Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa
NTV

Konu: Özel okullarda eğitim
Konuklar: Türkiye Özel Okullar Birliği Başkanı Dr. Rüstem Eyüboğlu ve Eğitim Danışmanı Asuman Kuzuoğlu


Celal Pir:
NTV'ye Sorun programından iyi günler değerli izleyenler. Bugün NTV'ye Sorun'da özel okullarda eğitim konusunu ele alacağız. Merak ettiğiniz tüm sorulara Türkiye Özel Okullar Birliği Başkanı Dr. Rüstem Eyüboğlu ve Eğitim Danışmanı Asuman Kuzuoğlu canlı yayında yanıt verecekler. Evet özel okulların fiyatları, verilen eğitim kalitesi, okul seçiminde nelere dikkat edilmeli, devlet okullarıyla özel okullar arasındaki fark var mı, varsa nedir konuyla ilgili merak edilen pek çok soru var. Birazdan sizlerden gelen tüm sorulara yanıt bulacağız ama önce bize ulaşabileceğiniz telefon numaralarımızı hatırlatmak istiyorum izninizle. Telefon numaramız 0 212 335 40 35 öte yandan turkcell ve hazırkart sahipleri acıkhat yazıp boşluk bıraktıktan sonra soru ya da görüşlerini yazıp 7710’a kısa mesaj gönderebilirler. İsterseniz 0 533 279 90 11 numaralı hattımıza kısa mesaj gönderebilir ya da interneti kullanabilir. www.ntvmsnbc.com adresinden de bize ulaşabilirsiniz. Evet özel okullarla ilgili öğrenciler puanlarını aldı. Şimdi yerleşme zamanı, yerleştirme zamanı. Bu konuları ele alacağız ama önce konuklarımıza hoşgeldiniz demek istiyorum. Asuman hanım hoşgeldiniz.

Asuman Kuzuoğlu: Merhaba efendim

Celal Pir: Rüstem bey hoşgeldiniz sizde

Rüstem Eyüboğlu: Hoşbulduk, teşekkürler

Celal Pir: Hemen bir soruyla başlayalım. Bir muhasebeci sayın Ahmet Gülizar sormuş. Diyor ki;

Ahmet Gülizar (Muhasebeci): Eğitimde paranın gücü gün geçtikçe daha da ön plana çıkıyor, bu durumda başarılı fakat maddi durumu yetersiz olan çocuklar iyi kalite de eğitim alamayacak mı?

Celal Pir: Ben bir öncelikle sizin tecrübenize dayanarak sormak istiyorum. Gerçekten böyle mi oluyor?

Asuman Kuzuoğlu: Şimdi tabi yani imkanların öğrencilere dönük birçok imkanın yaratılması tabiki maddi olanaklarla mümkün. Okullarda da eğer bu olanaklar varsa daha fazla imkan yaratılabiliyor çocuklar için ama burada tabiki ön plana çıkıyor. Zaman zaman bunun sıkıntılarını zaten milli eğitim bakanlığı kendisine bütçeden ayrılan payla yaşadığını her zaman söylüyor. Okullarımız bu anlamda, devlet okulları birçok sıkıntı yaşıyor ama Ahmet beyin sorduğu soruya bakacak olursak. Maddi durumu yetersiz ama başarılı olan çocuklar eğitim bu eğitimi alamaz mı? Yani her zaman özel okullar bu anlamda kapılarını başarılı ama maddi durumu yetersiz olan öğrencilere açıyorlar. Belirli oranlarda burs veriyorlar. Eğer ulaşabileceği bir okul varsa sınav sonucunda elde ettiği değerle bağlantılı olarak, bu görüşmeleri okul yönetimiyle yapabilir ve bunlardan istifade edebilir.

Celal Pir: Peki mesela Rüstem bey hemen soralım. Mesela özel okullar ne kadarlık bir kontenjan ayırırlar bu işe, yoksa bu iş göstermelik bir iş mi?

Rüstem Eyüboğlu: Hayır göstermelik değil. Kanunen özel okullarımız yüzde 2’den az olmamak koşuluyla burslu öğrenci okutturuyorlar. Geçen sene yine maliye bakanlığına ısrarlar üzerinde veyahutta bizim ısrarımız üzerine burslu öğrencilerin miktarlarını yüzde 10’a kadar çıkarmış vaziyetteyiz. Eğer böyle başarılı çocuklar ve de kolejin sınavlarını kazanmış iseler burs veriyoruz.

Celal Pir: Peki orada başarı kıstası nedir?

Rüstem Eyüboğlu: Başarı kıstası tabi çocuğun sosyal etkinliklerinden tutun, akademik etkinliklerine kadar gözönüne alınıyor. Aile yapısı göz önüne alınıyor. İşte ödeme güçlüğü içerisindeyse mutlaka bu

Celal Pir: Gözönüne alınıyor onlar. Peki izninizle bir emekli. Sayın Fahrettin Demirkaya’nın sorusunu aktarayım. Diyor ki;

Fahrettin Demirkaya (Emekli): Sayın Eyüboğlu, her sınavdan sonra bütün gazetelerde boy boy 'başarı oranımız %100' şeklinde ilanlar görüyoruz. Bu ilanlardaki bilgiler gerçekten doğru mu, derneğiniz bunun kontrolünü yapıyor mu ve ilan yoluyla kamuoyunu yanlış bilgilendirmeler var ise yaptırım uyguluyor musunuz ?

Rüstem Eyüboğlu: Türkiye Özel Okullar Birliği olarak böyle bir yaptırımımız yok. Ancak ilan ve reklamlar kamuoyunu yanıltıcı, durumda olamaz. 625 sayılı kanun çerçevesi içerisinde ve de her okul vereceği ilanı mutlaka il milli eğitim müdürlüğünden veya ilçe milli eğitim müdürlüğünden geçirmek mecburiyetindedir. Buna rağmen yanıltıcı reklamlar yapıldığını bizde üzüntüyle karşılıyoruz zaman zaman

Celal Pir: Peki bunun için bir şey yapılamaz mı, yani yapmak gerekir mi ya da?

Rüstem Eyüboğlu: Yapmak gerekir tabi. Ben bunu buradan yetkililere de söylemek istiyorum. Gerçekten bunların nerede yüzde 100 başarısı olduğunu tespit etmeleri lazım. Zaten şu andaki ÖSS sınavlarında yüzde 100 başarı diye bir sorun olmaz. O mutlaka kazanması gerekir. O bakımdan derneğin böyle bir yatırım yok. Bunu milli eğitim müdürü yapması lazım.

Celal Pir: Peki Asuman hanıma sormak istiyorum. Gerçekten bu yüzde 100 başarı olamaz mı?

Asuman Kuzuoğlu: Yani aslına bakacak olursanız bunlara biraz işi bilen bir insan gülüyor. Gerçekten gülünecek durumda oluyor bu ilanlar çünkü. Yani 180 puanın üzerinde baraj olan 180’in üstünde almış bütün öğrencileri tamam, olabilir. Yüzde 100 başarımız. Yani bu çocukların hangisi nereye, ne zaman, nasıl yerleşecek? Bu ortada daha yok. Aynı şey aslında ilköğretiminden ortaöğretime geçiş için de 160 baraj puanının üzerinde olmuş herkes, herkes yüzde 100 başarılı. Yani bunlar gerçekten komik. Yani bu

Celal Pir: Şimdi anladım. Yani illa bir yere girmiş olmak gerekmiyor. O baraj puanı geçti mi yüzde 100 başarı diyorsunuz.

Asuman Kuzuoğlu: Maalesef, maalesef

Celal Pir: Ama çocuk açıkta da kalabilir di mi?

Asuman Kuzuoğlu: Tabiki, tabiki. Yani 180 puanla girilebilecek bir üniversite yok

Celal Pir: Yok herhalde

Asuman Kuzuoğlu: Yani çok farklı bir bakış. Yani burada üniversiteye yerleşme açısından okullara bakılırken hiçbir zaman mezun ettiği öğrencinin yüzde kaçını yerleştirdi diye bakmamak gerekir. Yani velileri bu anlamda bilgilendirmiş olalım. Burada önemli olan hangi derslerde ne kadar başarı elde etmiş veya hangi üniversitelere öğrenci gönderebilmiş. O gözle bakıp değerlendirmek lazım.

Celal Pir: O zaman bundan sonra sorsunlar

Asuman Kuzuoğlu: Evet

Celal Pir: Peki hemen bir eczacının sorusunu aktarmak istiyorum izninizle. Sayın Fatma Gümüş diyor ki;

Fatma Gümüş (Eczacı): Ben çocuğumu özel bir okula kayıt ettirmek istiyorum ama hangi okulu neye göre seçeceğimi bilmiyorum. Özel okul seçerken neyi dikkate almam gerekiyor?

Celal Pir: Asuman hanım buyrun. Neyi dikkate alacaklar?

Asuman Kuzuoğlu: Birçok kriter var tabi. Birincisi dil kriteri. Farklı dillerde okullar var. Özellikle İstanbul’da bu daha da yaygın. İşte Fransızca, İtalyanca, Almanca, İngilizce. Dolayısıyla hangi dili öğrenmek istediği veya ailenin bu konudaki yaklaşımı bu önemli.

Celal Pir: Bu bir kriter

Asuman Kuzuoğlu: Bu bir kriter. Çocuklarının özellikleri, kişilik özellikleri itibariyle zaman içerisinde hangi alana doğru gideceğini bugünden görebilmeleri lazım. Yani zaman içinde fen alanında bir eğitim alıp, yükseköğretimini öyle sürdürecek veya eşit ağırlık dediğimiz Türkçe-Matematik alanında bir bölüme gidebilir.

Celal Pir: Burada bir şey sorabilir miyim. Ama burada veliler çok subjektif olabilirler.

Asuman Kuzuoğlu: Aslında okullar bu konuda yönlendirmek durumunda zaten. Yani okulda ilköğretim okulunun rehberlik servisleri bu anlamda veliye destek olmak, onlara çocuklarının ogüne kadar getirmiş olduğu birikimleri değerlendirerek aktarmak durumundalar. Buna bakıp gidilecek olan lisede çocuklarının ileride seçeceği alan acaba gitmek istedikleri lisede gerçekten ne kadar başarılı. Okullarımızın kendi içinde çünkü farklı alanlarda daha üstün başarıları var. Bunu değerlendirebilmek önemli bir kriter.

Celal Pir: Bu tür konuda danışmanlık hizmetini daima okullardaki eğitmenlerden mi almak lazım?

Asuman Kuzuoğlu: Yani bunu tabi profesyonel olarak yani bende profesyonel olarak yapıyorum belki ama yani okulların aslında tabi bunun yapması gerekir. Okullardan almaları gerekir bu bilgileri.

Celal Pir: Peki ben bir iletişim uzmanına söz vereceğim. Sayın Cihangir Kasapoğlu sorusunu aktaracak bize.

Cihangir Kasapoğlu (İletişimci): Özel okulların dershaneye gitmeden ÖSS’ye girmeyi, ÖSS’de başarı olma şansı ne kadar? Ya da dershaneye gitmeden ÖSS eğitimini verebiliyor mu özel okullar?

Rüstem Eyüboğlu: Şimdi biz özel okullar olarak hiçbir öğrencimizin ek ders alarak veya dersaheneye sadece üniversiteyi kazanmak için veya sadece kolejleri kazanmak için gitmelerini istemiyoruz. Bu açık ve net bunu her okul söylüyor. Çünkü biz bu konuda gerekeni yapıyoruz. Her özel okul. Ancak öyle bir kamuoyu oluşturulmuş ki sanki dershaneye gitmediğiniz zaman kolejlere giremezsiniz, sanki dershaneye gitmediğiniz zaman üniversiteyi kazanamazsınız. Buna biz velilerimizi ne kadar eğitsek, bu mümkün değil

Celal Pir: Peki ya niye böyle. Çok samimiyetle söylüyorum. Yani

Rüstem Eyüboğlu: Böyle bir kamouyu oluşmuş. Bakın bu hususta ben 35 yıldır eğitim yapıyorum. Son derece rahatsızlık duyuyorum. Örneğin avuç dolusu tabir etmeyeyim ama yüksek miktarda para veriliyor bu özel okullara. Bu özel okullar çocuklarımızı akademik yönden, sosyal yönden son derece sağlıklı yetiştiriyor. Yetiştirmek de mecburiyetinde. Çünkü özel okul diyoruz. Buna rağmen bu çocukların ek ders almalarına, efendim dershanelerine gitmelerine bizce gerek yok ama öyle bir sistem oluşmuş ki bunun önüne geçmeniz mümkün değil.

Celal Pir: Şunu merak ediyorum. Hem devlet okulu için hocam hem özel okul için. Şimdi okuyoruz hepimiz ondan sonra diyoruz ki bir de şeye gidelim dershaneye gidelim. Ben karşı ya da yandaşı değilim ama madem böyle bir sınav sistemi var ve bu sınav sistemi herhalde 20-30 yıldır yapılıyor. Ben de eskiden de girdiğim için biliyorum. Niçin okullar bu sınav sistemine göre öğrencileri yetiştirmiyorlar ya da bir eksik bırakıyorlar ki milyonlarca dershanelere gidiyor?

Asuman Kuzuoğlu: Şimdi aslına bakacak olursanız tabi sınav çoktan seçmeli test biçiminde yapılan bir sınav ama aslında bilgi aynı bilgi. Yani okulda edinmesi gereken, öğrenmiş olması gereken bilgiden yola çıkarak yapılan bir sınav var. Bu sınavda tabi biraz daha zihinsel anlamda gelişmiş olan zihinsel yetenekleri biraz daha gelişmiş olan çocukları ayırtedebilmek için özel bir takım yöntemlerin uygulandığı sorular soruluyor. Okulun amacı, öğretmek, öğretmiş olduğunu kendi içinde değerlendirmek. Yani aslında biraz zaman zaman hatta devlet okullarında bu daha da belirgin. Dershaneciliğe soyunan okullar da var. Yani bunları aslında okullar kendi içlerinde çok rahatlıkla yapabilirler. Biraz daha ölçme değerlendirme anlamında bakışlarını değiştirip, o doğrultuda hareket etmek suretiyle var olan bu tür eksikliklerde aslında kapanabilir ama eğer zaten okulda bir şey öğrenmemişse istediği kadar dershaneye gitsin, istediği kadar özel ders alsın, sınavda başarılı olması bir öğrencinin mümkün olamaz.

Celal Pir: Efendim. Bir harita mühendisi Ömer Dağlıkoca soracak. Hemen alalım soruyu

Ömer Dağlıkoca (Harita Mühendisi): Özel okulların ücretlerinde enflasyona dayalı bir KDV indirimi olacaktı. Acaba bunun sonucu ne olacak, açıklamadı bu.

Celal Pir: Evet Rüstem bey indi mi KDV?

Rüstem Eyüboğlu: Ben 6 yıldır Türkiye Özel Okullar Birliği başkanlığını yapıyorum. 6 yıldan beri de özel okullara öğrencisini gönderen veliden ikinci kez vergilendirilmesini anlamakta güçlük çekiyorum ve de sürekli söylüyorum. Veliden veya eğitimden KDV alınmaz. Yıllarca KDV’nin kalkmasını istiyordum. Sayın bakanımız, milli eğitim bakanımız bu yıl, böyle bir girişimde bulundu. Henüz maliye bakanlığından olumlu bir cevap alınmadı ama ümit ediyorum alınması gerekiyor. Çünkü

Celal Pir: Çok ilginç. Bu konuyu biz çok işledik. Hem milli eğitim bakanlığının personeliyle, etkin personeli hem sayın bakanla inceledik ve bu katma değer vergisi oranları ya indirilecek ya kaldırılacaktı ama bu olmadı diyorsunuz. Bakanlığın sözü havada kalmış oluyor.

Rüstem Eyüboğlu: Şimdiye kadar olmadı. Ben mutlaka özel okullara öğrencisini gönderen veliden KDV alınmamasını istiyorum. Özel okullara çocuğunu gönderen veliye devletin yardımcı olmasını istiyorum.

Celal Pir: Peki ortalama katma değer vergisinin bizim bütçemizden diyelim ki biz harcama yapıyoruz. Özel okula çocuğumuzu gönderiyoruz. Ne kadarlık bir para çıkar aşağı yukarı?

Rüstem Eyüboğlu: Örneğin 10 milyar eğitim ve öğretim ücreti olan bir okula göndermişseniz 8 milyon bir katkı sağlar.

Celal Pir: Peki efendim. İzninizle bir bankacı sayın Nur Bakır sormuş. Diyor ki;

Nur Bakır (Bankacı): Özel okullar tarafından not ortalaması dikkate alınarak burs veriliyor mu?

Celal Pir: Demin sınav başarısından bahsettik ama okurken burs almak mümkün mü? Zannediyorum onu söylüyor

Rüstem Eyüboğlu: Okurken burs almak zaten yüzde 2 içerisinde burs almak mümkün tabi.

Celal Pir: Not ortalaması mıdır orada esas olan?

Rüstem Eyüboğlu: Sadece esas not ortalaması yok. Aile düzeni gözönüne alınıyor, çalışkanlığı göz önüne alınıyor, bir takım kıstasları var tabi. O kıstasları içeren yazı her veliye her sene gönderilir.

Celal Pir: İzninizle bir esnaf sayın Özer Toprak sormuş. Diyor ki;

Özer Toprak (Esnaf): Maddi durumum çok iyi değil ama çocuğumunda iyi bir eğitim almasını istiyorum. Bunun için bana ne tavsiye edersiniz gerçekten özel okullarda verilen eğitim devlet okullarıyla kıyaslanmayacak kadar iyi mi?

Celal Pir: Asuman hanım var mı böyle bir kıyaslama?

Asuman Kuzuoğlu: Yani kıyaslamamak gerekir. Çünkü kendi içlerinde farklı imkanlara sahip olduklarını biliyoruz okulların. Yani kimi devlet okullarımızın maddi imkansızlıkları nedeniyle öğretim nitelikleri çok iyi olmasına rağmen, başka sosyal imkanlara sahip olamadıklarını görüyoruz ama özel okullarda buna mukabil aynı şekilde sosyal imkanlarında varlığını görüyoruz. Yani kıyas etmemek gerektiğini düşünüyorum. Tabiki özel okulların imkanları çok daha geniş ama eğer devlet okulları da kendi içinde tabi onların bir hiyerarşisi var. Öğretim niteliği açısından bir hiyerarşisi var. Yani OKS sınavı, o sınavla girilen okullar. O hiyerarşi içerisinde üst sıralarda yer alan okullarında nitelikleri zaten tartışalamaz.

Celal Pir: Yani bu bir tercih meselesi. İyi tercih etmek lazım

Asuman Kuzuoğlu: Bu bir tercih meselesi. Doğru tercih yapabilmek lazım. Şartlarını ne kadar zorlayabileceği önemlidir. Özel okula, ille de özel okulda okuması tabiki herkesin gerekmiyor.

Celal Pir: Peki bir imalatçı Ahmet Saçaklı sorusunu aktaracakmış alalım soruyu.

Ahmet Saçaklı (İmalatçı): Bu özel okulların fiyatlarını kim belirliyor? Belirliyor ise bunları denetleyen milli eğitim olarak yani milli eğitim camiası olarak bir denetleme kurulu var mı?

Celal Pir: Rüstem bey bu fiyatlar nasıl ortaya çıkıyor?

Rüstem Eyüboğlu: Özel okulların 625 sayılı kanun içerisinde kurulmuş, eğitim ve öğretimi devletin denetimi, gözetimi altında yapılan kurumlar özel okullarımız. Bunların fiyatları serbest durumda şu anda. Ancak fiyat tespitinde de yine bazı maddeler vardır. Yine fiyat tespiti asil yönetmeliğinin de. Dolayısıyla bunlar işte yatırım ne kadar yatırım yapar okullar, efendim personel giderlerini gözönüne alırlar. O ildeki enflasyon gözönüne alınır. Bunlar 4 tane madde. İşleyişi gözönüne alınır, akademik çalışmaları. Bunları alt alta topladığınız zaman bir maliyet çıkar ve de bu

Celal Pir: Çok farklı fiyatlar var mı mesela bilmiyorum ama bilenler söylerler. Mesela yıllık en az veya en yüksek rakamlar nedir ya da ağırlıklı fiyat nedir?

Rüstem Eyüboğlu: Şimdi anadoluda oldukça ucuz özel okulların fiyatları. Büyükşehirlerde İstanbul’da en pahalı okularımız İstanbul’da. Burada gerek öğretmenlerin yaşam tarzları, gerek okulların giderleri gözönüne

Celal Pir: İşletme giderleri

Rüstem Eyüboğlu: İşletmeleri gözönüne aldığında İstanbul’daki okullarımız en pahalı okullar ama bir gerçek var. Bu okulların gelirlerinin yüzde 65’i her yıl personel giderleri olarak ödenir ve de bu yüzde 65’in yüzde 33’ü yani veliden aldığınız her 100 liranın 33 lirasını her ay siz devlete vergi diye geri ödersiniz. 32 lirasını personele net maaş ödersiniz, Asuman hanım çok iyi bilir. Geriye kalan yüzde 35’le işletme giderleri yakıt, information’u efendim ne düşünebiliyorsanız, boyası, badanası

Celal Pir: Ama tabi bu karakaş, karagöz için de yapılmıyor. Orada küçük bir işletmeyi çevirebilecek kar var

Rüstem Eyüboğlu: Ve çok açık ve net söylüyorum. Tam kapasiteyle çalışan bir özel okul eğer kira ödemiyor ise yüzde 10 civarında bir kârı vardır di mi Asuman hanim yani. Çünkü eski bir okulcu Asuman hanım

Celal Pir: Peki şimdi bir fizikçi bir fizikçi sayın Ömer Bilir sorusunu aktaracak bize. Hemen soruyu alıyoruz.

Ömer Bilir (Fizikçi): Özel okulların bunca imkanlara rağmen bu imkansızlıklar içinde bulunan devlet okullarından mezun olan öğrenciler, örneğin bir üniversite sınavında niye daha çok başarılı oluyor?

Celal Pir: Bu doğru mu?

Asuman Kuzuoğlu: Hayır

Celal Pir: Yani ben soruları da sorguladığım için. Kanaattir bu çünkü

Asuman Kuzuoğlu: Hayır, doğru değil. Doğru değil çünkü burada devlet okullarını da kendi içinde gruplayabiliriz. Yani anadolu liseleri var. Evet anadolu liseleri üniversite sınavında daha başarılı olan okullar ama bunun fen liseleri, devlet fen liseleri evet çok başarılı okullar ama normal devlet liseleri düz lise dediğimiz liselere baktığınız zaman bunların başarı oranları yüzde 5’i aşamıyor. Yıllar bazında baktığımız zaman

Celal Pir: Yani bu eşit ağırlıklı olanlar

Asuman Kuzuoğlu: Evet yani öğrencilerinin yüzde 5’i bir yerlere ulaşabiliyor ancak ve ancak. Öbür tarafta özel okullara baktığımız zaman yine özel okullarda bunların çok daha yüzde 80’lere 90’lara varan başarıların olduğunu, anadolu liselerinde keza aynı şekilde hayır ben not değerlerine bakarak bu değerlendirmeleri yapıyorum. Dersler bazında başarılarının çok yüksek olduğu kurumları görüyoruz özel okullarda. Bu doğru bir değerlendirme değil.

Celal Pir: Yani bu böyle genel bir kanaat özel iyidir ya da devlet iyidir. Genel bir kanaatı yok

Asuman Kuzuoğlu: Hayır. Kendi içinde farklı farklı değerlendirmek gerekir.

Celal Pir: Anladım. Efendim bir bilgisayar programcısı sayın Funda Koruk diyor ki;

Funda Koruk (Bilgisayar Programcısı): Yurt dışındaki özel okullarla bizdeki özel okullarda uygulanan eğitim programları arasında çok belirgin farklar var mı?

Celal Pir: Evet bunu merak ettim bende gerçekten

Rüstem Eyüboğlu: Türk eğitim sistemine baktığınızda milli eğitimin programları Avrupa ülkelerinin ilerisinde olan bir program. Bu bir gerçek

Celal Pir: İlerisinde?

Rüstem Eyüboğlu: Evet. Bu bir gerçek. Çünkü biz yaratıcı bir toplum değiliz. Biz bazı şeyleri alırız, onun iyisini seçeriz, kendimize adapte ederiz. Milli eğitim programlarımızda böyledir. Dolayısıyla her ülkenin iyisini almışısız çok güzel bir program meydana getirmişisiz. Biz şimdi uluslararası eğitime baktığınız zaman Avrupa Birliği’ne bakalım. Okulların açılması süreleri aşağı yukarı denk. Okullardaki haftalık ders saatleri biraz biz de fazla. Herşey bizde daha sağlıklı gidiyor ama neden kalitesiz eğitim dediğiniz zaman, aradığımız tek şey; sadece sınıf mevcutlarının resmi okullarımızda çok fazla olması.

Celal Pir: Peki bir şey soracağım. Çok güzel ifade ettiniz. Madem milli eğitimin müfredatı bu kadar iyi özel okullarımız var, devletin iyi okulları var. Niye üniversite hocaları üniversite sınavından sonra bize liselerden gelenler matematik bile bilmiyor diyorlar?

Rüstem Eyüboğlu: Çok doğrudur. Bizde bunu yıllarca söylüyoruz. Eğer siz ortaokul tabir ettiğimiz eski ortaokul, şimdiki ilköğretimin 6, 7, 8. sınıfından soru sorar lise 1’e kadar soru sorarsanız, çocuk lise 2’yi de çalışmaz, lise son’u hiç çalışmaz. Lise son’daki matematiğin hiçbir türünü çocuk öğrenmeden üniversiteye gider ve üniversitedeki hocalar bunu doğru diyor ama

Celal Pir: Peki ama bu sene sınav sistemi değişiyor galiba

Rüstem Eyüboğlu: Gelecek sene değişecek. İstediğimiz sistem olacak.

Celal Pir: Kaldığımız noktada bir soru daha aktarmak istiyorum hemen izninizle. Bir mühendis sayın Aydın Kara sormuş. Diyor ki;

Aydın Kara (Mühendis): Yanlış hatırlamıyorsam milli eğitim bakanlığı tarafından bir açıklama yapılmıştı, buna göre başarılı öğrenciler devlet tarafından özel okullarda burslu olarak okutulabilecekti. Bu uygulama ne oldu?

Celal Pir: Var mı böyle bir uygulama?

Rüstem Eyüboğlu: Bu uygulamaya 1991 yılında yine Özel Okullar Birliği tarafından o yıllardaki hükümetlere sunulmuştu. Biz bu iktidar döneminde sayın milli eğitim bakanına aynı projeyi sunduğumuzda kendisi bizden bir rapor istemişti ve biz kendisine bir rapor vermiştik ve bu 10.000 öğrenci okutturma durumu nedense kamuoyuna yanlış aksattırılarak şu anda bu durumdan vazgeçilmiştir ama gelecek yıllarda 625 sayılı kanun içerisinde konulacak şekilde yeni bir düzenleme yapılacaktır.

Celal Pir: Peki yine ilginç bir soru gelecek. Bir serbest meslek sahibi sayın Emre Batur’dan. Diyor ki;

Emre Batur (Serbest Meslek): Kızım ilköğretimini devlet okulunda tamamladı, üniversitede istedi bölümü daha rahat kazanabilmesi için lise eğitimine özel bir okulda devam etmesinin daya faydalı olacağını düşünüyoruz. Devlet okulundan özel okula geçtiği taktirde uyum sorunu yaşar mı?

Celal Pir: Bilmiyorum yaşar mı Asuman hanım?

Asuman Kuzuoğlu: Yani tabi bugüne kadar yetişmiş olduğu şartların ne olduğunu bilmiyoruz Emre beyin çocuğunun

Celal Pir: Çok ama samimiyetle bir şey soracağım.

Asuman Kuzuoğlu: Ama normal şartlarda olmaması gerekir.

Celal Pir: Yani o da devlet okulu da aynı eğitimi veriyor. Benzer eğitim veriyor, özel okulda benzer

Asuman Kuzuoğlu: Sanıyorum burada sorulmak istenen o değil.

Celal Pir: Nedir?

Asuman Kuzuoğlu: Yani sosyal uyum açısından bu sorunun sorulduğunu düşünüyorum

Celal Pir: Yani para ezer mi çocuğu böyle bir şey mi?

Asuman Kuzuoğlu: Eğitim ve öğretim açısından böyle bir sıkıntı asla yaşanmaz ben öyle görüyorum yani ilköğretimi devlet okulunda bitirmiş. Şimdi bir özel okula, liseye devam edecek. Böyle bir eğitim öğretim niteliği açısından böyle bir sıkıntı yaşamaz öğrenci. Sosyal ortam açısından bugüne kadar yetişmiş olduğu şartları bilemiyorum, okul şartlarını bilemiyorum. Yani o açıdan çok net bir şey söylemek mümkün olamaz.

Celal Pir: Ne tür bir sıkıntı yaşanabilir. İzleyenlerimizi aydınlatalım. Diyelim ki özel bir okula gittiği zaman çocuk oradaki diğer öğrenciler daha zengin olduğu için ya da daha kendisi az gelir seviyesinde olduğu için sıkıntı yaşarsa, burslu öğrenciler çatır çatır okuyorlar.

Asuman Kuzuoğlu: Tabiki yani öyle bir sıkıntının normal şartlarda yaşanmaması gerekir ama aileyi tanımıyoruz, çocuğu tanımıyoruz. Biz biraz rehber öğretmenler bu anlamda titizizdir. Biraz daha detaylı olarak biz ailenin kendi görüşlerini, yaşama bakışlarını, beklentilerini öğrenip o doğrultuda yönlendirmek isteriz ve onun için

Celal Pir: Yani bir genel kanaat vermek doğru bir şey değil diyorsunuz?

Asuman Kuzuoğlu: Genel bir kanaat vermek doğru değil.

Rüstem Eyüboğlu: Ama ben bir şeyi ilave etmek istiyorum. Bu 17 Ağustos depreminden sonra tüm özel okullarımızda anadoludan, değişik yerlerden

Celal Pir: Öğrenciler geldi biliyorum

Rüstem Eyüboğlu: Çocuklar geldi. Çocuklar aynı yaşta oldukları için hangi sosyal seviyede olurlarsa olsunlar o yaş grubu bir hafta içerisinde birbirleriyle kaynaşırlar. Herhangi bir uyumsuzluk söz konusu olmuyor gördüğümüz.

Celal Pir: Okul yönetimleri uyum işine müdahele eder mi?

Rüstem Eyüboğlu: Okul yönetimleri disipline müdahele eder, yani uyumu tabiki rehberlik servisleri

Asuman Kuzuoğlu: Rehberlik servisleri tabi

Celal Pir: Dikkat edilir yani. Peki şimdi bir ev hanımı. Sayın Hatice Dalmaz diyor ki;

Hatice Dalmaz (Ev Kadını): Bir öğrencinin maddi durumu birden kötüleşirse okul nasıl bir yöntem izliyor, öğrenci hemen gözden çıkarılıyor mu, yoksa okul tarafından eğitim verilmeye devam mı ediliyor, yöntem nedir?

Rüstem Eyüboğlu: Hayır. Bunu çok yaşıyoruz. Bilhassa son 3-4 yıldan beri ülkenin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıdan bu durumda düşen velilerimizin çocuklarını biz mezun etmek mecburiyetindeyiz. Hiçbir okul velisinin müşkül duruma düşmesi sonucunda öğrenciyi kapı dışarıya etmez, edemez. Çünkü bu eğitime de sığmaz, vicdanlara da sığmaz. O bakımdan biz o çocukları mezun eder göndeririz.

Celal Pir: Peki orada suistimalı nasıl önlüyorsunuz?

Rüstem Eyüboğlu: Biz onları anlarız

Celal Pir: Anlarız diyorsunuz. Peki izninizle bir öğretmene söz vereceğim. Sayın Burcu Karaaslan sormuş. Diyor ki;

Burcu Karaaslan (Öğretmen): Özel okullarda çocuğun yeteneklerini ön plana çıkaracak şekilde bire bir eğitim danışmanlığı hizmeti veriliyor mu, veriliyorsa nasıl veriliyor?

Asuman Kuzuoğlu: Yani ben kendi görüşümü aktarabilirim burada. Tabiki öğrencilerin yetenekleri zaten sürekli gözlem altındadır ve bu yeteneklerin geliştirilmesi adına okullar mutlaka yönlendirir öğrenciyi. Bu okulun içinde geliştirilebilecek bir yetenekse zaten bunu okul geliştirmek için bütün imkanlarını seferber eder ama çok özel müzik yeteneği vardır. Bir konservatuar öğrencisi olabilecek niteliktedir. Onu oraya yönlendirir. Zaten bunu yapar. Ben bu anlamda özel okulların çok başarılı olduğunu düşünüyorum, yönlendirme adına.

Celal Pir: Peki şimdi ben bana gelen bir e-mail’i hemen aktarayım. Bir bankacıdan Başak Yılmaz’dan geldi.

Başak Yılmaz (Bankacı): Eskiden özel okullarda bütün dersler yabancı dille verilirdi. Biliyorsunuz artık ana dersler Türkçe öğretiliyor. Yapılan bu değişiklik iyi mi oldu, yoksa kötü mü oldu?

Celal Pir: Tabi iyilik kötülük izafidir ama siz ne dersiniz?

Rüstem Eyüboğlu: Ben 15 yılını üniversitede bir hoca olarar vermiş birisi olarak, bir takım dersleri yabancı dilde yapılmasında fayda görüyorum.

Celal Pir: Mesela?

Rüstem Eyüboğlu: Mesela 1973 yılında başlayan Marif kolejlerinde bugüne kadar gelmiş olan bu kolejlerde, matematik, fen bilgisi gibi, biyoloji gibi dersler yabancı dilde veriliyordu. Sonradan öğretmen bulunmaması nedeniyle bunlar milli eğitimde Türkçe’leşti ama kolejlerin büyük bir kısmında bu yabancı dilde eğitim yapılıyor. Yabancı dilde eğitim yapılması ne üniversite sınav sistemine tesir ediyor veyahutta anadilimize tesir ediyor.

Celal Pir: Ama aslında yabancı dil bir mesela böyle bir deyim var. Kültür emperyalizminden bahsederler. Yani her ırk kendi dilini konuşmalıdır. İyi konuşmalıdır. O anlamda belki itirazlar vardır

Rüstem Eyüboğlu: Tabiki. Zaten gerek resmi okullarımızda, gerek özel okullarımızda anadili Türkçe’mizi zaten çok iyi öğretiyoruz. Onun yanında mutlaka uluslararası vatandaş olmanız içinde birden fazla yabancı dili bilmeniz gerekir. Yabancı dilde bir takım dersleri öğretmek o dili pratiğini yapmak yönünden de çok önemli

Celal Pir: Faydalı tabi. Bunu da söylemek lazım

Rüstem Eyüboğlu: Ancak burada bir şey var. O dersi yabancı dilde öğretmenin öğretmene çok iyi lisanı bilmesi gerekir. Fen-Matematiği çok iyi bileceksin

Celal Pir: Mesela .... Celal Pir Türk’te ingilizce dersi vermemesi lazım gibi mi? Neyse şaka bir yana. Son bir soru daha aktarmak istiyorum. Bir öğrenci Yunus Yılmaz sormuş. Diyor ki;

Yunus Yılmaz (Öğrenci): Özel okullarla Fen liseleri arasında fark var mıdır? Varsa nedir? Fen lisesini kazanan bir öğrencinin tercihi ne yönde olmalıdır?

Asuman Kuzuoğlu: Burada söz edilen herhalde devlet fen lisesidir tahmin ediyorum.

Celal Pir: Herhalde. Yani çok açık bir şey söylenmemiş.

Asuman Kuzuoğlu: Şimdi devlet fen liselerinin tabi puanları çok yüksek. Orada var olan öğrenci kitlesi dolayısıyla çok birbirine yakın puanlı çocukların olduğu okullar haline geliyor bu okullar ve üniversite başarıları açısından bakıldığında da devlet fen liseleri tüm lise türlerine göre en ön sırada yer alıyor. Burada özel fen liseleri var. Yine OKS ile öğrenci alıyor. Gerçi onunla pek fazla dolamasa da sonradan oraya müracaatlar oluyor. Özel fen liselerinin de üniversite başarıları oldukça yüksek. Gerçi orada yıllar içinde bir eleminasyon oluyor çocuklarda. Yapamayıp tekrar düz liseye geçme gibi. Yani burada dolayısıyla fen lisesi açısından eğer böyle bir imkanı varsa bir devlet fen lisesiyse grubun başarısını çok iyi olması nedeniyle öğretimin de başarısı, genel başarısı yükseliyor tabi.

Rüstem Eyüboğlu: Bir de orada şu var; ikisi arasında arasında farkı söylüyor. Birisinde eğitim Türkçe’dir, kolejlerde de bir kısım derslerini yabancı dilde yapar. Ancak bu sene bütün liseler 4 yıla çıktığı için Fen liseleri de 4 yıl. Onların önündeki hazırlıkta kalkmış vaziyette resmi okullarımızda ama ben bir şeyi vurgulamak istiyorum. Elimde 10 yıllık üniversite giriş grafikleri var. Örneğin resmi Fen liselerimizi 77.13, özel Fen liselerimizde 78.30.

Celal Pir: Yani çok büyük bir fark yok akademik başarı açısından

Rüstem Eyüboğlu: Yani aşağı yukarı akademik olarak işte Anadolu liseleir 68.58, bir kısım derslerini yabancı dilde yapan özel okullarımız 68.58

Celal Pir: Çok yakın

Rüstem Eyüboğlu: Yani birbirlerine çok yakın

Celal Pir: Peki sayın Eyüboğlu ve sayın Kuzuoğlu çok teşekkür ediyorum bizi bilgilendirdiğiniz için

Rüstem Eyüboğlu: Teşekkür ediyoruz

Celal Pir: Değerli izleyenler NTV’ye Sorun’a bugün için burada nokta koyuyoruz ama 24 saat açık hattımız hala açık, 24 saat açık. Bize her konuda fikir, öneri, kritik ve düşüncelerinizi aktarabilirsiniz. Hoşçakalın efendim.


Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

                        Bu habere henüz yorum yapılmamış


Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları