İSTANBUL - Otoyolun ihtişamı, korkutuculuğu, karanlığı ve sadece çocuklar tarafından değil, büyükler tarafından da paylaşılan, bir tür korkulan, ama saygı duyulan karakteri, çocukların zihninde daima en önemli yeri işgal etti. Zaman zaman cemaatin içinden çıkan aklını kaybetmiş yetişkinler, otoyolun canlı olduğunu, hatta onun tapınılması gereken bir tanrı olduğunu bile iddia ettiler. [Barbaros Devecioğlu]
 | |
EUROPA Tim Parks
Europa, bir yol anlatısı: Yetişkinlere yönelik bir anlatı kesinlikle. Zengin uluslararası karakterler geçidiyle birlikte, hayatını toparlamaya çalışan bir adamın bazen hayli eğlenceli bir şekilde, portresini çiziyor. Milano Üniversitesinde İngilizce okutmanı olan Jerry Marlowun yolculuğu Strasbourga giden bir tur otobüsünün arka sırasında, ortanın sağındaki koltukta başlar. Milano Üniversitesi yabancı dil okutmanları, beraberlerinde onlara destek olan -çoğu kız- öğrencilerle Avrupa Parlamentosuna gitmektedirler. Haklı davalarını, eşit hak taleplerini duyurmaya... Ancak, Avrupanın kalbine yapılan bu yolculuk bizi farklı yerlere sürükler: Saplantı derecesinde bir tutkunun peşinden zihnin dehlizlerine, en karanlık yerlerine girer, hatta zaman zaman aklın sınırlarında dolaşırız. Her şey birbiriyle bağlantılıdır: Aşk, arkadaşlık, ölüm, Eski Yunan, Fransız Devrimi ve tabii, Avrupa... Çağdaş İngiliz Edebiyatının en iyi örnekleri arasında sayılan eserleri büyük ilgi toplayan Tim Parks, geçtiğimiz yıl yayımlanan Kader adlı romanı ile ilk kez Türk okuyucusunun karşısına çıkmıştı. Tim Parks yine Kanat Kitap tarafından yayımlanan Europa ile bir kez daha karşımızda. Okuyucuyu pek çok şey hakkında, en çok da kendi hakkında düşünmeye zorluyor Tim Parks. Yine bilinç akışı tekniğini kullanarak ve yine kendine has ironik üslubu ile... Europa 1997de Booker ödülüne aday gösterildi!
Europadan Hayattaki bütün cinsel fantezilerimi onunla gerçekleştirdim. Dolayısıyla, bir bakıma hepsi elimden alınmış oldu. Avrupa Topluluğu böyle bir tutku karşısında çaresiz kalırdı, diyorum kendi kendime. Carpe diem, evet, evet, gününü gün et, tadını çıkar, şimdi, şimdi, hep şimdi, sonra o aşk dolu, tutkulu birkaç değerli saate, güne, aya, her neyse, çakılıp kal; ardından gelecek boş, hüzünlü zamanlar boyunca orada çakılı kal. Onun adı, onun soyadı, onun göbek adı, onun kızının adı, onun ev telefonu, onun iş telefonu, onun adresi, onun sutyen numarası, onun doğum günü, onun isim günü, onun kızının doğum günü, onun kolyeleri, onun küpeleri, onun bilezikleri, onun broşları, onun halhalları, onun ayakkabı numarası, onun gardırobunun tamamı, onun en sevdiği içkiler, hamur işleri, et yemekleri ve tatlılar, onun kullandığı parfüm, deodorant, sigara, tampon, çiklet markaları ve daha yüzlerce ayrıntı, unutmana asla izin verilmeyecek olan şeyler. Onları unutmana asla izin verilmeyecek...
Europa hakkında Europa bir virtüözün elinden çıkma traji-komik bir gövde gösterisi
[Gabriele Annan , New York Review of Books]
Ayrıntılara dürüstçe yaklaşımı ve zeka pırıltısıyla bu roman, Avrupa Birliğinin siyasi yönü ile ilgilenen okuyucu açısından bulunmaz bir nimet. Avrupanın entegrasyon süreci hakkında fikir sahibi olmayıp yalnızca orta yaş krizine sarmalanmış iyi bir aşk hikayesi okumak isteyenler de Europadan aynı şekilde zevk alacak. [Jo-Ann Mort, salon.com]
TIM PARKS (Yazar) 1954te Manchesterda doğdu. Cambridge ve Harvardda öğrenim gördü. İtalyan eşiyle birlikte 1981 yılında Kuzey İtalyaya, Veronaya yerleşti. Hâlen eşi ve üç çocuğuyla orada yaşıyor, üniversitede çeviri dersleri veriyor. Alberto Moravia, Italo Calvino, Antonio Tabucchi, Roberto Calasso gibi İtalyan yazarlarını İngilizceye çeviren Parksın düzyazıları ve öyküleri de bulunmakta. Romanlarından bazıları: Tongues of Flame (1985), Loving Roger (1986), Cara Massimina (1990), Goodness (1991), Mimis Ghost (1995), Destiny (2000), Judge Savage (2003). Türkçede ilk romanı, Kanat Kitap tarafından yayımlanan Kaderdir. (2004)
Kanat Kitap, 242 sf. Çeviren: Roza Hakmen Dizi: Edebiyat -9 Tür: Roman
 | |
SPİNOZA - Pratik Felsefe - Gilles Deleuze
Gilles Deleuzeün İki Konferansıyla başlayan Deleuze & Guattari Kitapları dizisi, Deleuzeün monografik bir yapıtıyla sürüyor: Spinoza-Pratik Felsefe. Gilles Deleuzeün felsefe yapma tarzını belirleyen en temel unsur, felsefe tarihine getirdiği farklı okuma biçimleridir, felsefesini hep diğer filozoflar üzerinden kurmayı seçer. Hume ile başlayan monografik yapıtlar dizisi kapsamında Deleuzeü derinden etkileyen filozofun -Nietzsche ile birlikte- Spinoza olduğu açıkça görülür. Deleuze, Spinoza üzerine iki kitap yazmıştır, yaşarken yayınladığı son kitabının kapanış metni de Spinoza üzerinedir. Ama Spinoza-Pratik Felsefeyi farklı kılan, okura kapsamlı bir Ethica kavramlar sözlüğü sunmasıdır. Her filozofun kendi felsefesi dışında bir de Ethica felsefesi olduğu söylenir; Deleuze Ethicayı bir sevinç etiği olarak, eşsiz bir özgürleşme girişimi olarak okur. Ulus Bakerin çevirisiyle yayınlanan Spinoza-Pratik Felsefenin, Türkçede son bir yıl içinde giderek zenginleşen Spinoza kitaplığına büyük bir katkı getirecek. Deleuze & Guattari dizisi yine Deleuzeün bir yapıtıyla -Müzakereler ile- sürecek, ardından Kritik ve Klinik, Foucault ve diğerleri geliyor.
Norgunk Yayıncılık, 141 sf. Çeviren: Ulus Baker Tür: Felsefe
 | |
KIRMIZI BİSİKLET Can Dündar
Ve ben, aslında harfiyen hatırlayarak dünün bol vakitlerini, doyumsuz sohbetlerini, telaşsız saatlerini, saadeti hüzünle yoğurarak geçtim ihtiyar adamın süzgecinden... Ben onu gemleyemedim, o demledi beni... Olgunlaştım, basarak üzerine birikmiş bütün yırtık takvim yapraklarının, yıllar yılı aynı çemberde dolanmaktan başı dönmüş akrep ve yelkovanların, o incecik delikten biteviye süzülmüş kumların, evine gire çıka ötmekten sesi kısılmış yorgun guguk kuşlarının, batmış onca güneşin, parıldamış bunca ay ışığının, hilalin ve fecrin, uğruna savaşılmış, yokluğuna alışılmış dostların, birbirine karışarak yanıp sönen kahkahalarla gözyaşlarının, yazılmış yazılamamış bunca satırın, tutulmuş tutulamamış onca sözün, dediklerimin, bir an önce bitmesini istediğim veya hiç bitmesin diye dualar ettiğim anların, koşuda çabuk yorulanların ya da koşmaya hiç niyeti olmayanların, sevaplarımın, günahlarımın, hatalarımın... ... süzüldüm imbiğinden... Piştim, o ihtiyarın dergâhında... Babamın oğluydum eskiden; Oğlumun babası oluverdim birden... İmge Kitabevi Yayınları, 169 sf. Tür: Köşe Yazıları
 | |
BEN BURADAYIM... Oğuz Atayın Biyografik ve Kurmaca Dünyası Yıldız Ecevit
Edebiyatımızın kilometre taşlarından olan Oğuz Atay özellikle son yirmi yıldan bu yana büyük bir okur kitlesine ulaştı ve benimsendi. Yazarın gerek yaşamı gerekse eserleri hakkında yazılanlar ise makalelerle sınırlı kaldı. Modern Türk edebiyatı konusundaki ciddi ve kapsamlı araştırmalarıyla tanınan, aynı zamanda önemli bir Oğuz Atay uzmanı olan Yıldız Ecevit, ilk defa Oğuz Atayın yaşamını ve eserlerini kitaplaştırdı. Ecevit bu kitabında Oğuz Atayın yaşam öyküsünü anlatırken eserleri ile yaşamının örtüştüğü yerleri ve hayatındaki esin kaynaklarını da keşfediyor. Aynı zamanda eserlerin yetkin bir eleştirisini de yapıyor. Tutkunlarının Oğuz Atay romancılığının tüm yönlerini okuyabilecekleri mükemmel bir kitap ve edebiyat tarihimizde bir ilk...
İletişim Yayınları, 580 sf. Dizi: Çağdaş Türkçe Edebiyat -151
 | |
YAZIN, GENE YAZIN Tahsin Yücel
Tahsin Yücel, Yalan, Peygamberin Son Beş Günü gibi yazınsal yapıtlarıyla olduğu kadar deneme ve eleştirileriyle de tanınan çok yönlü bir yazın adamı. Yazdığı deneme ve eleştiriler, Türkiyede olduğu kadar dünyada da geniş yankılar uyandırdı, edebiyat eğitimcileriyle öğrencilerin başvuru kaynaklarından biri oldu. Yeni basımı sunulan Yazın, Gene Yazın ilk bakışta birbirinden bağımsız yirmi denemeden oluşan bir derleme gibi görünse de, bunlar bütüncül bir yapıtın bölümleridir. Her biri yazın olgusunun belirli bir yönünü irdeleyip aydınlatmayı amaçlar. Böylece, kitabın başından sonuna, biçiminden içeriğine, kurgusundan işlevine, gelişiminden değişimine, yazarından okuruna, tanımından tüketimine, yazın yapıtı ve yazın olgusu sorgulanır; yazına adanmış bir yaşamın damgasını taşıyan özgün, tutarlı, olabildiğince bütüncül yanıtlar getirilir.
TAHSİN YÜCEL (Yazar) Elbistanda doğdu (1933); Galatasaray Lisesini (1953), İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi (1960). XIX. ve XX. yüzyıl Fransız yazını ve göstergebilim alanında uzmanlaştı. Aynı bölümden profesör olarak emekli oldu. Tahsin Yücele Haney Yaşamalı için 1956 Sait Faik Hikâye Armağanı, Düşlerin Ölümü için 1959 TDK Öykü Ödülü, Peygamberin Son Beş Günü için 1993 Orhan Kemal Roman Ödülü, Komşular için Dünya Kitap 1999 Yılın Kitabı Ödülü, Söylemlerin İçinden için 1999 Sedat Simavi Edebiyat Ödülü, çevirileri için de 1984 Azra Erhat Çeviri Yazını Üstün Hizmet Ödülü verildi.
Can Yayınları, 208 sf. Dizi: Düşünce -47 Tür: Deneme
 | |
OTOYOL KENARINDA YANAN ATEŞLER Barbaros Devecioğlu
Şoke edici bir gelecekle yüzleşmeye hazır mısınız? Barbaros Devecioğlu yeni kitabı Otoyol Kenarında Yanan Ateşlerde karanlık bir geleceği anlatıyor. Uzaktaki bir şehir, neredeyse tanrılaştırılan bir otoyol ve otoyolun etrafında yaşayan aç ve sefil insanlar. Bir de biraz geçmişte, biraz şimdi de yaşayan, bu insanlara hikâyelerini anlatan bir ihtiyar. Ancak her şey, protein yüklü böceklerin ortaya çıkmasıyla değişiyor.
Devecioğlu, kapkaranlık ve şoke edici bir dünyayı yüzümüze çarpıyor. Ancak, daha da şoke edici olan şu ki, biz bu dünyayı bir yerden tanıyoruz! Otoyolun ihtişamı, korkutuculuğu, karanlığı ve sadece çocuklar tarafından değil, büyükler tarafından da paylaşılan, bir tür korkulan, ama saygı duyulan karakteri, çocukların zihninde daima en önemli yeri işgal etti. Zaman zaman cemaatin içinden çıkan aklını kaybetmiş yetişkinler, otoyolun canlı olduğunu, hatta onun tapınılması gereken bir tanrı olduğunu bile iddia ettiler.
Barbaros Devecioğlu (Yazar) 1961 yılında İstanbulda doğdu. 1989 yılından beri gazetecilik yapıyor. Otoyol Kenarında Yanan Ateşler ile ilgili de şunları söylüyor: Ümit ederim, ilerde kızım bunu okuduğunda Babam da amma sallamış der. Aksi takdirde bizim ve bizden sonraki kuşakların, özellikle de çocuklarımızın geleceği hiç de iç açıcı görünmüyor.
Çitlembik Yayınları, 115 sf.
 | |
EMİR KOMUTA ZİNCİRİ - 11 Eylülden Ebu Gureybe Uzanan Yol - Seymour M. Hersh
Vietnamdaki My Lai katliamından Şilideki CIA Parmağına, Kissingerın komplolarından Irak Savaşındaki Ebu Greyb hapishanesi işkencelerine, Kuzey Iraktaki İsrail-Kürt yakınlaşmasından ABDnin İrandaki gizli faaliyetlerine kadar dünyayı yerinden oynatan haberleriyle ABD hükümetlerinin korkulu rüyası olan, Pulitzer Ödüllü serbest gazeteci Seymour M. Hershün Ünlü Kitabı Çıktı!
25 yıl önce Amerikanın Vietnamdaki My Lai katliamını ortaya çıkarmasıyla Pulitzer Ödülüne layık görülen ve geçtiğimiz yıl Ebu Greyb hapishanesindeki işkence skandalını ortaya çıkarmasıyla adını tüm dünyaya bir kez daha duyuran gazeteci Seymour M. Hersh, uzun yıllardır kimsenin anlatmaya cesaret edemediği gerçeklere, yazı ve haberleriyle ışık tutmaya ve Amerikan egemen güçlerine meydan okumaya devam ediyor. Hatırı sayılır yeteneği ve ona birçok gazetecinin başaramadığı geniş bir bilgi sahasından faydalanma imkânı sunan hükümet içinde ulaşabildiği doğru haber kaynakları, Hershün başarısındaki sırlardan bazıları. Chain Of Command (Emir-Komuta Zinciri), hâlâ New Yorkerda yazmaya devam eden Hershün ABDdeki 11 Eylül saldırılarından itibaren gelişen olayların ayrıntılı analizlerini yaptığı son çalışması. Yazarın, yayınlanışının ilk haftasında New York Timesın çok satanlar listesinin ilk sıralarındaki yerini alan bu sekizinci kitabı, Bushun teröre karşı savaş bahanesiyle başlayıp, Ebu Greybe kadar uzanan Irak Savaşının ayrıntılarını gözler önüne seriyor. Türkiyede Agora Kitaplığı tarafından Emir-Komuta Zinciri adıyla yayınlanacak olan kitap, ABDnin 11 Eylül öncesindeki istihbarat başarısızlıklarına, Afganistan ve Irakla ilgili savaş sonrası planlara, Pakistanın nükleer programına, Ebu Greybte yaşananların iç yüzüne yer veriyor ve okura Amerikanın karanlık sırlarını açığa çıkaran alternatif bir tarih okuması sunuyor. Emir-Komuta Zinciri The New Yorker editörlerinden David Remnickin önsözüyle başlıyor ve aldıkları kararlarla dünyayı giderek çok daha tehlikeli bir yer haline getiren başkanların ve ideolojilerle kör olmuş yönetimlerin etkileyici birer portresini çıkarıyor. Serbest gazetecilere çok nadir olarak verilen Pulitzer Ödülüne sahip Seymour Hershün, geçtiğimiz yıl içerisinde Irak Savaşına ilişkin araştırmalarından ve araştırmacı gazeteciliğe katkılarından dolayı layık görüldüğü ödüller ise şöyle: *2004 National Magazine Ödülü *Ulusal Yayıncılar Birliğinin 2004 W.M. Kiplinger Ödülü *Ulusal İngilizce Öğretmenleri Konseyinin 2004 George Orwell Ödülü *İspanyanın en önemli gazetelerinden El Mundo tarafından, 2001de Afganistanda hayatını kaybeden gazeteci Julio Fuentes ve 2003te Iraktaki misil güçleri tarafından öldürülen Julio Anguita anısına verilen araştırmacı - gazetecilik ödülü *Beatles grubunun efsanevi üyesi John Lennon anısına verilen 50.000 dolar değerindeki LennonOno bağışı *Ayrıca Emir-Komuta Zinciri New York Times tarafından, 2004e damgasını vuran 100 kitaptan biri seçildi.
Agora Kitaplığı, 315 sf. Çeviren: Mehmet Harmancı Dizi: Siyaset/inceleme -10 Tür: Siyaset
 | |
STATÜ ENDİŞESİ Alain de Botton
Bu kitap, hepimizin içini kemiren ancak pek nadir ifade edebildiğimiz bir korkuyu su yüzüne çıkarıyor: başkalarının bizim hakkımızda ne düşündüğü korkusu. Başarısızlığımızın toplum tarafından acımasızca yargılanacağı hissi. Bir başka deyişle bu kitap, evrensel bir endişeye, statü endişesine ayna tutuyor. Alain de Botton, yine zarafet ve incelikle statü endişemizin nereden kaynaklandığını ve onu yenmek için neler yapabileceğimizi anlatıyor bize. Felsefecilerin, sanatçıların ve yazarların yardımıyla, statü endişesinin tarihsel öyküsünü ve tarih boyunca bu endişeyi yenmeye çabalamış hareketleri inceliyor. Toplumun acımasız yargılarına karşı kalkanlar edinen ve bu yolla mutluluğa ulaşmaya çalışan yalın ayaklı filozofların, üstsüz bohemlerin, komedyenlerin, şair ve ressamların bir resmi geçidini sunuyor okura. Sonuç: bu kitap yalnızca eğlendirmiyor, düşüncelerimizi de kışkırtıyor. Felsefenin yardımıyla toplumsal kaygılarımızdan kurtulmamızı sağlayan, yürek hafifleten bir kitap. Kitabı okuyanlar, belki yıllardır ruhlarını kemiren statü endişesinden arınmış olacaklar.
Yazarın Diğer kitapları...
Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir
Romantik Hareket - seks, alışveriş ve roman
Öp ve Anlat
Seyahat Sanatı
Aşk Üzerine
Felsefenin Tesellisi
Sel Yayıncılık, 336 sf. Çeviren: Ahu Sıla Bayer Tür: Felsefe
 | |
OSMANLI ARKEOLOJİSİ Editörler: Uzi Baram - Lynda Carroll
Osmanlı İmparatorluğu, 14. yüzyıldan 20. yüzyılın başlarındaki yıkılışına kadar dünyanın en büyük imparatorluklarından biriydi. Sınırları bugünkü Hırvatistandan Yemene uzanan ve Kuzey Afrikanın büyük bir bölümünü içine alan bu İmparatorluğun, dünya tarihi üzerinde büyük bir etkisi olduğu gibi, Ortadoğu ve Balkanların tarihi ve halkları üzerinde de önemli etkileri vardı.Ama arkeologların bu bölgeye ilişkin anlattığı öykülere dayanan biri, Osmanlı İmparatorluğunun bir zamanlar varolduğunun zor farkına varır. Bölgenin arkeolojik öyküleri insanlığın tarihöncesi başarılarını, tarımın ve ilk yerleşimlerin doğuşunu anlatır. Bu çalışmalar sayesinde Yunan, Roma ve Bizansın klasik uygarlıklarının yanı sıra, Tunç Çağının büyük kentleri ve Demir Çağının imparatorlukları hakkında oldukça bilgi sahibiyiz. Bazı arkeologlar İslam tarihinin erken dönemlerini bile araştırdılar. Ama günümüze yaklaşıldıkça arkeolojik araştırmalar gücünü kaybeder. Ortadoğunun yakın geçmişine yönelen arkeolojik ilginin zayıflığı maddi kalıntıların yokluğundan değil, bir arkeolojik geçmişi oluşturan öğelere ve onların bağlantılarının ne olabileceğine ideolojik gözlüklerle bakılmasından kaynaklanır. Osmanlı dönemini, araştırmaya değer bir altın çağ olarak gören arkeologların sayısı günümüzde çok azdır. Ama artık giderek artan sayıda arkeolog, sanat tarihçisi ve tarihçi son 20 yılda Osmanlı arkeolojisinin geliştirilmesine eğilmeye başladı. Bu kitap, Osmanlı coğrafyasının yakın geçmişinin anlaşılması için arkeolojik araştırmaların taşıdığı potansiyeli ortaya koymakta ve daha geniş kesimlere Osmanlı İmparatorluğu arkeolojisini tanıtmakta.
Kitap Yayınevi, 304 sf. Çeviren: Bilgi Altınok Dizi: Tarih ve Coğrafya -28
 | |
102 NOLU ODA Ebru Yarcan
TOÇEVin (Tüvana Okuma İstekli Çocuk Eğitim Vakfı) kurucusu ve başkanı olan Ebru Yarcan, halk dilinde Akdeniz Ateşi diye bilinen FMF hastalığı nedeniyle 2001 yılında yürüyemez ve konuşamaz hale gelir. Bir süre sonra ameliyat olmak üzere hastaneye yatar ve etrafındaki insanların sevgi dolu mesajlarından aldığı güçle, yaşadıklarını ve hastalığı yenme çabalarını yazmaya koyulur... Bu kitapta, ailesi ve çevresinin sunduğu sınırsız sevgiyle beslenerek, pek çok insanın pes edeceği koşullar altında büyük bir azimle hayata sarılan ve en umut kırıcı durumlarda bile yılmadan yoluna devam eden bir insanın irade gücüne tanık olacak, büyük bir içtenlikle yazılan satırları etkilenerek okuyacaksınız.
Varlık Yayınları, 167 sf.
> Haftanın Kitapları sayfası için iletişim: Onur Serim
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
| |