Haftanın kitapları - Şubat 2005/2
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Kültür Sanat
Filmler
Sinema
Müzik
Edebiyat
Sahne Sanatları
Sergi
Mimari
Arkeoloji
İstanbul Bienali
Orhan Pamuk - Nobel
Altın Portakal
Cannes
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa
Haftanın kitapları - Şubat 2005/2
Agora Kitaplığı, Dünya Kitapları, Gendaş Kültür, Arkadaş Yayınevi, Norgunk Yayınları, Altın Kitaplar ve Scala Yayıncılık’tan özellikle sanat ve edebiyat alanlarından derlenmiş 12 yapıt bu haftanın kitaplarını oluşturuyor.

Güncelleme: 01:00 TSİ 03 Nisan 2006 Pazartesi

İSTANBUL - ‘Hayyam kadar başka dillere çevrilen, yüzlerce derlemesi milyonlarca satmış olan, okumuş okumamış, şiir seven ve sevmeyen sayısız insan tarafından ezberlenen kaç şair var dünyada? Nice ülkelerde, kendileri için Hayyam düşüncesini yaşam felsefesi olarak kabul ettiklerini söyleyenlere rastlarız.’ [Talat S.Halman]


Başka Bir Dünya İçin Manifesto:
KARANLIĞIN ÖTESİNDEN GELEN SESLER
Ariel Dorfman

Cesaret tek bir sesle başlar...
Arjantinli oyun ve roman yazarı Ariel Dorfman, bu oyunuyla dünyanın farklı köşelerinden 50 insan hakları mücadelecisiyle tanıştırıyor bizleri. Seslerini duyurma imkanı verilmeyen bu isimsiz kahramanların, üzeri vurdumduymazlıkla örtülen haksızlıklara karşı inatla sürdürdükleri umut arayışını anlatıyor.
Hindistan’da emeği sömürülen kırk bir çocuk işçinin kurtulmasını ve tüketicilerin bu küçücük, zayıf ellerden haberdar olmasını sağlayan Kailash Satyarthi; on iki yaşındayken bir Trokosi rahibine satılan, yıllar sonra tapınaktan kaçmayı başaran ve şimdi kendini cinsel kölelik cenderesine sıkışmış çok sayıdaki Afrikalı kadının kurtuluşuna adayan Juliana Dogbadzi; yıllardır ormanda yaşayan ve sömürülüp baskı gören kölelerin hikayelerini toplayan Ka Hsaw Wa; Rusya’da şiddete maruz kalan kadınlara yardımcı olmayı hedefleyen ilk acil telefon hattını kuran Marina Pisklakova; Türkiye’deki çocuk mahkumların yanı sıra siyasi mahkumları da bıkıp usanmadan savunan 97 yılı Robert F. Kennedy İnsan Hakları Ödülü’nün sahipleri Şenal Sarıhan ve Sezgin Tanrıkulu ve diğerleri…
Ariel Dorfman ‘Başka Bir Dünya İçin Manifesto’da ölümle ve umursamazlıkla yüzleşmekten korkmayan 40’dan fazla ülkenin insan hakları mücadelecilerinin seslerine aracı oluyor. Oyunda anlatılan, sıklıkla da unutulan hayatların işbirlikçisi olma şansını tanıdığı okurlarına ise şöyle sesleniyor:
“Bu sesleri alıp evlerinize götürün. Ne kadar uzaklardan geldiklerini, bu kadar yol gelmek uğruna nelere katlandıklarını unutmayın ve onlarla ilgilenin. Dünyanın içine taşıyın onları. O dünyanın değişmeye ihtiyacı var.”

Agora Kitaplığı, 51 sf.
Çeviren: Sanem Öge
Dizi: Çağdaş Drama -1
Dizi: Tiyatro


500 TÜRK SANATÇISI
- Plastik Sanatlar -
Prof. Dr. Ayla Ersoy


Prof. Dr. Ayla Ersoy’un kaleme aldığı, “500 Türk Sanatçısı/Plastik Sanatlar”, XIX. Yüzyılın ortalarından XXI. yüzyıla kadar ki dönemde Çağdaş Türk Sanatı’nın oluşumunu sağlayan resim, heykel ve seramik sanatçılarını biraraya topluyor.
Kitapta, sanatçılar dönem, üslup veya kronolojik olarak sınıflandırılmadan, soyadı alfabetik sıralamasına göre yeralıyor. Her sayfada, sanatçının, sanatsal özelliklerini yansıtan renkli bir yapıtı sergileniyor.
“Böyle bir çalışma yapmayı planladığımda dostlarım 500 sanatçı çıkar mı, diye endişelerini ortaya koymuyorlardı. Oysa sınırlama zorunluluğu nedeniyle pek çok sanatçıyı kitaba alamadım. Özellikle gençlere yer vermedim. Çalıştığı alanda en az 10 yıl süreklilik gösteren kendini sanatçı olarak kabul ettirmiş olmalarına özen gösterdim. Çağdaş Türk Plastik Sanatları’nın tamamını içinde toplayan, bu kapsamda bir çalışmanın ilk örneği oluşmuş oldu. Türk Sanatı ile yeni ilgilenmeye başlayanlar ve sanat eğitimi alan öğrencileri için açık, anlaşılır bir dille yazmaya özen gösterdim, okuması ve kullanması kolay bir kitap oldu.” [Prof. Dr. Ayla Ersoy]

Altın Kitaplar, 527 sf.
Tür: Plastik Sanatlar


BİR ISLAK ATEŞ
Rubailer
Türkçe Yorumlayan: Ozan Sağdıç
Resimleyenler: N.Erkmen - A.Erkmen

“Hayar”ın şairi Ömer Hayyam’ın bütün rubaileri Türkçe’de
“Hayyam kadar başka dillere çevrilen, yüzlerce derlemesi milyonlarca satmış olan, okumuş okumamış, şiir seven ve sevmeyen sayısız insan tarafından ezberlenen kaç şair var dünyada? Nice ülkelerde kendileri için Hayyam düşüncesini yaşam felsefesi olarak kabul ettiklerini söyleyenlere rastlarız. Rubaiyat bir uluslararası edebiyat olgusu, hayat mucizesidir.” [Talat S.Halman]

Edebiyat tarihinde çok önemli bir yere sahip olan, Doğu-İslam dünyasının en büyük şairlerinden biri olarak bilinen, İran ve Doğu Edebiyatı’nda rubai türünün kurucusu sayılan Ömer Hayyam yazdığı dörtlüklerde yaşamı, yaşam ötesini, varlık-yokluk evrenini, dinsel yaklaşımları, insanlardaki zayıflık ve tutarsızlıkları güçlü hicviyle ele alıp sergilemiştir. Bu yönüyle Hayyam’ın rubaileri evrensel bir nitelik kazanmış, yüzyıllar boyunca dünyanın dört bir yanında okunagelmiştir.
Böylesine önemli birşairin bütün rubaileri şimdi Türkçe’de, Dünya Kitapları’ndan çıkan, bu çeviri türünün üstadı Ozan Sağdıç’ın Türkçe’ye kazandırdığı, Nazan Erkmen’le Aydın Erkmen’in resimledği bir ıslak ateş adını taşıyan kitap, yalnızca Hayyam’ın yazdığı saptanmış rubailere yer vermekle kalmıyor, ona ait olduğu kanıtlanamamış rubailere de yerveriyor.
İçinde yeralan 700’e yakın dörtlükle ‘Bir Islak Ateş’, Türkçe’deki en kapsamlı Hayyam kitabı olma özelliğini taşıyor. Talat S. Halman’ın kitaba yazdığı önsözde de belirttiği gibi, rubailerin her biri akla ve kalbe sindire sindire okunmalı...

Dünya Kitapları, 248 sf.
Dizi: Doğu Batı Klasikleri


HÜSNÜHAT
Ahmet Soysal

Güzel yazı yani Hüsnühat, özellikle 15. yüzyılın son çeyreğinden itibaren Osmanlı kültürünü simgeleyen bir yüksek sanat olarak kabul edilmiş ve bizzat saray taraından himaye edilmiştir. Kökenleri her ne kadar İran ve Arap ülkelerine uzansa da, dinsel kaynağına sıkı sıkıya bağlı kalarak gelişimini hep Osmanlı Hat Sanatı içinde bulmuştur.
Ahmet Soysal’ın Hüsnühat başlıklı çalışması bir yandan güzel yazının tarihsel değişim anlarını, geçiş ve devamlılık özelliklerini ortaya koyarken, diğer yandan kusursuzluk sınırlarında yaratılan bu iç ahenk sanatının estetik meselelerini tartışmaya açıyor.
Kitapta yeralan tarihsel ve estetik içerikli iki ana bölümün dışında, Soysal, dokuz ek metin üzerinden güzel yazının şimdiye kadar pek kurclaanmamış yanlarını sorulmar ve karşılaştırmalar aracılığıyla ele alıyor.
Kitapta ayrıca, hüshünat sanatının büyük ustalarının kimi başyapıtlarına görsel referans olarak yer veriliyor.

Norgunk Yayıncılık, 68 sf +8 sf renkli ilüstrasyon
Tür: Hat sanatı


RUS EDEBİYATI ÖYKÜ ANTOLOJİSİ
Hazırlayan: Birsen Karaca

Öykülerin Rusyası
“Sen çardan da öte, bir insansın, kısacası, sen bugün dünya aleminde varolan ve yarın yok olabilecek bir varlıksın. Senin bir çar olarak, onların şu anda sözünü ettiklerinden başka, çok daha açık ve hiçbir şekilde değiştirilemeycek insani sorumlulukların var.”
[Lev N. Tolstoy]

Derin, yoğun bir dünya Rus edebiyatı
‘Rus Edebiyatı Öykü Antolojisi’, bu dünyayı keşfedebilmek içcin rehber öyküler sunuyor bize. Yaşamın her anını, her alanını damıtıp edebiyatın imgelerle örülü, kurgusal bakışından geçiriyor. Rus edebiyatında çok önemli bir yere sahip olan öykü türünün 18. yüzyıldan 20. yüzyıla uzanan evrimi, ülkede yaşanan politik, sosyal değişimlerin yansımalarıyla içiçe geçiyor. Puşkin, Gogol, Tolstoy, Çehov, Platonov, Astafyev, Rasputin... Büyük yazarlar, incelikli anlatımlar...
‘Rus Edebiyatı Öykü Antolojisi’, dünya edebiyatına yön veren pek çok yazarı yetiştirmiş bir ülkeye panoramik bir bakış. Çarlık döneminden, komünizmin hüküm sürdüğü Sovyet Rusyası’na, bir toplumun yazıyla çizilen portresi. Birsen Karaca’nın titiz çalışmasıyla, bir çeviri imecesinin ortak ürünü, kitaplıklarda yerini alıyor.

Dünya Kitapları, 359 sf.
Dizi: Antoloji -2


TÜRKÇE’NİN ARGO SÖZLÜĞÜ
Ali Püsküllüoğlu

Argo, kapalı bir alandır ama zaman içinde ‘ölçümlü’ dile sızmasıyla yaygınlık kazandığı olur. Bu durumdaki sözcüğün, deyimin argo olduğu anımsanmaz; örneğin “boş vermek” deyimini kullananlar, bunun bir argo söz olduğunu düşünmez bile. Özellikle senli benli konuşmada bu tür sözlerin sıkça yeraldığı görülür.
Argo, dilin bir olanağı. Türkçe’de argo, daha çok konuşma dilinde kullanılır. Ancak yazarların da, kişilerinin durumlarına göre, argoya uzak durmadıkları olur.
Ali Püsküllüoğlu tarafından hazırlanan Türkçe’nin Argo Sözlüğü, çok kullanılan argo sözleri biraraya getirmiş. Rastladığınız argo sözcükleri, deyimleri, sözleri çözmede size yardımcı olacak.

Arkadaş Yayınevi, 195 sf.
Tür: Sözlük


KARANFİLLİ AHMET GÜZELLEMESİ
Mustafa Balel

Yaşamın her renginden izler taşıyan öyküler
“Bu yaz sıcağında bulduğu her sigara artığını, kibrit çöpünü, salatalık kabuğunu birer birer toplayıp onarımı sürmekte olan tarihi hamamın önündeki var ile atmak kolay mı? Mahvediyordu insanın gözlerini... Kulakları, elleri, camgöbeği zemin üzerine kahverengi çizgilerin yeraldığı zevkle seçilmiş gömleğinin üstten açık iki düğmesinin ortaya çıkardığı gerdanı ve göğsünün küçük bir bölümü çömlek çamuruyla sıvanmışçasına kızılımsı bir kahverengilikteydi. Boynu da öyle...”

Mustafa Balel yaşamımızda artık kanıksar duruma geldiğimiz ve bu yüzden de çoğu kez gözden kaçırdığımız ayrıntıları ustalıkla yakalıyor. Okur, aslında bu kabullenmenin dingin görünüşünün arkasında nasıl çalkantılı bir körleşme süreci yaşandığını kendine sormak zorunda kalıyor... ‘Karanfilli Ahmet Güzellemesi’, yaşamın her renkten bir iz barındıran karmaşık ama yine de görmekten vazgeçemediğimiz resmine dair derin bir çözümleme girişimidir.

Dünya Kitapları, 143 sf.
Dizi: Öykü- 9

İlköğretim İçin
ATASÖZLERİ VE DEYİMLER SÖZLÜĞÜ
Ali Püsküllüoğlu

Ali Püsküllüoğlu’nun yalın, anlaşılır tanımlar ve onları destekleyen örneklerle hazırladığı bu özgün sözlük, Arkadaş Yayınevi’nce yayımlandı.
Bir dil yalnızca sözcüklerden, terimlerden oluşmaz; atasözleri ve deyimler de dilin söz varlığını oluşturan önemli öğelerdir. Bir dili öğrenmek için sözcüklerini, dilbilgisini, tümce yapısını bilmek yetmez; deyimlerini ve atasözlerini de öğrenip yeri geldikçe kullanmak gerekir.
Türkçe, hem deyimler hem de atasözleri yönünden oldukça zengin bir dildir. Halkımız, özellikle konuşma dilinde, düşüncesini atasözleriyle destekler. Toplumun duygu ve düşünce yapısı dilinde, özellikle de deyimlerinde yansır. Deyimler bir dilin rengidir, güzelliğidir.
Öğrenciler sözlüklerde yeralan bütün deyimleri bilebilir mi, hangilerini bilmeli? Bunun için bir ölçü olmamakla birlikte, yazı ve konuşma dilimize bakarak, dilimizin çok bilinen, yaygın biçimde kullanılan deyimler bu sözlüğe sığdırılmaya çalışılmış. ‘İlköğretim İçin Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü’nde tanımların elden geldiğince yalın ve anlaşılır olmasına çalışılmış, gerektikçe deyimler ve atasözleri örneklerle desteklenmiş.
Öğrenciler için bu sözlük kullanışlı bir başvuru kaynağı.

Arkadaş Yayınevi, 213 sf.
Tür: Sözlük


YANLIŞ CENNETİN KUŞLARI
Güney Dal

“Güney Dal, Buzul Döneminden Haberler adlı nefis öyküleriyle “Batı Acısı’nı vurucu bir sanatçı ustalığıyla dile getiriyor.” [Vedat Günyol]

Edebiyatın gitgide poplaştığı günümüz Türkiye’sinde yazma edimi ile mesafeli, titiz bir ilişkiyi kotarabilen yazar sayısı oldukça az. Öykü de bundan nasibini alıyor çokça. Öykü kimi zaman şiir ile roman arasında bir uğrak yeri olarak görülürken, bir romanın içerebileceği türden tezler içeremeyeceğini, daha “hafif” olması gerektiğini düşünenlerin sayısı da hiç az değil.
Avrupa Birliği’ne girme çıtası günden güne yükselen Türkiye’nin Avrupa’daki öykücülerinden biri Güney Dal. ‘Yanlış Cennetin Kuşları’nda Almanya’ya yıllar önce gitmiş insanlarımızın ruh hallerinden kalkınarak kurduğu öykülerinde insanın iç haritası üzerine pek çok soru ve yanıt üretiyor. Deyim yerindeyse imge ile gerçeklğiin art alanlarını araştıran ve ikisinin örtüştüğü ve ayrıştığı yerlerde ilerleyen yazar, kendine özgü dili, kurgusu ve imgelem dünyasıyla edebiyatımızda çok farklı bir yere sahip olduğunu duyuuryor. Yanlış Cennetin Kuşları, Güney Dal öykücülüğüne başlamak için iyi bir fırsat olduğu gibi, romanlarına uzanan kapıyı da aralatabilir bizlere.

Dünya Kitapları, 132 sf.
Dizi: Öykü -8


KÜRT EDEBİYATINA GİRİŞ
Mehmed Uzun

Dicle’nin Sesi, Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık, Kader Kuyusu başta olmak üzere Mehmed Uzun’u romanları, denemeleri ve inceleme yazılarıyla tanıyoruz. Kürt edebiyatının önde gelen isimlerinden Uzun, 1980’lerin ortasında Avrupa ülkelerinde Kürt edebiyatı üzerine bir dizi konferans verdi. O dönemin bir eseri olarak görülebilecek olan bu metnin amacı, olabildiğince rahat bir biçimde, düz bir gelişme çizgisi izleyerek, Kürt edebiyatına ilişkin en temel bilgileri, “Kürt edebiyatına yabancı” okuyucuya iletmektir.
“Kürt edebiyatının varlığı bilinmekle birlikte, Kürt edebiyatı üzerine yapılmış araştırmalara çok seyrek rastlanıyor. Mehmet Uzun kaleme aldığı Kürt Edebiyatına Giriş ile Kürt edebiyatının genel olarak sanıldığından çok daha zengin olduğunu sergiliyor.” [Prof. Joyce Blau]

Gendaş Kültür, 103 sf.
Dizi: Toplu yapıtlar -10
Tür: İnceleme


CÂN YÜCEDİR GÖKLERDEN
Mesnevi’den Seçmeler
Mevlânâ
Resimleyen: Gültekin Çizgen


Mesnevi’den seçme hikayeler

“Mevlana, yüreklere sesleniyior, aşkın heyecanlarını yaşatmak, Tanrının ve ruhani yaşamın güzelliklerini tattırmak istiyor.”
[Talat S.Halman]

Mevlana’nın yazdığı külliyatın en önemli eseri olarak kabul edilen Mesnevi, ülkemizde ve dünyada defalarca basılmış, çok yagyın bir okuyucu kitlesiyle buluşmuştur. Mevlana’nın, ahlak ve sevgi temelinde, insan olmanın sırlarını olağanüstü bir kavrayışla dillendirdiği bu eser, dünyanın pek çok edebiyat ve fikir adamları tarafından benimsenmiş, her daim yararlandıkları temel bir kaynak olarak günümüze kadar gelmiştir.
Mesnevi’den özenle seçilerek hazırlanan Can Yücedir Göklerden, anlatılan hikayelerin resimlenerek sunulması bakımından Türkiye’de bir ilktir. Gültekin Çizgen, uzun yıllara dayanan çalışmamlar sonucunda hayat verdiği resimlerle, Mesnevi’nin anlatım ve anlayışındaki zenginliği görsel bir zemine taşıyor. Kenan Sarıalioğlu’nun titiz çevirisiyle Türkçeleştirilen eserde, ayrıca Talat S. Halman’ın “Mevlana ve Mesnevi” adlı yazısı bulunuyor.

Dünya Kitapları, 176 sf.
Çeviren: Kenan Sarıalioğlu
Dizi: Doğu-Batı Klasikleri


YÜZÜN
Fehmi Besler

Scala Yayıncılık, yaşadığımız tüm umutsuzluk ve inançsızlık çağına rağmen, şiirlerinde gündelik hayat gailesinin ve insan olma durumunun tüm biçimlerinin üzerine inatla ve umutla giden genç şair Fehmi Besler’in ilk kitabı ‘Yüzün’ü yayımladı.
Fehmi Besler şiirini,

“şiir,
ayaklanması duyguların
sözcüklerde atan nabız
sürekli artan can basıncı

şiir,
kir tutmayan
donuk zaman
inkarsızlık

şiir,
son durağa kadar
aşkla
dipdiri

şiir, dokuzcanlı yoldaşım benim”


dizeleriyle anlatıyor.

Scala Yayıncılık, 132 sf.
Tür: Şiir


TÜRK EDEBİYATINDA HİKAYE VE ROMAN
I (1859-1910); II (191-1922); III (1923-1959)
Cevdet Kudret


Tahkiyeden öykülemeye: Yazınımızın 100 yılının 59 yıldır değişmeyen 3 ciltlik tutanağı...

“İnsan, Cevdet Kudret’i okurken bir takım yazarlar üzerine okunmadan, incelenmeden verilmiş yalan yanlış yargıların dayanaksızlığını ve sakatlığını anlıyor... Bugünün genç okurları, modern Türk edebiyatını okurken; bugünkülerin bazı gelişim noktalarını dünkülerde bulacaklardır.” [Doğan Hızlan]

Cevdet Kudret’in “Türk Edebiyatı’nda Hikaye ve Roman”ı, edebiyatımızın Tanzimat’tan 1959’a kadar uzanan 100 yıllık serüvenini içeren üç ciltlik kapsamlı bir çalışma.
Şiirden romana, oyundan öyküye, denemeden incelemeye değin edebiyatımızın bir çok alanında eserler veren, Türk edebiyatı üzerine yaptığı özgün ve titiz araştırmalarıyla bir tür bellek oluşturan Cevdet Kudret’in, ilk yayımlanışından (1945) bu yana edebiyat tarihimize ışık tutmayı sürdüren Türk Edebiyatında Hikaye ve Roman’ı, alanının en başta gelen kaynak kitaplarından biri olma özelliğini hiçbir zaman yitirmemiştir.
Yapıtları incelenen yazarların birer fotoğrafının da eklendiği Dünya Kitapları basımında, yazarların yaşamöyküsü ve yapıtlarıyla ilgili bilgiler de güncelleştirilmiş...
Kitabın birinci cildi, edebiyatımızın, 1859’dan 1910’a kadar ki Tanzimat, Edebiyat-ı Cedide ve Fecr-i Ati dönemlerini, ikinci cildi, Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e kadarki Milli Edebiyat dönemini (1911-1922); iki ana bölümden oluşan üçüncü cildi, Cumhuriyet dönemini (1923-1959) kapsıyor.
Cevdet Kudret’in üç ciltlik “Türk Edebiyatında Hikaye ve Roman’ının yayımlanışıyla, Dünya Kitapları/Cevdet Kudret Kitaplığı dizisinin ilk adımı atılmış oluyor; Turan Alptekin, Tahir Alangu, Ünal Aytür ve Mustafa Nihat Özön’ün yapıtları da yayımlandığında, yeni kuşakların ve araştırmacıların kitaplıklarındaki “kaynak kitaplar” rafı daha da zenginleşecek.

Dünya Kitapları
Dizi: Cevdet Kudret Kitaplığı 1-2-3


—> Haftanın Kitapları sayfası için iletişim: Onur Serim


 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

                        Bu habere henüz yorum yapılmamış


Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları