60 yılın ardından Auschwitz
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Dünya
Ortadoğu
Irak
Kıbrıs
AB
ABD
Genel
Balkanlar
O.Asya-Kafkaslar
G.Asya-Pasifik
Güney Amerika
Afrika
Dünya basını
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Dünya
60 yılın ardından Auschwitz
Nazilerin Polonya’da kurduğu ve bir milyondan fazla Yahudiyi öldürdüğü ölüm kampı Auschwitz’in Sovyet askerleri tarafından 60 yıl önce kurtarılışı törenlerle anılıyor.

NTV-MSNBC VE AJANSLAR
Güncelleme: 14:21 TSI 01 Aralık 2005 Perşembe

27 Ocak 2005 — - Müzeye dönüştürülen Auschwitz kampında düzenlenen anma törenine Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İsrail Cumhurbaşkanı Moşe Katsav ve Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac’ın da bulunduğu 40’a yakın lider katılıyor.


İkinci Dünya Savaşı’ndan önce Auschwitz, eski adıyla Oscwinchim, yarısı Yahudi olan 14 bin kişinin yaşadığı sakin bir kasabaydı. Mart 1942 de gelen insan dolu ilk vagon, sadece Auschwitz değil, dünya tarihine kara bir sayfa açtı.




POLONYA ORDUSUNUN KIŞLASIYDI
Gelenler sadece 3 hafta kalacaklarını ve çalışacaklarını sanıyorlardı. Kendileri için kurulmuş gaz odaları ve krematoryumlardan habersiz, kıymetli bütün eşyalarını da beraberinde getirdiler.
Kampın ana giriş kapısı...

Savaştan önce Polonya ordusuna ait bir kışla olan Auschwitz, öncelikle Polonyalı entellektüeller ve rejim karşıtları için düşünülmüştü. Avrupa’nın neredeyse bütün kentlerinden Yahudi, komunist, çingene, sakat ve homoseksüel, trenler dolusu insan getirilince kamp genişletildi.

HER YOL AUSCHWITZ’E ÇIKIYORDU
Eski kışlanın yakınlarındaki Birkenau ile Maidaneck adlı iki kamp daha inşaa edildi. Artık Selanik’ten Riga’ya, Budapeşte’den Bükreş’e her yol Auschwitz’e çıkıyordu. Nasyonal sosyalistler için, onlardan olmamak, tek belirleyici kriterdi.


Auschwitz de dahil olmak üzere bütün toplama kampları, nasyonal sosyalist düzene göre yukarıdan aşağıya organize edilmişti. Tutukluların liderleri de kendilerinden ve daha önce suç işlemiş, şiddet yanlısı olanlar arasından seçildi.

ÇOĞU BAŞTAN ÖLDÜRÜLDÜ
Auschwitz’e gelenlerin sadece 400 bini kaydedildi. “Arbeit macht frei” (Çalışmak özgür kılar) kriterine uymayanlar, yaşlılar, çocuklar, hastalar, sakatlar kampın kapısından içeri girmeden öldürüldüler. Öldürülürken, eşyalarına, saçlarına, altın dişlerine, derilerine, yani daha sonra kullanılabilecek herşeylerine el konuldu.Banyoya girdiklerini sananlar, kendilerini gaz odasında buldular. Nasyonal sosyalistler, gaz odalarını banyo gibi inşaa ettiler. Zehirli Zyklon B gazı, deliklerden odaya yayıldı.
Auschwitz'i yöneten Nazi komutan Rudolf Höss, 1947 yılında idam edildi.
Gazdan tasarruf etmek için mümkün olduğu kadar çok kişiyi odalara doldurdular, çünkü insan vücudunun verdiği ısı, gazın yayılmasını kolaylaştırıyordu. Odadaki insan sayısına göre ölüm süresi 7 ila 20 dakika arasında değişiyordu. Cesetler buradan krematoryuma taşındılar. Saçları kesildi, altın dişleri söküldü ve fırınlara atıldılar.
Bir cesedin kül olmasi için ortalama 40 dakika gerekiyordu. Bu kremataoryumda 24 saat içinde sadece 460 ceset yakılabiliyordu. Naziler, Birkenau ve Maidaneck’te uzmanlaştılar. Şu andan yıkıntı halindeki bazi krematoryumlarda 1500’e yakın insan küle dönüştü.
Kampta öldürülen Yahudilerin bavullarından çıkan aile resimleri müzede sergileniyor.

Naziler, soykırımı başından itibaren en ince ayrıntısıyla planlamıştı. Küçücük odalarda, çizgili giysileri ile barınan tutsakların alacakları kalori, bu kaloriyle kaç saat çalışabilecekleri ve çalışırken kaç ayda eriyip yok olabilecekleri hesaplanmıştı.



KAMPTA ORTALAMA ÖMÜR 6 AY
Ortalama 6 ay içinde ölen tutsaklar, en ağır şartlarda günde en az 10 saat çalıştırdılar. Gaz odalarına gönderilirken, saç kesme, ceset toplama, yakma gibi işlemleri de yine kendileri yapıyorlardı.
Her kamp gibi Auschwitz’in de yine tutsaklardan oluşan bir bandosu vardı. Dostlarını marşlarla ölüme yolladıklarında verebilecekleri en güzel hediye, nasıl kolay ölebileceklerini anlatabilmekti.Mucizevi de olsa kaçmayı başaranlar oldu. Yakalananların kendisi, yakalanamayanların yerine ise kamptan seçilenler cezalandırıldı. 15, 20 kişi nefes almaya bile yetmeyecek küçücük hücrelere dolduruldular. Hücrelerin kapısı genellikle 15 gün sonra açıldı.

BIRKENAU: ÖLÜM KAMPI
Sekiz hektarlık Auschwitz kampının kapasitesi yetmedigi için, Birkenau’daki köyde yeni bir toplama kampı kuran Naziler, tutsakları barındırdıkları kulübeleri tahtadan yapmaya başladılar. Naziler savaş bittiğinde, yaptıkları katliamdan iz bırakmamak için kampları ateşe verdi.
Çocukların kamplarda yaşayabilmesi mucizeydi.

Birkenau, Auschwitz’den sonra inşaa edildiğinden, çalışma kampı değil, ölüm kampi olarak kullanıldı. Bu yüzden gaz odası ve krematoryum sayısı da Auschwitz’dekinden daha çoktu.
İnsanlar üzerinde tibbi deneyle yapmak, auschwitz-birkenau kampinin uzmanlik alanlarindan biriydi. ınsanoglunun bugün de kullandigi pekcok tibbi bilgiyi auschwitz’deki bu deneylere borclu oldugu bir sir degil.
Müzeye dönüştürülen Auschwitz kampı, hergün yüzlerce kişi tarafından ziyaret ediliyor.

27 Ocak 1945, hem Auschwitz-Birkenau’nun kurtulduğu, hem de ölüm kamplarının son bulduğu gün olarak tarihe geçti. Savaşın tamamen sona erdiği 9 Mayıs 1945’e kadar daha pekçok toplama kampında soykırıma devam edildi. Ancak soykırımla özdeşleşen Auschwitz-Birkenau, özgürlüğe kavuşmanın da umudu oldu.
Naziler, gaz odalarını kampları kurmadan önce planlamıştı.

Auschwitz’in bedeli ise, yüzde 90’ı Yahudi, 1,5 milyon insan oldu.
Adolf Hitler’in “Nihai Çözüm” politikası çerçevesinde ise yaklaşık 6 milyon Yahudi, Naziler tarafından kurulan bu kamplarda öldürüldü.



LİDERLER KAMPIN KAPISINDA
Kampın Sovyet askerleri tarafından kurtarılışının 60’ıncı yılında çeşitli etkinlikler düzenleniyor.
Müzeye dönüştürülen Auschwitz’teki anma törenine Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İsrail Cumhurbaşkanı Moşe Katsav ve Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac’ın da bulunduğu 40’a yakın lider katılıyor.

SCHRÖDER: UTANÇ DUYUYORUZ
Almanya Başbakanı Gerhard Schröder, Berlin’de önceki gün bir anma töreninde yaptığı konuşmada, ‘demokratik bir Almanya’nın temsilcisi olarak eski Nazi toplama kamplarında öldürülenler ve bu kamplarda yaşamak zorunda kalan insanlar için utanç duyduğunu söylemişti.


Dışişleri Bakanı Joschka Fischer ise, Yahudi soykırımını ‘barbarca’ diye nitelerken, Yahudi soykırımının, Almnya için medeniyetin reddi anlamına geldiğini söyledi.
BM Genel Sekreteri Kofi Annan, Yahudi soykırımı gibi olayların yeniden yaşanmaması için tüm dünyanın çaba sarfetmesi gerektiğini söyledi.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

                        Bu habere henüz yorum yapılmamış


Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları