oral Erdoğan: Ödemeleri mümkün olduğu kadar bir mali kurum vasıtasıyla yapmak hukuki delil açısından bence en garantili yöntem.

Celal Pir: En önemli nokta bu di mi?

Oral Erdoğan: Evet. Genelde de bazı ev sahipleri ona da yanaşmaz. Burada belki başka nedenler olabilir ama en önemlisi yine vergi, sanırım gündeme gelecektir ama kiracı kendi açısından bakarsa olaya ve verebileceği kirayı da konuştuysa bence resmi olarak vergiyi de dikkate alarak banka yoluyla sözleşme yapsın.

Celal Pir: Şimdi hocam buradaki temel nokta şuydu; kiracıyla senet yapmak mümkün mü diyor? Bu senet meselesine takıldım. Az evvel Oral beyde söyledi. Siz de burada 250 sini .... niye böyle bir senet? Bu senetin iki kişi arasındaki bir borç alacak bir menfeate dayanması lazım ya da bir ticarete ama böyle bir ticaret yok.

Haluk Burcuoğlu: Şimdi efendim kira bedelini karşılamak üzere de senet verebilirsiniz. Senetin bir faydası var. Daha kolaylaştırılmış bir icra takibi imkanı sunuyor size. Kambiyo senetlerine özgü icra takibi dediğimiz yola başvurabiliyorsunuz. Yani halbuki kira sözleşmesiyle gitseniz mesela noterden tasdik edilmemiş ise imza benim değildir vs. dediği zaman tutup dava açacaksınız ama elinizde bir senet varsa geçerli anlamda ticaret kanunu anlamında bunu pekala doğrudan icraya koyabilirsiniz ve alacaklı olduğunuz diğer hallere oranla çok daha alacaklı sıfatıyla rahat hareket edersiniz.

Celal Pir: Kira ev sahipleri için daha güvenli bir yol olarak görüyorsunuz?

Haluk Burcuoğlu: Şimdi ben ev sahipleri için daha güvenli yol. Belki icra takibinde daha kolay bir yol. Gene söylüyorum yani Şahabettin beydi di mi galiba ... soruyu yönetlen?

Celal Pir: Hemen bakayım e-maillerden. Erdem Bey.

Haluk Burcuoğlu: Erdem beye de aynı şeyi söylüyorum. Yani herkese her sözleşme için söylüyorum bunu. Öğrencilerime de söylüyorum. Ne düşünüyorlarsa lütfen sözleşmeye koysunlar. Hiç bir şekilde aman bunu ihmal ederim, önemli değil sonra hallederiz, hayır. Dümdüz yazsınlar, doğru olanı yazsınlar.

Celal Pir: .... markasını bile yazın diyorsunuz. Peki.

Oral Erdoğan: Bir noktada sanırım şu var.

Celal Pir: Tabi buyrun Oral bey

Oral Erdoğan: Nasıl bir kira kontratı ya da en iyi şekilde nasıl olmalı diye düşünürsek bunun mesleği var. Yani emlakçılık diyoruz temel olarak. İkinci derecede gayri menkul değerleme uzmanlığı. Bunlar artık profesyonelleşiyor Türkiye’de. Eskiden sokak emlakçıları diye gördüğünüz yerlere güvenip te kolayca malınızı da satamıyorsunuz, konutunuzu ya da yeni bir alamıyorsunuz veya kira konusunda tereddüte düşüyorsunuz. Yavaş yavaş bu konuda bir gelişme var.

Celal Pir: Kurumsallaşmış firmalar var. Onları söylüyorum.

Oral Erdoğan: Onun için çok profesyonel yerleri seçerlerse her açıdan hukuki personeli bulunduran, istihdam eden kurumlarda daha güvenli bir şekilde sözleşmede yapabileceklerdir.

Celal Pir: O kurumlar aracılığıyla?

Oral Erdoğan: Tabiki.

Haluk Burcuoğlu: Bir şey söyleyebilir miyim çok afedersiniz burada

Celal Pir: Tabi buyrun

Haluk Burcuoğlu: Yani bizzat yaşadığım için söyleyeyim. Avrupa’nın birçok yerined zaten kiracı ev sahibini görmez. Ev sahibi de kiracıyı görmez. Mesela Cenevre’de reji diye bir kurum vardır. Birden fazladır bu rejiler. Siz oraya gidersiniz kiralık bir yer arıyorum diye. Onlarda peki der. O reji oranın sahibi değildir. Yani ne siz ev sahibini görürsünüz, ne ev sahibi sizi görür ve ama bu saat gibi de işler. Arkadaşımın dediği doğrudur. Orada hakikaten uzmanlar vardır zaten.

Celal Pir: Anladım böyle kurumsal şirketler var ülke çapında yayılmış ama onlarda ev sahibi ile en nihayet kiracının kontrat yapmasına yol açan bir sözleşme getiriyorlar karşınıza. Onu sormak istiyordum. Yani gelmek istediğim nokta şu; tamam ben ev sahibini görmeyeyim ya da siz beni görmeyin ya da ben sizi görmeyeyim ama arada Oral beyle ben sözleşme yaptım o geçerli oluyor mu hukuken sizin eviniz üzerinde?

Haluk Burcuoğlu: Anlamadım sorunuzu.

Celal Pir: Şimdi siz evin sahibisiniz. Ben kiracıyım. Oral beyde aracı kurum. Sizi görmeyeyim de onunla sözleşme yapayım. Geçerli mi bu?

Haluk Burcuoğlu: Geçerli. Benim adıma hareket edecek, yetkisi var.

Oral Erdoğan: Şimdi hocam bir de bu noktada sanırım sermaye piyasası kurulunun yeni yasasıyla birlikte konut finans şirketleri ve ipoteğe dayalı kredi verecek olan kurumların da oluşmasıyla birlikte o aracı kurumların daha da

Celal Pir: Etkin olacağını söyleyebiliriz diyorsunuz

Oral Erdoğan: ... şekilde piyasada yer alacağını söyleyebiliriz.

Celal Pir: Bir iktisatçı. Mustafa Gül diyor ki;

Mustafa Gül (İktisatçı): Kiranın zamanında ödenmemesinin tahliye sebebi olduğunu söylediniz. İhtar çektim, tahliye edilmedi. İkinci bir ihtar çekmem gerekir mi?

Haluk Burcuoğlu: Şimdi bu tabi. Efendim bizde kira bedelinin ödenmesinde aksaklıkta iki farklı kira sözleşmesini sona erdirme yolu var. Bunlardan bir tanesi borçlar kanununun 260. maddesindeki yol. Yani bir ihtar gönderirsiniz 30 günlük süre verirsiniz. 30 gün içinde ödenmezse hemen ertesi gün dava açabilirsiniz. Sözleşmeyi 30 gün sonra sone erdirebilirsiniz, bu birinci yol. İkincisi; adam aydan aya ödüyordur. Aynı kira yılı içinde iki kez kira bedelini aksatmışsa ve sizin kendisine ihtar göndermenizden sonra ödemişse iki defa olacak bu. O zaman kira sözleşmesi süresinin bitimini beklersiniz ve bitiminden sonra 1 ay içinde tahliye davası açarsınız. İkisi arasındaki fark şu; temerrüt gerçekleşmişse yani 30 gün içinde ödenmemişse hemen dava açıyorsunuz ve açtığınız dava sona ermiş kira ilişkisinin tasfiyesi anlamında. Halbuki diğerinde iki haklı ihtara dayanırsanız. Bir; kira süresinin bitimini bekleyeceksiniz. İkincisi; davanın sonunda verilecek kararla kira sözleşmesi sona erecek.

Celal Pir: Anladım. Farklılık var. Şimdi bakın ilginç bir soru daha var. Eğitimci Cihan Kaya’dan geldi. Diyor ki;

Cihan Kaya (Eğitimci): Bildiğim kadarıyla bir gayri menkulün 8-10 senelik kira geliriyle kendisinin karşılaması gerekiyor.

Celal Pir: Az evvel Oral bey siz de bunun 10-12 sene. 10 sene ortalama ama bu belli.

Cihan Kaya (Eğitimci): Babamın 110 milyar değerinde bir dairesi vardı kiracısı geçen ay itibariyle kirayı 500 milyon liraya çıkardı. Bu durumda kira geliriyle daire kendisine ancak 18 senede amorti ediyor. Kira ucuz mu yoksa evin değeri mi fazla?

Celal Pir: Uzman olarak size soralım.

Oral Erdoğan: İkisi de aynı anda doğru olabilir.

Celal Pir: Nasıl yani?

Oral Erdoğan: Ya konut değeri kiraya göre yüksek durumdadır. Böyle durumda ne yapılır hemen net söyleyeyim. Konut değerleri açısından benzer konutların değeri o muhitte nedir diye bakacaklar. Konut değerini yaklaşık hesaplayacak. O anlayışla. Diğer taraftan da benzer konutlara ne tür kiralar ödenmekte bu muhitte diye bakacaklar. O zaman kiralar genelde 600-700-800 civarında ise konutların değeri de genelde 80-90 milyar, 100 milyar civarında ise orantıyı yakalamaya çalışacak. Yani tek ikisine birden bakıpta arasındaki 18 katlık bir ilişki var. buna göre bu ucuzdur, bu pahalıdır demem biraz zor olur.

Celal Pir: Aslında kapatacağız ama hocam bir şey sormak istiyorum. Gelmedi o yönde soru. Bu kontratlara işte yazılıyor. Elektrik, su parasını ödemezseniz diye bir işte 1 kira bedeli, 3 kira bedeli, 5 kira bedeli şeyler konuyor, rakamlar konuyor. O rakamları çıkarken kiracılar nasıl tahsil ediyorlar ya da edebiliyorlar mı?

Haluk Burcuoğlu: Şimdi işte deminki sorum bu. Yani prensip itibariyle zaten kira sözleşmelerinde alışılagelen usül o. Bütün bu

Celal Pir: Depozit diyorlar

Haluk Burcuoğlu: Depozitle şey farklı yalnız bu elektrik, su parası. Depozit denilen o baştan alınan tırnak içerisinde teminat, zaten bunlar da düşünülerek alınıyor.

Celal Pir: Hukuki midir bu?

Haluk Burcuoğlu: Vallahi aslına bakarsanız kanunda pek fazla açıklık yok. Hatta kanunun deyimine, lafsına bakarsanız her ... altında olursa olsun, başka bir bedel alınamaz diyor ama yıllardır uygulanan bir şey bu. En azından yani bu güvence parası dediğimiz paranın bugün artık hukuka uygun olduğunu kabul etmek gerekiyor.

Celal Pir: Yani genel kurallar bunu hukuka uygun olarak

Haluk Burcuoğlu: Hukuka uygun olmasını kabul etmek gerekiyor ama bunun dışında başkaca şeyler yaparsanız mesela prensip itibariyla bizde şerefiye vs. bunlar mümkün değil.

Celal Pir: Anladım. Hava parası filan onlar ayrıca

Haluk Burcuoğlu: Değil, bunlar mümkün değil.

Celal Pir: Peki sayın Burcuoğlu ve sayın Erdoğan çok teşekkür ediyorum, süremiz doldu.

Haluk Burcuoğlu: Biz teşekkür ediyoruz.

Oral Erdoğan: Biz teşekkür ediyoruz.

Celal Pir: Umuyorum izleyenler bilgi sahibi olmuşlardır. NTV’ye Sorun’a bugün için burada nokta koyuyoruz. Yarın yine birlikte olacağız. 24 saat açık hattımız sürekli açık. Bize her konuda fikir, öneri, kritik ve düşüncelerinizi aktarabilirsiniz. Hoşçakalın efendim.


Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

                        Bu habere henüz yorum yapılmamış


Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları