Ahmet Yeşiltepe: NTV'ye Sorun'dan iyi günler. Bugün programımızın konu başlığı alternatif enerji kaynakları. Dünya nüfusunun sürekli artması ve fosil enerji kaynaklarının aynı hızla tükenmesi insanoğlunu yenilenebilir, alternatif enerji kaynaklarına yöneltiyor. Dünyanın en saygın bilim dergilerinden National Geographic de hem uluslararası yayınında hem de Türkiye sayısında bu ay "alternatif enerji kaynaklarını" kapağına taşıdı ve bu konuyu pekçok bilinmeyen yönüyle ana gündem maddesi yaptı. Alternatif enerji konusu elbette Türkiye'yi de yakından ilgilendiren ve üzerine daha fazla düşünülmesi ve harekete geçilmesi gereken bir gündem maddesi olarak karşımızda duruyor. Bugünkü programımızda bu konuya ilişkin sizlerden gelen soruları, Marmara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Enerji Anabilim Dalı Başkanı ve Dünya Rüzgar Enerjisi Birliği Başkan Yardımcısı Doç. Dr. sayın Tanay Sıdkı Uyar ve ABD'den telefon bağlantısıyla programımıza katılacak olan National Geographic dergisinin yazarları Michael Parfit yanıtlayacaklar. Michael Parfit'ın ayrıca derginin bu ayki kapağını oluşturan konuyla ilgili makaleyi kaleme alan kişi, onu da belirtelim ve hemen vakit kaybetmeden, merak ettiğiniz soruları bize ulaştırabileceğiniz telefon numaralarımızı hatırlatalım. Telefon numaramız 0 212 335 40 35. Turkcell ve hazırkart sahipleri de açıkhat yazıp boşluk bıraktıktan sonra soru ya da görüşlerini yazıp 7710’a kısa mesaj gönderebilirler ya da isterseniz 0 533 279 90 11 numaralı hattımıza da kısa mesaj gönderebilir veya internet üzerinden www.ntvmsnbc.com adresinden bize ulaşıp soru, görüş ve önerilerinizi aktarabilirsiniz. Evet sayın Uyar hoşgeldiniz programımıza hemen fazla sözü uzatmadan alternatif enerji konusuyla ilgili ilk soruyu bir öğrenci izleyicimiz Aslı Goncagül yöneltmiş size. Hemen onu aktaralım. Diyor ki;
Aslı Goncagül (Öğrenci): Alternatif enerji çeşitleri nelerdir? Nükleer enerji, isminden dolayı, çağrıştırdıklarından dolayı sanki alternatif enerji olmazmış gibi geliyor ama yine de merak ediyorum nükleer enerji de alternatif enerji listesine giriyor mu?
Tanay Sıdkı Uyar: Alternatif enerjiler tabi iyi alternatifler var kötü alternatifler var. Bir şeyin alternatif olması tek başına bir enerji kaynağı olarak kullanmamızı gerektirmiyor tabi. Alternatif enerji yenilenebilir enerji olarak ben alıyorum soruyu. Yenilenebilir enerji sürdürelebilir enerji kaynaklarını kastediyoruz. Sürdürülebilirlik te insanların etkinliklerinin insanların yaşadığı yaşam ortamını ortadan kaldırmaması ve doğal çevreye ve insan sağlığına tahrip etmeyen kaynaklar yani doğal çevredeki enerji kaynaklarını kastediyoruz. Bunlar her sabah doğan güneş ve bitkilerin, hayvanların ve insanların sabahleyin yolunu gözlediği güneş ve onun türevleri olan rüzgar, jeotermal, bitkilerin biokütle enerjisi ve su kaynaklarını kastediyoruz. Biz alternatif bugünkü sorunlu enerji kaynaklarını alternatif olarak bunları şey yapıyoruz. Tabi en önemli alternatifte daha az enerji kullanmak. Yani enerjinin etkin kullanımı aslında birinci alternatifimiz.
Ahmet Yeşiltepe: Peki nükleer enerji alternatif enerji olarak değerlendirebilir mi?
Tanay Sıdkı Uyar: Şimdi nükleer enerji ben bir nükleer mühendisi olarak da onu söyleyeyim. 76’larda ileride nükleer enerji bir umut olacak diye bende o zamanlar nükleer mühendislikleri yüksek lisans yapmıştım. Nükleer enerji o öngördüğümüz gelişmesini göstermedi. Çok pahalı. Beşikten mezara çok pahalı oldu ve kullanıldıktan sonra kullanılmış yakıtlara kimse sahip çıkmadı. Şu anda sürekli bir depolama alanı yok. Amerika’da da henüz kurulmadı yukka dağında. Hala tartışılıyor. Onun için nükleer enerji bir alternatif değil. Pahalı olduğu için alternatif değil ve şu anda dünyada yaşamın sürdürülebilmesi için gerekli çevre koşullarını sağlayamadığı, sağlamanın çok pahalı olduğu nedenlerle nükleer enerjinin 76’lar ve bugün bize önerilen 80’lerde önerilen teknolojisi kullanılabilir değil.
Ahmet Yeşiltepe: Efendim. Şimdi sırada bir izleyicimizin sorusu var ama bu izleyicimiz kendisi yöneltecek sorusunu size. Hepberaber izleyelim.
Remzi Tubay (Öğretmen): Neden alternatif enerji?
Ahmet Yeşiltepe: Evet, neden?
Tanay Sıdkı Uyar: Bu içinde yaşadığımız dünyada atmosferin içinde sayımızda giderek çoğalıyor. Yaşamak durumundayız, yaşam ortamını yok etmemek durumundayız. Bunun da tek yolu doğaya uyumlu işler yapmak. Yani eğer biz atmosferdeki oksijenin bir kısmını yutan veya iklim değişikliğine yol açan kömür, doğalgaz, petrol gibi kaynakları kullanıyorsak yaşam ortamımızı yok ediyoruz. Yani doğayla olan ilişkimizde doğayı korumak diye birşey bizim yapabileceğimiz, üstesinden geleceğimiz birşey değil. Biz kendi yaşamımızın sürmesi için atmosferin içinde insan etkinliklerini doğaya uyumlu getirmemiz lazım ki var olabilelim. Yoksa dinazorlar gibi yok olabiliriz. Onun için alternatif enerji.
Ahmet Yeşiltepe: Bu durumda alternatif enerjiden söz ederken alternatiif enerji çevreyle uyumlu, çevreyle barışık enerji olarakta .......gerekiyor.
Tanay Sıdkı Uyar: Doğal çevrede enerji üretimi dediğimiz yani iki temel şey var. Bir enerjinin etkin kullanımı, ulaşım, konut, sanayi, tarımda aynı işi daha az enerji kullanarak yapmak. Yani daha az kaynak kullanmak, daha az elektrik kullanmak. İkincisi de ihtiyaç duyduğumuzu yenilenebilir enerji dediğimiz güneşin sağladığı enerjiyle yapmak ki herhalde sorularda da gelebilir ileride bu mümkün, onu konuşacağız.
Ahmet Yeşiltepe: Peki şimdi bir öğrenci izleyecimiz Demiz Yaşamış bu soruyu yöneltmiş size.
Deniz Yaşamış (Öğrenci): Yenilenebilir enerjiler, fosil yakıtlara alternatif olabilir mi? Tüm dünya bu enerjilerle beslenebilir mi?
Tanay Sıdkı Uyar: Beslenir. Çünkü atmosferin dışında eksi 60 derece olan ortamı, atmosferin içinde artı 16 derece güneş enerjisi getiriyor zaten. Yani her sabah doğarak ısısıyla, atmosferin içinde oluşan sera etkisiyle eksi 60 dereceden artı 16 dereceye zaten güneş getiriyor. Bugün dünyaya gelen güneşten gelen ve atmosferin içinde hapis olan enerji miktarı, dünyanın tüm elektrik ve enerji ısı ihtiyacının en az 4 mislini karşılayabilecek düzeyde.
Ahmet Yeşiltepe: Evet karşılar.
Tanay Sıdkı Uyar: Kullanılabilirse
Ahmet Yeşiltepe: Evet çok önemli. Bir eczacı izleyicimiz.
Tanay Sıdkı Uyar: Peki birşey daha söylemem lazım burada.
Ahmet Yeşiltepe: Lütfen
Tanay Sıdkı Uyar: Bu kadar miktarda enerji veriyor güneş, her sabah doğuyor ve herkese her ülkeye, her metrrekaresine atmosferin, eşit olarak ulaşıyor. Yani önünde bir engel yok. Her yere ulaşıyor ve ulaştığı her yerde de 1980 yılından bugüne geliştirilen teknolojiler nedeniyle petrol krizinden etkilenen ülkelerin geliştirdiği teknolojiler nedeniyle hem ısı hem elektrik, hem sıcak su hem buhar üretebiliyor yani heryere eşit ulaşıyor ve ulaştığı her yerde de bugün insanlığın ihtiyaç duyduğu enerji biçimlerini, sıcaklıklarını, elektriği de üretebiliyor.
Ahmet Yeşiltepe: Sayın Uyar bu noktada aslında ben kişisel merakımdan yola çıkarak bir soru yöneltmek istiyorum. Şu anda güneş enerji sistemiyle harekete geçirilen uçaklar, arabalar ya da ısıtıcılar diyelim çok da rantabl değilmiş gibi görünüyor. Gelecekte durum değişecek midir?
Tanay Sıdkı Uyar: Şimdi bu teknoloji uzay için geliştirilmiş bir teknolojiydi. Güneşten elektrik üretimi. Uzak gemilerinde güneşe yakın olan yerde uzay gemisinin ihtiyacını karşılamak için. Şimdi yeryüzünde kullanılabileceğini biliyoruz ve bunun son 10 yılda çok büyük miktarda maliyeti azaldı. Şu anda uzun vadeli olarak dünyanın ve kendi ülkelerinin çıkarını düşünen ülkeler, fotovoltaik pil dediğimiz güneş pillerinin bir an önce ticari kullanıma gelmesi ve ekonomik olarak kullanılabilmesi için bizim öğrenme yatırımı dediğimiz yani bir bebeği nasıl elinden tutup, ayakları üstünde dolaşana kadar destek olursunuz, onu yapıyor şu anda. Amerika 1 milyon çatısını güneş piliyle kaplamak için bir program başlattı. Avrupa 500 bin çatısını yapıyor.
Ahmet Yeşiltepe: Demek ki rantabl. Yani..
Tanay Sıdkı Uyar: Rantabl olması için geleceğin tek çözümü gördükleri için ona bir destek yapıp biran önce ayakları üzerine yürümesini sağlamaya çalışıyorlar. Nerede? Avrupa’da insanların kalkıp Türkiye’de güneşi görmek için geldiği yerde. Orada daha çok yatırım yapmaları gerekiyor bunun için. Yani bu ileriye doğru bu avantajı sağlamak için 55 cent vermeleri gerekiyor kilowatt saat başına ama Türkiye’de bunun için 20 cent vermek yetiyor. Yani aynı etkiyi daha ucuza yapmamız mümkün.
Ahmet Yeşiltepe: Efendim çok teşekkür ederim bu cevab için hemen ABD Montana’ya dönmek istiyoruz. Çünkü National Georgraphic dergisinin bu ayki kapağı petrolden sonra başlığını taşıyor ve bu makaleyi dünya enerji açlığını nasıl doyuracak makalesini yazan Michael Parfit’e uzanacağız, onunla görüşeceğiz, bir telefon görüşmesi yapacağız ve bazı izleyicilerimizin soruların Michael Parfit’e direk olarak yönelteceğiz. Evet National Geographic dergisi yazarlarından Michael Parfit şu anda telefon hattımızda. Michael çok teşekkürler bugün programımıza katıldığınız için. Beni duyabiliyorsunuz galiba, çok teşekkür ediyorum. Michael izleyicelerimizden gelen sorular ışığında National Geographic’in başlığıyla ve ay ki makalesiyle başlamak istiyorum. Seyirciliremizden bir tanesi size şu soruyu yöneltiyor?
Yetkin Sözcü (Öğrenci): Why did National Geographic bring this subject up? Are we running out of fossil fuels? (Neden National Georgraphic dergisi bu ayki sayisinda bu konuyu gündeme getirdi. Acaba fosil yakitlari tükeniyor mu.)
Michael Parfit: Evet kisaca bunu söyleyebiliriz. Evet fosil yakitlari tükenecek. Bir çoğumuz şunu üzerinde görüş birliğindeyiz. 50 yil içerisinde en az 50 yil içerisinde fosil yakitlarinda çok büyük bir azalma olacak. Bu nedenle de hazirlanmamiz gerekiyor. Sadece oturup bekleyemeyiz. Bu nedenle hazirlanmamiz lazim. alternatif enerjiler nereye gidiyor bunu araştirmamiz lazim. çünkü bunlara erişmemiz de uzun zaman alacak.
Ahmet Yeşiltepe: Efendim ikinci sorumuz da fosil yakitlarina alternatif olacak enerjiler konusunda. İzleyicilerimizden bir tanesi size şunu soruyor.
Sezen Gezici (Müzisyen): When the fossil fuels are all depleted, which energy sources will the world first turn to? Are these a viable alternative to the fossil fuels? (Fosil yakıtları tükendiği zaman, hepsi tamamen tükendiği zaman hangi enerji kaynakları dünya kullanacak, ilk başta hangilerine başvuracak, bunlar gerçekten fosil yakıtlarına alternatif enerjiler olabilir mi)
Michael Parfit: Evet tabiki olumlu alternatifler var. Ancak temel fark burada şu ana kadar tek tip bir yakıt türü üzerinde yoğunlaşmıştık. Birkaç uzun zamandır fosil yakıtlar üzerinde yoğunlaşmıştık. Şimdi bunun değişmesi gerekiyor ve artık çeşitliliğe gitmemiz gerekyor. İşte burada temel nokta bu. Bu nedenle de çok farklı enerji kaynaklarını kullanmaya alışmanız, bunun üzerine çalışmamız gerekiyor.
Ahmet Yeşiltepe: Efendim 3. sorumuz da şu olacak. Güneş enerjisi ve rüzgar enerjisi ile ilgili bir soruyu yöneltmiş izleyicimiz. Size şunu soruyor izleyicimiz sorusunda;
Derya Fazil (Eğitimci): Can all new alternative energy sources and techniques be used in every geography? What is your opinion on wind and solar energy? (Acaba bütün yeni alternatif enerji kaynakları ve teknikleri, her türlü coğrafyada kullanılabilir mi)
Ahmet Yeşiltepe: Bu konudaki fikriniz ne? Yani güneş enerjsini ve rüzgar enerjisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Michael Parfit: Hele ki enerji kaynakları da tabiki belirli alanlara sınırlı olabilecektir. Güneş ışığı ve rüzgarın kullanılabileceği alanlar sınırlı olabilir. Özellikle de bir çok alanda değerlendirdiğimiz zaman mesela benim yaşadığım yerde güneş enerjisini kullanmak son derece zor. Çünkü çok bulutlu bir bölge. Bu nedenle belirli bölgelerde kullanılabilir. Tabiki ancak doğru yerleri bulmanız son derece önemli bu enerji kaynaklarının. Ancak fosil yakıtlarıyla kıyaslama yapıldığı zaman çok fazla seçenek var. Çünkü fosil yakıtları çok sınırlı noktalarda bulunabiliyor ve bunların başka yerlere taşınması gerekiyor. Mesela ancak buna rağmen güneş ışığını ve rüzgarı daha fazla yerde bulmanız söz konusu olabilir.
Ahmet Yeşiltepe: Efendim bir başka sorumuz daha var. Bu soruda hidrojenin çevreye etkisi konusu olacak. Hidrojen yakıtları çevreye ne kadar dosttur. Bu sorulmuş sorumuzda.
Suna Seferli (Mimar): Hydrogen has been a big hope for most who are after alternatives for fossil fuels? But how eco-friendly is hydrogen really? Is it a clean fuel? (Hidrojen enerjisi birçok kişi için çok net bir umut olmuştur alternatif enerji kaynakları üzerine çalışan ...hidrojen her zaman bir umut olmuştur ancak çevreye ne kadar dost hidrojen, gerçekten temiz bir yakıt mı hidrojen?
Michael Parfit: Hidrojen kendisi temiz bir yakıt ancak bunu üretmek büyük bir sorun yaratabiliyor ve belirli alanlarda değerlendirdiğimiz zaman hidrojen bir enerji taşıyıcı, tıpkı elektrik ve kendisi bir kaynaklıydı. Ancak bunu evimize getirdiğimiz zaman, bunu kullanmamız söz konusu oluyor. Hidrojenle otomobilize taşımanız ardından da başka yerlerde kullanmak üzere taşımanız lazım ve bunu üretmek tabiki çok önemli. Belirli noktalarda hidrojeni üretmek içinde elektrik kullanmanız gerekecek ve mesela kömür kullanırsanız hidrojen üretmek için o zaman tabiki çevreye dost olmanız mümkün olamaz. Fosil yakıtlardan tamamen bağımsız olamazsınız hidrojen alanında ve atmosfere karbondioksit salınımı gerçekleşir. Hidrojen aslında yakıt olarak bir yanıt olamaz. Ancak bunu üretmekle bunun taşımanın yollarını araştırmak son derece önemli ve bu nedenle de başka alternatif enerjiler aramak belki daha mantıklı olabilir.
Ahmet Yeşiltepe: Ve son bir sorumuz olacak. Son sorumuz da nükleer enerji konusunda olacak. İzleyicilerimizden biri size şu soruyu yöneltiyor.
Berk Darıcı (Öğrenci): Is nuclear energy still a solution for the world? Are there any possible applications that are not dangerous? (Nükleer enerji gerçekten dünya için hala bir çözüm mü? Tehlikeli olmayan uygulamaları olabilir mi nükleer enerjinin?
Michael Parfit: Nükleer enerjiye baktığımız zaman nükleer enerji tabiki hala şu anda bile birçok ülke tarafından kullanılabiliyor. Nükleer fabrikalarda kullanılan yakıtlarda tabiki tükenmesi söz konusu olabilir ve özellikle de gerçek reaktörler ve kullanılabilir reaktörler geliştirilemezse burada da sorun olacak. Nükleer enerjinin sorunları var. Ancak herşeyin ötesinde mutlaka belirli alanlarda geleceğimiz üzerinde çalıştığımızı unutmayalım. Hiçbir şeyi göz ardı edemeyiz. Her türlü alternatif üzerinde çalışmamız lazım. Ne işe yarayacak? Mesela nükleer fizyon işe yarar mı? Bunu da araştırmamız lazım. Bu da bir başka seçenek olabilir. Çok daha uzun dönemde nükleer fizyon yakıt ihtiyacımızı karşılayabilir. Bu nedenle de bunu anlamaya çalışmamız lazım. üzerinde durduğumuz seçeneklerin hepsi işe yaramayabilir. Ancak hepsini tek tek denememiz lazım. Çünkü yakıtlar tükenirse bunun çözüm olması lazım.
Ahmet Yeşiltepe: Şunu sormak istiyorum. Sizce hangi enerji kaynakları daha uygulanabilir, daha kullanılabilir olabilir yakın gelecekte. Daha yakın gelecekte hangisi kullanılabilir?
Michael Parfit: Aslında güneş ışığını ve rüzgarı düşündüğünüz zaman rüzgarın çok başarılı bir enerji kaynağı olduğunu düşünüyorum şu aşamada. Güneş enerjisi son derece fazla tabiki teşvik edici açısından ve teknolojik gelişmelerle bağlantılı olarak cesaret verici gelişmeler var. Tabiki bu olumlu olabilir. Aynı şekilde bilgisayar teknolojisindeki gelişmeler ışığında da tabiki çok heyecan verici gelişmeler yaşanabilir. Güneş ışığı ve rüzgar enerjisi açısından.
Ahmet Yeşiltepe: Michael çok teşekkürler programımıza katıldığınız için. Biliyorum çünkü Montana’da sabah çok erken, çok teşekkürler tekrar katıldığınız için.
Michael Parfit: Ben çok teşekkür ediyorum, çok büyük bir zevkti, çok teşekkürler.
Ahmet Yeşiltepe: Evet sayın Uyar aslıda bu kadar önemli bir konunun tabi baş makalesini yazmış olan ve National Georgraphic dergisinin de bir anlamda kapağını oluşturmuş olan kişiyle böylesine önemli bir röpörtajdan sonra aslında biraz da Türkiye’ye dönmek istiyorum. Çok heyecan verici aslında notlar verdi bize Michael Parfit. Türkiye bağlamında bir soruyu bir eczacı izleyicimiz yöneltmiş Ali Dokucu
Tanay Sıdkı Uyar: Onun söyledikleri ile ilgili bir iki
Ahmet Yeşiltepe: Hemen oraya..hemen..ama
Ali Dokucu (Eczaci): Alternatif enerjilerden ülkemizde ne kadar yararlanılıyor? Türkiye'yi diğer ülkelerle karşılaştırdığımızda önümüze nasıl bir tablo çıkıyor? Enerji ihtiyacımızın yüzde kaçını alternatif enerji kaynaklarıyla sağlıyoruz?
Ahmet Yeşiltepe: Bu soruya geçmeden önce isterseniz dediğiniz gibi.
Tanay Sıdkı Uyar: Soruyu cevaplayalım, soruyu şey yaptıktan sonra. Şimdi alternatif enerjilerde ülkemizde hemen hemen hiç yararlanmıyoruz. Hiç yararlanmıyoruz. Hidrolik santrallerimiz var yani su gücünden büyük santrallerimiz var. O bayağı bir kapasite oluşturuyor ama bizim doğal çevreye uyumlu yenilenebilir enerjiye sürdürülebilir dediğimiz daha ufak ölçekli nehir tipi barajsız, kurulduğunda işte barajı dolmayan kaynaklardan söz ediyoruz küçük hidroliklerde. Bugüne kadar kullandığımız ülkemizde hidrolik santraller var. Jeotermal bir tane kurmuşuz elektrikten bahsediyorum tabi şimdi. 20 megawatt lık ama Türkiye’nin toplam kurulu gücüne baktığımızda 33 bin civarı. Yani 20, 33 binle 20 o kadar kullanıyoruz. Rüzgar santralleri o da 20 civarında 20 megawatt civarında 3-4 tane rüzgar santralimiz var. potansiyelimize baktığımız zaman Türkiye toplam elektrik ihtiyacının en az iki mislini rüzgardan sağlıyabilir. Deprem bölgesiyiz, jeotermal enerji çok daha yakınımızda yani yeraltının buhar ısısıyla Denizli’de olduğu gibi çok fazla elektrik üretebiliriz. En azından 5 milyon konutumuzu jeotermalle ısıtabiliriz. Rüzgarı söyledim, güneş 20 milyon insanın gelip burada güneşlendiği bir yerdeyiz. Hemen hemen bütün ihtiyacımızı sıcak su, hatta elektrikte üretebiliriz. Çok azını kullanıyoruz, onu söyleyeyim size. Yani çok azını..
Ahmet Yeşiltepe: Peki kullanabilecek teknik altyapıya sahip miyiz?
Tanay Sıdkı Uyar: Şimdi teknik altyapı kullanılabilmesi için kaynak lazım bir. İki, teknoloji lazım. Üç., bir siyasi irade lazım. Yani ülke için bu iyidir deyip uzun vadeli planlamaları buna göre yapmak. Kaynağımız var, onda hiçbir tereddütümüz yok, yani gelen insanlar belli, ormanlarımız belli, deprem bölgesi olması belli, rüzgarımız belli. Teknoloji petrol krizinden itirabaren bütün dünyada geliştirildi. Artık teknolojisi var. Yani bir rüzgar tribünü yaklaşık 20 bin kişinin elektriğini sağlayabiliyor. Yani 100 bin kişilik bir kentte 5 tane 2005 yılında üretilmiş ... ve seri üretime geçmek üzere olan rüzgar tribünlerinin bir tanesi 20 bin kişiyi, 5 bin aileyi besleyebiliyor. ...makalemizde de var zaten, o da dile getiriliyor.
Ahmet Yeşiltepe: Az önce sizin bir ekleme yapmak istediğiniz bir nokta vardı sanıyorum. Michael Prafit sözleriyle ilgili
Tanay Sıdkı Uyar: Ekleme, söyledikleriyle ilgili yani ben çok hemen hemen paralel düşündüğümüz hissettim. Onun için bir iki şeyi vurgulayacağım. Arkadaşımızın söylediği 50 yıl sonra fosil yakıtlar bitecek, uranyum bitecek. Bir önlem almamız lazım derken bir insan kalitesinden söz ediyor. Yani insanları diğer canlılardan ayıran uzun vadeli planlama, atmosferin içinde yaşayan diğer insanlar oturup birlikte değerlendirme ve atmosferi yaşanası tutma. Bunun sorumluluğunu dile getiriyor, onu vurgulamak istedim. Yani bir insan kalitesi gerekiyor, birbiriyle boğuşarak insanların, kim galip gelirse birbirine rakip görüp diğerini yok etmesi, ormanda olan birşey. Burada bir insan kalitesinden söz ediyor arkadaşımız.
Ahmet Yeşiltepe: O zaman insan yetiştirmek gerekiyor yani bu konuya hazırlanmak gibi
Tanay Sıdkı Uyar: İnsanları diğer canlılardan ayıran özelliklerimizi kullanmamız lazım. Yani 50 yıl sonrasına, 100 yıl sonrasında bakmamız lazım.
Ahmet Yeşiltepe: Peki vade olarak 50 yılı doğru bir süre olarak görüyor musunuz yani
Tanay Sıdkı Uyar: Tabi sürer. Yani 2050 yılında fosil yakıtlar kullanımı bitecek. Onların şeylerini bende derste, grafiklerini sonra size aktarabilirim. 80’li yıllardan itibaren yüzde 45 kadar enerjinin etkin kullanımıyla normal dengeye getirebiliyoruz. Atmosferin içinde yaşamı sürdürebilmemiz için 80’li yıllara göre yüzde 45’ini azaltmamız lazım enerji tüketimimizin dünya oraya yöneldi.
Ahmet Yeşiltepe: Bu noktadan bir projeksiyon yaparsak zor günler mi bekliyor insanoğlunu, yoksa daha güzel günler mi bekliyor. Enerjiyi kullanma açısından söylüyorum.
Tanay Sıdkı Uyar: Hayır insani kalitesini kullanıp planlarsa acı çekmeyecek ama planlamazsa insansız devam edecek atmosfer. Yani o anlamda ben iyimserim, çözüm var yani atmosfer yok olmayacak, dünya yok olmayacak. Onu
Ahmet Yeşiltepe: Ama şartlar bilir. Eğer doğru bir şekilde kullanılmazsa enerji kaynakları
Tanay Sıdkı Uyar: Şimdi kullanılmazsa insanların tamamı etkilenmiyor. Zaten endüstrileşmiş ülkeler daha önce bundan zarar görmüş ülkeler zaten enerjinin etkin kullanımı programlarını ve yenilenebilir enerjiye geçmekteler. 50 yıllık dönemi bunun farkında olmayan ülkeler kullansın istiyorlar. Onun için de dünyada bir ülkede 10 misli fazla elektrik tüketen, ekmek kızartma makinesi varsa, o diğer pazarlara aktarılarak bedel diğer bu işin farkında olmayan yani yöneticileri, mühendisleri, öğretim üyeleri, bu işin farkında olmayan ülkelerin yurttaşları bedeil ödüyor son 50 yılda. Mesela bazı petrol şirketleri hem petrole yatırım yapıyorlar, hem de güneş piline ve rüzgara. Güneş pili ve rüzgarı daha önce bu kafasını duvara vurmuş öğrenmiş ülkelere satıyorlar, onlar müşteri. Diğer kalanları da kömür, doğal gaz, petrolü de, bu işin farkında olmayan ülkelere 20-30 yıllık, mesela bizim doğalgaz anlaşmalarımız var. Yani biz 20 yıllığına almasakta parasını ödeyeceğimiz doğal gaz anlaşmaları yapmışız. Bakanlığımız bunların basıncını ortadan kaldırmak için uğraşıyor. İşte İran’la Mavi Akımla falan hani azaltmaya çalışıyor şimdiye kadar. Çünkü o 20-30 yıllığına tükenmekte olan bir fosil kaynağı bütün dünya iklim değişikliği anlaşması yaparken biz bağlamışız. Şimdi ikincisi nedir söyleyeyim burada şeyin arkadaşımızın söylediği. Son kullanımı yenilenebilir enerji kaynaklarında buluşturulabiliyor kaynakla. Demin benim söylediğim, güneş doğunca atmosferin her yerine eşit ulaştığı için 80’den beri geliştirilen teknolojilerde kaynak tüketimin yerine geliyor. Yani yerelde üretmek mümkün ama öbüründe belli bir ülkenin sınırında olan bir fosil yakıtı, almak ta, kullanmakta hepsi problem oluyor. Onu ulaşacağın adama taşırken yani kullanıcıya taşırken bayağı sorunlarımızı yaşıyorlar.
Ahmet Yeşiltepe: Sayın Uyar o kadar çok soru var ki. Bence biraz tempolu gidelim ve izleyicilerimizin merakını giderelim bazı konularda. Mesela yine rüzgar enerjisiyle ilgili bir soru gelmiş. Bir teknisyen Seyfi Gezici yöneltmiş bu soruyu size
Seyfi Gezici (Teknisyen): Rüzgar enerjisi mi yoksa nükleer enerji mi Türkiye için daha faydali? Daha doğrusu Türkiye'ye için en uygun olan enerji çeşidi hangisi?
Tanay Sıdkı Uyar: Türkiye’nin içinde var olan hiç dışarıya bağımlı olmayan, hatta dünyanın en rüzgarlı ülkelerinden olan Türkiye’de rüzgar enerjisi tek çözüm. Çünkü yerli iş imkanı da yaratıyor. Şimdi nükleer enerji kursanız Türkiye’de benim gibi işsiz nükleer mühendislerini başka ülkelerde çünkü oralarda da kapatılıyor, Amerika’da, Kanada’da pahalı olduğu için yeni nükleer santraller yapılmıyor ve kapatılıyor, kapatılma kararı alınıyor. Dolayısıyla çok sayıda nükleer işsiz var. Onun için demin söylediğim gibi bize öneriyorlar. Sizin için en iyisi nükleerdir diye. Buna inanmayalım. Kendi ülkemizde olan rüzgar enerjisi, teknolojinin de geldiği boyutta bizim için en yararlı olan.
Ahmet Yeşiltepe: Peki bir eğitimci Burcu Evsiz sormuş.
Burcu Evsiz (Eğitimci): Hidrolik enerjiden yararlanmak için büyük baraj, santral zorunluluğu var mı? Küçük nehirlerden hidrolik enerji konusunda yararlanilamaz mi?
Tanay Sıdkı Uyar: Kesin yararlanılır. Zaten bizimde Avrupa Birliği’ne uyum sürecinde çıkartmamız gereken yenilenebilir enerji yasası çıktı. Yenilenebilir enerji yasasının Avrupa yenilenebilir enerji birliği Türkiye bölümü yöneticisi olarak bizim görüşümüz; çıkartılan yenilenebilir enerji yasamız, ufak hidrolik santrallere destek olmuyor. Onların yapılması için elverişli koşulları hazırlamıyor. Çünkü 50 megawatt’a kadar santraller desteklenir diyor. Bütün dünyada Avrupa’da yenilenebilir enerjinin hidrolik santrallerinin desteklenmesi demek, 1 megawatt, 5 megawatt, 10 megawattlık nehir tipi santrallerin desteklenmesi. Bekliyoruz ki ikna etmeye çalışıyoruz ki bu santraller asıl olarak desteklensin. Çünkü barajlı hidrolik santraller sürdürülebilir değil, baraj gölleri doluyor.
Ahmet Yeşiltepe: Evet şimdi bir izleyicimiz sorusunu kendisi yöneltecek size, hepberaber izleyelim.
Turan Ermez (Memur): Rüzgar enerjisini kullanmamiz Türkiye açısından daha iyi olmaz mi? Kendim için, kendi arka bahçeme rüzgar enerjisi kurmak istediğimde kendim kurabilir miyim? Acaba neler yapmam gerekir?
Tanay Sıdkı Uyar: Şimdi arka bahçeniz varsa o kadar geniş, olabilir tabi de. Şimdi teknolojinin geliştiği haliyle eğer kırsal kesimdeyseniz çiftlik gibi bir yerdeyseniz, şebekeden uzak bir yerdeyseniz kendiniz için öyle ufak bir sistem kurmak hem ekonomik, hem uygun rüzgarda varsa ama teknolojinin gelişim biçimiyle artık rüzgar tribünleri daha büyük ölçekli, demin söylediğim gibi 20 bin kişiyi besleyen rüzgar tribünleri ya deniz üstünde veya yaşam yerlerinin uzağında bir yerde kuruluyor ve şebekeye bağlanıyor elektrik. Diğer santraller gibi kullanılıyor ama konutunuzda kullanmak istediğinizde rüzgar değil, güneş pilleri hani demin sözünü ettiğim elinden tutulup büyütülmesi gereken bebek dediğimiz yenilenebilir enerji yasamız ona da imkan tanımıyor. Çünkü ortalama 5 cent veriyor. 5 cent verdiği için de ekonomik olmuyor. Onu 20’ye çıkarttığımızda herkes kendi çatısına koyup kullanabilecek. Arkadaşımızın arka bahçesi değil ama çatısına güneş pili koyup tüm elektrik ihtiyacını sağlayabilir.
Ahmet Yeşiltepe: İşte bu noktada bir soru daha var. yine izleyicimizin kendisi yöneltecek size.
Saadet Kaya (Hemşire): Türkiye'de alternatif enerji kaynakları teşvik kapsamına alınabilir mi yani alındı mı?
Tanay Sıdkı Uyar: Evet bunu kısmen cevapladık. Avrupa’da o bebeğin yürümesi için 2.5 cent fazla vermesi gerekiyor Almanya’nın yasa olarak rüzgara ama Türkiye’de yüzd 50 daha fazla rüzgar olduğu için 5 cent verdiği zaman ki bu ortalama bir fiyat. Yani yasa öyle çıktı, ek bir destek yapmadı. Ortalama fiyattan belirlenen almayı kabul ediyorum dedi. Yani suç olmaktan çıktı yenilenebilir enerji kullanmak. 5 cent’ten alacağını söyledi. Çok rüzgarlı yerlerde bu mümkün kullanımı. Daha az rüzgarlı yerlerde yetmeyecek bebeğin yürümesine. Rüzgar için böyle. Güneş için söyledim, Avrupa’da 55 cent, bizde 20 cent yeterdi ama gene 5 cent ile olmayacak. Jeotermal kaynaklar biraz daha fazla verilmesi lazım 5 cent’ten. Biokütle dediğimiz bitkilerin toplanması artık Avusturya’da mesela yüzde 70’ini bitkilerden elde ediyorlar biokütle dediğmiz. Onun da kapasitesi küçüldükçe biraz daha destek olma, 6 cent, 7 cent olması lazım. Bunları yapmıyor, eksikleri bizim yasamızın. Hidrolikte de söyledim, küçük hidroliklere hayat hakkı tanımıyor, daha büyüklerini yapıyor. Yasa çıktı fakat bizimki gibi ülkede biraz daha destek olup fosile olan bağımlılığımızı azaltmak lazım ama kaygı şu; ya fosil fiyatları artarda daha çok yenilenebilr enerji kullanırsa ne yaparız sorusu. Çünkü uzun vadeli kömür, doğal gaz, petrol anlaşmaları yapıldığından onlara nasıl olsa para ödeyeceğiz. Onun için yenilenebilir enerji kullanmayalım gibi bir ya çok kullanılırsa oraya açıktan ödeyeceğimiz para artar gibi endişe var.
Ahmet Yeşiltepe: Öyle bir politika var. Evet uygulanıyor. Şimdi yine bir izleyicimiz Gazanfer Keskin kendisi yöneltecek soruyu size
Gazanfer Keskin (Tahsilatçi): Türkiye'nin alternatif enerji haritası çıkarıldı mı acaba? Bununla ilgili gelişmeler ve çalışmalar anlamında neler yapılıyor?
Tanay Sıdkı Uyar: Şimdi alternatif enerji..rüzgar haritası yapıldı. 89 yılında Marmara Bilimsel Endüstri Araştırma Merkezinde ben çalışırken arkadaşlarımızla yapmıştık.
Ahmet Yeşiltepe: Güneş için daha...
Tanay Sıdkı Uyar: Güneş için var. Zaten güneş atmosfer sürekli izlendiği için işte Amerika’da uzay şeyinden gayet rahat hepsini alabiliyorsunuz, sayfalarında var zaten. Yani atmosferin içinde nereye güneş, hangi şiddetle düşüyor, ne kadar enerji üretilir, bulutluluk da metaroloji de izlenebiliyor. Türkiye’de alternatif enerji haritası çıkarıldı yani ayrıca rüzgar atlasını da yerelde ölçüp yapmak gerekiyor. Rüzgar çünkü noktaya değişiyor. Bazı yerlerde esiyor, bazı yerler...bu yapıldı. Şu anda potansiyelin olduğu kesin. Çünkü yaklaşık 700 yerde ölçüm yapıldı. Her biri 50 megawatt olsa güç santrallerinin kurulacak, zaten 35 bin megawatt. Yani şu anki kapasitemiz, kurulu kapasitemiz kadar zaten ölçüm yapıldı, hazır bekleyen projeler var. Onlar işte siyasi iradenin buna öncelik verip diğer fosil yakıtları, bağımsızlıkları ertelemesini veya iptal etmesini bekliyor.
Ahmet Yeşiltepe: Aslında bir senaryo sorusu. Bir emekli izleyicimiz Kenan Sözer yöneltmiş bu soruyu size. Aslında genel hatlarıyla bazı yönlerden cevaplarını verdik diyebiliriz ama bu senaryo eğer gündeme gelirse ne yaparız diyor.
Kenan Sözer (Emekli): Bir sebeple geleneksel enerji yöntemlerimiz aniden kulanılmaz hale gelirse, ülkemizde enerji kaynaklari tükenirse ne yapacağiz? Elektrikler kesildiğinde devreye giren jeneratörler gibi, alternatif enerjiler de jeneratör görevini üstlenebilir mi? Bunun için ne kadar bir süre gerekir?
Tanay Sıdkı Uyar: Keşke öyle bir şey olsa da yenilenebilir enerji kaynaklarımızı kullanabilsek ben diyorum.
Ahmet Yeşiltepe: Ve ona geçebilsek diyorsunuz.
Tanay Sıdkı Uyar: Çünkü 3 ay içinde rüzgar tribünleri kurulabiliyor. Yani bir hidrolik santral, bir nükleer santral mesela dünya bankasının nükleer santrallere kredi vermemesinin nedeni uzun süreler alması ve bulunduğu yerde güvenlik altyapısı maliyetleri. Kredi vermiyolar, veremiyorlar çünkü yatırım şeyi olmuyor, elverişli olmuyor. Güneş hemen kullanılabilir. Hemen kuruluyor, hemen kullanılıyor. Yani hiç beklemiyorsunuz. 3 ayda rüzgar santralini kurabiliyorsunuz, ölçüm yapılmışsa. Çok çabuk hemen yerini alır ve insanlar birden yüzyıl önceki akıllılıklarına dönerler ama öncelikle tabi enerjinin etkin kullanımı yani israf ettiğiniz zaman ona rüzgar da hiçbirşey de yetişmez. Orada da asıl önemli nokta dünya üzerinde hatta Avrupa içinde bir noktadan diğer konuma, pazarlara standart dışı pazar değeri olmayan ben onlara çöp teknolojiler diyorum. Hani standart dışı kalmış artık, kullanılmayan kredilerle bunların aktarılması. Aktarıldığı zaman o ülke çok daha pahalıya enerjisini sağlama zorunda kalıyor.
Ahmet Yeşiltepe: Bir izleyicimiz yine Sadık Yazman şu soruyu yöneltmiş;
Sadık Yazman (Memur): Biz kendi nükleer santralimizi kurup işletebilir miyiz, yoksa bu santral için gerekli teknolojileri ithal etmemiz mi gerekecek? Aynı şekilde rüzgar enerjisi için gerekli teknolojiler yurt dışından mi sağlanıyor, yoksa Türkiye'de bu teknolojilere sahip miyiz?
Tanay Sıdkı Uyar: Şimdi nükleer teknoloji başka kısıtlarda var. Hani silahlanmayla ilgili vs. Öyle al sen nükleer santrali hep denmiyor ama bununda ötesinde eğer üretip satmak veya işte onun diğer ...alıp zenginleştirmek işte dünyada güç olmak gibi falan amaçlarınız yoksa zaten öyle bir şeyi kurması ekiplerin oluşturulması, maliyeti çok fazla. Onun için dışarıdan ithal edilecek. Dışarıdan da Avrupa’dan diyelim bir epr diye bir 1.500 megawatt lık santrallerden söz ediliyor 2012 yılında alınacak. Bu santrallerde artık 1980’de Avrupa’da kullanılması planlanan ama kullanılmayıp şu anda müşteri bulamayan santraller. Finlandiya’ya ve Türkiye’ye satılmak
Ahmet Yeşiltepe: Aslında o çerçevede bir soru var. izleyicimiz Sezgin Han şöyle sormuş;
Sezgin Han (Yönetici): Sizce ülkemiz nükleer enerjiye hazir mi? Bu 3 santrali kurmak için çalışmaların sürdürüldüğü açıklandı. Nükleer atiklar ne olacak? Bu atiklar nerede depolanacak?
Ahmet Yeşiltepe: İsterseniz burada bir parantez açıp bu soruyu cevaplayalım sonra da rüzgar enerjisiyle ...teknolojiye geçelim.
Tanay Sıdkı Uyar: Şimdi bu sözü edilen 1500 megawattlık 3 tane denilen 4500 megawatt. Avrupa basınçlı su reaktörü dediğimiz 1980 yıllarında Avrupa’da kullanılmak üzere geliştirilen yani bir önceki teknolojiden yaşandığı sorunlar nedeniyle ama Avrupa’da da müşteri bulamayan teknoloji. Şimdi bunun atıkları, nükleer atıklar, laboratuvarda kullanılan nükleer malzeme içinde sorun. Mesela Amerika’da eyaletler birbirinden nükleer atık almıyorlar artık. Onun için de laboratuvarda başka tekniklere dönülüyor, nükleer teknikler bırakılarak. Amerika’da Yuka dağındaki şey, hazırlanan alan, Amerika’daki çevre bakanlığının ve ilgili kuruluşların kısıtlamaları nedeniyle standartlar nedeniyle yapılmasında zorluklar yaşanıyor ve şu anda dünyada yer aranıyor bunlar için. Şimdi buna bir bulaştığımız taktirde hatta bu tartışmalar olurken nükleer sorduklarında firmalara nerede depolanacak dediğimde. Toroslar çok iyi bunun için demişlerdi. Şimdi burada şöyle bir tehlike var. Standartımız bizim henüz düşük olduğu için hatta ücretsiz bile bize böyle bir tesisi yapmayı önerebilirler. Yani Avrupa Birliği’ne girmeden önce. Onun için ben çok endişe ediyorum. Yani nükleer santrallerin kurulması gibi bir karar alındığı taktirde beraberinde bütün Avrupa’nın çöplerinin düşük standartı Türkiye’de yapılacak. Bir çöp tesisinde depolanması gündeme gelebilir. Bu bir tehlike olarak görüyorum.
Ahmet Yeşiltepe: Komplikasyonları çok büyük diyorsunuz. Rüzgar enerjisiyle ilgili sorunun bölümünü tamamlayalım. Tamam bunu ithal ediyoruz bunun teknolojini
Tanay Sıdkı Uyar: Rüzgar enerji dediğim gibi tamamıyla dışa bağlı, dışta iş yaratan birşey. Rüzgar santrallerine geldiğimizde rüzgar santralleri, böyle bir kısıtlama yok. Yani ne silahlanmayla alakası var, ne başka birşeyle alakası var.
Ahmet Yeşiltepe: Türkiye’de bunları yapan firmalar var mı?
Tanay Sıdkı Uyar: Şu anda üretiliyor ama şu anda üretilenler diğer bütün şeyler gibi artık diğer ülkelerde satılmayanlar burada üretiliyor ama biz ülkemiz o siyasi irademizi gösterip geleceğimiz için bu anlamlıdır dediğimizde, o en yeni teknolojiler çok kısa zamanda üretilebiliyor.
Ahmet Yeşiltepe: Çok basit şekliyle, çiftliğiniz var, çiftliğinizde böyle bir teknolojiyi kullanabilecek bir altyapı kurma şansınız olabilir mi yani böyle bir firmayla
Tanay Sıdkı Uyar: Onlar çok kolay. Ben şeyden söz ediyorum. Alternatif enerji alternatifi olarak dünyanın en rüzgarlı ülkelerinden birinde hem iş imkanı yaratabilir. Mesela Almanya’da son 10 yılda Almanya’daki yasa nedeniyle 130 bin kişiye iş imkanı buldu.
Ahmet Yeşiltepe: Bu noktada hemen bir izleyicimizin sorusu var onu kendisinin ağzından alalım. Yanıta devam edelim.
Koray Genç (Öğretmen): Hangi alternatif enerji türünün insanlara daha fazla iş imkani taniyabileceğini soruyorum.
Tanay Sıdkı Uyar: Şimdi yenilenebilir enerji
Ahmet Yeşiltepe: Rüzgarlı Almanya’da çok büyük bir iş potansiyeli var.
Tanay Sıdkı Uyar: Tabi. Bütün yenilenebilen. Almanya’da bütün yenilenebilir enerjide son 10 yılda 130 bin kişiye yerli iş imkanı yarattılar. Bu yani 130 bin kişi tasarımından şeyinden hepsi yerli iş imkanı ve her sene bir nükleer santrallerini kapatıp, onun yerine rüzgar santrali kuruyorlar. Türkiye’den yüzde 50 daha az potansiyelle yani 7.5 cent veriyorlar bir kilowatt saat elektriğe herhangi birisi ürettiğinde. Bizde hiç buna gerek olmadan iş imkanı da yaratılacak. Biokütlede de aynı şey var, hani bitkilerin toplanması vs. si.
Ahmet Yeşiltepe: Biokütle’yi biraz açar mıyız izleyicilerimiz için?
Tanay Sıdkı Uyar: Açalım. Biokütle dediğimiz bitkiler atmosferin içinde büyürken atmosferdeki karbondioksiti alıp bünyelerinde karbonu tutup, oksijeni dışarı veriyorlar. Yani kendi kütlelerini oluşturuyorlar. Şimdi bu kütle toplandığında, yani marangozhaneden atıkları düşünün, tarladaki ürün sonrası kalan atıklar, yakılan şeyler bunlar toplanıp, bir yerde enerji üretimi amaçla yararlanılıyor.
Ahmet Yeşiltepe: Biobenzin olarak adlandırılan bir ürün var son dönemde
Tanay Sıdkı Uyar: O ayrı. O da bitkilerin ayrı. Bu yaktığınızda atmosfere bir miktar karbondioksit veriyor ama bitki büyürken karbondioksiti geri alıyor. Şimdi bu normal bitki atıklarının falan toplanması. Bir de enerji ormanları dediğimiz daha hızlı büyüyen bitkiler yetiştirip bu işlemi kullanıp, atmosferden karbondioksiti çekip, yeniden yaktığımızda ek karbondioksit vermiyoruz yani en büyük alternatif kendi doğallığı içinde kömüre, doğalgaza, petrole çünkü her kömür yaktığımızda 1 kilowatt saat elektrik için santralde 1 kg karbondioksit veriyoruz atmosfere iklim değişikliğine yol açan ve iklim değişikliğine katkıda bulunan fosil atıkları bu kadar yakarsak önümüzdeki 100 yıl içinde deniz seviyelerinin 1 metre yükselmesini bekliyoruz ve sıcaklıkların da 1 ile 5 derece artmasını. Onun için kyoto protokolü var, onun için onlar tabi ayrı konular ama
Ahmet Yeşiltepe: Bütün bunlar tabi istihdam yaratacak yeni enerji alanları, alternatif enerji alanları.
Tanay Sıdkı Uyar: Yerli iş imkanı aratıyor, önemli olan o. Yerli iş imkanı yaratıyor. Teknolojisi de bir rüzgar tribün fiyatına tasarımını yapıp bizim sanayicilerimiz çok güçlü. Yani öyle bir imkan verildiğinde hemen üretebilirler.
Ahmet Yeşiltepe: Evet bir sorumuz daha var. Ahmet Çevik işletmeci izleyicimiz şöyle sormuş sorusunu;
Ahmet Çevik (İşletmeci): Ülkemizde kullanılan doğalgaz, petrol gibi fosil yakıtlar diğer enerjilerle karşılaştırıldığında gerçekten daha mı ucuz yoksa devlet petrol, doğalgaz fiyatlarının tüketiciye yansımasını engellemek için bütçe ödeneğiyle mi bu yakıtlarin ucuz görünmesini sağliyor?
Tanay Sıdkı Uyar: Şimdi doğalgaz konusu tabi önemli. Son yaklaşık 10 yılda 67 milyar metreküplük doğalgaz anlaşması yapmışız değişik ülkelerle ve bunu ya satın al ya öde anlaşmaları şeklinde yapmışız. 1984 yılında Amerika’da doğalgazdan elektrik üreten firmaların yaptığı işi yapmışız. Onlar milyarlarca dolar zarar ettiler bundan. Çünkü zannettiler ki uzun vadeli yararlarına olacak. Biz aynısını işte 1900’lü yıllardan itibaren yapmışız. Şu anda enerji bakanlığımız elinden geleni yapıp bu bağımlılıktan kurtulmaya çalışıyor. Çünkü belli miktar 240 milyar dolar biz hesapladık yaklaşık TUGİAT ile yaptığımız bir çalışmada. 240 milyar dolarlık para vermeyi taahüt etmişiz, doğal gazı alabilsekte almasakta. Şimdi böyle bir taahüt olduğu zaman enerjinin etkin kullanımı, yenilenebilir enerji kullanımı gibi alternatifler yapsanızda hiçbir işe yaramayan alternatifler olur. Çünkü 240 milyar doları azaltmıyor. Yani oradan diyelim 1 milyon kilowatt saat daha az elektrik tüketecek bir enerjinin etkin kullanımı işi yaptınız. Bir tane de uzman bunu yaptı. Uzmanın parası 240 milyar doların üstüne ekliyor. Böyle bir sıkışıklık var. doğalgazda bu sorun var. Yani kamu açıkladı zaten enerji bakanlığı. Hidrolik santrallerimiz çalışmayacak artık, yani su bulamadık, doğalgaz kullanacağız dedi. Kamunun bu desteği ya olacak ya da bütün yurttaşlara ödetilecek. Yani doğalgazı 1000 kişi kullanıyorsa 500 kişi kullanmazsa diğerlerine 500 kişiye .... veya onlara ayıptır denirse bütün yurttaşlara ödenecek. Böyle bir sorunumuz var. Bunu halletmemiz lazım. Bence doğalgaz anlaşmalarını iptal edip yani şey taahüdünü, her sene şu kadar alacağız taahütünden vazgeçmek lazım.
Ahmet Yeşiltepe: Sayın Uyar çok teşekkür ederim programımıza katıldığınız için. Bugün National Georgraphic dergisinin kapağına taşıdığı petrolden sonra dünya enerji açlığını nasıl doyuraca sorusuna vatandaşlarımızın sorularını sizlere yönelterek cevaplarını bulmaya çalıştık. Çok teşekkür ederiz tekrar.
Tanay Sıdkı Uyar: Bende teşekkür ederim.
Ahmet Yeşiltepe: Evet NTV’ye Sorun bugün itibariyle sona eriyor. Ancak soru, görüş ve önerileriniz için açık hattımız 24 saat süreyle açık. Sizin soru, görüş ve önerilerinizi bekliyoruz. Bir başka programda yeniden görüşmek umuduyla hoşçakalın.
|