Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa
NTV

Konu: Erdemir’in özelleştirilmesi
Konuk: Erdemir Ortak Girişim Grubu (EOGG) Basın Sözcüsü Ali Kibar


Celal Pir: NTV'ye Sorun'dan programından mutlu günler değerli izleyenler. Bugünkü programımızda Ereğli Demir Çelik Fabrikalarının özelleştirmesi konusunu ele alacağız. Gerçekten Türk ekonomisi için son derece önemli bir fabrika Ereğli ve Erdemir'in özelleştirilmesi kamuoyunda oldukça uzun bir süredir tartışılıyor. Dünyanın 13. en büyük çelik şirketi olan Erdemir'in yüzde 46.12'lik payı özelleştirilecek. Bunu öncelikle belirtelim. Erdemir'le ilgilenenler arasında yabancı demir-çelik şirketleri bulunuyor. TOBB başkanlığında biraraya gelen 33-34 firma da Erdemir ortak girişi grubu adıyla Erdemir'e talip. Peki bu özelleştirme Türk ekonomisini nasıl etkileyecek? Yabancı bir şirketin Erdemir'i satın alması durumunda ne olacak? Erdemir'e talip olan ortak girişim grubunun Erdemir ile ilgili planları ne? Bu soruların cevaplarını Erdemir Ortak Girişim Grubu Basın Sözcüsü sayın Ali Kibar'dan az sonra alacağız. Ancak soru ve cevaplara geçmeden önce her zaman olduğu gibi bize ulaşabileceğiniz soru ve görüşlerinizi aktarabileceğiniz numaraları anımsatmak istiyorum izninizle. Telefon numaramız 0 212 335 40 35, öte yandan turkcell ve hazırkart sahipleri de acıkhat yazıp boşluk bıraktıktan sonra soru ya da görüşlerini yazıp 7710’a kısa mesaj gönderebilirler ya da isterseniz 0 533 279 90 11 numaralı hattımıza da kısa mesaj gönderebilir veya interneti üzerinden www.ntvmsnbc.com adresinden bize ulaşabilir, soru, görüş ve kritiklerinizi bize aktarabilirsiniz. Evet Erdemir’in özelleştirilmesi dedik. Erdemir’in özelleştirilmesine katılan Türkiye’de yerleşik şirketlerin Türkiye Odalar ve Borsalar Birlği çatısı altında birleştiğini ve bugün bir basın toplantısıyla bunu kamuoyuna açıkladığını duyurduk. Bu basın toplantısında yer alan isimlerden biri Erdemir’in Ortak Girişim Grubunun sözcüsü sayın Ali Kibar da bugünkü konuğumuz. Öncelikle sayın Kibar hoşgeldiniz.

Ali Kibar: Teşekkür ederim.

Celal Pir: İzleyenlerimizden gelen soruları aktarmak istiyorum, başlamak istiyorum. Öncelikle bir kuyumcu sayın İmdat Güvenlik bir soru aktaracak bize önce soruyu izleyelim.

İmdat Güvenlik (Kuyumcu): Erdemir çelik üretiminde bu kadar önemliyse devlet bunu neden özelleştirmek istiyor?

Celal Pir: Evet madem bu kadar çelik üretimi önemli niye Erdemir özelleşiyor.

Ali Kibar: Bu bir herhalde siyasi otoritenin tercih meselesi. Özelleştirme programına alınan kurumlardan birisi olduğu için Erdemir’in de özelleşmesi gündemimize düştü.

Celal Pir: Peki hemen bir başka izleyenimiz daha doğrusu eski bir milletvekili sayın Bülent Ersin Gök konuşuyor, sorusunu aktarıyor bize.

Bülent Ersin Gök (Eski Milletvekili): Erdemir hangi yatırımcı gruplara ve nasıl satılmak isteniyor?

Celal Pir: Burada bir süreç var galiba. Bu süreci de bizimle paylaşır mısınız? Kimler var ne tür etkileri olacak, süreç nasıl işleyecek?

Ali Kibar: Tabi öncelikle ihaleye ön yeterlilikle ilgili bir tespit söz konusuydu ki özelleştirme bu süreci geçti, aştı. Ön yeterlilği müracaat eden firmalar arasından 13 tanesi uygun görüldü. Bunların 5 tanesi yerli firma, 8 tanesi yabancı firma olmak üzere bunlar daha sonra gerekli incelemeleri yapmak için elektronik dataroomlar da dahil olmak üzere şirketin değerlemesiyle ilgili tespitlerini yapmasına olanak sağlayacak belli tarihler verildi ve bu süreç içinde katılımcılardan arzu edenler gerek odalara girmek gerek şirketi enine boyuna her türlü risk ve mevcut durumuyla ilgili tespitlerini yapmak suretiyle olayı değerlendiriyorlar. 26 Eylül tarihinde zarfların verilmesiyle ihale sürecinin ilk etabı tamamlanmış olacak.

Celal Pir: Peki şu ana kadar konsosyumların hepsi bilgi odasına girdi mi girmedi mi tartışması var. Bazılarının girmediği belirtiliyor. Bu konuda herhangi bir bilgi var mı yok mu?

Ali Kibar: 2 tane firmanın girmediğiyle ilgili duyumumuz var ama tam onların ne amaçla ne düşünceyle girmediklerini bilemediğimizden herhangi bir yorum yapmamız bizim için uygun değil.

Celal Pir: İzninizle efendim bir öğrenci sayın Yücel Kızgıç sormuş. Diyor ki;

Yücel Kızgıç (Öğrenci): Erdemir neden özelleştiriliyor? Erdemir'in özelleştirilmesi Türkiye ekonomisine ne katacak? Şirketin gelişmesi mi durdu mu? Zarar mı ediyor? Erdemir, devletin sırtında kambur mu?

Celal Pir: Biraz maddi açıdan baktığımızda ekonomik açıdan baktığımızda gerçekten Erdemir bir kambur mu, neden özelleşiyor derken Türkiye ekonomisine özelleşince ne katacak?

Ali Kibar: Şimdi Erdemir’i şöyle irdelemek daha doğru olur belki. Erdemir’in satın almış olduğu İsdemir kurumu daha önceki geçmiş dönemlerde bir süre yeni yatırımlar yapılmadığı için, zamanında yatırımlar devreye alınmadığı için o faaliyetlerle ilgili önlemler alınmadığı için bir hayli uzun sürece bir kambur şeklinde kalma süreci olmuş. Fakat Erdemir hiçbir zaman bir kambur olmadı. Aksine her zaman nakit yaratan, nakit yarattığı imkanlarla kendini geliştiren, kendi yatırımlarını yapan bir kurum olma sürecini yaşadı. Tamamen Erdemir özel kanunuyla orasının kamusal idari alandan ayrışımı sağlanmış olmasından dolayı oradaki idare, oradaki atanmış profesyoneller tarafından yapıldığından daha bir bağımsız kuruluş olarak kalabilme imkanını gösterdi ve son derece karlı yönetimlerin karlı olarak yönettiği bir kurum şeklindeydi. Az evvel söylediğimiz gibi özelleştirme tamamen siyasi otoritenin bir kararı. Buradan elde edilecek gelirin ne kadar kamunun ihtiyaçlarını karşılayabileceğini süreç sonunda göreceğiz.

Celal Pir: Erdemir’in özelleşmesiyle birlikte yapılabilecek yeni yatırımlar taze kaynak kuracak mı ve buradaki soru ilginçti çünkü, şirketin gelişmesi durdu mu diyor?

Ali Kibar: Hayır şirketin gelişmesi durmadı. Bilakis şu hemen özelleştirmeye çıkması öncesinde yeni yatırımlarla ilgili bir çok karar alındı. Özellikle İsdemir de yassı adanenin kurulması yassı üretim tesislerin geliştirilmesiyle ilgili yatırım kararları alındı. Makine siparişleri, ekipman siparişleri verildi ki bunlarla birlikte aynı zamanda Erdemir’de de bir ilave yatırım kararı alındı, makine siparişleri verildi. Bunlar önümüzdeki 1-2 yıl içinde peyderpey devreye girecek yatırımlar. Dolayısıyla Erdemir’in kapasitesini bugün 8 milyon tona ulaşabileceği ilk etapta 8 milyon tona ulaşabileceği şeklinde görebiliriz ki daha sonraki süreçlerde de yeni yatırımların yapılabilmesiyle bu süreç daha da kuvvetle ... gelecektir. Burada şöyle bir kritik nokta var, ona değinmek isterim. Özellikle Türkiye’nin AKÇT anlaşması kapsamında Avrupa Birliği ile yapmakta olduğu müzakereler doğrultusunda Avrupa Birliği’ne bir takım üretim tonajlarıyla ilgili taahütleri söz konusu. Bunun çok önemli olduğunu burada vurgulamak istiyorum. Yani Türkiye’de bugün ayrı bir sanayici grubu kalkıpta yeni bir Erdemir kurabilir mi, kuramaz mı? Hayır kuramaz. Çünkü Erdemir’in mevcut durumunun, mevcut avantajlarına ve vergisel yatırım teşvik olsun diğer avantajlarının ayrı bir kuruma bugün itibariyle tekrardan verilebilmesi şansı yoktur.

Celal Pir: Bir şey soracağım Ali bey. Çok ilginç bir şey söylüyorsunuz. Avrupa Kömür Çelik Birlği ile yapılan anlaşma. Şimdi Avrupa Birliği oldu. Yapılan anlaşmaya göre Türkiye’nin bir kapasitesi var. Yani kullanabileceği. Erdemir’in bir gelişmesi ve kapasitesi var. Dolayısıyla bu şirketi eğer bir yabancı ya da yerli grup kim alırsa alsın. Alırsa bir ikinci grubun yeni bir Erdemir yaratma şansı yok.

Ali Kibar: Yok yani şöyle var; tamamen hiç bir teşviksiz, hiçbir desteksiz, hiçbir vergi avantajsız yeniden sıfırdan başlanmak istendiği taktirde bu mümkün ama teknik olarak mümkün değil. Yani gerçekçi olmak lazım. Fiilen mümkün değil. Yani hemen hemen Erdemir bugün pisayadaki monopol durumdadır. Yassı hadde ve mamülü üreten diğer tesislerinde ana ham madde tedarikçisi durumundadır. Pazarın yüzde 34’ünü bugün itibariyle kontrol etmektedir. Yeni yatırımların yapılmış olduğu diyelim ki 2009 yılını hedef olarak alalım. 11 milyon tona kadar çıktığını düşünelim. Burada da yüzde 74’lük bir yerli ihtiyacın karşılanma oranına kadar çıkabiliyor. Yani yerli ihtiyacı tamamen kapsayıp karşılayıp, üzerindeki miktarı ihracata verebilecek kapasiteyi şu an itibariyle öngörülmüş planlarla mümkün değil ki bu özelleştirme şartnamesinde de yatırımların yapılması şartının kontrolü var. Fakat kapasitelerin devreye alınmasıyla ilgili galiba zannediyorum orada bir açık olabilir.

Celal Pir: Peki burada çok önemli bir nokta var. Yani diyelim ki sizin ortak girişim grubunuz Türkiye’de yerleşik 34 firma. Daha da çoğalabilirsiniz. Böyle bir şirket grubu bu işi alabilir ya da bir başka uluslararası grupta alabilir ve o uluslararası grup için ki ben ..... de davetiye gönderdim ama katılamadılar. O tabi uluslararası grup alırsa uluslararası konjektür içinde herhangi bir fabrikayı bir yerdeki fabrikayı kapatıp, bir yerdeki fabrikayı açarak kendi global menfeatini düşünürken Türkiye’de Erdemir’in kapanıp kapanmayacağının garantisini verebiliyor mu, ihale bu konuda neler söylüyor bize?

Ali Kibar: Şimdi 6 milyon tonun üzerinde çalışmasıyla ilgili bir ihale şartnamesinde öngörü var. Ondan sonraki tonajlarla ilgili herhangi bir kontrol mekanizması şu an itibariyle zannediyorum yok.

Celal Pir: Zaten de şu an kapasite aşağı yukarı 5 buçuk milyon tona ulaşmış vaziyette. Peki izninizle ben izleyenlerimizin sorularıyla devam edeyim. Bir emekli sayın Melih Hakcan. Diyor ki;

Melih Hakcan (Emekli): Ortak girişim grubu pek çok firmadan oluşuyor. Erdemir'i almaları durumunda nasıl bir yönetim tarzı benimseyecekler?

Celal Pir: Ne dersiniz kendilerine?

Ali Kibar: Şimdi bununla ilgili biz tamamen profesyonel bir kuruma çalışma modelimizle ilgili sistemi oluştutturuyoruz. Bir ortaklık anlaşması ve ayrıca bir yönetim anlaşması kabulüyle ortaklık grubu üyeleri bu şirketin yönetimini oluşturacaklar. Yönetim kurulundan oluşan bir ana kütle, ana kütlenin etrafında bir adil ticaret komitesi. Yani ticaretin adil şartlarla gerek üyelerle, gerek ortaklarla, gerek dışarıda yapılıp yapılmadığının kontrolünü sağlayacak. Onun ötesinde bir kurumsal yönetim komitesi söz konusu. Diğer taraftan yatırım ve finansmanla ilgili bir ayrı komite ve denetleme komitesi kurulması suretiyle bu yönetim kurulu aynı zamanda icra kurulu yani günlük işlemlerin yapılacağı kurumlarla ilgili atamayı yapması gibi bir ön taslak tespitimiz var. Buradaki en önemli adlettiğimiz hususların başında öncelikle bir kere yönetimin tüm ortaklara eşit mesafede durmasını öngörüyoruz. Yönetimin katılımcı ve şeffaf olmasını, ortakları sürekli bilgilendirmesini ve hesap vermesiyle ilgili bir öngörümüz var ve ortakların hedefi tamamen oraya ortak olmuş kişilerin hisse değerinin arttırılmasına yönelik ve azami de yüzde 9’luk bir ortaklık sınırı koyduk grub başına ki Erdemir bir grubun kontrolünde olmasın. ... ve ... bir ahenkli dağılım içerisinde yönetimi devam ettirilebilsin. Çünkü burası hakikaten milli bir müessesedir. Yani şimdi bir taraftan bakıyorsunuz global şirket diyorsun. Global şirket, global persfektiften olayı değerlendirin. Globalizasyondaki amaç bir kapasiteleri toplamak suretiyle fiyatların arttırılması, tüketiciye malın fiyatlarının daha yüksek maliyetlerle gidebilmesi. Yerli ortak Ereğli Ortak Girişim Grubu olarak bizim yaklaşımımız bir kere yerli küçük ortak ölçekli yüzlerce, binlerce buranın ham maddesini veyahutta yarı mamülünü, ara mamülünü, mamülünü kendi üretim proseslerinde kullanan şirketler var. bunların bu ihtiyaçlarının her şeyden evvel süreklilik arz edecek şekildeki tedarikini sağlayabilmektir. Yani bugün şu tesisi şu bölgede benim tesisim kar etti, bu bölgede zarar etti. Ben şunu kapatsam bunu buna çevirsem, bu zihniyetten öte biz ülkedeki sanayiciye süreklilik arz edecek bir şekilde ham madde tedarikini yapmayı öngörüyoruz. Burada yılda diyelim 500 ton, 1.000 ton mamül tüketen yüzlerce şirket var. Belki bunlar yarın öbür günün dünya şirketleri olacak. Küçük orta ölçekli algıladığımız ortamlarda. Bunun sıkıntılarını yurtdışında tesis kapatılan ülkelerde oranın sanayicileri gördü.

Celal Pir: Şimdi siz konuyu getirdiniz. Ben hemen bir örnek vereceğim. Çok özür diliyorum. İsmini söylemeyeceğim şirketin. Yine bu ihaleye katılan şirketlerden biri. Romanya’da, Çek Cumhuriyeti’nde, Polonya’da, İrlanda’da ve dünyanın diğer ülkelerinde hatta Amerika Birleşik Devletleri’nde şirketler satın almış ama bazılarını örneğin Doğu blokundaki, Romanya’daki ya da Çek Cumhuriyeti’ndeki ya da İrlanda’daki şirketleri taahüdünün sonrasında kapatmış. Erdemir’in de başına böyle bir şey gelebilir mi? Bir yabancı sermaye aldığında.

Ali Kibar: Şimdi özelleştirme şartnamesinde algılayabildiğimiz kadarıyla 6 milyon tonluk tonajdan sonrasında çok ciddi bir kontrol ne kadar olabilir altını ... vesilesiyle onu tam bilemiyorum ama yani bir tesisi yatırım yapıyorsunuz. Yatırımı devreye alma, almama opsiyonunuz size ne getirir, ne götürür bunları düşünmek lazım diye düşünüyorum

Celal Pir: Peki ben izninizle bir eczacının sayın Selin Kocasoy’un sorusunu aktarayım.

Selin Kocasoy (Eczacı): Erdemir'in yabancı sermayeye satılması yerine halka arz edilmesi mümkün değil mi?

Celal Pir: Ne dersiniz halka arzda bir özelleştirme modeli. Niye onu tercih etmemişler ya da bunu tercih etmişler?

Ali Kibar: Vallahi siyasi otoritenin kararına bizim herhangi bir yorumda bulunmamız doğru olmaz.

Celal Pir: Ama halka arzda isterse yapılabilirdi di mi?

Ali Kibar: Tabi alternatif modellerden birisidir. Sonra bugün baktığımız zaman Ereğli Erdemir kar eden bir kurum niteliğindedir ve kendine bugün belki alıcı olarak talep olan bazı şirketlerden daha iyi karlılığı yakalamış, daha iyi saygın ve uluslararası piyasalarda mamülünü kabul ettirebilir noktadadır.

Celal Pir: Peki şimdi bir memur ilginç bir soru sormuş. Sayın Selim İplikçi diyor ki;

Selim İplikçi (Memur): Dünyanın 13. Büyük çelik şirketi olan erdemir'i yabancı sermayeye vermek yerine, devlet bir bütçe ayırması ya da Erdemir'in yönetimini Türk şirketlerinin kuracağı bir konsorsiyuma teslim etmesi mümkün değil mi. Böylece milli zenginliğimizden neden biz değil de yabancılar kullansın, yararlansın?

Celal Pir: Tabi bu özelleştirme dışında bir yönetim devri. Menangement .... denen bir sistemden bahsediliyor. Olabilir mi böyle bir şey. Yoksa bu artık geride kalmış bir opsiyon mu?

Ali Kibar: Şu anda özelleştirmeye çıkmış bir durumu var. Zaten tarihi belli tespit edilmiş, kriterleri ortaya konmuş, herkes yarışa bu kapsamda devam edecek.

Celal Pir: Peki efendim. Bir işletmeci Ercan Fatsalı diyor ki;

Ercan Fatsalı (İşletmeci): Demir-çelik dünyada büyük bir rekabetin yaşandığı sektör. Özelleştirme sonrası erdemir global bir şirket haline getirilebilecek mi?

Celal Pir: Siz ya da Erdemir Ortak Girişim Grubu ya da bir başka grup alsın. Erdemir bundan sonra nasıl yaşayacak bu herkesin merak ettiği nokta. Yaşamanın ötesinde tabi bir yaşamak var bir de daha büyük zenginlik yaratarak yaşamak var, genişlemek var. Bunu becerebilecek mi Erdemir? Var mı bu kapasite?

Ali Kibar: Şimdi bizim Ereğli Ortak Girişim Grubu olarak hedefimiz önümüzdeki 10 yıl içinde dünyanın en büyük ilk 10 büyük üreticisi arasına girebilmemiz gibi bir hedefimiz var, bir vizyonumuz var. Buna göre yatırım plan programlarımız var, yenileme düşüncelerimiz var. Farklı grupların farklı stratejileriyle ilgili herhangi bir yorum yapmamız doğru olmaz.

Celal Pir: Peki potansiyel olarak baktığımızda Erdemir’in dünyanın sayılı çelik şirketleri arasına girme şansı nedir? Çünkü çok büyük rekabetten ve çok büyük bir globalleşmeden yani birleşmeden bahsediyorlar dünya çelik şirketleri arasında. Doğru mudur bu?

Ali Kibar: Şimdi ham maddelerde büyük bir birleşim oldu. Zaten globalleşme az evvelde bahsetmeye çalıştım. Globalleşme bir çok sektörde kendini şiddetli şekilde etkisini göstermekte. Ham maddedeki üreticiler bir hayli sinerjik olarak birleşim içine girdiler. Şu anda diğer ara mamül, yarı mamül, mamül sektörlerinde de bir takım sinerjik hareketler çalışmalar mevcut. Globalleşmedeki temel amaç; dünyadaki üretim kapasitelerini kontrol etmek suretiyle fiyatların arttırılması, nihayi tüketiciye bunun maliyetlerin yansıtması. Yani çok basit şekilde algılarsak bu böyle.

Celal Pir: Yani çok eski türkçesiyle yeni sömürge düzeni derler buna ama bilmiyorum katılır mısınız. İzninizle ben o zaman bir yorum yapmadan izleyenlerimizin sorusunu aktarmaya devam edeyim.

Şakir Hacal (Emekli): Erdemir'in özelleştirilmesi prosedürü kimler tarafından denetleniyor?

Celal Pir: Bir denetim mekanizması var mıdır efendim?

Ali Kibar: Zannediyorum kamudaki tariflendirilmiş denetleme sistemi ve özelleştirme idaresi bunun kontrolünü yapıyor, gereklerini yerine getiriyor.

Celal Pir: Peki bir eğitimcinin sorusuna dönelim. Sayın Yiğit Semerci diyor ki;

Yiğit Semerci (Eğitimci): Erdemir özelleştirildiğinde, burada çalışan işçilerin durumu ne olacak? Erdemir'de işten çıkarmalar olacak mı? Satış sözleşmesine çalışanların kovulmayacağına dair biz madde konulabilir mi? Diğer sorum da şu; özelleştirme sonrası yönetimde ne gibi değişiklikler yapılacak?

Celal Pir: Ben bu soruyu çok haklı buluyorum. Çünkü bir çok ülkedeki işçiler işlerini kaybetmişler. Hatta bazı ülkelerde isterseniz söyleyeyim. Romanya’da, Polonya’da, Çek Cumhuriyeti’nde yapılmış olan özelleştirmeler sonrası bazı yüksek fırınlarda kapatılmış. Dolayısıyla bu endişe haklı bir endişe. Erdemir’de de böyle mi olacak? Böyle olma ihtimali, tehditi var mı?

Ali Kibar: Şimdi gayet tabi. Bazı global buraya ihaleye katılma niyetinde olan kurumların kapasitelerine baktığınızda zaten şu anda üretebildiklerinin çok daha üstünde bir kapasite var. Peki bu böyle olduğuna rağmen neden buraya bir tekrar katılım düşüncesi var? Bir kere herşeyden evvel Türk pazarının kontrolü söz konusu. Buranın monopol yapısından dolayı Pazar kontrolüne gelmek istiyorlar. Bunun ötesinde şimdi pardon sorunuzu bir daha alacağım.

Celal Pir: Şunu yani buradaki önemli olan nokta şu; çalışanların kovulmayacağına dair bir madde var mı? Çünkü geçmiş dönemde bende örnek verdim. O 3 ülkede hatta İrlanda’da 5 yıl kapatmama taahüdü verilmiş. Sonra 5. yıl ikinci haftada fabrika kapatılmış.

Ali Kibar: Doğru. Şimdi şöyle söyleyeyim. Özelleştirme idaresi ihale şartnamesine çalışanların yüzde 95’inin muhafaza edilmesi şartını taahüt edilmesini koşmuştu, ön koşul olarak burada koşul getirmişti. Biz yerli Ereğli Ortak Girişim Grubu olarak zaten bir takım yeni yatırımlara yönlendireceğimiz için bizim tam tersine önümüzdeki dönemlerde ilave istihdam ihtiyacımız olacak.

Celal Pir: Ne kadar bu konuda bir planlama yaptınız mı? Bir projeksiyon, kaba bir projeksiyonunuz vardır mutlaka?

Ali Kibar: Var planlamalarımız var ama şu anda bunu deklare etmek istemiyoruz. Çalışmamız var.

Celal Pir: Ama işçi çıkarılmayacak, üstüne işçi alınacak diyorsunuz?

Ali Kibar: Zaman içinde tabiki belli değerlendirmeler ve belli yatırım kararlarımızı ben şu anda grup adına tek yetkili olarak konuşmak istemem ama onlarla birlikte bu kararları verip birlikte açıklamamız daha doğru olacak.

Celal Pir: Peki bir izleyenimizin sorusunu aktaracağım size. Daha doğrusu kendisi aktaracak. Bir tüccar, sayın Neytullah Yıldırım. Alalım sorusunu önce.

Neytullah Yıldırım (Tüccar): Acaba Avrupa'da özelleştirme nasıl oldu? Biz nasıl bunu yakalayabiliriz?

Celal Pir: Evet. Demir çelik sektöründe Avrupa’da özelleştirme. Önümde notlar var ama sizden rica edeceğim. Neler olmuş Avrupa’da?

Ali Kibar: Avrupa’da daha çok özelleştirmeden ziyade şirketlerin birbirleriyle yatay birleşmeleriyle kapasitelerin arttırılması ve tesislerin bazı randımanı uygun olmayan tesislerin kapatılması suretiyle kapasitelerin kontrol altına alınması ve fiyatların yukarıya çıkartılabilmesi, işçilik maliyetlerinin genel giderlerin diğer masrafların karşılandığı şirketlerin kârlı hale getirildiği bir süreç yaşandı.

Celal Pir: Onu biraz açalım izleyenlerimiz için biraz literatüre göre, jargana göre konuştunuz iş dünyasının ama şunu merak ediyoum. Yani bir ülkede uluslararası bir şirket, bir şirketi satın aldıktan sonra kendi menfeatleri için o şirketi alıp başka bir yere taşıyabilir mi, onu kapatabilir mi, küçültebilir mi ya da o ülkede mesela Erdemir bizde monopol. O ülkede bu şirkete el koyarsa genel fiyat seviyesini yukarı atabilecek hareketler yapabilir mi?

Ali Kibar: Gayet tabi. Bu söylediklerinizin hepsi mümkün. Yani neticede burası ticari şirketlerdir. Bunların hepsi mümkün.

Celal Pir: Yani şirketin menfeati, ülkenin menfeatinden önce gelir diyorsunuz uluslararası anlamda baktığınızda

Ali Kibar: Global anlamda bakıldığında öyle geliyor. Yerli ortak, Ereğli ortak girişim grubu olarak baktığımızda da gayet tabiki biz ortaklar olarak burada bir takım şu anda belki alınamayan değerleri de katma değer olarak yaratabileceğimiz ümidi ve hesaplamalarıyla bu işe giriyoruz. Yani biz diyoruz ki daha fazla katılımcıya buyrun, aramıza katılın. Çünkü burası kârlıdır, buraya koyduğunuz hisse senetlerinden veyahutta satın aldığınız hisselerden değer yaratacaksınız, kazançlı çıkacaksınız ondan dolayı buraya hep beraber katılmanızda bir mahsur yoktur. Türkiye Odalar Borsalar Birliğinin şemsiyesi altındaki bu Ereğli Ortak Girişim Grubuna katılın diyoruz.

Celal Pir: Peki ben bir öğrencinin cümlelerini sormak istiyorum, aktarmak istiyorum size. Diyorum ki Görhan Gürbüz;

Gökhan Gürbüz (Öğrenci): Ortak girişim grubu özelleştirme için gereken parayı nereden sağlayacak? Kendi kaynaklarından yararlanacak mı? Yoksa kredi mi alacaklar?

Celal Pir: Nereden bulacaksınız parayı diyorlar. Çünkü para tabi belli değil kaça gideceği buranın ama

Ali Kibar: Tabi biz ihale sürecinde kendi hesaplamalarımızı yaptığımız çalışmalar şu doğrultuda yapıyoruz. Erdemir’in özelleştirilmesi sonrası bedeli nakden ödemeyi planlıyoruz. Bununla ilgili kendi altyapımızı oluşturduk. Oluşturuyoruz.

Celal Pir: Peki herhangi bir para problemi yok diyorsunuz?

Ali Kibar: Şu anda öngörmüyoruz.

Celal Pir: Peki. İzninizle bir serbest meslek sahibi sayın Melek Partal’ın sorusunu aktarayım.

Melek Partal (Serbest Meslek): Demir-çelik son derece stratejik bir sektör. Herhangi bir kritik durumda ya da savaş gibi bir durumda yönetim kimde olacak? Yine çelik üretilecek mi?

Ali Kibar: Çelik her zaman üretilir. Zaten harp halinde biliyorsunuz herşey devletin malıdır. Kullandığınız araçtan, oturduğunuz her şeye kadar harp hali Allah saklasın, mücbir sebep durumu olduğundan dolayı her şey devletindir ama burası da ticari bir kurum olması münasebetiyle yerli bir ortak girişim grubunun elinde olmasıyla yabancının bakış açıları arasında da mutlaka farklılıklar olacaktır.

Celal Pir: Peki ilginç bir soru geldi bir emekliden. Sayın Veysel Pamuk. Diyor ki;

Veysel Pamuk (Emekli): Türkiye'deki özelleştirmelerin bazıları yargıdan döndü, satış tamamlanamadı. Erdemir'de böyle bir durum olabilir mi? Hukuki süreçte eksik ya da gedik var mı?

Ali Kibar: Bunu özelleştirme idaresi ve hukuki sürecin neticelenmesinde görebileceğiz. Yani benim herhangi bir yorum yapmam doğru olmaz.

Celal Pir: İhaleye katılan konsorsiyumlar bu konuda herhangi bir şüphe taşıyorlar mı?

Ali Kibar: Zannediyorum bu konuya daha çok özelleştirme idaresinin sorunu diye algılanıyor. Böyle bir duyumumuz olmadı.

Celal Pir: Peki izninizle bir serbest meslek sahibi sayın Mahmut Güzelel’in sorusunu aktarayım.

Mahmut Güzelel (Serbest Meslek): Bu özelleştirmede yerli-yabancı ayrımı çok konuşuldu. Bunun özelleştirmede bir etkisi olacak mı? Mesela yerli sermayeye daha sıcak bakılması söz konusu mu?

Ali Kibar: Siyasi otoritemiz bununla ilgili zaman zaman belli beyanlarda bulunuyorlar. Zaten söz hakkı onların olduğu için bizim söylemimiz herhangi bir anlam ifade etmez.

Celal Pir: Peki. Ben yine benim bilgisayarıma düşen soruları aktarmak istiyorum size hızla. Yine bir serbest meslek sahibi sayın Selçuk Sofular. Demiş ki;

Selçuk Sofular (Serbest Meslek): Stratejik kuruluşların özelleştirilmesinde yabancı payının yüzde 35’i geçmemesi geçtiği kanaatindeyim. Sizin bu konudaki görüşleriniz nelerdir?

Celal Pir: Herhangi bir sınırlama yok bildiğim kadarıyla di mi?

Ali Kibar: Şu anda hiç bir sınırlama yok. Yüzde 100 yabancı sermaye de gelip alabilir.

Celal Pir: Peki bu konuda bir sınırlama getirilmeli mi ya da getiren ülkeler var mı?

Ali Kibar: Gayet tabi getiren ülkeler var. Stratejik sektörlerini, hatta bu arada gelişmiş ülkelerin arasından bununla ilgili endişeleri dile getirip kısıtlamalar koyan ülkeler var. Örneğin yakın zamanda Çin’in yaptığı bir uygulama. Kendi demir-çelik sektörüne yabancı şirketlerin girmesine müsaade etmedi ve önümüzdeki 2 yıllık süreç içerisinde 30 milyon tonun üzerine çıkacak şekilde kurumların birleşmesini zorlayıcı hükümet kararları aldı. Tabi Çin bugün dünya çelik üretiminde bir hayli ön noktalara, birinci noktaya üreten bir kapasite oluşturdu ve şimdi de bunları birleştirmek suretiyle dünya devleri yaratmak istiyor. Bazı başka ülkelerde Fransa’da bir gıda sektöründeki tartışmaları biliyoruz. Amerika’da başka sektörde tartışmaları biliyoruz. Yani ülkeler gerekli gördükleri zamanlarda bazı stratejik algılanan sektörlere, bu stratejik illa savaş sanayiini ilgilendiren konu şeklinde algılamamak lazım. Yani burada hakikaten gerek otomativ, gerek yan sanayii, gerek beyaz eşya, gemicilik sanayii. Ben size çok basit bir örnek vereyim. Gemiyi yapıyorsunuz, motorunun sacını bulamadığından dolayı, motorunu veremediğinden dolayı gemi inşaatını bitiremiyor bazı firmalar. Biliyor musunuz yani bunun maliyetinin içinde yüzde kaçıdır?

Celal Pir: Hayır ben şunun çalışmıştım. Bir örnek var elimde. Bir ülkede Çek Cumhuriyeti’nde olmuş bu. Bir şirket satın almış ve daha sonra fiyatları yükselttiği için o şirketin tekrar ihaleye girmesi engellenmiş. Bir de ikinci çelik şirketi de Rus şirketine verilmiş. Abramovich’in şirketine verilmiş bilmiyorum ne olur, ne biter ama yani sürekli böyle şeylerle karşılaştığımız için izleyicilerimizin şüpheleri ve korkuları yerinde olabilir kaygılarıyla bunları size aktarıyorum. Olabilir diyorsunuz?

Ali Kibar: Olabilir. Yani durum ve şekil ve şartına göre olabilir ama bizde Ereğli Ortak Giriş Grubu olarak sanayicilerimiz hakikaten güçlü lider, güvenilir, kendi sektörlerinde tecrübe sahibi olan kurumlar. Konsolde olmak istemidiğinden, demir-çelik sektörünün konsolde olmasını istemediğinden bizler konsolde eden konumuna geçelim diye burada gelişim odaklı, uyumlu değer katan kaliteli malı hammaddesini, mamülünü üreten, niş pazarlara hlizmet veren daha iyi hizmeti, daha iyi kalite yarışındaki önde koşucu noktaya ulaşmamıza bir olanak sağlayacak bu ortak girişim grubunu kurduk ve içinde demir-çelikle ilgili hakikaten yıllardır, 40 yıldır bu tesisin gerek müşterisi gerek ham madde ara mamül tedarikçisi veya alıcısı olan firmalarımız var. Son derece saygın firmalarımız var. Etik değerlere saygın ve her zaman bu değerlere saygılı olmasıyla kendisini ispat etmiş Türkiye sanayinin taşıyıcısı, lokomatifi niteliğinde olan

Celal Pir: Orada bir de odalar birliği var aslında di mi bütün hepinizin üye olduğu

Ali Kibar: Kurumlardan oluşan ve herşeyin başında da tabi Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin eksik olmasın, her türlü desteğiyle bu grup çalışmalarına devam ediyor.

Celal Pir: Peki ilginç bir soru. Bir mühendisten gelmiş. Gönül Dinç diyor ki kendisi.

Gönül Dinç (Mühendis): Erdemir hisselerini yıllardır elimde tutuyorum. Şirket özelleştirildiğinde küçük yatırımcıya ne olacak?

Celal Pir: Yani çok Erdemir hisse sahibi var ve gerçekten Erdemir’e güvenen çok insan var. Ne olacak?

Ali Kibar: Biz ortak girişim grubu olarak eğer burayı alırsak hisselerine değer katarlar. Ben diğer şirketlerin, kurumların politikasıyla ilgili bir yorum yapamam.

Celal Pir: Peki ilginç bir soru geldi. Bir muhasebeciden sayın Kürşat Zengin’den. Diyor ki;

Kürşat Zengin (Muhasebeci): Erdemir’in özel sektörün eline geçmesi Türkiye’deki otomativ ve beyaz eşya sektörünü nasıl etkiler? Özellikle otomotiv sektörünün Doğu Avrupa’ya da, Çin’e kayabileceği söylentileri var. Bu konudaki görüşlerinizi almak istiyoruz.

Celal Pir: Böyle bir tehdit var mı? Nasıl etkiler? Bizde merak ediyoruz.

Ali Kibar: Az evvel bahsettiğim gibi. Hangi mal üretim gruplarına yeni yatırımların yapılacağı, yeni üretim sahalarının kaydırılacağı. Bunların hepsi bir sürü ana, ara ve yarı mamül üretimini çok ciddi etkiler. Evet bugün eğer 13 milyar doların üzerinde çıkan bir otomotiv sektörünün ihracatı varsa, bunda Erdemir’in payı çok ciddidir. Yani yarın öbür gün bir kurumun farklı politikalarından veya ham madde maliyet fiyatlarından veya tedarik, lojistik sıkıntılarından üretimlerini tatil etmesi son derece büyük mağduriyetlere sebebiyet verebilir. Yani bunu geçen yılın sonunda Nissan fabrikası yaşadı. Çelik tedarik edemediğinden bütün otomobil fabrikasını belli bir süre üretimini aksatmak durumunda kaldı.

Celal Pir: Bu kasten yapılabilir mi böyle bir şey, uluslararası ticarette böyle çok az izliyorum ... var mıdır yani diyelim ki uluslararası çapta Türk şirketleri 1 milyon arabadan 2 milyon arabaya çıkacaklar ama alt tarafta demir-çelik şirketini almış bir yabancı bunu durdurabilir mi bu gelişmeyi ya da yavaşlatabilir mi?

Ali Kibar: Lojistikolarak siz en kolay, en rahat ve sürekli malı temin edebildiğiniz kaynaklara ihtiyacınız var. Dolayısıyla yani burada kasıt aramamak lazım ama zaman zaman hammadde ve yarı mamül dengelerindeki, piyasalardaki iniş-çıkış dalgalanmalarda yeterince tedarikli kuvvetli bir tedarik sistemini kurgulayamazsanız, orada sıkıntılara durçare olabilirsiniz. Çok büyük kapasitesi olan bir kuruluşu düşünün, global anlamda. Bu kuruluşun tedarik etmesi gereken hammadde o oranda çok büyüktür ama siz daha orta ölçektesinizdir. Oradaki hammadde tedarik kaynaklarından daha rahat sürdürülebilir hammaddeyi alma imkanınız vardır. Kaldı ki bizim projelerimiz arasında Türkiye’deki hammadde kaynaklarına da müracaat etmeyi ilaveten düşünüyoruz.

Celal Pir: Ayrıca bağımsız bir hammadde kaynağı olarak Erdemir’in de kalması önemli herhalde anladığım kadarıyla di mi?

Ali Kibar: Yani Erdemir’in esasında global rekabette bağımsız olarak kalması, kendine niş avantajlar sağlayacaktır.

Celal Pir: Anladım. Peki bir tüccar Reha Yakışan diyor ki;

Reha Yakışan (Tüccar): Erdemir’den başka firmaların bu sektöre girmesine izin verilecek mi sorusuna dediniz ki mümkün değil fiilen. Aksi taktirde o zaman Erdemir monopol kalacak. Bu da rekabet yasasına aykırı olmaz mı?

Ali Kibar: Şimdi bugün Avrupa Birliği’nde de dahil olmak üzere rekabet yasasına her ne kadar bu durumlar aykırı olsa da bu durum Avrupa’da da, dünyada değişik ülkelerde mevcut bir durum. Buradaki beklenti ve yaklaşımlar daha farklı olduğundan dolayı bu grupların faaliyetlerine müsaade ediliyor. Zaman zaman rekabet kurumları bunun bazı örneklerini Avrupa’da gördük. O tesisin belli bir ünitesine, belli bir mehil verdiği süreç içinde satılması kaydıyla bu satışları realize ediyor ama en son aliminyum sektöründe buna benzer bir örnek gördük. Alkan’ın satın almış olduğu büyük faaliyetinin içindeki bazı dışarıya çıkartması gerektiği üniteleri ayrı bir anonim şirket kurmak suretiyle kendinden bir parça ayrıştırarak sanki bağımsızmış gibi faaliyetini devam ettirme müsadesini de verdiğini bugün gözlemleyebiliyoruz.

Celal Pir: Peki bir bankacı Ahmet Beyazıt sormuş diyor ki;

Ahmet Beyazıt (Bankacı): Ne zaman devlet kit’i satılacak olsa hemen bunun stratejik önemi var satılmasın deniliyor. Stratejik olmayan bir devlet kit’i var mı? Yoksa özelleştirmeye düşman olanların öne sürdükleri bir konu mudur?

Celal Pir: Kendi fikrini ortaya koymuş.

Ali Kibar: Gayet tabi. Birçok faaliyet sahası stratejik olmayan faaliyet sahaları vardır ama burada kritik olarak söz konusu olan bir çok sanayiye hammadde girdisi, ara mamül girdisi sağlayan bir kurumdur. Bunun durumuyla bir başka üretim tesisi veya bir kombina veyahutta bir çimento fabrikası veya başka bir değişik rekabeti olan kurumların durumu daha farklı algılamak lazım.

Celal Pir: Peki efendim izninizle bir işletmeci Kerim Denem bir soru aktarmış. Diyor ki;

Kerim Denem (İşletmeci): Sizce Erdemir’in yönetiminde şimdiye kadar yapılmış hata var mı, incelediğiniz için soruyorum. Varsa bunlar neler? Sizin icraatlarınız neler olacak? Erdemir’i satın alırsanız nelere öncelik vereceksiniz?

Ali Kibar: Gayet tabiki her işletmenin yönetiminde bir takım hatalar, hatasız işletme vardır demek bugün dünyada hiç kimse için mümkün değil, böyle bir söylemde kimse bulunamaz. Zaman zaman politik süreçlerde hızlı koalisyon dönemlerini yaşadığımız süreçte hızlı yönetimsel değişimlerin getirdiği zaafiyetler söz konusuydu. Bunları hep birlikte yaşadık ama şu anda her ne kadar durum böyle olsa dahi Erdemir kendi kanunundan dolayı mümkün olduğunca bağımsız kalmaya gayret eden bir şekilde yönetilmeye çalışıldı. Bizlerin yönetime gelmemiz halinde, bizlerin öngördüğü bir takım çok ciddi artılar yaratacak ilave düşüncelerimizde var. Bunları da herhalde icraatın içine kısmet olur gelirsek orada daha rahat görürüz, yaşayabiliriz.

Celal Pir: Ali bey şimdi aklımda sürekli vardı. Bir öğrenciden geldi soru. Yüce Güzel diyor ki;

Yüce Güzel (Öğrenci): Ortak girişim grubunun eğer Erdemir’i satın almayı başarırsa ileride Erdemir’i başka bir firmaya satmaları söz konusu olur mu?

Ali Kibar: Şu anda ortaklarımız arasında veya Erdemir’in icraatını oluşturan gerek kurulda, gerek ortaklarda zannediyorum böyle bir düşünce yok ama şunu önünü kapatmamak lazım. Zaman zaman stratejik işbirliği konusunda eğerki gereksinim olursa ona yönelik belki zaman içinde bir düşünce olabilir ama bu hissenin satması, kontrolün verilmesi şeklinde olacağını zannetmiyorum.

Celal Pir: Peki aslında sorulabilecek sorular var ama süremiz doldu. En azından biz bir ışık yakalım izleyicilerimizin ufkunda istedim. Farklı noktalardan bir kez daha söyleyeyim. Tabi siz Türkiye’deki yerleşim şirketlerini temsil ediyorsunuz. Yabancı şirketleri de arayıp çıkartmıştık ama onlardan herhangi bir yanıt gelmedi onun da altını çizelim. Çok teşekkür ediyorum, kolay gelsin ihalede. Umuyorum Türkiye’nin yararına bir şey olur.

Ali Kibar: Hayırlısıysa ileri gelsin diyoruz, teşekkür ediyoruz.

Celal Pir: Evet NTV’ye Sorun’a bugün için burada nokta koyuyoruz. Yarın yine birlikte olacağız. 24 saat açık hattımız sürekli açık. Bize her konuda fikir, öneri, kritik ve düşüncelerinizi aktarabilirsiniz. Hoşçakalın efendim.


Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

                        Bu habere henüz yorum yapılmamış


Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları