İSTANBUL - Hayyam kadar başka dillere çevrilen, yüzlerce derlemesi milyonlarca satmış olan, okumuş okumamış, şiir seven ve sevmeyen sayısız insan tarafından ezberlenen kaç şair var dünyada? Nice ülkelerde, kendileri için Hayyam düşüncesini yaşam felsefesi olarak kabul ettiklerini söyleyenlere rastlarız. [Talat S.Halman]
 | |
Başka Bir Dünya İçin Manifesto:
KARANLIĞIN ÖTESİNDEN GELEN SESLER Ariel Dorfman
Cesaret tek bir sesle başlar... Arjantinli oyun ve roman yazarı Ariel Dorfman, bu oyunuyla dünyanın farklı köşelerinden 50 insan hakları mücadelecisiyle tanıştırıyor bizleri. Seslerini duyurma imkanı verilmeyen bu isimsiz kahramanların, üzeri vurdumduymazlıkla örtülen haksızlıklara karşı inatla sürdürdükleri umut arayışını anlatıyor. Hindistanda emeği sömürülen kırk bir çocuk işçinin kurtulmasını ve tüketicilerin bu küçücük, zayıf ellerden haberdar olmasını sağlayan Kailash Satyarthi; on iki yaşındayken bir Trokosi rahibine satılan, yıllar sonra tapınaktan kaçmayı başaran ve şimdi kendini cinsel kölelik cenderesine sıkışmış çok sayıdaki Afrikalı kadının kurtuluşuna adayan Juliana Dogbadzi; yıllardır ormanda yaşayan ve sömürülüp baskı gören kölelerin hikayelerini toplayan Ka Hsaw Wa; Rusyada şiddete maruz kalan kadınlara yardımcı olmayı hedefleyen ilk acil telefon hattını kuran Marina Pisklakova; Türkiyedeki çocuk mahkumların yanı sıra siyasi mahkumları da bıkıp usanmadan savunan 97 yılı Robert F. Kennedy İnsan Hakları Ödülünün sahipleri Şenal Sarıhan ve Sezgin Tanrıkulu ve diğerleri
Ariel Dorfman Başka Bir Dünya İçin Manifestoda ölümle ve umursamazlıkla yüzleşmekten korkmayan 40dan fazla ülkenin insan hakları mücadelecilerinin seslerine aracı oluyor. Oyunda anlatılan, sıklıkla da unutulan hayatların işbirlikçisi olma şansını tanıdığı okurlarına ise şöyle sesleniyor: Bu sesleri alıp evlerinize götürün. Ne kadar uzaklardan geldiklerini, bu kadar yol gelmek uğruna nelere katlandıklarını unutmayın ve onlarla ilgilenin. Dünyanın içine taşıyın onları. O dünyanın değişmeye ihtiyacı var.
Agora Kitaplığı, 51 sf. Çeviren: Sanem Öge Dizi: Çağdaş Drama -1 Dizi: Tiyatro
 | |
500 TÜRK SANATÇISI - Plastik Sanatlar - Prof. Dr. Ayla Ersoy
Prof. Dr. Ayla Ersoyun kaleme aldığı, 500 Türk Sanatçısı/Plastik Sanatlar, XIX. Yüzyılın ortalarından XXI. yüzyıla kadar ki dönemde Çağdaş Türk Sanatının oluşumunu sağlayan resim, heykel ve seramik sanatçılarını biraraya topluyor. Kitapta, sanatçılar dönem, üslup veya kronolojik olarak sınıflandırılmadan, soyadı alfabetik sıralamasına göre yeralıyor. Her sayfada, sanatçının, sanatsal özelliklerini yansıtan renkli bir yapıtı sergileniyor. Böyle bir çalışma yapmayı planladığımda dostlarım 500 sanatçı çıkar mı, diye endişelerini ortaya koymuyorlardı. Oysa sınırlama zorunluluğu nedeniyle pek çok sanatçıyı kitaba alamadım. Özellikle gençlere yer vermedim. Çalıştığı alanda en az 10 yıl süreklilik gösteren kendini sanatçı olarak kabul ettirmiş olmalarına özen gösterdim. Çağdaş Türk Plastik Sanatlarının tamamını içinde toplayan, bu kapsamda bir çalışmanın ilk örneği oluşmuş oldu. Türk Sanatı ile yeni ilgilenmeye başlayanlar ve sanat eğitimi alan öğrencileri için açık, anlaşılır bir dille yazmaya özen gösterdim, okuması ve kullanması kolay bir kitap oldu. [Prof. Dr. Ayla Ersoy]
Altın Kitaplar, 527 sf. Tür: Plastik Sanatlar
 | |
BİR ISLAK ATEŞ Rubailer Türkçe Yorumlayan: Ozan Sağdıç Resimleyenler: N.Erkmen - A.Erkmen
Hayarın şairi Ömer Hayyamın bütün rubaileri Türkçede Hayyam kadar başka dillere çevrilen, yüzlerce derlemesi milyonlarca satmış olan, okumuş okumamış, şiir seven ve sevmeyen sayısız insan tarafından ezberlenen kaç şair var dünyada? Nice ülkelerde kendileri için Hayyam düşüncesini yaşam felsefesi olarak kabul ettiklerini söyleyenlere rastlarız. Rubaiyat bir uluslararası edebiyat olgusu, hayat mucizesidir. [Talat S.Halman]
Edebiyat tarihinde çok önemli bir yere sahip olan, Doğu-İslam dünyasının en büyük şairlerinden biri olarak bilinen, İran ve Doğu Edebiyatında rubai türünün kurucusu sayılan Ömer Hayyam yazdığı dörtlüklerde yaşamı, yaşam ötesini, varlık-yokluk evrenini, dinsel yaklaşımları, insanlardaki zayıflık ve tutarsızlıkları güçlü hicviyle ele alıp sergilemiştir. Bu yönüyle Hayyamın rubaileri evrensel bir nitelik kazanmış, yüzyıllar boyunca dünyanın dört bir yanında okunagelmiştir. Böylesine önemli birşairin bütün rubaileri şimdi Türkçede, Dünya Kitaplarından çıkan, bu çeviri türünün üstadı Ozan Sağdıçın Türkçeye kazandırdığı, Nazan Erkmenle Aydın Erkmenin resimledği bir ıslak ateş adını taşıyan kitap, yalnızca Hayyamın yazdığı saptanmış rubailere yer vermekle kalmıyor, ona ait olduğu kanıtlanamamış rubailere de yerveriyor. İçinde yeralan 700e yakın dörtlükle Bir Islak Ateş, Türkçedeki en kapsamlı Hayyam kitabı olma özelliğini taşıyor. Talat S. Halmanın kitaba yazdığı önsözde de belirttiği gibi, rubailerin her biri akla ve kalbe sindire sindire okunmalı...
Dünya Kitapları, 248 sf. Dizi: Doğu Batı Klasikleri
 | |
HÜSNÜHAT Ahmet Soysal
Güzel yazı yani Hüsnühat, özellikle 15. yüzyılın son çeyreğinden itibaren Osmanlı kültürünü simgeleyen bir yüksek sanat olarak kabul edilmiş ve bizzat saray taraından himaye edilmiştir. Kökenleri her ne kadar İran ve Arap ülkelerine uzansa da, dinsel kaynağına sıkı sıkıya bağlı kalarak gelişimini hep Osmanlı Hat Sanatı içinde bulmuştur. Ahmet Soysalın Hüsnühat başlıklı çalışması bir yandan güzel yazının tarihsel değişim anlarını, geçiş ve devamlılık özelliklerini ortaya koyarken, diğer yandan kusursuzluk sınırlarında yaratılan bu iç ahenk sanatının estetik meselelerini tartışmaya açıyor. Kitapta yeralan tarihsel ve estetik içerikli iki ana bölümün dışında, Soysal, dokuz ek metin üzerinden güzel yazının şimdiye kadar pek kurclaanmamış yanlarını sorulmar ve karşılaştırmalar aracılığıyla ele alıyor. Kitapta ayrıca, hüshünat sanatının büyük ustalarının kimi başyapıtlarına görsel referans olarak yer veriliyor.
Norgunk Yayıncılık, 68 sf +8 sf renkli ilüstrasyon Tür: Hat sanatı
 | |
RUS EDEBİYATI ÖYKÜ ANTOLOJİSİ Hazırlayan: Birsen Karaca
Öykülerin Rusyası Sen çardan da öte, bir insansın, kısacası, sen bugün dünya aleminde varolan ve yarın yok olabilecek bir varlıksın. Senin bir çar olarak, onların şu anda sözünü ettiklerinden başka, çok daha açık ve hiçbir şekilde değiştirilemeycek insani sorumlulukların var. [Lev N. Tolstoy]
Derin, yoğun bir dünya Rus edebiyatı Rus Edebiyatı Öykü Antolojisi, bu dünyayı keşfedebilmek içcin rehber öyküler sunuyor bize. Yaşamın her anını, her alanını damıtıp edebiyatın imgelerle örülü, kurgusal bakışından geçiriyor. Rus edebiyatında çok önemli bir yere sahip olan öykü türünün 18. yüzyıldan 20. yüzyıla uzanan evrimi, ülkede yaşanan politik, sosyal değişimlerin yansımalarıyla içiçe geçiyor. Puşkin, Gogol, Tolstoy, Çehov, Platonov, Astafyev, Rasputin... Büyük yazarlar, incelikli anlatımlar... Rus Edebiyatı Öykü Antolojisi, dünya edebiyatına yön veren pek çok yazarı yetiştirmiş bir ülkeye panoramik bir bakış. Çarlık döneminden, komünizmin hüküm sürdüğü Sovyet Rusyasına, bir toplumun yazıyla çizilen portresi. Birsen Karacanın titiz çalışmasıyla, bir çeviri imecesinin ortak ürünü, kitaplıklarda yerini alıyor.
Dünya Kitapları, 359 sf. Dizi: Antoloji -2
 | |
TÜRKÇENİN ARGO SÖZLÜĞÜ Ali Püsküllüoğlu
Argo, kapalı bir alandır ama zaman içinde ölçümlü dile sızmasıyla yaygınlık kazandığı olur. Bu durumdaki sözcüğün, deyimin argo olduğu anımsanmaz; örneğin boş vermek deyimini kullananlar, bunun bir argo söz olduğunu düşünmez bile. Özellikle senli benli konuşmada bu tür sözlerin sıkça yeraldığı görülür. Argo, dilin bir olanağı. Türkçede argo, daha çok konuşma dilinde kullanılır. Ancak yazarların da, kişilerinin durumlarına göre, argoya uzak durmadıkları olur. Ali Püsküllüoğlu tarafından hazırlanan Türkçenin Argo Sözlüğü, çok kullanılan argo sözleri biraraya getirmiş. Rastladığınız argo sözcükleri, deyimleri, sözleri çözmede size yardımcı olacak.
Arkadaş Yayınevi, 195 sf. Tür: Sözlük
 | |
KARANFİLLİ AHMET GÜZELLEMESİ Mustafa Balel
Yaşamın her renginden izler taşıyan öyküler Bu yaz sıcağında bulduğu her sigara artığını, kibrit çöpünü, salatalık kabuğunu birer birer toplayıp onarımı sürmekte olan tarihi hamamın önündeki var ile atmak kolay mı? Mahvediyordu insanın gözlerini... Kulakları, elleri, camgöbeği zemin üzerine kahverengi çizgilerin yeraldığı zevkle seçilmiş gömleğinin üstten açık iki düğmesinin ortaya çıkardığı gerdanı ve göğsünün küçük bir bölümü çömlek çamuruyla sıvanmışçasına kızılımsı bir kahverengilikteydi. Boynu da öyle...
Mustafa Balel yaşamımızda artık kanıksar duruma geldiğimiz ve bu yüzden de çoğu kez gözden kaçırdığımız ayrıntıları ustalıkla yakalıyor. Okur, aslında bu kabullenmenin dingin görünüşünün arkasında nasıl çalkantılı bir körleşme süreci yaşandığını kendine sormak zorunda kalıyor... Karanfilli Ahmet Güzellemesi, yaşamın her renkten bir iz barındıran karmaşık ama yine de görmekten vazgeçemediğimiz resmine dair derin bir çözümleme girişimidir.
Dünya Kitapları, 143 sf. Dizi: Öykü- 9
 | |
İlköğretim İçin
ATASÖZLERİ VE DEYİMLER SÖZLÜĞÜ Ali Püsküllüoğlu
Ali Püsküllüoğlunun yalın, anlaşılır tanımlar ve onları destekleyen örneklerle hazırladığı bu özgün sözlük, Arkadaş Yayınevince yayımlandı. Bir dil yalnızca sözcüklerden, terimlerden oluşmaz; atasözleri ve deyimler de dilin söz varlığını oluşturan önemli öğelerdir. Bir dili öğrenmek için sözcüklerini, dilbilgisini, tümce yapısını bilmek yetmez; deyimlerini ve atasözlerini de öğrenip yeri geldikçe kullanmak gerekir. Türkçe, hem deyimler hem de atasözleri yönünden oldukça zengin bir dildir. Halkımız, özellikle konuşma dilinde, düşüncesini atasözleriyle destekler. Toplumun duygu ve düşünce yapısı dilinde, özellikle de deyimlerinde yansır. Deyimler bir dilin rengidir, güzelliğidir. Öğrenciler sözlüklerde yeralan bütün deyimleri bilebilir mi, hangilerini bilmeli? Bunun için bir ölçü olmamakla birlikte, yazı ve konuşma dilimize bakarak, dilimizin çok bilinen, yaygın biçimde kullanılan deyimler bu sözlüğe sığdırılmaya çalışılmış. İlköğretim İçin Atasözleri ve Deyimler Sözlüğünde tanımların elden geldiğince yalın ve anlaşılır olmasına çalışılmış, gerektikçe deyimler ve atasözleri örneklerle desteklenmiş. Öğrenciler için bu sözlük kullanışlı bir başvuru kaynağı.
Arkadaş Yayınevi, 213 sf. Tür: Sözlük
 | |
YANLIŞ CENNETİN KUŞLARI Güney Dal
Güney Dal, Buzul Döneminden Haberler adlı nefis öyküleriyle Batı Acısını vurucu bir sanatçı ustalığıyla dile getiriyor. [Vedat Günyol]
Edebiyatın gitgide poplaştığı günümüz Türkiyesinde yazma edimi ile mesafeli, titiz bir ilişkiyi kotarabilen yazar sayısı oldukça az. Öykü de bundan nasibini alıyor çokça. Öykü kimi zaman şiir ile roman arasında bir uğrak yeri olarak görülürken, bir romanın içerebileceği türden tezler içeremeyeceğini, daha hafif olması gerektiğini düşünenlerin sayısı da hiç az değil. Avrupa Birliğine girme çıtası günden güne yükselen Türkiyenin Avrupadaki öykücülerinden biri Güney Dal. Yanlış Cennetin Kuşlarında Almanyaya yıllar önce gitmiş insanlarımızın ruh hallerinden kalkınarak kurduğu öykülerinde insanın iç haritası üzerine pek çok soru ve yanıt üretiyor. Deyim yerindeyse imge ile gerçeklğiin art alanlarını araştıran ve ikisinin örtüştüğü ve ayrıştığı yerlerde ilerleyen yazar, kendine özgü dili, kurgusu ve imgelem dünyasıyla edebiyatımızda çok farklı bir yere sahip olduğunu duyuuryor. Yanlış Cennetin Kuşları, Güney Dal öykücülüğüne başlamak için iyi bir fırsat olduğu gibi, romanlarına uzanan kapıyı da aralatabilir bizlere.
Dünya Kitapları, 132 sf. Dizi: Öykü -8
 | |
KÜRT EDEBİYATINA GİRİŞ Mehmed Uzun
Diclenin Sesi, Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık, Kader Kuyusu başta olmak üzere Mehmed Uzunu romanları, denemeleri ve inceleme yazılarıyla tanıyoruz. Kürt edebiyatının önde gelen isimlerinden Uzun, 1980lerin ortasında Avrupa ülkelerinde Kürt edebiyatı üzerine bir dizi konferans verdi. O dönemin bir eseri olarak görülebilecek olan bu metnin amacı, olabildiğince rahat bir biçimde, düz bir gelişme çizgisi izleyerek, Kürt edebiyatına ilişkin en temel bilgileri, Kürt edebiyatına yabancı okuyucuya iletmektir. Kürt edebiyatının varlığı bilinmekle birlikte, Kürt edebiyatı üzerine yapılmış araştırmalara çok seyrek rastlanıyor. Mehmet Uzun kaleme aldığı Kürt Edebiyatına Giriş ile Kürt edebiyatının genel olarak sanıldığından çok daha zengin olduğunu sergiliyor. [Prof. Joyce Blau]
Gendaş Kültür, 103 sf. Dizi: Toplu yapıtlar -10 Tür: İnceleme
 | |
CÂN YÜCEDİR GÖKLERDEN Mesneviden Seçmeler Mevlânâ Resimleyen: Gültekin Çizgen
Mesneviden seçme hikayeler
Mevlana, yüreklere sesleniyior, aşkın heyecanlarını yaşatmak, Tanrının ve ruhani yaşamın güzelliklerini tattırmak istiyor. [Talat S.Halman]
Mevlananın yazdığı külliyatın en önemli eseri olarak kabul edilen Mesnevi, ülkemizde ve dünyada defalarca basılmış, çok yagyın bir okuyucu kitlesiyle buluşmuştur. Mevlananın, ahlak ve sevgi temelinde, insan olmanın sırlarını olağanüstü bir kavrayışla dillendirdiği bu eser, dünyanın pek çok edebiyat ve fikir adamları tarafından benimsenmiş, her daim yararlandıkları temel bir kaynak olarak günümüze kadar gelmiştir. Mesneviden özenle seçilerek hazırlanan Can Yücedir Göklerden, anlatılan hikayelerin resimlenerek sunulması bakımından Türkiyede bir ilktir. Gültekin Çizgen, uzun yıllara dayanan çalışmamlar sonucunda hayat verdiği resimlerle, Mesnevinin anlatım ve anlayışındaki zenginliği görsel bir zemine taşıyor. Kenan Sarıalioğlunun titiz çevirisiyle Türkçeleştirilen eserde, ayrıca Talat S. Halmanın Mevlana ve Mesnevi adlı yazısı bulunuyor.
Dünya Kitapları, 176 sf. Çeviren: Kenan Sarıalioğlu Dizi: Doğu-Batı Klasikleri
 | |
YÜZÜN Fehmi Besler
Scala Yayıncılık, yaşadığımız tüm umutsuzluk ve inançsızlık çağına rağmen, şiirlerinde gündelik hayat gailesinin ve insan olma durumunun tüm biçimlerinin üzerine inatla ve umutla giden genç şair Fehmi Beslerin ilk kitabı Yüzünü yayımladı. Fehmi Besler şiirini,
şiir, ayaklanması duyguların sözcüklerde atan nabız sürekli artan can basıncı
şiir, kir tutmayan donuk zaman inkarsızlık
şiir, son durağa kadar aşkla dipdiri
şiir, dokuzcanlı yoldaşım benim
dizeleriyle anlatıyor.
Scala Yayıncılık, 132 sf. Tür: Şiir
TÜRK EDEBİYATINDA HİKAYE VE ROMAN I (1859-1910); II (191-1922); III (1923-1959) Cevdet Kudret  | |
Tahkiyeden öykülemeye: Yazınımızın 100 yılının 59 yıldır değişmeyen 3 ciltlik tutanağı...
İnsan, Cevdet Kudreti okurken bir takım yazarlar üzerine okunmadan, incelenmeden verilmiş yalan yanlış yargıların dayanaksızlığını ve sakatlığını anlıyor... Bugünün genç okurları, modern Türk edebiyatını okurken; bugünkülerin bazı gelişim noktalarını dünkülerde bulacaklardır. [Doğan Hızlan]
Cevdet Kudretin Türk Edebiyatında Hikaye ve Romanı, edebiyatımızın Tanzimattan 1959a kadar uzanan 100 yıllık serüvenini içeren üç ciltlik kapsamlı bir çalışma. Şiirden romana, oyundan öyküye, denemeden incelemeye değin edebiyatımızın bir çok alanında eserler veren, Türk edebiyatı üzerine yaptığı özgün ve titiz araştırmalarıyla bir tür bellek oluşturan Cevdet Kudretin, ilk yayımlanışından (1945) bu yana edebiyat tarihimize ışık tutmayı sürdüren Türk Edebiyatında Hikaye ve Romanı, alanının en başta gelen kaynak kitaplarından biri olma özelliğini hiçbir zaman yitirmemiştir. Yapıtları incelenen yazarların birer fotoğrafının da eklendiği Dünya Kitapları basımında, yazarların yaşamöyküsü ve yapıtlarıyla ilgili bilgiler de güncelleştirilmiş... Kitabın birinci cildi, edebiyatımızın, 1859dan 1910a kadar ki Tanzimat, Edebiyat-ı Cedide ve Fecr-i Ati dönemlerini, ikinci cildi, Meşrutiyetten Cumhuriyete kadarki Milli Edebiyat dönemini (1911-1922); iki ana bölümden oluşan üçüncü cildi, Cumhuriyet dönemini (1923-1959) kapsıyor. Cevdet Kudretin üç ciltlik Türk Edebiyatında Hikaye ve Romanının yayımlanışıyla, Dünya Kitapları/Cevdet Kudret Kitaplığı dizisinin ilk adımı atılmış oluyor; Turan Alptekin, Tahir Alangu, Ünal Aytür ve Mustafa Nihat Özönün yapıtları da yayımlandığında, yeni kuşakların ve araştırmacıların kitaplıklarındaki kaynak kitaplar rafı daha da zenginleşecek.
Dünya Kitapları Dizi: Cevdet Kudret Kitaplığı 1-2-3
> Haftanın Kitapları sayfası için iletişim: Onur Serim
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
| |