İSTANBUL - Okyanus kütlesinde oluşan sismik bir şoktan doğan tsunami dalgaları, onlarca metre yüksekliğe ulaşabiliyor ve deniz kıyısındaki topraklarda yıkıcı etki yapıyor.
9 büyüklüğündeki depremin ardından, Güney Asyadaki bir çok ülkeyi vuran tsunami, deniz dibinde meydana gelen depremlerle oluşan ve özellikle taban çökmesi, zemin kaymaları gibi güçlü tektonik hareketlere sahip bölgeleri etkileyen dev dalgalara verilen isim.
Japoncada liman dalgası anlamına gelen tsunami sözcüğü, 15 Haziran 1896da 21 bin kişinin hayatını kaybettiği Büyük Meiji Tsunamisinden sonra Japonların yaptığı yardım çağrılarıyla dünya dillerine yerleşti.
Okyanus kütlesinde oluşan sismik bir şoktan doğan tsunami dalgaları, onlarca metre yüksekliğe ulaşabiliyor ve deniz kıyısındaki topraklarda yıkıcı etki yapıyor. Depremlerden sonra oluşan tsunamiler, diğer deniz dalgalarından farklı. Derin denizde varlığı hissedilmezken, sığ sulara geldiğinde bazen 30 metreye kadar yükselerek çok şiddetli akıntılar yaratabiliyor.
Tsunami ilk oluştuğunda tek bir dalga, ama kısa bir süre içerisinde üç ya da beş dalgaya dönüşerek çevreye yayılmaya başlıyor. Bu dalgaların birincisi ve sonuncusu genelde çok zayıf oluyor. Fakat diğer dalgalar, etkilerini kıyılarda şiddetli biçimde hissettirebilecek bir enerjiyle ilerliyor.
Bu nedenle, depremlerden kısa bir süre sonra kıyılarda görülen yavaş ama anormal su düzeyi değişimi ilk dalganın geldiğini gösteriyor. Bu değişim, arkadan gelecek olan çok kuvvetli dalgaların ilk habercisi de olabiliyor.
| |