Haftanın kitapları - Mart 2005/1
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Kültür Sanat
Filmler
Sinema
Müzik
Edebiyat
Sahne Sanatları
Sergi
Mimari
Arkeoloji
İstanbul Bienali
Orhan Pamuk - Nobel
Altın Portakal
Cannes
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa
Haftanın kitapları - Mart 2005/1
İmge Kitabevi Yayınları, Kitap Yayınevi, Norgunk Yayıncılık, Varlık Yayınları, Kanat Kitap, Çitlembik Yayınları, Agora Kitaplığı, Can Yayınları, Sel Yayıncılık ve İletişim Yayınları’ndan 10 seçme yapıt haftanın kitaplarını oluşturuyor.

NTV-MSNBC
Güncelleme: 01:00 TSİ 03 Nisan 2006 Pazartesi

İSTANBUL - ‘Otoyolun ihtişamı, korkutuculuğu, karanlığı ve sadece çocuklar tarafından değil, büyükler tarafından da paylaşılan, bir tür korkulan, ama saygı duyulan karakteri, çocukların zihninde daima en önemli yeri işgal etti. Zaman zaman cemaatin içinden çıkan aklını kaybetmiş yetişkinler, otoyolun canlı olduğunu, hatta onun tapınılması gereken bir tanrı olduğunu bile iddia ettiler.’ [Barbaros Devecioğlu]



EUROPA
Tim Parks

‘Europa’, bir yol anlatısı: Yetişkinlere yönelik bir anlatı kesinlikle. Zengin uluslararası karakterler geçidiyle birlikte, hayatını toparlamaya çalışan bir adamın bazen hayli eğlenceli bir şekilde, portresini çiziyor.
Milano Üniversitesi’nde İngilizce okutmanı olan Jerry Marlow’un yolculuğu Strasbourg’a giden bir tur otobüsünün arka sırasında, ortanın sağındaki koltukta başlar. Milano Üniversitesi yabancı dil okutmanları, beraberlerinde onlara destek olan -çoğu kız- öğrencilerle Avrupa Parlamentosu’na gitmektedirler. Haklı davalarını, eşit hak taleplerini duyurmaya...
Ancak, Avrupa’nın kalbine yapılan bu yolculuk bizi farklı yerlere sürükler: Saplantı derecesinde bir tutkunun peşinden zihnin dehlizlerine, en karanlık yerlerine girer, hatta zaman zaman aklın sınırlarında dolaşırız. Her şey birbiriyle bağlantılıdır: Aşk, arkadaşlık, ölüm, Eski Yunan, Fransız Devrimi ve tabii, Avrupa...
Çağdaş İngiliz Edebiyatı’nın en iyi örnekleri arasında sayılan eserleri büyük ilgi toplayan Tim Parks, geçtiğimiz yıl yayımlanan ‘Kader’ adlı romanı ile ilk kez Türk okuyucusunun karşısına çıkmıştı. Tim Parks yine Kanat Kitap tarafından yayımlanan ‘Europa’ ile bir kez daha karşımızda. Okuyucuyu pek çok şey hakkında, en çok da kendi hakkında düşünmeye zorluyor Tim Parks. Yine bilinç akışı tekniğini kullanarak ve yine kendine has ironik üslubu ile...
‘Europa’ 1997’de Booker ödülüne aday gösterildi!

Europa’dan
“Hayattaki bütün cinsel fantezilerimi onunla gerçekleştirdim. Dolayısıyla, bir bakıma hepsi elimden alınmış oldu.”
“Avrupa Topluluğu böyle bir tutku karşısında çaresiz kalırdı, diyorum kendi kendime.”
“ Carpe diem, evet, evet, gününü gün et, tadını çıkar, şimdi, şimdi, hep şimdi, sonra o aşk dolu, tutkulu birkaç değerli saate, güne, aya, her neyse, çakılıp kal; ardından gelecek boş, hüzünlü zamanlar boyunca orada çakılı kal.”
“ Onun adı, onun soyadı, onun göbek adı, onun kızının adı, onun ev telefonu, onun iş telefonu, onun adresi, onun sutyen numarası, onun doğum günü, onun isim günü, onun kızının doğum günü, onun kolyeleri, onun küpeleri, onun bilezikleri, onun broşları, onun halhalları, onun ayakkabı numarası, onun gardırobunun tamamı, onun en sevdiği içkiler, hamur işleri, et yemekleri ve tatlılar, onun kullandığı parfüm, deodorant, sigara, tampon, çiklet markaları ve daha yüzlerce ayrıntı, unutmana asla izin verilmeyecek olan şeyler. Onları unutmana asla izin verilmeyecek...”


Europa hakkında
“ Europa bir virtüözün elinden çıkma traji-komik bir gövde gösterisi…”
[Gabriele Annan , New York Review of Books]

“Ayrıntılara dürüstçe yaklaşımı ve zeka pırıltısıyla bu roman, Avrupa Birliği’nin siyasi yönü ile ilgilenen okuyucu açısından bulunmaz bir nimet. Avrupa’nın entegrasyon süreci hakkında fikir sahibi olmayıp yalnızca orta yaş krizine sarmalanmış iyi bir aşk hikayesi okumak isteyenler de ‘Europa’dan aynı şekilde zevk alacak.”
[Jo-Ann Mort, salon.com]

TIM PARKS (Yazar)
1954’te Manchester’da doğdu. Cambridge ve Harvard’da öğrenim gördü. İtalyan eşiyle birlikte 1981 yılında Kuzey İtalya’ya, Verona’ya yerleşti. Hâlen eşi ve üç çocuğuyla orada yaşıyor, üniversitede çeviri dersleri veriyor.
Alberto Moravia, Italo Calvino, Antonio Tabucchi, Roberto Calasso gibi İtalyan yazarlarını İngilizceye çeviren Parks’ın düzyazıları ve öyküleri de bulunmakta.
Romanlarından bazıları: ‘Tongues of Flame’ (1985), ‘Loving Roger’ (1986), ‘Cara Massimina’ (1990), ‘Goodness’ (1991), “Mimi’s Ghost” (1995), ‘Destiny’ (2000), ‘Judge Savage’ (2003).
Türkçe’de ilk romanı, Kanat Kitap tarafından yayımlanan ‘Kader’dir. (2004)

Kanat Kitap, 242 sf.
Çeviren: Roza Hakmen
Dizi: Edebiyat -9
Tür: Roman


SPİNOZA
- Pratik Felsefe -
Gilles Deleuze


Gilles Deleuze’ün İki Konferansı’yla başlayan Deleuze & Guattari Kitapları dizisi, Deleuze’ün monografik bir yapıtıyla sürüyor: ‘Spinoza-Pratik Felsefe’.
Gilles Deleuze’ün felsefe yapma tarzını belirleyen en temel unsur, felsefe tarihine getirdiği farklı okuma biçimleridir, felsefesini hep ‘diğer’ filozoflar üzerinden kurmayı seçer. Hume ile başlayan monografik yapıtlar dizisi kapsamında Deleuze’ü derinden etkileyen filozofun -Nietzsche ile birlikte- Spinoza olduğu açıkça görülür.
Deleuze, Spinoza üzerine iki kitap yazmıştır, yaşarken yayınladığı son kitabının kapanış metni de Spinoza üzerinedir. Ama Spinoza-Pratik Felsefe’yi farklı kılan, okura kapsamlı bir Ethica kavramlar sözlüğü sunmasıdır. Her filozofun kendi felsefesi dışında bir de Ethica felsefesi olduğu söylenir; Deleuze Ethica’yı bir sevinç etiği olarak, eşsiz bir özgürleşme girişimi olarak okur.
Ulus Baker’in çevirisiyle yayınlanan ‘Spinoza-Pratik Felsefe’nin, Türkçe’de son bir yıl içinde giderek zenginleşen Spinoza kitaplığına büyük bir katkı getirecek.
Deleuze & Guattari dizisi yine Deleuze’ün bir yapıtıyla -’Müzakereler’ ile- sürecek, ardından ‘Kritik ve Klinik’, ‘Foucault ve diğerleri’ geliyor.

Norgunk Yayıncılık, 141 sf.
Çeviren: Ulus Baker
Tür: Felsefe


KIRMIZI BİSİKLET
Can Dündar

Ve ben, aslında harfiyen hatırlayarak dünün bol vakitlerini, doyumsuz sohbetlerini, telaşsız saatlerini, saadeti hüzünle yoğurarak geçtim ihtiyar adamın süzgecinden...
Ben onu gemleyemedim, o demledi beni...
Olgunlaştım, basarak üzerine birikmiş bütün yırtık takvim yapraklarının, yıllar yılı aynı çemberde dolanmaktan başı dönmüş akrep ve yelkovanların, o incecik delikten biteviye süzülmüş kumların, evine gire çıka ötmekten sesi kısılmış yorgun guguk kuşlarının, batmış onca güneşin, parıldamış bunca ay ışığının, hilalin ve fecrin, uğruna savaşılmış, yokluğuna alışılmış dostların, birbirine karışarak yanıp sönen kahkahalarla gözyaşlarının, yazılmış yazılamamış bunca satırın, tutulmuş tutulamamış onca sözün, dediklerimin, bir an önce bitmesini istediğim veya hiç bitmesin diye dualar ettiğim anların, koşuda çabuk yorulanların ya da koşmaya hiç niyeti olmayanların, sevaplarımın, günahlarımın, hatalarımın...
... süzüldüm imbiğinden...
Piştim, o ihtiyarın dergâhında...
Babamın oğluydum eskiden;
Oğlumun babası oluverdim birden...


İmge Kitabevi Yayınları, 169 sf.
Tür: Köşe Yazıları


“BEN BURADAYIM...”
Oğuz Atay’ın Biyografik ve Kurmaca Dünyası
Yıldız Ecevit


Edebiyatımızın kilometre taşlarından olan Oğuz Atay özellikle son yirmi yıldan bu yana büyük bir okur kitlesine ulaştı ve benimsendi. Yazarın gerek yaşamı gerekse eserleri hakkında yazılanlar ise makalelerle sınırlı kaldı.
Modern Türk edebiyatı konusundaki ciddi ve kapsamlı araştırmalarıyla tanınan, aynı zamanda önemli bir Oğuz Atay uzmanı olan Yıldız Ecevit, ilk defa Oğuz Atay’ın yaşamını ve eserlerini kitaplaştırdı. Ecevit bu kitabında Oğuz Atay’ın yaşam öyküsünü anlatırken eserleri ile yaşamının örtüştüğü yerleri ve hayatındaki esin kaynaklarını da keşfediyor. Aynı zamanda eserlerin yetkin bir eleştirisini de yapıyor.
Tutkunlarının Oğuz Atay romancılığının tüm yönlerini okuyabilecekleri mükemmel bir kitap ve edebiyat tarihimizde bir ilk...

İletişim Yayınları, 580 sf.
Dizi: Çağdaş Türkçe Edebiyat -151


YAZIN, GENE YAZIN
Tahsin Yücel

Tahsin Yücel, ‘Yalan’, ‘Peygamberin Son Beş Günü’ gibi yazınsal yapıtlarıyla olduğu kadar deneme ve eleştirileriyle de tanınan çok yönlü bir yazın adamı. Yazdığı deneme ve eleştiriler, Türkiye’de olduğu kadar dünyada da geniş yankılar uyandırdı, edebiyat eğitimcileriyle öğrencilerin başvuru kaynaklarından biri oldu. Yeni basımı sunulan ‘Yazın, Gene Yazın’ ilk bakışta birbirinden bağımsız yirmi denemeden oluşan bir derleme gibi görünse de, bunlar bütüncül bir yapıtın bölümleridir. Her biri yazın olgusunun belirli bir yönünü irdeleyip aydınlatmayı amaçlar. Böylece, kitabın başından sonuna, biçiminden içeriğine, kurgusundan işlevine, gelişiminden değişimine, yazarından okuruna, tanımından tüketimine, yazın yapıtı ve yazın olgusu sorgulanır; yazına adanmış bir yaşamın damgasını taşıyan özgün, tutarlı, olabildiğince bütüncül yanıtlar getirilir.

TAHSİN YÜCEL (Yazar)
Elbistan’da doğdu (1933); Galatasaray Lisesi’ni (1953), İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi (1960). XIX. ve XX. yüzyıl Fransız yazını ve göstergebilim alanında uzmanlaştı. Aynı bölümden profesör olarak emekli oldu.
Tahsin Yücel’e Haney Yaşamalı için 1956 Sait Faik Hikâye Armağanı, Düşlerin Ölümü için 1959 TDK Öykü Ödülü, Peygamberin Son Beş Günü için 1993 Orhan Kemal Roman Ödülü, Komşular için Dünya Kitap 1999 Yılın Kitabı Ödülü, Söylemlerin İçinden için 1999 Sedat Simavi Edebiyat Ödülü, çevirileri için de 1984 Azra Erhat Çeviri Yazını Üstün Hizmet Ödülü verildi.

Can Yayınları, 208 sf.
Dizi: Düşünce -47
Tür: Deneme


OTOYOL KENARINDA YANAN ATEŞLER
Barbaros Devecioğlu

Şoke edici bir gelecekle yüzleşmeye hazır mısınız?
Barbaros Devecioğlu yeni kitabı ‘Otoyol Kenarında Yanan Ateşler’de karanlık bir geleceği anlatıyor. “Uzaktaki bir şehir”, neredeyse tanrılaştırılan bir otoyol ve otoyolun etrafında yaşayan aç ve sefil insanlar. Bir de biraz geçmişte, biraz şimdi de yaşayan, bu insanlara hikâyelerini anlatan bir ihtiyar. Ancak her şey, protein yüklü böceklerin ortaya çıkmasıyla değişiyor.

Devecioğlu, kapkaranlık ve şoke edici bir dünyayı yüzümüze çarpıyor. Ancak, daha da şoke edici olan şu ki, biz bu dünyayı bir yerden tanıyoruz!
“Otoyolun ihtişamı, korkutuculuğu, karanlığı ve sadece çocuklar tarafından değil, büyükler tarafından da paylaşılan, bir tür korkulan, ama saygı duyulan karakteri, çocukların zihninde daima en önemli yeri işgal etti. Zaman zaman cemaatin içinden çıkan aklını kaybetmiş yetişkinler, otoyolun canlı olduğunu, hatta onun tapınılması gereken bir tanrı olduğunu bile iddia ettiler.”

Barbaros Devecioğlu (Yazar)
1961 yılında İstanbul’da doğdu. 1989 yılından beri gazetecilik yapıyor. “Otoyol Kenarında Yanan Ateşler” ile ilgili de şunları söylüyor: “Ümit ederim, ilerde kızım bunu okuduğunda “Babam da amma sallamış” der. Aksi takdirde bizim ve bizden sonraki kuşakların, özellikle de çocuklarımızın geleceği hiç de iç açıcı görünmüyor.”

Çitlembik Yayınları, 115 sf.


EMİR KOMUTA ZİNCİRİ
- 11 Eylül’den Ebu Gureyb’e Uzanan Yol -
Seymour M. Hersh


Vietnam’daki My Lai katliamından Şili’deki CIA Parmağına, Kissinger’ın komplolarından Irak Savaşı’ndaki Ebu Greyb hapishanesi işkencelerine, Kuzey Irak’taki İsrail-Kürt yakınlaşmasından ABD’nin İran’daki gizli faaliyetlerine kadar dünyayı yerinden oynatan haberleriyle ABD hükümetlerinin korkulu rüyası olan, Pulitzer Ödüllü serbest gazeteci Seymour M. Hersh’ün Ünlü Kitabı Çıktı!

25 yıl önce Amerika’nın Vietnam’daki My Lai katliamını ortaya çıkarmasıyla Pulitzer Ödülü’ne layık görülen ve geçtiğimiz yıl Ebu Greyb hapishanesindeki işkence skandalını ortaya çıkarmasıyla adını tüm dünyaya bir kez daha duyuran gazeteci Seymour M. Hersh, uzun yıllardır kimsenin anlatmaya cesaret edemediği gerçeklere, yazı ve haberleriyle ışık tutmaya ve Amerikan egemen güçlerine meydan okumaya devam ediyor. Hatırı sayılır yeteneği ve ona birçok gazetecinin başaramadığı geniş bir bilgi sahasından faydalanma imkânı sunan hükümet içinde ulaşabildiği doğru haber kaynakları, Hersh’ün başarısındaki sırlardan bazıları.
“Chain Of Command” (Emir-Komuta Zinciri), hâlâ New Yorker’da yazmaya devam eden Hersh’ün ABD’deki 11 Eylül saldırılarından itibaren gelişen olayların ayrıntılı analizlerini yaptığı son çalışması. Yazarın, yayınlanışının ilk haftasında New York Times’ın çok satanlar listesinin ilk sıralarındaki yerini alan bu sekizinci kitabı, Bush’un ‘teröre karşı savaş’ bahanesiyle başlayıp, Ebu Greyb’e kadar uzanan Irak Savaşı’nın ayrıntılarını gözler önüne seriyor.
Türkiye’de Agora Kitaplığı tarafından “Emir-Komuta Zinciri” adıyla yayınlanacak olan kitap, ABD’nin 11 Eylül öncesindeki istihbarat başarısızlıklarına, Afganistan ve Irak’la ilgili savaş sonrası planlara, Pakistan’ın nükleer programına, Ebu Greyb’te yaşananların iç yüzüne yer veriyor ve okura Amerika’nın karanlık sırlarını açığa çıkaran alternatif bir tarih okuması sunuyor. “Emir-Komuta Zinciri” The New Yorker editörlerinden David Remnick’in önsözüyle başlıyor ve aldıkları kararlarla dünyayı giderek çok daha tehlikeli bir yer haline getiren başkanların ve ideolojilerle kör olmuş yönetimlerin etkileyici birer portresini çıkarıyor.
Serbest gazetecilere çok nadir olarak verilen Pulitzer Ödülü’ne sahip Seymour Hersh’ün, geçtiğimiz yıl içerisinde Irak Savaşı’na ilişkin araştırmalarından ve araştırmacı gazeteciliğe katkılarından dolayı layık görüldüğü ödüller ise şöyle:
*2004 National Magazine Ödülü
*Ulusal Yayıncılar Birliği’nin 2004 W.M. Kiplinger Ödülü
*Ulusal İngilizce Öğretmenleri Konseyi’nin 2004 George Orwell Ödülü
*İspanya’nın en önemli gazetelerinden El Mundo tarafından, 2001’de Afganistan’da hayatını kaybeden gazeteci Julio Fuentes ve 2003’te Irak’taki misil güçleri tarafından öldürülen Julio Anguita anısına verilen araştırmacı - gazetecilik ödülü
*Beatles grubunun efsanevi üyesi John Lennon anısına verilen 50.000 dolar değerindeki LennonOno bağışı
*Ayrıca “Emir-Komuta Zinciri” New York Times tarafından, 2004’e damgasını vuran 100 kitaptan biri seçildi.

Agora Kitaplığı, 315 sf.
Çeviren: Mehmet Harmancı
Dizi: Siyaset/inceleme -10
Tür: Siyaset


STATÜ ENDİŞESİ
Alain de Botton

Bu kitap, hepimizin içini kemiren ancak pek nadir ifade edebildiğimiz bir korkuyu su yüzüne çıkarıyor: başkalarının bizim hakkımızda ne düşündüğü korkusu. Başarısızlığımızın toplum tarafından acımasızca yargılanacağı hissi. Bir başka deyişle bu kitap, evrensel bir endişeye, statü endişesine ayna tutuyor.
Alain de Botton, yine zarafet ve incelikle statü endişemizin nereden kaynaklandığını ve onu yenmek için neler yapabileceğimizi anlatıyor bize. Felsefecilerin, sanatçıların ve yazarların yardımıyla, statü endişesinin tarihsel öyküsünü ve tarih boyunca bu endişeyi yenmeye çabalamış hareketleri inceliyor. Toplumun acımasız yargılarına karşı kalkanlar edinen ve bu yolla mutluluğa ulaşmaya çalışan yalın ayaklı filozofların, üstsüz bohemlerin, komedyenlerin, şair ve ressamların bir resmi geçidini sunuyor okura.
Sonuç: bu kitap yalnızca eğlendirmiyor, düşüncelerimizi de kışkırtıyor. Felsefenin yardımıyla toplumsal kaygılarımızdan kurtulmamızı sağlayan, yürek hafifleten bir kitap.
Kitabı okuyanlar, belki yıllardır ruhlarını kemiren statü endişesinden arınmış olacaklar.

Yazarın Diğer kitapları...
* Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir
* Romantik Hareket - ‘seks, alışveriş ve roman’
* Öp ve Anlat
* Seyahat Sanatı
* Aşk Üzerine
* Felsefenin Tesellisi

Sel Yayıncılık, 336 sf.
Çeviren: Ahu Sıla Bayer
Tür: Felsefe


OSMANLI ARKEOLOJİSİ
Editörler: Uzi Baram - Lynda Carroll

Osmanlı İmparatorluğu, 14. yüzyıldan 20. yüzyılın başlarındaki yıkılışına kadar dünyanın en büyük imparatorluklarından biriydi. Sınırları bugünkü Hırvatistan’dan Yemen’e uzanan ve Kuzey Afrika’nın büyük bir bölümünü içine alan bu İmparatorluğun, dünya tarihi üzerinde büyük bir etkisi olduğu gibi, Ortadoğu ve Balkanlar’ın tarihi ve halkları üzerinde de önemli etkileri vardı.Ama arkeologların bu bölgeye ilişkin anlattığı öykülere dayanan biri, Osmanlı İmparatorluğu’nun bir zamanlar varolduğunun zor farkına varır. Bölgenin arkeolojik öyküleri insanlığın tarihöncesi başarılarını, tarımın ve ilk yerleşimlerin doğuşunu anlatır. Bu çalışmalar sayesinde Yunan, Roma ve Bizans’ın klasik uygarlıklarının yanı sıra, Tunç Çağı’nın büyük kentleri ve Demir Çağı’nın imparatorlukları hakkında oldukça bilgi sahibiyiz. Bazı arkeologlar İslam tarihinin erken dönemlerini bile araştırdılar. Ama günümüze yaklaşıldıkça arkeolojik araştırmalar gücünü kaybeder. Ortadoğu’nun yakın geçmişine yönelen arkeolojik ilginin zayıflığı maddi kalıntıların yokluğundan değil, bir arkeolojik geçmişi oluşturan öğelere ve onların bağlantılarının ne olabileceğine ideolojik gözlüklerle bakılmasından kaynaklanır. Osmanlı dönemini, araştırmaya değer bir altın çağ olarak gören arkeologların sayısı günümüzde çok azdır. Ama artık giderek artan sayıda arkeolog, sanat tarihçisi ve tarihçi son 20 yılda Osmanlı arkeolojisinin geliştirilmesine eğilmeye başladı.
Bu kitap, Osmanlı coğrafyasının yakın geçmişinin anlaşılması için arkeolojik araştırmaların taşıdığı potansiyeli ortaya koymakta ve daha geniş kesimlere Osmanlı İmparatorluğu arkeolojisini tanıtmakta.

Kitap Yayınevi, 304 sf.
Çeviren: Bilgi Altınok
Dizi: Tarih ve Coğrafya -28


102 NO’LU ODA
Ebru Yarcan

TOÇEV’in (Tüvana Okuma İstekli Çocuk Eğitim Vakfı) kurucusu ve başkanı olan Ebru Yarcan, halk dilinde Akdeniz Ateşi diye bilinen FMF hastalığı nedeniyle 2001 yılında yürüyemez ve konuşamaz hale gelir. Bir süre sonra ameliyat olmak üzere hastaneye yatar ve etrafındaki insanların sevgi dolu mesajlarından aldığı güçle, yaşadıklarını ve hastalığı yenme çabalarını yazmaya koyulur...
Bu kitapta, ailesi ve çevresinin sunduğu sınırsız sevgiyle beslenerek, pek çok insanın pes edeceği koşullar altında büyük bir azimle hayata sarılan ve en umut kırıcı durumlarda bile yılmadan yoluna devam eden bir insanın irade gücüne tanık olacak, büyük bir içtenlikle yazılan satırları etkilenerek okuyacaksınız.

Varlık Yayınları, 167 sf.


—> Haftanın Kitapları sayfası için iletişim: Onur Serim


 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

                        Bu habere henüz yorum yapılmamış


Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları