| |
|
|
| |
| 
Yazara e-posta atmak için resmin üzerine tıklayın. | |
|
Ancak herkesin aklı fikri Sophiada. Demek gerçek yıldız olmak böyle bir şey. Ben gençler hatırlamaz, en azından ilgilenmez sanıyordum ama aktrisin üçte bir yaşındakiler bile, açılış filmini falan boşvermiş, onu görme aşkıyla yanıp kavruluyor. Güzelliği ve yeteneği hep şahsında birleştirmiş bir oyuncuya da bu kadarını çok görmemek gerek. Hatırlarsanız, Dünya Kadınlar Günü kutlama yöntemimizi beğenmeyerek, gelişini iptal eden Emmanuelle Beartın yerine hemen davet edilmiş, daveti hemen kabul etmişti. Olsun, Beart henüz genç sayılır, küskünlüğü geçerse, gene gelir. Loren ise, belki karşı karşıya gelince sihrine kapılıp inanmazsınız ama, 71 yaşında...
Galalar da itibar görecek tabii: Yeni Woody Allen filmi Melinde ve Melinda, Scrubs dizisinin John J.D. Dorianı Zach Braffın yazıp yönettiği ve birkaç Umut Veren Yönetmen ödülü aldığı Garden State, malum hanımlar (lavanta kokulu), Smoking/No Smokinge yazdığı (bizce) nefis senaryoyla da tanıdığımız oyuncu Agnès Jaouinin yönetmen olarak ikinci filmi Resim gibi/Comme une Image, Wong Kar-Waiden In the Mood for Love
|
|
| Imelda Staunton’ın 'ödüllü' oyunculuğuyla da zenginleşen Mike Leigh filmi ‘Vera Drake’.
| |
kıvamında bir aşk filmi: 2046, gene Kar-Wai ile Soderbergh ve Antonioninin ortaklaşa yönettiği Eros, Imelda Stauntonın oyununu merak ettiğimiz için daha da bir heyecanla beklediğimiz Mike Leigh filmi Vera Drake. Bu arada 2046da, yönetmenin dört yıl önceki filmi In the Mood for Loveın iki başrol oyuncusu, Tony Leung ve Maggie Cheungun yanısıra Gong Li ve Zhang Ziyinin de oynadıklarını belirtelim.
Sonra çeşitli başlıklar altındaki ustalar ve nostaljinin derin sularına gömülmemize yol açacak olan iki film: Sarband refakatinde izleyeceğimiz, Rudolf Valentinolu Şeyhin Oğlu ile, sinemanın en büyük komedi ustalarından Buster Keatonın Generali. O da, Akbank Oda Orkestrası eşliğinde. Yukarıda bahsi geçen Jane Campion ve Harvey Keitel, yıllar önce birlikte çalıştıkları Piyanoyu sunacaklar.
Festivale Tulse Luper üçlemesiyle katılan yönetmen Peter Greenaway, Campionın filminin (kötü bir Avustralya filmi) müziğini yaptı diye bestecisi Michael Nymanla bir daha birlikte çalışmama kararı almıştı. Uyguladı da...
|
|
|
|
|
| | | 'Tulse Luper'in Çantaları'
|
| |
Zaten bizi de şu noktada esas ilgilendiren, Greenawayin ilkini daha önce Festivalde (sanırım geçen yıl) izlediğimiz üçlemesi. Tulse Luper projesinin film ayağını oluşturan ve profesyonel yazar, proje adamı, meslekten hapishane kuşu Tulse Henry Purcell Luperın hayatını yeniden kurgulayan Tulse Luperin Çantaları üçlemesi; sinema, televizyon, CD-ROM, İnternet ve kitap gibi beş farklı mecraya yayılan projenin en ağırlıklı bölümü.
Geleceğin Karanlık Yüzünü ihmal etmemenizi de halisane tavsiye ederiz. Gerçi Terry Gilliamın Brazili CNBC-ede oynuyor ama, Ridley Scottın şaheseri Blade Runnerı sinemada bir kere daha görme fırsatı da kaçmaz. Bölüme THX 1139la katılan, bir ışık ve renk denemesi yapmış (belki de ışık ve beyazlık demek daha doğru) George Lucas sizi şaşırtabilir, bildiğiniz gibi değil çünkü. Ama Derek Jarman (Jubilee) ve Jean-Luc Godard (Week-End), aynen bildiğiniz gibi. Bence, 24.Uluslararası İstanbul Film Festivalinin en takdire şayan bölümlerinden biri. Canlandırma Sineması: Çek Cumhuriyeti (Trnka ile Svankmajer, vd.) ve Kore Sineması da öyle. Festivalin gelenekleşmiş bölümlerini de unutmuyoruz, tabii. Bir de, belki diyorum yıl içinde Türk filmlerine gitmeyi ihmal etmişsinizdir de, şimdi, hiç değilse merak ettiklerinizi görmek için bu fırsattan yararlanırsınız. Neden olmasın?
Film Festivali Sitesi için tıklayın
|
|
| |