Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa
NTV

Konu: Trafik kazaların önlenmesi
Konuklar: İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Ergun Gedizlioğlu ve Avukat Cengiz Hortoğlu


Celal Pir: Haftanın ilk NTV'ye Sorun programından hepinize bir kez daha mutlu günler, mutlu haftalar. Değerli izleyenler. Evet bugün NTV'ye Sorun'da, hepimizi çok yakından ilgilendiren önemli bir konuyu, trafik terörü ve kazaların önlenmesi konusunu ele alacağız. Merak ettiğiniz tüm sorulara İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi sayın Prof. Ergun Gedizlioğlu ve 'Kırmızı ışıkta son tango' isimli kitabın yazarı Avukat sayın Cengiz Hortoğlu yanıt verecekler. Biliyorsunuz, bir türlü önüne geçemediğimiz trafik kazaları her yıl binlerce insanın hayatına mal oluyor. Trafik kazaları ayrım gözetmeksizin hepimizin hayatında önemli bir risk oluşturuyor. Bu yüzden biz de konuyu bir kez daha gündeme getirip sorun ve çözüm yollarını ele almaya karar verdik. Şehiriçi trafik kazalarından kural ihlallerine, cezalardan kadar aklınıza takılan tüm sorulara birazdan yanıt bulmaya gayret göstereceğiz ama her zaman olduğu gibi öncelikle telefon numaralarımızı hatırlatmak istiyorum. Telefon numaramız 0 212 335 40 35, öte yandan turkcell ve hazırkart sahipleri de acıkhat yazıp boşluk bıraktıktan sonra soru ya da görüşlerini yazıp 7710’a kısa mesaj gönderebilirler ya da isterseniz 0 533 279 90 11 numaralı hattımıza da kısa mesaj gönderebilir veya internet üzerinden www.ntvmsnbc.com adresinden bize ulaşıp soru, görüş ve kritiklerinizi aktarabilirsiniz. Evet son derece önemli bir konu dedik. Trafik kazaları, trafik terörü, kurallar, caydırıcılık var mı yok mu, yeni yasa bize ne getiriyor, ne götürüyor? Tüm bunları konuşuyoruz ve şimdi önce sorularınızı aktarmadan önce konuklarımıza hoşgeldiniz demek istiyorum. Ergun hocam hoşgeldiniz,

Ergun Gedizlioğlu: Hoşbulduk.

Celal Pir: Cengiz bey hoşgeldiniz sizde

Cengiz Hortoğlu: Hoşbulduk

Celal Pir: İzninizle ilk soruyu sayın Gedizlioğlu’na aktarmak istiyorum. Efendim bir fotoğrafçı Sayın Kaan Osmancık sorusunu kendisi aktaracakmış. Hemen alalım soruyu.

Kaan Osmancık (Fotoğrafçı): Karayollarında özellikle otobanlarda, şehirlerarası yollarda, yol çalışmalarından dolayı mıcırlar oluyor ve bu mıcırlarla ilgili uyarı levhaları olmuyor ve bir sürü insan hatta bende çok ciddi bir kaza geçirdim, tehlikelere maruz kalıyoruz. Bu mıcırlarla ilgili acaba uyarı levhaları niçin konulmaz onu çok merak ediyorum?

Celal Pir: Profesör Gedizlioğlu gerçekten bir uyarı koymak gerekir mi?

Ergun Gedizlioğlu: Muhakkak tabiki. Önceden uyarmak lazım. İki biçimde mıcır olayıyla karşılaşıyoruz. Birisi yapılan herhangi bir yapı nedeniyle yolu doldurmak için koyuyorlar. Bir de kaplama yenileme amacıyla. Olağan bir kaplama değil bizim yüzeysel kaplama dediğimiz bütün içerik üzerine mıcır atıyorlar. Sonra silindirlemeleri gerekir ama genellikle onu bile yapmadan silindirleyip temizlemeleri gerekir ama onu bile yapmadan serbest bırakıyorlar. Tabi mıcırdaki tehlike şu önce onu işaret etmek lazım. gerçekten uzaktan sürücülerimiz bunu fark ettiklerinde lütfen yavaşlasınlar. Çünkü mıcır eğer serbestse yani yol yüzeyine yapışmamış bir malzemeyse, bu düşünün şöyle tekerleğin altında bilya diye düşünün. Herhangi bir şekilde evet bilye diye düşünün. Yuvarlanabilen bir taş parçası. Herhangi bir şekilde taşıtın yönünü değiştirmeye ya da hareketini değiştirme kalkarsanız yani frenlemeye kalkarsanız, gaza basarsanız o arabayı kontrol etme şansınız yok. Bilye gibi hareket eder tekerleğin altı.

Celal Pir: Peki buna mesela mutlaka bir tabela koymak gerekirse nereye koymak gerekir?

Ergun Gedizlioğlu: Kesinlikle. Şimdi eğer yüzeysel kaplama yapıyorsa karayolcu arkadaşlar onu en azından 100-150 metre öncesinden uyarmaları lazım, yol inşaatı var diye ama dahası önemli olan yüzeysel kaplama yapıyorlarsa silindirlemeden ve süpürmeden yani serbest malzemeyi süpürge olduğu için atmaları lazım. Bunu yapmadan yolu trafiğe açmalaları lazım. İşaretleme bile yetmez o durumda.

Celal Pir: Peki birşey soracağım

Ergun Gedizlioğlu: Ama yol yüzeyine bırakmak zorundalarsa yani orada kalmak zorundaysa o malzeme, o zaman en azından 150-200 metre önceden uyarmaları, hızı da 30 kilometreye kadar yavaşlatmaları gerekiyor.

Celal Pir: Peki hızla çok alakalı bir şey mi bu mesela çok yavaş geçsek mıcırdan birşey olur mu?

Ergun Gedizlioğlu: Hızla alakalı olan tarafı şu; Sonuç yani 30 kilometreyi az önce söyledim indirirseniz, yine başınıza birşeyler gelir. Yani orada hareket yaparsanız, işte direksiyon manevrası falan vs. yaparsanız yine birşeyler olur ama yani sonuda hafiif olur ama 90-100 kilometreyle orada birşey yaparsanız takla atarsınız, sonucu ağır olur.

Celal Pir: Yani mıcır her aşamada tehlikeli.

Ergun Gedizlioğlu: Her durumda tehkileli.

Celal Pir: Yavaş ya da hızlı.

Ergun Gedizlioğlu: Serbest malzeme olmaması gerekir yolun üzerinde, tekerleğin altında.

Celal Pir: Anladım. Peki efendim bir başka soruyla devam edeceğiz. Bir avukat sayın Ferit Özalp sormuş. Diyor ki;

Ferit Özalp (Avukat): Trafik kazalarında sorumluluğun sürekli olarak vatandaşa atıldığı düşünülüyor. Acaba devletin hiç mi sorumluluğu yok?

Celal Pir: Sayın Hortoğlu siz bu konuda bir de kitap yazdınız. “Kırmızı ışıkta son tango” Gerçekten hep sürücü hatası denir, hiç mi yol hatası olmaz, hiç mi devletin tabela hatası olmaz. Yani bunu da merak ediyoruz açıkçası.

Cengiz Hortoğlu: Şimdi bizde sürücü hataları yüzde 94, yüzde 95. Karayolu hataları da 0.14, 0.50 yani bu aralarda

Celal Pir: Yani gösteriliyor.

Cengiz Hortoğlu: Gösteriliyor. Ancak şunu açık ve net söylemek gerekiyor ki; dünyanın bütün gelişmiş ülkelerinde karayolu hatası yani istatistikleri söylüyorum. Bizdekinin 8-10 katı görünüyor. Çok ilginçtir yani bizim istatistiklere baktığımız zaman

Celal Pir: Yani bütün Amerika’da, Avrupa’da

Cengiz Hortoğlu: Evet bir çok Avrupa ülkesinde

Celal Pir: Bizim yollar onlardan iyi mi?

Cengiz Hortoğlu: Bizim yollardan onlardan iyi gibi görünüyor kağıt üzerinde.

Celal Pir: İstatistiklerde

Cengiz Hortoğlu: İstatistik olarak ama bu tabi gerçek değil. Çünkü karayolu hataları ne yazık ki trafik zabıtlarına, kaza zabıtlarına yansımıyor. Şimdi diyelim ki bir kaza olduğunda, zabıt tutuluyor. Bu zabıtta işte tarafların sürücü kusurları belirleniyor ama karoyollarında orada bir kara nokta mı vardır, bir demir hatası mı vardır, demir dediğim yani meyil hatası mı vardır bunlar dikkate alınmıyor. Oysa hemen somut olarak şunu söyleyeyim. Yapılması gereken bir kaza olması durumunda özellikle cisnai bir zarar. Diyelim yaralama ya da ölüm gibi kaza olması durumunda mutlak suretle bir teknik bilirkişinin, hocam gibi teknik bilirkişilerin olay yerine gidip hem bu geleceğimiz açısından çok önemli bir şey. Hem de o anki olayı tespit bakımından bir karayolu hatası...

Celal Pir: Yani trafik polisinin yazdığı zabıtın gerçekte aslında, o işin doğruluğunu, yüzde 100 kaza neden olduğunu ifade etmiyor diyorsunuz.

Cengiz Hortoğlu: Şimdi, bunun o yolda bir hata olup olmadığını polis anlayamaz. Bu bir teknik bilirkişi işidir yani teknik bilirkişi gelecek, orada yolda hata var mıdır, yok mudur onu tespit edecek. Bu yansımıyor. Yansımayınca sanki biz hiç karayolları hatası, neredeyse biz dünyanın en az karayolları hatası yapan ülke gibi görünüyoruz. Oysa tabii ki bu gerçek değil yan işte 2.000’e yakın kara nokta var. Ben burada biraz önceki soruya birşey ilave etmek istiyorum. Bir de artık Avrupa’da terk edilen bir sistem var. Yani artık mıcırlı yol sistemi yani mıcırlı yol yapısı değişiyor. Artık sıcak beton karışımı sistem uygulanıyor. Yani artık bu sati kaplama denilen yani yolların üzerine mıcır döküpte yol kaplamasının ... maliyet düşük olduğu için tercih edilen bir yöntemdir bu. Sıcak beton karışımı yapılıyor.

Celal Pir: Yani siz bana diyorsunuz ki bu sürücü hataları filan yazıyor, bu istatistikler siz inanmayın. Belki bunun içinde devletin hatası çok daha fazla, yolun hatası çok daha fazla ama bunlar yansımıyor. Çünkü devlet herşeyi vatandaşına yıkıyor o mu?

Cengiz Hortoğlu: Yani bir nevi çıkan sonuç bu.

Celal Pir: Peki ben tekrar bir başka soruya döneceğim. Şimdi bir satış temsilci sayın Evren Fıstıkoğlu soruyor. Diyor ki;

Evren Fıstıkoğlu (Satış Temsilcisi): Sürücü hataları dışında karayolları ve belediyelerin hatalarıyla ilgili olan teknik eksiklerle ilgili cezai yaptırım sözkonusu mudur? Değilse yapılacak mı?

Celal Pir: Şimdi hocam sizden başlayalım. Az evvel sayın Hortoğlu dedi ki; o istatistikler pek doğru değil dedi. Sizce de öyle mi ve devletin sorumluluğu ne?

Ergun Gedizlioğlu: Kesin katılıyorum tabi Cengiz beye. Bizdeik yol kusurlarının olağanın çok altında gösterildiği biliniyor. Yalnız şunu, iki noktayı açıklamam lazım. Bir, bir defa trafik polisi rapor tutmak durumunda yani olay yerinde neler olduğunu zabıta geçirmek durumunda. Onun ötesinde bir görevi yok. Orayı doğru düzgün kayda geçirmesi lazım. Cengiz beyin söylediği bir nokta var. Öyle yerler olabilir ki polis tabiki bazı şeyleri bilemeyebilir. Eğer zarar görenler arzularsa, isterlerse ki bunun da örnekleri vardır Türkiye’de. Gidip orayı tespit ettirebilirler, fazladan tespit ettirebilirler. Yol kusurları gerçekten bizde fazla. Ancak yasamızda bir nokta var, Cengiz bey işaret eder diye bekledim ama çok net bir laf var karayolları trafik yasasında. Diyor ki; sürücü mevcut yol, hava koşullarına uygun biçimde aracını sevk etmek zorundadır diyor. Bu durumda yolunuzu şartın neyse ona uygun arabanızı kullanmak

Celal Pir: Yani ben kötü yol yaparım ama sen ona göre gideceksin bu mu Türkçe?

Ergun Gedizlioğlu: Değil tabiki böyle değil. Çünkü bizim Osmanlıdan kalan hala kullandığımız yollar var, onların şartlarının iyi olmadığını kabul etmek durumundayız. Orada o şartlara uygun kullanmanız lazım. Ancak bizde yaşanan öyle olaylar var ki ben size bir örnek vereyim. İstanbullu sürücüler muhakkak bilirler. Okmeydanı ve Sütlücü arasında iki, birinci çevre yolu, ikinci çevre yolu arasında bir bağlantı vardır.

Celal Pir: Evet var.

Ergun Gedizlioğlu: Bu bağlantıda Sütlüce’den, Tem’den, İkinci çevre yolundan, Okmeydanına doğru gidiş yolunda bende tehlike atlattım. Yağışlı bir havada arabam kaydı. Neden kaydı? Sola dönüş vardır orada. Orada taşıtlar merkezkaç kuvveti dediğimiz yolun dışına aracı çeken bir kuvvete maruz kalırlar, buna karşılık biz yola bir dever dediğimiz enine eğim veririz. Orada dever ters. Ben tehlikeyi atlattıktan sonra ölçmeci arkadaşlarımdan rica ettim, gittiler ölçtüler orayı gerçekten ters dever vardır.

Celal Pir: Yani esprisi bir yana kaza yapmayana madalya vermek lazım orada

Ergun Gedizlioğlu: Orada sürekli kaza oluyordu zaten. Sonunda karayolları şimdi bilemem rakamları ama herhalde birkaç milyon dolar harcayıp o yolu yeniledi. Yeniden yaptı o yolu.

Celal Pir: Peki mesela burada sorun

Ergun Gedizlioğlu: Ve eski yol orada duruyor, terk edilmiş vaziyette duruyor.

Celal Pir: Siz şimdi mesela teknik eksikliklerle ilgili devlete bir cezai yaptırım var mı?

Ergun Gedizlioğlu: Şimdi bakın oraya gelmek istiyordum. Bu söylediğimiz yerde ben tehlike atlattıktan sonra çeşitli biçimlerde bana ulaşan bir iki olayda ben bilgi aktardım ve o insanlar bildiğim kadarıyla devlete karşı kazandılar.

Celal Pir: Anladım. Peki efendim bir başka soruya geçeceğim izninizle. Bir sigortacı sayın Mustafa Genç soruyor. Diyor ki;

Mustafa Genç (Sigortacı): Türkiye'deki kazaların genel olarak yüzde kaçı sürücü kusurlarından kaynaklanıyor, yüzde kaçı yoldaki bozukluklardan veya benzer durumlardan kaynaklanıyor?

Celal Pir: Az evvel bu konuyu ele aldık ama gerçeği var mıdır bu işin. Yani gerçekten bir gerçeğini ortaya koymak mümkün mü, yani yüzde 94’ü sürücü kusuru diyoruz. Onbinde 8’i yol kusuru deyince olmuyor bu iş.

Cengiz Hortoğlu: Şimdi tabi bu gerçeği yansıtmıyor. Yani kesin bir gerçeği yansıtmıyor.

Celal Pir: Ama bunu bilir herhalde di mi devlet gerçeğinin ne olduğunu?

Cengiz Hortoğlu: Tabi ama şöyle tabiki gerçeği ilelebet bilemez. Çünkü bu ancak istatistiklerle. Şimdi bakın bir ülkede en önemli şeylerden bir tanesi veridir. Elinizde veri olmadan doğru değerlendirmeler yapamazsınız. Bugün dünyanın en az kaza yapan ülkelerinde bile ....eyaleti ..en az kaza yapılan ülkelerinden bir tanesi. Orada bile karayolları kusuru bizden fazla görünüyor. Yani bu gerçeği kesinlikle yansıtmıyor ama dediğim gibi

Celal Pir: Ne yapmak lazım?

Cengiz Hortoğlu: Şimdi bakın şunu yapmak gerekiyor; bir defa tabiki hocamın dediği bir yöntem. İşte diyelim ki siz bir kaza yaparsınız, sonra da gidersiniz oraya mahkemeden talepte bulunursunuz. Mahkeme gelir o yolun gerçekten kusur olup olmadığını tespit eder ama bu herkesçe yapılabilecek bir şey değildir. Doğru olanın bunu devletin yapması. Yani diyelim bir kaza oldu. Özellikle ölümlü ve yaralamalı kazalarda, trafik polisiyle birlikte bir de teknik bir adam gider ve oradaki yol kusuru var mı yok mu tespit ederler. Bunlar dosyaya yansır, savcı da davayı ona göre açar, tazminat davası buna göre açılır. Birşey ilave etmek istiyorum. Şimdi her ne kadar sürücü yol durumuna göre aracını seyrettirmek zorundaysa da yol kusuru elbette yasal olarak yeri vardır ve bizde açılan bir çok davalarda sonuçlandı. Yani burada şu demek değildir. Tamam ben arabamı yolun durumuna göre hareket edeceğim. Yolun durumuna göre kullanacağım ama yolda da ne olursa olsun hata varsa da böyle bir şey yok. Yani karayollarının kusuru varsa tabiki davada açılabilir yani.

Celal Pir: Peki bir emekli söz vermek istiyorum izninizle. Sayın Mahmut Esmer sorusunu aktarmak için bekliyor. Alalım soruyu hemen.

Mahmut Esmer (Emekli): Denetimlerin baştan sona en iyi bir şekilde, gerek fiziki olarak gerekse optik olarak tam anlamıyla yapılsa bile caydırıcılık üzerinde hassasiyet gösteriliyor mu? Caydırıcılık ne derecededir?

Cengiz Hortoğlu: Şimdi gerçekten ... şimdi bir defa denetimin yeterli olduğunu kabul edebilmek için öncelikle teknolojiden tam anlamıyla istifade edebiliyor muyuz, bunun yanıtını vermek gerekiyor. Şimdi biraz önce sizinle yayın arasında konuştuğumuz birşey vardı. Yolda slalom yapanlar var.

Celal Pir: Slalom yapmak

Cengiz Hortoğlu: Adeta bunlar için çıkartılan bir madde var. TCK 179. madde. Başkalarının mal ve can varlığını tehlikeye sokacak şekilde araç kullananlara 2 seneye kadar hapis cezası getirildi. İşte bunu nasıl uygulayacaksınız? Yani bu adamın yolda slalom yaptığını tespit etmek için bunu kamerayla çekmek gerekiyor. Bunu çekipte bu cezalar uygulamaya başlarsa, caydırıcılıkta arkasından gelir. Çünkü denetimde siz teknolojiyi tam anlamıyla kullanmak zorundasınız. Diyecek ki siz bir ceza yazdığınız zaman bile bana kanıt göster diyecek. Ben orada böyle kullanmadım diyecek. İşte kanıt diyeceksiniz, o çekilen kaseti ona göstereceksiniz. Yani özellikle

Celal Pir: Henüz bu yapılanma yok di mi ülkemizde?

Cengiz Hortoğlu: Şimdi bizde tabi yapılanma yok, yeterince yok. Yani bir takım kamera sistemleri var ama şimdi kanunlar şu anda gerçekten çok çağdaş hatta şunu söyleyeyim size, Avrupa’dan bile çok daha yüksek cezalar içeriyor. Yani şimdi Fransa’da bu söylediğiim suçun cezası 1 yıl hapistir, Türkiye’de 2 yıl hapis. Yani tehlikeli vasıta kullanmanın.

Celal Pir: Tabi çok komik bir tablo var. Bugün İstanbul Emniyet Müdürlüğünün önünden böyle bir slalom yaparak gidenden sadece 800 milyon alıp, ertesi gün bırakılabiliyor. O da ayrı bir şey

Cengiz Hortoğlu: Şimdi işte mesela bu şekilde araç kullanmanın Türk Ceza Kanununa göre cezası 2 yıl ama bu da yanlış uygulanıyor bizde. Trafik kazası yapanlara dava açılıyor. Trafik kazası yapan için gelen bir madde değil. Bu tehlike yaratan, tehlike suçu yaratan hatta bu adamlar zaten yapmaz, yaptırtır. Şimdi bir slalom yapar sizin önünüze kırar, sağınıza, solunuza kırar ve siz ondan kaçmak için başka bir araca çarpabilirsiniz. Asıl önemli olan bu tehlike yaratan insanların cezalandırılması.

Celal Pir: Efendim şimdi bir bilgisayar mühendisi sayın Derya Erdik sormuş. Diyor ki;

Derya Erdik (Bilgisayar Mühendisi): Ülkemiz karayollarında kara nokta olarak adlandırılan 20'ye yakın yer var. Bu yerler için acaba hangi tür önlemler alınıyor?

Celal Pir: Profesör Gedizlioğlu ne dersiniz var mı böyle noktalar ve alınıyor mu?

Ergun Gedizlioğlu: Tabi sevgili arkadaşım sayın Erdik çok iyimser. 20’nin lafı bile edilmez. Yüzlerce. 200’den de fazla, yüzlerce belki 1000’e yakın olabilir. Bu konuda biz seneler önce bir çalışma yaptık karayollarına. Sadece Edirne-İstanbul arasında 100’e yakındı benim hatırladığım

Celal Pir: Kara nokta var?

Ergun Gedizlioğlu: Kara nokta sayısı.

Celal Pir: Ne demektir pardon kara nokta ya da işte

Ergun Gedizlioğlu: Kör nokta değil

Celal Pir: Çok özür dilerim

Ergun Gedizlioğlu: Bakın çok ilginçtir az önce Cengiz bey söyledi ya da bilmiyorum sizde görüşürken söz konusu oldu bilemiyorum. Çok tehkileli ..... işte kurpt, tepe üstü dediğimiz ....vs. yerler değil kara noktalar. Dümdüz yollar.

Celal Pir: Nasıl yani?

Ergun Gedizlioğlu: Dümdüz böyle göz alabildiğine açık yol. Bakıyorsunuz orada çok kaza olmuş. Bizim incelemelerimize göre grupladığımızda kaza yerleri nerelerdir dediğimizde ortaya çıkan bir kavşaklar, iki benzin istasyonlarının önü, üç, düz yollar. Düz derken tekrar eğimsizi kastetmiyorum, doğru yol diyeceğim ama doğru lafı belki anlaşılmayabilir diye düz diyorum. Yani eğimsiz, kurpt olmayan virajı olmayan dümdüz yollar. Sebeb, hız.

Celal Pir: Peki siz tespit ediyorsunuz, herkes tespit ediyor bunları. Bunlarla ilgili önlem alınamıyor mu yoksa sürücülerden mi bu kaynaklanıyor?

Ergun Gedizlioğlu: Bakın şimdi düz yolla ilgili alabileceğiniz fazlaca bir önlem yok.

Celal Pir: Önlem yok evet

Ergun Gedizlioğlu: O sürücüye bağlı bir durum. Diğerleri kavşak ve benzin istasyonlarına tabiki önlem almanız lazım. nasıl? Yine sürücüye karşı. Yani sürücüyü kurallara uyduracak biçimde orayı düzenlemeniz lazım. Dahası doğru yollar dediğim az önce söylediğim 3. en tehlikeli yerlerle ilgili dünyada uygulanan bir şey var son yıllarda ki bizim birinci çevre yolu ve ikinci çevre yolumuz da buna uygundur, otoyollarımız buna uygundur. Doğruyol yani eğrilik yarıçapı sonsuz diyoruz biz ona, eğrilik yarıçapı sonsuz olan dosdoğru yol yapmıyoruz. Devamlı kurbbe yapıyoruz. Sürücü, sürekli çok büyük yarıçaplar, 10 bin metre, 20 bin metre yarıçaplar ama sürücü sürekli direksiyon hareketi yapmak zorunda. Birinci çevre yolunda da, otoyollarda da köprüler dışına

Celal Pir: Canım köprüyü de böyle yapacak halimiz yok yani

Ergun Gedizlioğlu: Yani halimiz yok. Gerçi onu da yaptılar. Onu yaptılar, Tarsus-Adana, Gaziantep otoyolunda, Türkiye’nin en büyük, yüksek viyadüğü vardır ve kurtpadır o viyadük. Yani insana karşı tedbir almak zorundasınız. Bunlar insanlardan kaynaklanan şeyler. Gerçi deminden beri tersini de söyledik ama onu şunun için söyledik; devlet bazı şeyleri kabul etmek istemiyor. O bir gerçek ama kusurun büyük bir çoğunluğu maalesef insanlar ...

Celal Pir: Peki bir turizmci sayın Mehmet Ali Ulusoy soruyor;

Mehmet Ali Ulusoy (Turizmci): Uygulanan cezalar ve şehirler arası yollarda ki uygulamalar sürekli ağırlaştırılıyor ama bu olay dibi delik bir havuzu doldurmak gibi her an eğitim almamış sürücüler yollarda ve sanırım alkollü araç kullanımında yapılan kazalardan çok bilinçsiz araç kullananlar ve kural tanımayanların kaza oranları daha yüksek. Araç kullanım eğitimini süresiz ehliyet yerine belli aralıklarla hem bilgi hemde pratik testi tekrarlanan sınavlarla ehliyet verilmesi şeklinde değiştiremez miyiz, sanırım bu biraz daha kurallara uymayı ve bilgilerin güncellemeyi sağlar. Ne dersiniz?

Celal Pir: Bilmiyorum mümkün müdür böyle birşey?

Cengiz Hortoğlu: Şimdi yeni trafik kanunuda bu durum var.

Celal Pir: Öyle mi?

Cengiz Hortoğlu: Evet. Yani yeni trafik kanunuda bir defa ehliyetlerin ehliyetlerin periyodik olarak belli sürelerde değişmesi ve yeniden gözden geçirilmesi var ve ayrıca bir ....trafik kanunuda birden fazla kaza, bir stajyer sürücü dönemi olacak. Orada eğer kaza yapması durumunda, birkaç kez kaza yapması durumunda, ehliyet verilmeyecek. Ehliyet verilse bile eğer kaza 1 yıl içerisinde birden fazla kaza yapmanız durumunda ehliyetin alınması gibi bir takım yeni yeni kurallar getiriliyor ama tabiki bu tek başına çözüm değil. Tabi bunun yanında eğitim son derece önemli. Şimdi bu yine yeni trafik kanununda anaokulundan itibaren eğitim başlıyor.

Celal Pir: Peki birşey soracağım. Hep yeni trafik kanunundan bahsediyoruz ama az evvel söylediniz

Cengiz Hortoğlu: Tasarı yalnızca

Celal Pir: O kanundaki bazı maddeler bile çıksa dahi uygulama imkanı olmadı işte makasa, ne bu slalom yapma hikayesi

Cengiz Hortoğlu: Mesela evet yani altyapı

Celal Pir: Niye böyle bir şey yapıyoruz yani uygulayamayacağımız yasayı niye çıkartıyoruz?

Cengiz Hortoğlu: İşte bütçe ayırmak gerekiyor. Yani bakın şimdi trafikle ilgili trafik sadece bir manevi kayıp değil, aynı zamanda büyük bir maddi kayıp. O maddi kayıpları yan yana koyduğunuz zaman bir tane daha bu kadar yol yapsanız mümkündür. Çünkü bunu dikkate almak gerekiyor. Yani çok büyük bir maddi kayıp var aynı zamanda. İşte bakın mesela şurada bir iki rakam vermek istiyorum müsaade ederseniz.

Celal Pir: Lütfen buyrun

Cengiz Hortoğlu: Bakın, bu çok incelenmiş olan resmi bir rakam. Trafik ışığı var kaza oranı 48.000, trafik ışığı yok kaza oranı 294.000

Celal Pir: Anladım

Cengiz Hortoğlu: Trafik işaret levhası var 80.000, yok 283.000. Yol şerit çizgisi var 128.000, yol şerit çizgisi yok 218.000. yani sadece bununla bile yani yol şerit çizgisi işte uyarı levhaları olması durumunda bile kazaları çok önemli ölçüde azaltma imkanımız var.

Celal Pir: Zannediyorum profesör Gedizlioğlu bir ekleme yapacak?

Ergun Gedizlioğlu: Yani ufak bir ekleme yapmak istiyorum. Burada eğitim deyince sadece tabi sürücünün eğitimini düşünmemiz lazım. Çünkü bir küçük soru size; benim öğrencim eğitimsiz mi sizce?

Celal Pir: Estağfurullah

Ergun Gedizlioğlu: Ama benim öğrencim kampüsün içinde hata yapıyor. Yanlış araba kullanıyor, hız yapmaya kalkıyor ya da işte hatalı sürücü davranışlarında bulunabiliyor. Sadece sürücü değil, esas onu denetleyecek elamanın da yani zabıtanın da eğitilmesi gerekiyor ve toplumun genelde eğitilmesi gerekiyor. Yani zabıta işte yasayı istediğiniz kadar çıkarın, uygulayacak insan o yasayı bilmezse

Celal Pir: Nasıl olacak diyorsunuz

Ergun Gedizlioğlu: Hiçbir şey yapamazsınız.

Celal Pir: Ben bir öğrenciye söz vermek istiyorum izninizle sayın Murat Can diyor ki;

Murat Can (Öğrenci): Trafik terörüne maruz kalmış biri olarak bu sorunun baştan sona ne kadar kötü evreleri olduğunu bilerek şunu sormak istiyorum. Var olan yasalarda sürücülerin kötüye kullandığı kısımlar için ne gibi çalışma yapılmakta? Ve yaşanılan kazalarda özellike adli tıp uzmanlığı, Avrupa Birliği ve batı standartları seviyesinde midir? Ben bu seviyenin yakalanamadığı düşüncesindeyim. Kazaların olmaması dileğiyle.

Celal Pir: Böyle bir seviye var mıdır bilmiyorum. Yaşanan kazalardan sonra

Cengiz Hortoğlu: Şimdi yaşanan, bir defa şunu söyleyeyim ben size bütün Avrupa, bütün dünya ülkelerindeki trafik kazalarını inceledim ben. Bizimki biz her konuda yani işte trafik kazası sayısı, trafik kazası ölüm sayısı her konuda on kat ilerideyiz onlardan. En az 8-10 ileride. Almanya, Fransa..

Celal Pir: Sayı bakımından? Yani kaza hızı ...

Cengiz Hortoğlu: Kaza sayısıy, ölüm sayısı, işte yani her konuda son derece ilerideyiz. Tabi yasalar son derece önemli ama tabi yasada tek başına sorunu çözmüyor. Bir defa trafiğin bir suç olduğunu iyice kabul etmek gerekiyor. Bizde trafik halen daha bir suç gibi algılanmıyor. Adam birisi trafik kazasından hayatını yitiriyor, Allah beterinden saklasın diyorlar. Yani o bile sanki bir kader gibi. Kader gibi algılanıyor.

Celal Pir: Bunun başka daha ne beteri ne olabilir insan hayatından başka bir beter birşey mi olur...

Cengiz Hortoğlu: Olabilir. İşte bakın kırık-dökük bir kamyon gidiyor. Lastikleri herşeyi, gitmiş, bitmiş, az sonra kaza yapacak gibi görünüyor. Arkasında şöyle bir yazı var “korkum yollardan değil gözlerden” diyor. Şimdi bu mantığı, bir defa araçların kontrolu, denetimi, bu yola çıkmayacak olan araçlar yollarda geziyor. Para olmayan bilmem ne yanmayan..yani bütün olarak düşünüp ve mutlak suretle çözüm olması gerekioyr.

Celal Pir: Bakın ben başka bir şekle sokmak istiyorum bu işi. Bir öğrenci sayın Cemil Özer’in cümleleriyle. Diyor ki;

Cemil Özer (Öğrenci): Cumhuriyet döneminden günümüze kadar taşımacılık giderek artan bir oranda karayollarına kaymış. Ve bugün demiryollarının taşımacılıktaki payı % 4'lere kadar gerilemiştir. Karayollarına verilen yenileme önceliğinin demiryollarına verilmesi trafik kazalarının önlenmesinde ve maliyetin düşürülmesinde daha akılcı bir yaklaşım olamaz mı?

Celal Pir: Bilmiyorum bu tür önlemler etkin olabilir mi?

Ergun Gedizlioğlu: Yani şimdi tabi bana ilk sorduğunuz soru mıcırla başladığı için öyle girdik konuya tabi aslında sevgili arkadışımın söylediği çok doğru. Konuya böyle yaklaşmak lazım. bu bir politika meselesi. Yani Türkiye Cmuhruyeti işte bilindiği kadarıyla 50’lilerden sonra ulaştıma politikalarını bu yönde değiştirdi ve sonuçlarını, meyvelerini topluyoruz. Yani yşu an aşadığız olay bu.Sözünü ettiği demiryollarına öncelik verme, tabiki doğrudan doğruya ülkeyi yönetenlerin tercihleriyle ilgili. Politasyla ilgili. Şunu hemen özet, söylenmesi gereken şu; arkadaşımızın söylediği gibi son yaklaşık 50 yıldır, 55 yıldır ya da belki de daha fazla Türkiye’de ulaştırma politikaları yanlıştır, terstir, insan aleyhinedir maalesef.

Celal Pir: Şimdi bir mühedsi bütün konuşmalar sırasında ilginç bir soru aktardı Göhan Akın diyor ki;

Gökhan Akın (Mühendis): Kurallara karşı duyarlı olunmasını nasıl sağlayabiliriz? Batılı ülkelerde yaşayan insanların bizden ne farkı var ki kurallara daha çok özen gösteriyorlar?

Celal Pir: Cengiz bey yani Avrupalı’lar, bizden daha mı akıllı, algılama kabiliyetleri daha mı yüksek?

Cengiz Hortoğlu: Şimdi bir defa şunu söyleyelim. Bizdeki trafikle ilgili para cezaları yükseltili ama buna rağmen çok düşük.

Celal Pir: Öyle mi?

Cengiz Hortoğlu: Buna rağmen çok düşük. Yani orada diyelim bir trafik kazası yaptığınız zaman Ödeyeceğiniz para cezası bizim Türkiye’nin 8-10 katı üzerinde bu bir defa bir. İkincisi kesin yakalanırım korkursu var orada. Kesin yakalanırım. Şimdi bakın orada bir yaya herhangi bir yaya geçidi olmasa da adını attığı anda bütün trafik durur.

Celal Pir: Evet ve maalesef duruyor.

Cengiz Hortoğlu: Aslında bunlar sadece şeyden dolayı değil. İnsana saygı tabiki bunun bir parçası ama diğer taraftan da en küçük bir kaza olursa, ehliyetinin gideceğinden, çünkü ehyiet son derece önemli bir şey orada. Ehliyet almak bize bizdeki kadar kolay değli. Şimdi bizde de zorlaşacak ama orada ehliyet almak üniversiteyi bitirmekle eşdeğir

Celal Pir: Peki bir şey soracağım. Mesela bizim çok sayıda gurbetçimiz var. Onlar oralarda pek kaza yapmıyor ama Türkiye’ye gelince kaza oluyor.

Cengiz Hortoğlu: Şimdi bakın Almanya’da en az kaza yapan yabancılar Türkler’dir.

Celal Pir: Evet onu biliyorum, onun için sordum.

Cengiz Hortoğlu: Ama Edirne’den girdikten sonra çünkü birşey olmaz, ceasını öderim bu mantıkla devam ediyordur. Yani o düşünce tarzı

Celal Pir: Peki biz nasıl o duyarlılığı sağlayabileceğiz, hocam yani sizede sormak...ne yapmamız lazım, birşey yapmamız lazım?

Ergun Gedizlioğlu: Aslında Cengiz bey, onun cevabını verdi bence. Dedi ki Avrupa’da ya da batıda insanlar daima yakalanırım korkusunu yaşıyorlar. Türkiye’de bu korku yok.

Celal Pir: Yakalanırsam ne olur diyosunuz

Ergun Gedizlioğlu: Artı yakalansanız bile yani yani .....Şimdi artık şey değil. İyi kötü ehliyetinize ya da ruhsanıza işliyolar ve arabanızın ruhsatını yenilemek, işte

Celal Pir: Değiştirmek,

Ergun Gedizlioğlu: Mühürletmek istediğinizde ya da ehliyetini yenilemek istediğinizde ceza artık çıkıyor karşınıza ama işte son birkaç senedir oluyor bildiğim kadarıyla.

Celal Pir: Süremiz doldu. Şunu sormak istiyorum.

Ergun Gedizlioğlu: Yakalanma korkusu yok Türkiye’de.

Celal Pir: Peki son birşey soracağım. Bu kazalar böyle sürecek mi?

Ergun Gedizlioğlu: Sürecek neden sürecek? Bakın şimdi demin ekleyeceğim cümle şuydu, arkasınab şimdi bir bakın trafak poliisinin önemli şikayetlerinden birisi şudur. Ben devriye gezemiyorum. Bana benzin vermiyorlar, işte yakıtım sızdırıldı şu bu filan. Bu doğrudur.

Cengiz Hortoğlu: Doğru gerçekten

Ergun Gedizlioğlu: Ancak, şimdi o an kısıtlı yakıtıyla gidoysunuz. Yanınızdan wınnnn diye birisi geçti.

Celal Pir: Umurunda değil diyorsunuz?

Ergun Gedizlioğlu: Polis birşey söylüyor mu?

Celal Pir: Peki çok teşekkür ediyorum.

Ergun Gedizlioğlu: Sorun bu. Ya da az önce söylediğiniz slalom yapıyorsunuz.

Cengiz Hortoğlu: Bence sadece kanıt. Polise de kanıt gerekiyor. Onun için uydudan çekimler, helikopterle denetim

Ergun Gedizlioğlu: Polis orada anında müdahele eder, orada anında müdahele edebilir polis.

Celal Pir: Bu konuyu da tartışırız ayrıca ama şimdi nokta koymak durumundayız. Evet NTV’ye Sorun’a bugün için burada nokta koyuyoruz yarın yine birlikte olmak dileğiyle 24 saat açık hattımız sürekli açık. Bize her konuda fikir, öneri, kritik ve düşüncelerinizi aktarabilirsiniz. Hoşçakalın efendim.


Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

                        Bu habere henüz yorum yapılmamış


Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları