|
|
|||||
| 29 Mart 2005 Dünya Bankası Türkiye Direktörü Andrew Vorkink, Türkiyenin son yıllarda makroekonomik politikaları sürdürebilmek için büyük aşamalar kaydettiğini, ancak hala riskler bulunduğunu ifade ederken, Cari açıkla ilgili dikkat edilmesi lazım dedi. Vorkink, doğrudan yabancı yatırım çekmekte başarısız olan Türkiyede yatırımcılar için gerekli ortamın henüz tam olarak sağlanamadığını ancak bu yolda adımlar atıldığını söyledi. | |||
![]() |
![]() Vorkink: Kriz ortamı görmüyoruz |
|||
| Vorkink, TÜSİADın düzenlediği Türkiyede Dünya Bankası ve Türk Şirketleri İş İmkanları konulu seminerde yaptığı konuşmada, bankanın Türkiyedeki faaliyetleri hakkında bilgi verdi ve Türkiyedeki yatırım ortamı konusunda yapılması gerekenleri sıraladı. ÖNEMLİ OLAN EKONOMİK İSTİKRAR Yabancı yatırımcıların bir ülkeye girerken baktıkları ilk şey vergi oranlarının düzeyi değil, siyasi ve ekonomik istikrardır diyen Vorkink, Ayrıca düzenleyici otoritelerin etkinliği ve mevzuatın herkese adil biçimde ve eşitçe uygulanması, vergi sistemindeki öngörülebilirlik de yabancı yatırımcılar açısından çok önemlidir dedi. Vorkink, Türkiye gibi gelişmekte olan bir ülkenin GSMHsinin en az yüzde 5i kadar doğrudan yabancı yatırım çekmesi gerektiğini ancak bunun yüzde 1den daha az olduğunu söyledi. Türkiye 2002 yılına kadar yılda ortalama 1 milyar dolarlık yabancı doğrudan yatırım çekti. Bu rakam 2003 yılında yaklaşık 580 milyon dolara geriledi ancak 2004 yılında yabancıların gayrimenkul alımlarının da büyük orandaki etkisiyle bu rakam 2 milyar doları aştı. Bu yıl ise bunun çok daha üzerinde bir giriş bekleniyor. Türkiyenin bunu başarmasında Dünya Bankasının katkısının devam edeceğini söyleyen Vorkink, bu kapsamda Türkiyeye her yıl ortalama 1.5 milyar dolarlık altyapı, ekonomik ve mevzuat reformu yardımları yaptıklarını söyledi ve ekledi: Gelecek yıl da bu kadarlık bir yardım olacak. Türkiyede kayıtdışı ekonominin azaltılamamış olmasının da önemli bir engel olduğuna değinen Vorkink, kayıtdışı ekonominin önemli kaynaklarından olan KOBİlerin ekonomik ve finans ortamına daha çok çekilmesinin, kayıtdışılığı azaltacağına dikkat çekti. Türkiyede halkın yüzde 27sinin günde 2.15 dolar olarak tanımlanan fakirlik sınırının altında olduğunu ve bunun 20 milyonluk bir nüfusa karşılık geldiğine dikkat çeken Vorkink; Türkiyenin emeklilik, sağlık, eğitim gibi konularda reformlara ihtiyacı olduğunu, hükümetin bu konudaki çalışmalarının Dünya Bankası tarafından desteklendiğini söyledi. KADIN İSTİHDAMI ARTIRILMALI Kadın nüfusun istihdama daha çok dahil edilmesi gerektiğine dikkat çeken Vorkink, İrlandanın kişi başına milli gelir düzeyini ABnin ortalamasının yüzde 69undan 15 yılda bugünkü yüzde 138ine çıkarmasında çalışan kadın nüfusun payının önemli olduğunu, Türkiyenin de aynısını yapması gerektiğini söyledi. Türkiyedeki sosyal güvenlik sisteminin halen yüzde 3.5 oranında bütçe açığına neden olduğunu belirten Vorkink, Eğer önlem alınmazsa bu 15 yıl içinde yüzde 9a çıkacak. Ancak bu konuda atılan yasal adımların birkaç ay içinde sonuçlanmasını bekliyoruz dedi. Bilim adamlarının bekledikleri İstanbul depreminin risklerini azaltmak için haftaya bu kente 400 milyon dolarlık bir kredi desteği sağlanacağını belirten Vorkink, bu kaynakla okulların ve hastanelerin güçlendirileceğini söyledi. Ziraat ve Halkbankın özelleştirilmesi konusunda hükümetin attığı adımların desteklendiğini belirten Vorkink, bankacılık sektöründe reform yapmak kadar bu reformu uygulamanın da önemli olduğunu söyledi. Vorkink vergiler konusunda bir soruya da Türkiyede vergi oranlarının düşmesi arzu edilen bir durumdur, ancak Türkiyenin bunu şu anda kaldırması mümkün görünmüyor dedi. TÜRKİYE ÖNEMLİ ÜLKE Dünya Bankasının Türkiyeye yönelik kredi portföyünün büyüdüğünü ifade eden Vorkink, şunları kaydetti: Türkiye şu anda Dünya Bankası için önemli bir ülke konumunda. En üst 5 ülkeden biri. Türkiyeye verilen 1.5 milyar dolarlık kredi önemli bir para. Türk hükümeti her yıl (yurtiçi ve dışında) 150 milyardolar finansman sağlıyor, biz yüzde 1ini sağlıyoruz. Neden alıyor? Çünkü daha önceden, 2001 krizinden birikmiş olan borçlar... 150 milyar dolar hayli bir paradır. Bunun yüzde 90dan fazlası, Türk piyasasına arz edilen kısa vadeli kağıttır. Dünya Bankasının verdiği krediler ise 17 yıllıktır. Dünya Bankasının geçen 5 yılda Türkiyeye verdiği kredilerin en fazla finans alanına gittiğini, KOBİlerin de buna dahil olduğunu ifade eden Vorkink, gelecek hafta 300 milyon dolarlık bir kredinin müzakeresinin yapılacağını, bunun 3. ihracat kredisi olacağını, özel bankalar ve KOBİlere gideceğini vurguladı. SABANCI: GÜVEN ORTAMI SÜRMELİ TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Sabancı, Dünya Bankası ve IFC ile birlikte yapılan toplantıda, son 3 yıl içinde çok önemli başarılar elde edildiğini, politik ve ekonomik istikrarın sağlandığını, enflasyonla mücadelenin iyi gittiğini söylerken, kötü giden alanın ise dış ticaret açığı olduğunu vurguladı. Sabancı, Bu olumlu portre, işin tamamlandığı anlamına gelmez. Göstergelerdeki iyileşme ve yüksek büyüme, 2005de daha düşük enflasyon gene de uygulamada daha dikkatli bir ayarlama gerektiriyor dedi. | ||||
Obama teşvik paketine güveniyor |
|||
|
|||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||
| Ana Sayfa | Güncel | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür & Sanat | Spor | Hava Durumu | Haber Özetleri | Arama | NTVMSNBC Hakkında | Yardım | Spor Yardım | Tüm Haberler | Araçlar | NTVMSNBC Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |
|||||||||||||||||