İSTANBUL - Cazın standart sularında seyreden, 50ler ve 60lar kokan How Much Do You Love Me? albümünde Tuna Ötenel 50 yılı aşan caz müzik birikimini onlar bu albümün yıldızları dediği değerli müzisyenlere ekleyerek, bugüne kadar kelimelerle anlatmaya çalıştığı hikayesini bu kez müzikle, her tür beğeniye hitap edebilecek, yalın ve kolay dinlenebilir bir formda sunuyor.
Albümde piyano ve saksofon çalan Tuna Ötenele onlarla hayat birlikteliğim var dediği çok değerli müzisyenler, gitarda Neşet Ruacan, trompette İmer Demirer, kontrbasta Kürşat And ve davulda Ateş Tezer eşlik ediyor.
 | |
3 gün gibi kısa bir sürede İTÜ MİAM Stüdyosunda akustik bir tonlamayla canlı olarak kaydedilen albüm, müzikteki caz kulüp performansı havası ile doğallık ve samimiyeti korumak adına rötuşsuz olarak dinleyiciye sunuluyor.
 | |
Ötenelin eski günlere duyduğu özlemi latin caz tınılarıyla anlattığı ve stüdyoda spontane olarak çıkan atışmalarla zenginleşen Eski Günler, Polonya hakkında belgeseller izledikten sonra yazdığı ama orada verdiği konserler sırasında dinleyicilerin çok etkilenip kendilerine ithaf etmesini istedikleri Polonya, solo piyanoyla harikalar yarattığı ve dinlerken rüzgarın ferahlığını hissedeceğiniz İmbat, trompetin başrolde yer aldığı Hunter, aslında her şeyin merkezi olan Rıhtım Caddesi, dünyada çok yorumlanmış olmasına rağmen Türkiyede ilk defa kaydedilen caz standardı I Wished On The Moon ve tabii ki albüme adını veren, melodisiyle insanın içine işleyen How Much Do You Love Me? ile albümün bir kez içinize akmasına izin verirseniz, o hep sizinle kalacak.
Tuna Ötenelden yalın, sıcak ve samimi bir hikaye olarak değerlendirilebilecek albüm Denizbank Finansal Hizmetler Grubunun katkılarıyla gerçekleştirilmiş.
Tuna Ötenel - Biyografi Tuna Ötenel, 1947 yılında Bulgar göçmeni Ahmetoğlu Cevdet Beyin oğlu olarak dünyaya geldi. Cevdet Bey çok yönlü bir müzisyendi, hatta keman çalarken kuş sesleri çıkarttığı için ona Ötenel soyadı verilmişti. Adeta müziğin içine doğan oğul Ötenel ise, ismini Bulgaristandan Türkiyeye uzanan Tuna nehrinden aldı.
 | |
Küçük yaşlarda babasından piyano dersleri alarak müziğe başlayan Tuna Ötenel, 5 yaşında babasının yemek ve dans müzikleri yapan orkestrasına eşlik etmeye başlamıştı bile. Yalnızca piyano değil, çeşitli vurmalı çalgılar ve boyu yetişmediği için ayakta davul çalan Ötenel için bu yıllar, tam bir çekirdekten yetişme dönemi oldu.
Ötenel daha ilkokulu bitirmeden girdiği Ankara Devlet Konservatuarı sınavını, öğretmenleri yeteneğine hayran bırakarak kazandı. Arkadaşları, dinlediği melodiyi hemen ezberleyen Ötenele şeytan kulak adını takmakta gecikmediler. Konservatuarda Ferhunde ve Ulvi Cemal Erkinin öğrencisi olan Ötenel, zamanla o yıllarda yanına yaklaşılması kesinlikle yasak olan bir müziğe, caza ilgi duymaya başladı ve ne yazık ki bunun bedelini, bütün notları iyi olduğu halde okuldan uzaklaştırılarak ödedi.
Ötenelin bundan sonraki yılları babasının orkestrası ve Ankara Radyosu Çocuk Kulübünde çalarak geçti. 1964 yılında, konservatuar yıllarında aşık olduğu cazla kendisini tanıştıran Metin Gürelle karşılaştı ve onun caz orkestrasında çalmaya başladı.  | |
1968 yılında ise, Cazı ondan öğrendim dediği Gürelin kendisine bir alto saksofon hediye etmesiyle Ötenelin caz macerasında yeni bir sayfa açıldı. Daha sonra tenor ve alto saksofon da çalacak olan Ötenel, piyano altyapısı olduğu için yeni enstrümanında ustalaşmakta hiç güçlük çekmedi ve hatta kendi kuşağının en önemli saksofoncusu oldu.
Metin Gürel Orkestrasından ayrıldıktan sonra Şanar Yurdatapan, Atilla Özdemiroğlu, Cezmi Başeğmez gibi müzisyenlerle bir süre Dün, Bugün, Yarın Orkestasıyla, ardından da başka orkestralarda çalışan Ötenelin bir sonraki durağı, Erol Pekcan Orkestrası oldu.
Piyano ve saksofonda Tuna Ötenel, bas gitarda Kudret Öztoprak ve davulda Erol Pekcandan oluşan üçlü 1978 yılında Türkiyenin ilk caz plağı olan Caz Semaiyi yaptı. Albüm anonim bir halk türküsü olan Aliyi Gördüm Ali yi dışında Ötenelin bestelerinden oluşuyordu.
 | |
Tuna Ötenelin bundan sonraki yılları da hep müzikle içiçe geçti. Okay Temiz ve neyzen Aka Gündüz Kutbayla Avrupa turnesine çıktı, İsveçte trompetçimiz Maffy Muvaffak Falayla çaldı, Okay Temizin Zikir albümünde yer aldı. Türkiyede Emin Fındıkoğlu Orkestrası, Süheyl Denizci yönetimindeki TRT Hafif Müzik Ve Caz Orkestrası; jam sessionlarda Herbie Hancock, Benny Carter, Harry Sweets Edison, Karyn Korg, Hilton Ruiz, Buster Williams gibi dünyaca ünlü müzisyenlerle çaldı.
Kontrbasta Miles Davis, Bud Powell, Dizzy Gillespie gibi ünlü isimlerle birlikte çalmış olan Pierre Michelot ile davulda Stan Getz ve Dizzy Gillespie ile çalmış olan Philippe Combelle eşliğinde Fransada kaydettiği Vian Köpüğü-LEcume de Vian 1998 yılında Aura Recordsun ilk albümü olarak yayınlandı. Vian Köpüğü Tuna Ötenelin ikinci solo albümüydü ve çıktığı yıl Jazz Dergisi okuyucuları tarafından Yılın Caz Albümü seçildi.
Ötenel 2000 yılında Fransada yine aynı kadroya ilaveten trombonda Raul De Souzanın eşliğinde Voyageur albümünü yaptı ve Avrupada birçok festival ve kulüpte çaldı.
Tuna Ötenel, 2003 yılından beri Bilgi Üniversitesi Müzik Bölümünde Caz Piyano dersleri veriyor.
DİSKOGRAFİ
Caz Semai (Erol Pekcan ve Kudret Öztoprak ile birlikte) , 1978
Sometimes, 1994 / Uzelli
Vian Köpüğü-LEcume de Vian, 1998 / Aura Records
Voyageur, 2000 / Jazzenvil
How Much Do You Love Me?, 2005 / Aura Records
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
| |